A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Tarık Buğra Kimdir

Tarık Buğra Kimdir

 

Tarık Buğra Kimdir? Tarık Buğra hayatı, biyografisi, eserleri, kitapları ile ilgili bilgi.

Tarık Buğra; yazardır (Akşehir 1918-İstanbul 1994).

Konya Lisesi’ni bitirdi. Tıp, hukuk ve Türkoloji okuduysa da tamamlayamadı (1937-1951). 1952′ den sonra İstanbul gazetelerinde değişik sorumluluklar üstlendi. Fıkra yazarlığını uzun süre düzenle Tercüman’da yürüttü (1969 sonrası), emekli olunca yazarlığını her türde sürdürdü. İlk ürünleri olan öyküleri (Oğlumuz, Cumhuriyet yarışmasında ikinci oldu, 1948). Oğlumuz (1949); Yarın Diye Bir Şey Yoktur (1952); İki Uyku Arasında (1954); Hikâyeler (yeni ürünlerle seçmeler 1964, 1969, 1974).

1940′ta tefrika edilen ilk romanı (Yalnızların Romanı, Çınaraltı) sonraki olgun ürünlerinin acemilik başlangıcıdır. Siyah Kehribar, Faşist İtalya’yı sergiler (1955). Bu düş ürünlerinden sonra en başarılı romanlarını, yurdumuzun yakın geçmişiyle bugünündeki siyasal, toplumsal çekişmelerden çıkardı: Küçük Ağa (1964); Küçük Ağa Ankara’da (1966); Firavun imanı (1976); Dönemeçte (1978); Gençliğim Eyvah (1979); Yağmur Beklerken (1981; Türkiye İş Bankası Ödülü, 1992), Güneş Rengi Bir Yığın Yaprak (1993). Çok etkili bir aşk öyküsü içinde Naşid’i romanlaştıran İbişin Rüyası tekil bir özgünlüktür; (1970; TRT Sanat Ödülleri yarışmasında başarı ödülü 1971). Tiyatro edebiyatı alanında da seçkin ürünler verdi: (Ayakta Durmak İstiyorum, 1966; Akümülatörlü Radyo) bazı eserleri çok başarılı TV filmleri biçimine dönüştü.Yanızlar (1983), Küçük Ağa (1983). Osmanlılığın başlangıcını romanlaştıran ve ümmet değerlerinin yerel ve ulusal bileşimdeki yerini önemseme eğiliminde olan eseri Osmancık da TV dizisi oldu (1985). Gezi notları Gagaringrad (1962), deneme türüne yatlşın edebiyat yazıları Düşman Kazanmak Sanatı (1980) kitabındadır. Bu Çağın Adı (deneme, 1990). Gazete yazılarından bir seçme de kitaplaştı: Politika Dışı (1992).

Küçük Ağa, yazarın 2. romanı (1964). Medrese öğreniminden gelen köklü bir karakter ve mizaç adamının (Mehmet Reşit Efendi: İstanbullu Hoca) Kurtuluş Savaşı’nı yavaş yavaş benimseyip amaç edinmesini en doğal gelişim çizgileri içinde, inandırıcı ayrıntılarla veren eser, Çakırsaraylı çetesine sığınıp yeni yetenekler edindikten sonraki kişiliğini (Küçük Ağa) izler. Arada Akşehir vaazları, evliliği, çetecilik yaşamı içindeki bilinçli özverisiyle tam bir yurtsever yiğitliğine ulaşan Hoca, Çerkez Ethem olaylarından sonra Kuvayı Milliye merkezine gider. Bu bölümü anlatan eser Küçük Ağa Ankara’da (1966) adını alır; Çolak Salih ile birlikte zafere doğru giden çatışmaların öyküsü olur. Arada unutulmayan tipler Ermeni doktor Minas, Ali Emmi, Doktor Haydar Bey’dir. Bu iki romanın konu bütünlüğü bir TV dizisi oldu.