A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Yoldan geçen üç film

Yoldan geçen üç film
Siz bu yazıyı okuduğunuz sırada Bursa İpekyolu Film Festivali"nin finaline gelmiş olacağız. Bursalıları "Beşir"le Vals", "Chevrim" ya da "Geri Dönüşüm" gibi ancak bir festival kapsamında gösterim şansı bulabilen bazı değerli yapımlarla buluşturuyor festival.

Ancak beklediğim oranda duyurulmamış olduğunu gözlemlemekteyim. Seçilen filmler iyi, atölye çalışmaları, seminer vs. ile zenginleştirilen program iyi, bilet fiyatları iyi, fakat ortada dolaşan bir söylenti var: Bursalılar bunu kısa film festivali sanıyor. Herhalde, kısa film ağırlıklı yarışma ve gösterimlerin son zamanlarda bir hayli "trendy" olmasından kaynaklanan bir algı yanılsaması söz konusu yahut bir kendini anlatamama, tanımlayamama sorunu mevcut.

Yukarıda ismi geçen "Geri Dönüşüm"ü dikkatlerden kaçmasın diye, özellikle tematik film festivali düzenleyecek olan organizatörlere ve belgesel film gösteren TV kanallarına önermek istiyorum. Ürdünlü yönetmen Mahmud el Massad"ın çektiği film, yönetmen ile aynı ilde, Zerka"da doğmuş olan Ebu Musa El Zerkavi"nin "radikalleşme" öyküsünün izlerini sürüyor. Bilindiği gibi Usame Bin Ladin"in kurmaylarından olan ve fakat Türk medyasında boğazı kesilen kamyon şoförleriyle ismini duyurmuş olan Zerkavi, 2005 yılında Irak"ta öldürülmüştü. Zerkavi"nin akrabalarıyla, yakın çevresiyle söyleşiler yapan yönetmen, filminin odak noktasına eski bir mücahit olan ve şimdi geçimini karton kutuları ve atıkları geri dönüşüm için çöpten toplayarak sağlayan Ebu Anmar"ı yerleştiriyor. Zerkavi"nin radikalleşme öyküsüne paralel olarak izlediğimiz Ebu Anmar"ın inanılmaz derecede zor gündelik yaşamı, yoksulluğun ve umutsuzluğun bir hayatı nereden nereye sürükleyebileceğini, bir zihniyeti nasıl katılaştıracağını anlamamıza yardımcı oluyor. Kim ki, Ortadoğu çalışmaktadır ya da El Kaide"yi oluşturan modern karşılaşmaları incelemektedir, bu filmi izlemelidir derim.

Antalya"da ödülleri silip süpüren "Pazar: Bir Ticaret Masalı"nı da nihayet görebilmiş durumdayım. Ben Hopkins adlı bir "ecnebi"nin, 90"lı yılların ortasında Doğu illerimizde yaşanmış bir alışverişi, bu alışverişe egemen olan yerel ilke-ilkesizlik salınımını nasıl bu denli "içerden" kavrayarak anlatabildiğini anlamakta zorlanıyor ve rencide oluyoruz. Ama olsun. Film gerçekten şahane. Başroldeki Tayanç Ayaydın"a başarılar diliyoruz. Kim ki küçük esnaf çalışmaktadır ve Türkiye"nin 80"lerin ortasından itibaren değişmeye başlayan ticari hayatını konu edinmektedir, bu filmi izlemelidir derim.

Yarışma filmleri arasında bir film, kendi hikâyesini ustaca işlemek dışında başka bir cihetten de ilgi çekiyor. Raşit Çelikezer"in Gökten Üç Elma Düştü"sü, bir yandan bir hırsız, bir hayat kadını ve emekli asker arasında gelişen sürpriz yakınlaşmaları konu alıyor; diğer yandan da Ergenekon denilen ve ucu emekli ya da muvazzaf askerlere kadar dokunmuş bulunan "hukuksuzluklara" çektiği makulleştirme ve insanileştirme cilası ile tartışmaya açık hale geliyor. Emir komuta ilişkisiyle şekillenmiş hayat tarzı nedeniyle aile ilişkileri kötü durumda olan asker emeklisi, "ben senin torununum" diye karşısına çıkan genç Ali"ye ebeveynlik yaparken, üst katta oturan hayat kadını komşusu ile de geçinememekte. Zaman ilerledikçe Ali"nin bir dolandırıcı olduğu ortaya çıkacak ve Köksal Engür"ün canlandırdığı "paşa", kendisini Bennu Yıldırımlar"ın oynadığı hayat kadını ve torun müsveddesi dolandırıcı Ali"nin hâmiliğini üstlenirken bulacak. İçinde, "elinden gelse dünyayı kurtarmayı" deneyecek kadar çok iyilik bulunan paşa, kızıyla ilişkilerinin bu kadar kötü olmasındaki sorumluluğunu kabul edecek sonunda. Az kötüleri, çok kötülerden korumak zorunda olduğuna dair bir görev bilincini kuşanmasıyla bitecek film. "Ya hukuk, ya kanun?" sorusuna "ama işte, gerçekler de bunlar" cevabını verecek yönetmen. Film siyasete hiç değinmeden, küçük ve tutunamayan insanın gündelik halleri üzerinden siyaset yapmayı, bu siyasetten de "asker" lehine bir romantizm çıkarmayı başarıyor.

Kim ki, Ergenekon soruşturmaları ve davası sırasında gerçekleşen asker tutuklamalarından hoşnutsuz olanları anlamak istemektedir, bu filmi izlemelidir, derim.



  Ad Soyad
  Yorum