A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Türkiyenin Turizm Politikaları Nelerdir?

Türkiyenin Turizm Politikaları Nelerdir?

 Turizm politikası gelişen ve değişen turizm anlayışı doğrultusunda yeni anlamlar, boyutlar ve hedefler kazanmıştır.

Son zamanlara kadar “ turizm politikası, iç ve dış turizmin geliştirilmesi, ekonomik ve meta- ekonomik fonksiyonlarından en yüksek düzeyde yararlanılması için kamu yönetiminin turizm alanında aldığı önlem ve yaptığı müdahalelerin tümü” olarak tanımlanıyordu. (Çetin, Yalnız; 1976, 32)

Nitekim Turizm ve Tanıtma Bakanlığı tarafından yayımlanan bir dokümanda “ turizm politikası, turizmde sağlanan ekonomik, sosyal ve kültürel kazançların en yüksek düzeye çıkarılmasını ve maliyetleri ise en aza indirmeyi amaçlayan dinamik bir politika olarak tanımlanmıştır. 

Politikanın dinamik karakteri; turizm sektörünün ülkenin koşullarından soyutlanamamasını ve koşullar değiştikçe değişen verilere göre, önerilerin ve önlemlerin değişeceğini, böylece uygulamalara bilinçli bir esnekliğin getirilmesini ifade eder. (Olalı; 1990, 30)

Turizm politikası, örgütlenmiş bir toplumda, turizmin ekonomik ve ekonomik olmayan fonksiyonlarından en rasyonel şekilde yararlanmak, turizmin muhtemel olumsuz etkilerini en alt düzeye indirmek amacıyla turistik gelişmenin gidişine bilinçli olarak yapılan müdahalelerin ve sektörde alınan önlemlerin tümüdür. (Olalı, Nazilli, Kırcıoğlu, Sümer; 1984, 320)

Böylece turizm politikasından anlaşılan, kamu yönetiminin turizm alanına dolaylı ve dolaysız olarak yaptığı her türlü müdahaledir. Diğer bir deyişle turizm politikası, örgütlenmiş toplumlarda, özellikle devlet tarafından turistik gelişmenin gidişine bilinçli bir biçimde müdahale etmektir. Bu müdahalenin temel hedefleri şöyle özetlenebilir:

1- Turizm politikası, turizmin arz ve talep yönündeki ve mevcut koşulların ıslahını gerektiren nedenleri belirler.

2- Turizm politikası, turizm alanında uygulanmakta olan ve önerilen müdahalelerin, alınacak önlemlerin yapacağı etkileri araştırır.

3- Turizm politikası, turizmin gelişmesi için yeni hedefler, araçlar ve olanaklar ortaya koyar. (Usta; 1988, 183)



4- Turizm politikasının hedefi ekonomiktir ve turizmin sağladığı ekonomik yararları en yüksek düzeye çıkarmayı hedefler.

5- Turizm alanında psikolojik ve sosyal engelleri, çelişik fikir ve davranışları frenler.

6- Turizm alanında sağlam ve güvenilir meslek kuruluşlarının oluşmasını özendirir, destekler, böylece turizm endüstrisinin değişik alanlardaki faaliyetlerinin tatmin edici şekilde sürdürülmesini ve oto kontrolü sağlar.

7- Turizmin uluslar arası piyasaya girmesine yardımcı olur.

8- Turizm sektörünün aşiri duyarliligindan, zaman ve mekan bakimindan yogun karakterinden dogan milli kayiplari, sorunlari kismen önler.

9- Turizmin yarattığı dışsal ekonomilerin olumlu yönlerini geliştirip, genel ekonomi politikası içinde sektörün düzenli ve dengeli gelişmesini sağlar.

10- Turizmin sağlık, dinlendirici, kültürel fonksiyonlarından mümkün olduğu kadar daha çok bireyi yaralandırır.

11- Turizme sanayileşme yoluyla kalkinmanin bir alternatifi olarak bakilmasini önler, spekülatif eylemleri durdurur, turistik kapitali sistematik bir şekilde korur ve işletir. (Olali, Nazilli, Kircioglu, Sümer; 1984, 321)

AVRUPA TOPLULUĞU TURİZM POLİTİKASI


2.1 Avrupa Topluluğu Turizm Politikası

Özellikle 2. Dünya Savaşindan sonra hizla gelişerek daha geniş alanlara yayilan turizm, günümüzde kitlesel bir olgu haline gelmiştir. Gerek ulusal gerekse uluslar arasi ekonomilerde turizm faaliyetlerinin yarattigi ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel etkiler bu sektöre verilen önemin artmasina sebep olmuştur.

Bugün uluslar arası turizm hareketlerinden büyük gelir sağlayan gelişmiş ülkelerin yanı sıra, gelişmekte olan ülkelerin ekonomik sorunlarını çözümlemede de son derece aktif ve dinamik etkiler yaratan turizm, önemli ölçüde gelir ve döviz girdisi sağlayan, sektörde geliştirilen yatırımlarla yeni istihdam imkanları yaratan, ekonomik hayata olduğu kadar sosyal ve kültürel yaşama da olumlu yansımaları olan bir sektör konumuna gelmiştir. (Karauçak; 1991, 2)

90’ lı yılların başına kadar Avrupa Birliği’ nin turizm sektörüne dönük ortak bir politika geliştirme çabası olmamıştır. Topluluk kurumları genelde turizm sektörünün bölgesel kalkınma ve istihdam yaratmadaki öneminin bilincinde olmalarına rağmen doğrudan bir sektörsel yaklaşımda bulunmamayı tercih etmişlerdir. 

Bu alandaki faaliyetler daha ziyade turizm sektörü ile bağlantılı konular çerçevesinde ele alınmıştır. Diğer bir deyişle turizm sektörü topluluğun ulaştırma politikası, tüketicilerin korunmasına yönelik politikaları, KOBI’ lere yönelik çalışmaları ve genel olarak Avrupa Tek Pazarının gerçekleştirilmesinde izlediği politikalar kapsamında yer bulmuş, ancak başlı başına bir turizm politikası gerçekleşmemiştir. 

Turizm sektöründe faaliyet gösteren baskı gruplarının etkisiyle Avrupa Birliği 90’ lı yılların başlarından itibaren bu tutumunu terk ederek turizme sektörsel bir yaklaşım geliştirme doğrultusunda adımlar atmaya başlamıştır.

O güne kadar ki tutumun savunucuları turizm sektörünün yapı itibariyle zaten Birliğin birçok politikasında, teşvik programlarında ve etkinliklerinde şu veya bu şekilde yer bulduğu ve bu nedenle de başlıca bir turizm politikasının gereksiz olduğu tezinden yola çıkmışlardır.






Turizm politikası oluşturulmasının doğru olup olmayacağı konusu AB Komisyonu tarafından hazırlanan “Turizm Politikası Konusunda Yeşil Kitap” adlı rapor bazında geniş bir tartışmaya konu oluşturmuştur. Bu tartışmalar günümüzde halen sürmektedir ve Avrupa Birliği’ nin gelecekte turizm sektörünü doğrudan hedef alan politikalarının belirlenmesi konusunda henüz konsensüs sağlanamamıştır. Ancak AB Komisyonu turizm sektörünün öneminin bilincindedir ve gelecekte ortak turizm politikası yaratma ihtimali güçlenecektir.

Avrupa Birliği’ nin ortak turizm politikası geliştirme tartışmalarında turizmin özellikle kültürler ararsı yakınlaşmada oynadığı rol vurgulanmaktadır. Avrupa Birliği, turizme yönelik teşvik programları geliştirirken başlıca hedeflerinden birisinin “Avrupalılık” kimliğinin vurgulanması ve bu kimliğin AB vatandaşları tarafından benimsenmesi olduğunu açıkça belirtmektedir. Bu çerçevede turizm çok kültürlülüğün ve toplumlar arası yakınlaşmanın en önemli araçlarından biri olarak görülmektedir.

Turizm sektörünü doğrudan hedef alan çalışmalara Avrupa Birliği 90’ lı yıllarda başlamıştır. Burada öncelik turizmin özellikle istihdam yaratıcı alanlarına verilmiştir. Avrupa Birliği Komisyonu’ nun turizm sektörünü doğrudan hedef alan ilk geniş kapsamlı teşvik programı çalışması ‘PHILOXENIA’ programı adı altında hazırlanmıştır. Bu program aşağıda sayılan alanlarda işbirliğini hedeflemiştir:

- Turizm sektörüne ilişkin veri tabani oluşturmaya yönelik çalişmalar: Istatistik alaninda işbirligi, rapor ve araştirmalarin gerçekleştirilmesi, sektöre ilişkin bir araştirma ve dokümantasyon aginin oluşturulmasi ve AB’ nin sektörü etkileyen yasama faaliyetlerinin düzenli şekilde izlenerek degerlendirilmesi

- Turizm sektörünün mali ve yasal çerçevesinin geliştirilmesine yönelik çalişmalar: Avrupa çapinda işbirligin geliştirilmesi, bu konuya ilişkin teknik toplanti, konferans ve forumlarin düzenlenmesi.

- Avrupa turizminde kalitenin yükseltilmesine yönelik çalışmalar: Turizm işletmelerinin başta çevre olmak üzere, çeşitli konularda kalite düzeyinin arttırılmasını hedefleyen projeler ve know-how alışverişini sağlayan networkların oluşturulması, iki yılda bir ‘Çevre Turizm Ödülü’ verilmesi

- Turizmin yaygınlaştırılmasına ve önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik çalışmalar: Bu alanda özürlüler, yaşlılar ve gençler gibi belirli turist kategorilerinin turizmde karşılaştıkları engellerin tespiti ve bunların ortadan kaldırılması için ortak inisiyatiflerin geliştirilmesi

- Avrupa’ nın turizm merkezi olarak diğer pazarlarda tanıtılmasına yönelik çalışmalar: Tanıtım kampanyaları, turizmin henüz gelişmediği bölgelerin tanıtılması.

- AB Komisyonunun ağırlık verdiği bir diğer alan ise turizm sektörüne ilişkin karşılaştırılabilecek sağlıklı istatistik verilerin toplanabilmesi. 
Bu alanda Komisyon tarafından geliştirilen metodoloji, Akdeniz Ülkeleri ve Doğu Avrupa’ yı da kapsayarak benimsenip uygulanması için çalışmalar sürdürülmektedir. (Şen; 1998, 23) 


AVRUPA BİRLİĞİ TURİZM POLİTİKASI VE TÜRK TURİZM 
POLİTİKASININ KARŞILAŞTIRILMASI


4.1 Avrupa Topluluğu Turizm Politikası ve Türk Turizm Politikasının Karşılaştırılması

Gelişmiş bir topluluk olan Avrupa Toplulugu, turizm konusunda Türkiye’ ye oranla çok büyük gelişmeler kaydetmiştir. Buna ragmen, topluluk kendi bünyesinde, turizmle ilgili gelişmeleri yetersiz bulmaktadir. 

Türkiye’ nin hedefi ise, Topluluk’un memnun olmadığı noktaya varabilmek, Türk turizm arzının niteliğini, turizm eğitimini, turizm planlamasını, turizm gelirlerini, sosyal turizmini ve benzerlerini Topluluk düzeyine getirebilmektir.

Avrupa topluluğu turizm alanında, özellikle çevre koruma, turizm eğitimi, kırsal, kültürel, sosyal turizmin geliştirilmesi, turizmin çeşitlendirilmesi, bilgi akışının en üst düzeyde sağlanması, turizm yoluyla bölgesel farklılıkların giderilmesi, turistin bilgilendirilmesi ve korunması, turizmde son teknolojilerin kullanılması, turizm istatistiklerinin geliştirilmesi konularına son derece büyük önem verilmekte ve sözü geçen bu hususlara ilişkin her türlü tedbir alınmaktadır.

Bu düşünce ve hareket tarzini benimseyen ülkemizle, Topluluk turizm politikasinin karşilaştirilmasini şu şekilde maddeleyebiliriz:

- Türkiye, Topluluk’ ta yapıldığı gibi, turizmini geliştirebilmek için, önce mevcut durumunu çok iyi tespit etmelidir. Türkiye, tanıtımıyla, eğitimiyle, turizm arzının kalitesiyle uluslar arası turizmin tam olarak neresinde olduğunu kesin olarak saptamalıdır.

- Topluluk kültürel turizmin geliştirilmesine ve dolayisiyla Avrupa kültürünün tanitilmasina çok önem vermektedir. Türkiye de benzer şekilde, Türk kültürünün tanitilmasini, turizmin geliştirilmesinde bir araç olarak kullanirken, Türk kültürüne ve yaşayiş tarzina daha çok insanin dikkatini çekme gayreti içinde olmalidir.

- Topluluk, turizmde artan ve farklılaşan talebi karşılamak, turizm gelirlerini ve ziyaretçi sayısını arttırmak üzerine turizmin çeşitlendirilmesi konusunda önemle durmaktadır. Türkiye de, son birkaç yıldır turizmde çeşitlendirmenin önemini anlamış bulunmaktadır. Ayrıca, bu konuda çok şanslı bir ülkedir. (Önen; 1992, 2)

- Türkiye, Topluluk’ ta yapıldığı gibi, bölgeler arası farklılıkları gidermede turizmden azami ölçüde faydalanmalıdır.

- Topluluk’ un çevre konusunda gösterdiği duyarlılığın benzerini Türkiye de göstermektedir.

- Topluluk’ ta rezervasyon işlemlerinde zorunlu tutulan kompüterize sisteme geçiş konusundaki çalişmalari Türkiye de hizlandirmalidir.

- Turistin daha iyi ağırlanabilmesi ve aydınlatılabilmesi için, Avrupa’da uygulanmakta olan ve geliştirilmesi düşünülen semboller sisteminin takip edilmesi ve bu konuda gerekli tedbirlerin alınması gereklidir.

- Avrupa Turizm Yılı, özel ve kamu sektörü arasındaki iletişimin sağlanmasında büyük rol oynamıştır. Türkiye’ de bu konudaki tedbirlerini en kısa zamanda almalıdır.

- Türkiye’ de de, Topluluk’ da olduğu gibi, turizmi ilişkin tüm faaliyetler bir plan çevresinde yürütülmelidir.

- Türkiye de turizmin, kitle turizminden kaynaklanan sorunlarını çözmek ve sezon dışı oluşan atıl kapasite problemini gidermek amacıyla Topluluk’ un da çok önem verdiği bir konu olan, tatillerin sezonluk ve coğrafi dağılımının iyileştirilmesine yönelik tedbirler alması gerekir.

- Topluluk, gelişmesini istedigi her konuda, teşvik edici ödüllendirme programlari uygulamaktadir. Türkiye de bu uygulamadan esinlenerek, turizm ve çevre sektörlerinde gerçekten teşvik edici nitelikte ödül sistemleri yaratmali, var olanlari arttirmali ve yenileştirmelidir.