A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Yüzyılın İntihali Kitap Özeti

Yüzyılın İntihali Kitap Özeti

YÜZYILIN İNTİHALİ

“ İntihal “ köken olarak Arapça bir kelimedir. Türk Dil Kurumunda ise “ Aşırma “ olarak tanımlanır. İntihal; kaynak gösterilmeden bir çalışmanın alınması olarak bilinen bir hırsızlık yöntemidir. İntihal kavramını bir bilim veya sanat eserindeki düşüncelerin, cümlelerin, sembol, ezgi vb. pek çok oluşumun bu eseri oluşturan kişiye herhangi bir şekilde gönderi yapılmadan, kaynak gösterilmeden tamamını ya da bir kısmını sanki onu aktaranın kendi özgün çalışmasıymış gibi sunması olarak açıklanabilir. Yapılan tanımdan yola çıkarak ödevlerde, sınavlarda veya projelerde kopya çekilmesi ya da dijital ortamlardan kopyala – yapıştır yapılması da dahil olmak üzere her türlü eser ve fikir hırsızlığı intihal kapsamına girmektedir. İntihalin yapıldığı toplumda bilim, düşünce ve sanatın gelişmesi, o ülkede bu alanlarda özgün eserler verilmemesi ile zaten engellenmiş olur. İntihalin toplumsal etkileri, onu yapan kişi veya kendisinden intihal yapılan kişilere verdiği bireysel zararlarla kalmayıp toplumsal zararlara da neden olacaktır. Bu alanda intihal ile ortaya çıkan bireysel yozlaşmanın etkisi, bunu gizleyen göz yuman ve cezalandırılmayan toplum ve ülkelerde bilim, düşünce ve sanat alanlarında yozlaşmasının önünü açar.

 Kalkınma, gelişme, ilerleme gibi amaçları olan ülkelerin amaçlarını sağlamak için kısmen de olsa yetersiz, kendine özgün olmayan durum içerisinde çalınarak, taklit edilerek, kopyalanarak yapılan bu durumlar amaçlanan ilerlemenin, kalkınmanın ve gelişmenin önündeki en büyük engellerden birisidir.

            Özellikle gelişmiş batı ülkelerinde intihale karşı son derece katı yaptırımlar mevcuttur. Örneğin Macaristan Cumhurbaşkanının doktora tezi iptal edildi, istifa etti. Serkan Anılır; Japonya, Tokyo University ve Bengü Sezen; ABD, Columbia University’den olmak üzere hileli doktora tezi iptal edilen iki Türkiyeli vardır. Bilimsel etiğe aykırı davranışların son yıllarda yaygınlaştığı haber ve yorumlar, akademik camianın yanı sıra ülke medyasında da geniş şekilde yer almasına rağmen “ İntihal “ olgusunun kamuoyunda henüz yeterince anlaşılmış ve hak ettiği ilgiyi görmüş olduğu söylenemez. Konu ile ilgili yasal düzenlemelerin eksikliği ve var olanların caydırıcılık ve sert yaptırımlardan uzak olması da tepkilerin cılızlığını pekiştirmektedir. Ülkemiz de bilimsel çalışmalar konusunda son yıllarda azımsanmayacak bir yol kat edilmiştir. Hem pozitif hem de beşeri bilimde kaleme alınan bilimsel yayın sayısındaki artış bunun göstergesi sayılabilir.

            Türkiye’de akademisyenlerle sınırlı kalmayıp yazar, siyasetçi, ressam, gazeteci gibi pek çok farklı alanda faaliyet gösteren çalışanların yaptıkları medya, kültür, iletişim, bilim, sanat gibi alanlarda yapılan pek çok aşırma çoğu kez fark edilmemektedir. Fark edilenlerde biraz önce bahsedildiği üzere malesef çok kısıtlı çevrelerce haberdar olunup kısıtlı yaptırımlarla karşılaşmaktadır.

 

 

 

 Son yıllarda Bilimsel etik ile ilgili yayınlanan çeşitli bilimsel makale sayısındaki artış, intihal konusu ile ilgili olarak da farkındalık yaratılması açısından olumlu bir gelişme olarak görülse de bu konuda başta akademik çevreler olmak üzere sanat, kültür, medya ve siyaset adamlarına da önemli görevler düşmektedir. Bu konu ile ilgili yapılan çalışmalardan özellikle yüksek lisans ve doktora öğrencileri başta olmak üzere akademik alana adım atmaya çalışan öğrencilerin haberdar edilmesi, gerektiğinde intihal ve diğer bilimsel etik intihalleri konusunda çeşitli derslerde okumalar yapılması yararlı olacaktır.

 Yıllarını eğitime ve bilime adayarak ülkemizin akademik gelişimine katkı sağlayan bilim adamlarımızın yanı sıra; çalıntı, intihal ve derlemelerle çeşitli akademik unvanlar, ödüller ve bunların neticesinde çeşitli idari görevler alarak hak etmedikleri yüksek maaşlarla çalışan sözde bilim adamı olan intihalcilerde bulunmaktadır. Bazı yazarlar kendi yazılarının kaynakçasında belirttiği yüzlerce farklı eserden faydalanılarak yazılmış gibi gösterilen makalenin tamamı sadece iki ya da üç makaleden intihal edilerek derlenmiş bulunur. Veya makalenin tamamı bir iki makaleden temel başlıkları bile değiştirilmeden kopyala – yapıştır tekniği ile hazırlanmıştır. Başka bir makale örneğinde işte internet sözlüğü olarak bilinen ve herkese açık olan “ eksisozluk “ sitesinden alınan pek çok cümle kaynak dahi gösterilmeden yazarın kendi cümlesi gibi sözde Bilimsel Makaledir.

 Pek çok yayında dipnot halinde verilen kaynaklar, parantez içi kaynağa çevrilerek yazıya özgünlük kazandırılmaya çalışılmıştır. Oysa temel ifade de hiçbir değişiklik yapılmamıştır. Kelimesi kelimesine, olduğu gibi paragraflar kopyalanıp yapıştırılmıştır. Bilimsel skandal olan ve eşi benzerine rastlanılmayacak bir şekilde, alt başlıklar hatta ve hatta başlıklar bile kaynak gösterilmeksizin aynen kopyalanmıştır. Bazen de grafikle veya bir tabloyla ilişkili bir metin olduğu gibi kopyalanarak sadece yıllara ait veriler üzerinde oynama yapılmıştır.

Çoğu makale de görüleceği üzere, intihal de kopyala – yapıştır o kadar barizdir ki, kaynakça da toplam 14 adet kaynak gösterilmesine rağmen , bu makale aslında sadece 7 adet web sitesinden derlenen paragraflarla oluşturulmuş , kaynak çayı kalabalık göstermek için ise çoğu kaynakta “ Aktaran “ ifadesi kullanılmıştır.

 Yazarın tek başına yazdığı yazılarda çok fazla sayıda intihal mevcutken, çok yazarlık yayınlarda intihale ya hiç rastlanmamakta veya intihal sayısı azalmaktadır. Bu durumda , diğer yazarların, adı geçen gibi intihal yerine bilimsel tespit ve görüşleri kullandıkları ileri sürülebilir. Yine de çok yazarlı eserlerin diğer yazarlarının kendi eserlerinin de intihal açısından araştırılması gereklidir.

            Çoğu yayında, Türkçe bir eserden kopyalanan kısımlarda geçen özellikle yabancı kaynaklar, sanki o kaynaklardan doğrudan faydalanılmışçasına hiçbir değişiklik yapılmadan sadece kaynakça kısmına eklenerek İntihal gerçekleştirilmiştir. Ülkemizde son derece yaygın olan bu bilimsel aşırma yöntemine, özellikle başta Doktora Tezi olmak üzere yayınların çoğunda defalarca başvurulmuştur. Adını geçirdiği intihal haricinde kendi yazdığı cümleler, baştan sona kadar anlatım bozuklukları, çok basit gramer hataları, intihal edilen ifadelerin bile anlaşılamayıp yanlış yorumlanması ile yapılan saçma ve anlam dışı alakasız çıkarımlarla doludur.

Çoğu yayında alıntıların yapıldığı kaynaklar gösterilmiş fakat kaynaklara ulaşıldığında alıntı yapıldığı ifadelerin kesinlikle bu kaynakta yer almadığı görülmüştür. Nasıl olsa kimse bakmaz düşüncesi ile bazı intihaller bu kadar ki abartılmıştır.

 

Bazı intihallerde o kadar basite indirilmiştir ki. İngilizce bir makaleyi Türkçeye çevirerek hiç bir kaynak göstermeksizin kendi makalesi gibi yayımlayan akademisyenlerde mevcuttur. Çoğu yayında, Türkçe bir eserden kopyalanan kısımlarda geçen özellikle yabancı kaynaklar, sanki o kaynaklardan doğrudan faydalanılmışçasına hiçbir değişiklik yapılmadan sadece kaynakça kısmına eklenerek İntihal gerçekleştirilmiştir. Ülkemizde son derece yaygın olan bu bilimsel aşırma yöntemine, özellikle başta Doktora Tezi olmak üzere yayınların çoğunda defalarca başvurulmuştur. Adını geçirdiği intihal haricinde kendi yazdığı cümleler, baştan sona kadar anlatım bozuklukları, çok basit gramer hataları, intihal edilen ifadelerin bile anlaşılamayıp yanlış yorumlanması ile yapılan saçma ve anlam dışı alakasız çıkarımlarla doludur. Çoğu yayında alıntıların yapıldığı kaynaklar gösterilmiş fakat kaynaklara ulaşıldığında alıntı yapıldığı ifadelerin kesinlikle bu kaynakta yer almadığı görülmüştür. Nasıl olsa kimse bakmaz düşüncesi ile bazı intihaller bu kadar ki abartılmıştır.

 

                                               ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ

İnsanoğlu varlığından bu yana dünyayı, evreni ve yaşadığı hayatı çözümleme çabası içerisinde olmuştur. Yaşamalarını şekillendiren en büyük etken hayatı anlamlandırma ve varlığı anlama çabalarıdır. Bu nedenden dolayı insan sürekli öğrenmeye ve bilgi edinmeye gayret etmiştir. Bilgi birikimine göre her millet kendi özelliklerine göre pay sahibi olmuştur. Dünya üzerindeki bilgi mirası bir toplumun elinde şekillenir, belli bir dönem gelişir ve zamanı gelince bir başka topluluğun eline geçer, o toplum da gelişir ve yine devredilir. Batının elinde şekillenen bilgi medeniyetine en genel anlamda pozitif bilim denilmektedir. Pozitif bilimin temeli Avrupa da çok eskilere dayanır.

            Pozitif bilim inancı içerisinde bilim çeşitli özelliklerle tanımlanır. Nesneldir; kişisel görüş ve beğenilerden uzaktır. Herkes tarafından değerlendirilebilecek doğruları içerir. Mantıksaldır; bulgular akla ters düşmez. Genelleyicidir; bütünü içerir. Sağlam ve değişmez gerçeklerdir; bilimsel bilgiyle elde edilen veriler zaman içerisinde değişmez. Tutarlı ve kalıcıdır. Pozitif bilim yerini 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında daha farklı ve değişik görüşlere bırakmıştır.

Bilimsel bilgide objektifliğin değil subjektifliğin var olduğu, kesinliğin değil olasılığın kendisini gösterdiği bu bilim adamları “ Einstein ve MaksPlank“ ortaya koymuşlardır. Bu nedenle le pozitif bilim 20. Yüzyılın ilk yarısından sonra yerini modern bilime bırakmış ve bu anlayışta da ciddi değişimler meydana getirmiştir. Einstein ve MaksPlank’la bilim dünyasına kazandırılan en temel iki özellik bilimde makro ve mikro düzeyinde nesnelliğin ve kesinliğin olamayacağıdır.

MaksPlank ve Einstein’lebaşlayan bilimsel bilgide ki değişiklikler bugün daha inanılmaz düzeylere varmıştır. Post modern yaklaşım tabiri altında toplanabilecek bu anlayış değişimleri bilimsel bilginin doğruluk, değişmezlik, nesnellik gibi özelliklerini ciddi boyutlarda sarsıntıya uğratacak düzeylere erişmiştir. Bu nedenle bilimsel bilginin gelişimi ciddi emek ve gayret sarf edilerek araştırılması ve öğrenilmesi gereken bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Araştırma; soru sorma, yorumlama, inceleme, değerlendirme ve karar verme çabasının oluşturduğu bir öğrenme ve bilgi edinme sürecidir. Araştırma süreci soru sorabilmekle başlar ki; bu da en temel de merak etme yeteneğini gerektirir. Bir araştırmanın ortaya konabilmesi, yeni ve faydalı sonuçların oluşturulabilmesi için merak şarttır. Bilim adamını sıradan insanlardan ayıran ve onu insanlığa faydalı bir birey yapan özelliği merakı ve merak ettiği konuların sebep ve sonuçlarını ortaya çıkarmada gösterdiği samimi gayretidir. Merak; öğrenme isteğidir. Bilimsel araştırma ise; yeni bilgi, yönetim veya ürünleri elde etmeye yönelik belirli bir amacı, aşamaları ve yöntemi içeren bilgi üretme ya da derleme çabasıdır.

Yeni bir ürün ortaya koymak; bir araştırma o ana kadar hiç ele alınmamış bir ürün, bir bilgiyi ortaya çıkarmayı amaç edinebilir. Aynı zamanda var olan bilgi ya da ürünü geliştirmekte bir yeniliktir. Yeni bir yöntem geliştirmek; bir sorunun çözümünde ortaya çıkabilecek yeni bir yöntem oluşturmak da bilimsel araştırmanın amaçlarındandır.Bir sorunu çözmek; bilimin her alanında çözüm bekleyen geliştirilmeye ve iyileştirilmeye ihtiyaç duyan sayısız sorun vardır. Faydalılık; bilimsel araştırmanın temel amaçlarından birisi de insanlığa faydalı olmasıdır. Bilimsel araştırmaların ortak amaçları dışında ortak nitelikleri de vardır elbet. Bilimsel araştırmalar bir uzmanlık işidir. Tarafsız ve sistemli bir süreçtir. Başkalarınca da tekrarlanabilir nitelikte olmalıdır. Önemli tüm süreç ve sonuçları ile rapor edilmelidir. Yapılabilecek tüm eleştiriler karşısında tutunabilecek nitelikte olmalıdır.

Araştırmanın yapısı gereği birden fazla araştırma yöntemi aynı araştırma için kullanılabilir. Kütüphane araştırmaları; elde bulunan kaynaklardan faydalanılarak yapılan değerlendirme nitelikli araştırma yöntemidir. Laboratuvar araştırmaları ise laboratuvar ortamında gerçekleştirilebilecek deneye dayalı teknik bir araştırmadır. Gözleme dayalı araştırma da bazen laboratuvar verilerini tamamlamak bazen de başlı başına bir veri toplamak amacıyla yapılan araştırma türüdür. Araştırma – geliştirme araştırmalarında ürün ve yöntem geliştirmeye yönelik araştırmalar yapılır.

Analitik araştırmada eldeki veriler kullanılarak mevcut durumun veya durumun ilerleyen zamanlarda alacağı boyutun tahmini yapılır. Anket araştırmasında ise belirli bir konu da kişilerin görüşleri alınır. Bir araştırmanın planlanmasında belirli aşamalar görülür. Verilerin toplanması, analizi ve değerlendirilmesi araştırma süreci anlamına da gelmektedir. Ciddi bir araştırmanın gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan en temel özellik araştırmacının ilgi ve sevgisidir. Eğer bir araştırmacı herhangi bir konuyu gerçekten inceleme isteği duyarsa o konuyla ilgili ne kadar güçlük varsa aşabilir, yeni görüş ve düşünceler üretebilir. Zaten büyük bilim adamlarının ayırıcı vasfı da budur.

Araştırmacı beklenilen çözüm için gereken her türlü bilgiyi toplar ve değerlendirir. Yapılan araştırma da problemin belirlenmesi gerekir. Araştırmacı çözmek istediği sorunu edindiği bilgileri sonucunda bazı bilgileri netleştirmeli ve araştırmasını yönlendirecek şekilde düzenlemeler yapmalıdır. Araştırması için hipotez oluşturmalıdır. Hipotez; araştırmacının problemine cevap olabileceğini düşündüğü varsayımlardır. Hipotez, araştırmacının  olabileceğini düşündüğü muhtemel cevaptır. Bu yüzden tanımlama ya da yargı içermesi gerekir. Her araştırma bir düşünce aşaması içerir. Araştırma yapan kişinin bilgi birikimi, çevresi, yetenekleri, kabiliyeti ve bunlar haricinde birçok etken araştırmacıyı öğrenme isteğine götürür. Bu süreç araştırmacının ilgi, ihtiyaç, merak ve fikir üretmesi doğrultusunda sorunlara çözüm bulma sürecidir.Yöntem belirleme aşaması; sorunun ve hedeflerin belirlenmesinden sonra uygun yöntemin belirlenmesi gerekir. Araştırmacı kendisine bir konu belirlemeli ve bu konu üzerinde kendine yol çizip bu yolda ilerlemelidir. Araştırma konusu belirli özellikler taşır; bulunan konu anlamlı olmalıdır. Yapılan araştırmanın konusu yeni ve özgün olmalıdır.

Sorun ve hedefler belirlendikten sonra uygun bir yöntem belirlenmesi gerekir. Araştırma tamamlandıktan sonra başkalarının da ulaşabileceğinin ortaya konduğu sunum aşaması yapılır.

 4 farklı araştırma yöntemi vardır. Herhangi bir meteryali işleme tabi tutarak veya işleme tabi tutmadan oluşturulmuş bir ortam da değişken ve etkenlerinin denetlenebildiği, sonucun izlendiği araştırma yöntemine deneysel araştırma yöntemi denir. Neden sonuç ilişkilerini gözlemlemek yerine durum ya da olayların genel niteliklerini belirleyebilmek için belirli bir bilgi kümesinin ilgi duyulan bazı özelliklerini ortaya koymayı amaçlayan araştırma türü tanıtıcı araştırmadır. Monografiler olay ve olguları olduğu gibi tanıtmayı amaçlayan çalışmalardır. İncelemenin, incelenen varlıkların doğal ortamlarında yapılması anlamına gelen alan araştırmalarının laboratuvar araştırmalarından temel farkı gözlemcinin doğal ortamları kullanmasıdır. İstatistik araştırmaları;  istatistik biliminin tekniklerinin kullanılabileceği araştırmalardır. Bu nedenle hem fen bilimlerinde hem de sosyal bilimlerde kullanılabilecek bir araştırma türüdür. Bir problemi çözmek amacıyla araştırmacının kullanabileceği her türlü bilgiye veri denir. Bilgi alanlarının çokluğu ve çeşitliliğine bağlı olarak sayısız verilen söz edebiliriz. Bulgular, insanlar, kuruluşlar, dökümanlar, belgeler ve doğanın kendisi araştırmacı için veri kaynağı olabilir.

 Her bilim dalı için veriler farklı olduğundan veri toplama yöntemleri de bilim dallarına göre değişiklik göstermektedir. Bilim dallarını fen bilimleri ve sosyal bilimler olarak ele aldığımızı varsayarsak fen bilimleri dalı için veri toplama yöntemi araştırmanın niteliğine bağlı olarak yapılan deney ve gözlemler sonucunda elde edilen bilgilerdir. Sosyal bilimler dalı açısından ele alınırsa belli başlı beş tür veri toplama yöntemi vardır. Bu yöntemler fen bilimlerinde yapılan kimi araştırmalarda da kullanılabileceği gibi sosyal bilimler dalında da bu yöntemlerden bir kaçı bir arada kullanılabilir. Sosyal bilimlerde kullanılan veri toplama yöntemlerini ele alacak olursak; bilgi alınacak kişilerle karşılıklı konuşma yoluyla veri toplama yöntemine görüşme denir.

Araştırmacı kişi tarafından oluşturulan, bilgi alınacak kişilerle doğrudan doğruya sorulan, okunup cevaplandıracakları soruların hazırlanması ile yapılan bilgi edinme, yöntemlerinden bir diğeri de ankettir. Anket ya da görüşme yönteminin uygulanmasında kullanılan, bir bütünün içerisinden seçilmiş bir parçasıyla temsil edilmesine örneklendirme adı verilir. İki tür örneklendirme yöntemi vardır. Örnek grubu oluşturan tekil unsurların tesadüfen belirlenmesi ile yapılan örneklendirme türüne tesadüfi örneklendirme denir. Araştırmanın amacına göre denek seçimlerinin yapıldığı örneklendirme ise koşullu örneklendirme türüdür.

            Araştırılacak olan unsurların doğal ortamdaki yapılarının incelenmesi sonucu veri elde etme yöntemine gözlem denir. Araştırmacının konuyla ilgili mevcut kaynakların değerlendirilmesi yolu ile veri elde etme yöntemine belgesel kaynak derleme adı verilmektedir.

İstatistik; sayısal bilgileri toplama, analiz etme, anlamını açıklama, bilgilerin güvenilirliğini yansız bir biçimde yorumlamayı ve ortaya çıkarmayı hedef edinen bir bilim dalıdır. Sayısal veriler istatistik yöntemlerle incelenip yorumlanabilir. Veri bilgilendirme birimlerinin oluşturduğu topluluğa yığın denir. Sayılarla ifade edilen verilere değişken adı verilir. Değişken değer aralığı ise bir değişkenin alabileceği en küçük değer ile en büyük değer arasındaki sayıların tümüne denir. Bilimsel araştırma çabasının son halkası yapılan araştırma sonucu elde edilen bulguların bir rapor haline getirilmesidir. Bu aşama araştırma süreci içerisinde elde edilen bilgilerin başkalarıyla paylaşılacak düzeye getirilmesi ve bu amaçla uygun biçimlendirmeninyapılabilmesini içerir. Araştırma ne kadar iyi çalışılır ne kadar amaca uygun olursa olsun eğer yazılırken başlarının anlayacağı ve kabulleneceği bir biçimde kaleme alınmamışsa eksik kalmış demektir.

 Çünkü araştırmaların bir amacı da bilgiyi paylaşabilmektir. İyi yazılarak paylaşıma sunulamaya bir araştırma amacını tamamlayamamış demektir. Yapılan araştırma sonucunda elde edilen bulguların paylaşımında anlaşılırlığı sağlamak amacıyla genel olarak kabul edilen bazı kuralları oluşmuştur. Bu kurallara rapor yazma kuralları denir.

Raporun birinci kısmında kapak sayfası, özet, anahtar kelimeler, önsöz, içindekiler, kısaltmalar veya simgeler bulunur. Metin kısmın da ise giriş, bölümler v sonuç yer alır. Son kısmı; ekler, kaynakça ve dizinler oluşturur. Dipnotlar raporlarda sayfa sonunda, bölüm sonunda ve rapor sonunda olmak üzere üç ayrı şekilde düzenlenir. Bir başka kaynakta yazılmış olan fikir veya düşüncelerin cümlelerde hiçbir değişiklik yapılmadan araştırma içerisinde kullanılmasına doğrudan aktarım denir. Başka kaynakta ki cümlelerin olduğu gibi değil sadece aktarılmak istenilen düşüncelerin aktarımına dolaylı aktarım denir. Bilgileri sistemli ve sıralı olarak gösterebilmek amacıyla düzenlenen çizgilere tablo denir. Bir raporda tablo kullanılırsa tablo başlığı ve tablo numarası mutlaka bulunmalıdır. Araştırmayı zenginleştirmek ve anlaşılmasını kolaylaştırmak amacıyla kullanılan grafik, resim ya da figürlere şekiller denir.

            Araştırmalarda anlatımın açık ve kolay anlaşılır olması gerekir. Cümleler düzgün, kurallı ve net olmalıdır. Kelime seçimlerine özen gösterilmeli, anlamı bilinmeyen kelimelerin, özellikle yabancı kelimelerin kullanımından kaçınılmalıdır. 

  Ad Soyad
  Yorum