A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ İçerik Ekle
Yakîn, ve, Tevekkül
Yakîn ve Tevekkül

Yakîn ve Tevekkül


عَنْ ابْن عبَّاسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا أيْضاً أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كانَ يقُولُ : «اللَّهُمَّ لَكَ أسْلَمْتُ وَبِكَ آمَنْتُ ، وَعَليْكَ تَوَكَّلْتُ ، وَإلَيْكَ أنَبْتُ ، وَبِكَ خَاصَمْتُ . اللَّهُمَّ أعُوذُ بِعِزَّتِكَ ، لاَ إلَهَ إلاَّ أنْتَ أنْ تُضِلَّنِي أنْتَ الْحَيُّ الَّذي لا تَمُوتُ ، وَالْجِنُّ وَالإِنْسُ يَمُوتُونَ» مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ.

İbni Abbas radıyalluha anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, yerkürenin kapkaranlık çehresini bir hamlede ışığa boğan Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle söylemeyi âdet edinmişti: Abdullah

Allahım! Sana teslim oldum ve Sana îman ettim. Tevekkülüm Sana’dır ve bütünüyle Sana yöneldim. Yalnız Sen’in inâyetinle mücâdele ettim, yalnız Sen’in hakemliğine başvurdum. Allah"ım! Beni doğru yolundan saptırmandan tir tir titriyor ve Senin izzetine sığınıyorum. Senden başka ilâh yoktur. Sen hiç ölmeyecek olan ebedi dirisin. Halbuki insanlar da cinler hepsi ölümlüdürler.”

(Müslim, Zikir 67. Ayrıca bk. Buhârî, Teheccüd 1, Tevhîd 7, 8, 24, 35; Müslim, Müsâfirîn 199; Ebû Dâvûd, Salât 119; Tirmizî, Daavât 29; Nesâî, Kıyâmü’l-leyl 9; İbni Mâce, İkâmet 180)



عَن أبي هُرَيْرةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ عن النبي صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: يَدْخُلُ الْجَنَّةَ أقْوَامٌ أفْئِدتُهُمْ مِثْلُ أفئدة الطَّيْرِ » رَوَاهُ مُسْلِمٌ

Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, aydınlık düşünceleriyle karanlıkları bir solukta yerle bir eden Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:

Cennete girecek bir kısım insanlar vardır ki, onların kalpleri kuş kalbi gibidir (Rızıklarını elde etmede zayıf ve korkak oldukları halde Allah’a tevekkülleri sayesinde hiç aç kalmazlar.. günahtan, ayıptan ve dünya meşgalesinden uzak bir kalbe sahiptirler).”

(Müslim, Cennet 27. Ayrıca bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, II, 331)

عنْ عمرَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ : سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: « لَوْ أنَّكُمْ تَتَوَكَّلُونَ على اللَّهِ حقَّ تَوَكُّلِهِ لَرَزَقَكُمْ كَمَا يَرْزُقُ الطَّيْرَ ، تَغْدُو خِمَاصاً وَتَرُوحُ بِطَاناً» رَوَاهُ التِّرْمِذِي ، وقَالَ : حديثٌ حسنٌ .

Ömer İbnü’l-Hattâb radıyalluha anh’den rivayet edildiğine göre, “sinelerdeki bütün kötü duygu ve tutkuları silen aydınlıklar Sultanı Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururlarken dinledim” demiştir:

Cenâb-ı Hakk’a lâyıkıyla tam bir tevekkül edebilseniz.. kolayca karnı doyan kuşlar gibi katiyen sizi de doyuracak. Görmez misiniz kuşlar (hiç bir geçim derdi çekmeden ve hiç bir plan yapmadan) sabah yuvasından aç ayrılır, akşam tok olarak dönerler.”

(Tirmizî Zühd 33. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 14)

عَنْ أبي عِمَارَةَ الْبَرَاءِ بْنِ عازِبٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : « يا فُلانُ إذَا أَويْتَ إِلَى فِرَاشِكَ فَقُلْ : اللَّهُمَّ أسْلَمْتُ نَفْسِي إلَيْكَ ، وَوَجَّهْتُ وَجْهِي إِلَيْكَ ، وَفَوَّضْتُ أمْرِي إِلَيْكَ ، وألْجَأْتُ ظَهْرِي إلَيْكَ . رَغْبَةً وَرَهْبَةً إلَيْكَ ، لاَ مَلْجَأَ ولاَ مَنْجَى مِنْكَ إلاَّ إلَيْكَ ، آمَنْتُ بِكِتَابِكَ الَّذِي أنْزَلْتَ، وبِنَبِيِّكَ الَّذي أرْسَلْتَ ، فَإِنَّكَ إنْ مِتَّ مِنْ لَيْلَتِكَ مِتَّ عَلَى الْفِطْرَةِ ، وإنْ أصْبَحْتَ أصَبْتَ خيْراً » مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

Berâ İbni Âzib radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, eşyaya mânâ kazandıran Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:

“Ey falân! Yatağına yattığında şöyle dua et:

“Allahım! Hem ümit ederek hem de korkarak kendimi Sana teslim ettim, yüzümü Sana çevirdim, işimi Sana ısmarladım, sırtımı Sana dayadım. Sana karşı yine Senden başka sığınak, Senden başka dayanak yoktur. İndirdiğin kitabına, gönderdiğin Peygamberine iman ettim.”

Eğer bu duayı yapıp yattığın gece ölürsen iman üzere ölürsün.. ölmez de sabaha çıkarsan hayra kavuşursun.”

(Buhârî, Vudû 75, Daavât 6; Müslim, Zikr 56-58. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 98.)








  Ad Soyad
  Yorum