A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Tevfik Fikret’in Kişiliği ve Sanatı

Tevfik Fikret’in Kişiliği ve Sanatı

 

Tevfik Fikret’in şiirleri ve eserleri hakkında bilgi. Tevfik Fikret’in kişiliği hakkında bilgi ve Tevfik Fikret’in sanatı.

Tevfik Fikret

Tevfik Fikret

İlk sayısı 7 Şubat 1896′da genç Tevfik Fikret
‘in idaresinde çıkan “Servet-i Fünun
” 5 yıl boyunca Türk edebiyatına yol verdi ve yeni bir hamle gerçekleştirdi. Birçok genç yazar bu dergide yetişti ün kazandı. Zamanının ve ya zamanının az sonrasının büyük şöhreti oldu. dostları Cenap Şahabettin ve Halit Ziya (Uşaklıgil) ile bu edebi okulu başarı ile yürüttü. Türkçe söyleyişe dilimizin aruza uydurulmasına büyük bir yenilik getirdi. Tanzimat Edebiyatı’nı aştı; çağdaş edebiyata geçmek için köprü görevini gördü.

‘in daha çocukluğundan beri asil ve sanatkar bir yaradılışı vardı. Son derece nazik ve çekingendi. Para ve mevkiye karşı da olağanüstü bir çekimserliği vardı. Hürriyet aşığı ve son derece dürüst bir insan idi. Eserlerini verdiği dönem ülkenin en koyu baskı altında olduğu devreye rastlamıştır. Bu yönetimin ağırlığını en çok duyanlar İstanbul’da gazete ve dergi çıkaran aydınlardı. Bu ağırlık ve meydana gelen yolsuzluklar bilhassa ‘in hassas ruhunda çok derin izler bırakıyor ve onu ümitsizliğe sürüklüyordu. Bu ümitsizlikler devre devre ‘in şiirinde kendisini göstermiştir. Altı yüzyıllık imparatorluğundan yıkılışını bütün acılığı ile içinde duyan şair, büyük bir karamsarlığa düşmüş adeta hayata küsmüştür. Bu yüzden gerek baskıcı rejim gerek meşrutiyet devrinde, içindeki hürriyet aşkını belirten her türlü kötülüğü yeren şiirler yazdı. Şiirdeki kudreti sayesinde edebiyat severlerin en çok sevdikleri hayran oldukları bir şair kimliğini yaşarken kazandı.

 şiirlerinin çoğunu tamamen aruzla yazdığı halde “Şermin” de öyle yapmamıştır. Hece vezniyle yazdığı bu çocuk şiirleri son derece duru bir Türkçeyle kaleme alınmıştır. Tevfik Fikret bu şiirlerinde o zamana kadar şiirde kullanılmasına pek alışılmamış kelimeleri kullandı. Temiz saf bir Türkçe’nin örneklerini verdi. Zaten “Balıkçılar” gibi şiirlerinde de doğal konuşma dilinin örneklerine rastlamak mümkündür.

Şiire ve dile büyük bir kudretle hakim olan  aynı zamanda ressamdı. Sanatsal değeri pek yüksek olmamakla beraber zevkle seyredilebilecek tablolar üretmiştir. Bu tabloların bir kısmı bugün Aşiyan’da sergilenmektedir. Bütün Servet-i Fünun cular gibi ‘de Fransız romantizminin etkisi altındaydı ve Fransız şiirini dikkatli bir biçimde incelemiş bulunuyordu.

Bir kısım şiirlerinde kullandığı dil ağdalı ve eskiyse de söylediği kavramlar yeniydi. Şiir dehasını herkese kabul ettirip büyük bir Türk şairi ünvanını alan  söyleyiş bakımından çağdaşlarına ve sonrakilere büyük ölçüde etki etmiştir.  şiirlerini “Rübab-ı Şikeste” (Kırık Saz) adındaki kitabında toplamıştır. Şairin bu ana eseri 1900′den başlayarak bir kaç kere basılmıştır. Diğer eserleri arasında 1911′de ilk baskısı yapılan “Haluk’un Defteri”, 1914′te yayınlanan “Şermin” adındaki 30 kadar çocuk şiiri başta gelir. “Tarih-i Kadim”, “Doksanbeşe Doğru”, “Rebabın Cevabı” gibi büyük edebi tartışmalar yaratan şiirlerini  bu kitapları dışında bırakmıştır.