A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ İçerik Ekle
Takvâ,
Takvâ

Takvâ

عَنْ أبي سَعيدٍ الْخُدْرِيِّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ عن النبيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ : « إنَّ الدُّنْيا حُلْوَةٌ خضِرَةٌ ، وإنَّ اللَّهَ مُسْتَخْلِفُكُمْ فِيهَا . فَيَنْظُرُ كَيْفَ تَعْمَلُونَ . فَاتَّقُوا الدُّنْيَا وَاتَّقُوا     النِّسَاءَ. فَإِنَّ أَوَّلَ فِتْنَةِ بَنِي إسْرَائيِلَ كَانَتْ في النِّسَاءِ » رَوَاهُ مُسْلِمٌ.

Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, arkasına aldıklarının aldatmaz mürşidi Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:

"Dünya tatlı, şirin ve albenilidir. Allah Teâlâ hazretleri (geçici de olsa) onu sizin kullanımınıza vermiştir; elbette ki orada nasıl davrandığınıza da bakacaktır. Öyleyse (Allah’ı unutturan çirkin yüzü itibariyle) dünyanın ve kadınların câzibesine kapılmaktan sakının! Nitekim İsrailoğullarında ilk fitne kadın yüzünden çıkmıştı."

(Müslim, Zikir 99. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 26; İbni Mâce, Fiten 19)

عَنْ ابْنِ مَسْعُودٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ يَقُولُ : «اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْهُدَى وَالتُّقَى وَالْعَفَافَ والْغِنَى » رَوَاهُ مُسْلِمٌ.



İbni Mes’ud radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dua ederdi:

"Allahım! Senden hidâyet, takvâ, iffet ve gönül zenginliği dilerim."

(Müslim, Zikir 72. Ayrıca bk. Tirmizî, Daavât 72; İbni Mâce, Dua 2)

عَنْ أبي طَريفٍ عدِيِّ بْنِ حاتمٍ الطائِيِّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ : سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ : « مَنْ حَلَفَ عَلَى يَمِينٍ ثُمَّ رَأَى أَتْقَى لِلَّهِ مِنْها فَلْيَأْتِ التَّقْوَى » رَوَاهُ مُسْلِمٌ.

Ebû Tarîf Adiy İbni Hâtim et-Tâî radıyallahu anh, bütün resullerin seyyidi Resûlullah Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururlarken dinledim demiştir:

"Bir konuda yemin edip sonra yeminde belirttiği davranışın zıddının takvâya daha uygun olduğunu farkeden kimse, (yemininden vazgeçip) takvâya yönelsin!"

(Müslim, Eymân 15)

عنْ أبِي أُمَامَةَ صُدَيِّ بْنِ عَجْلانَ الْباهِلِيِّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَخْطُبُ في حَجَّةِ الْودَاعِ فَقَالَ : « اتَّقُوا اللَّهَ ، وَصَلُّوا خَمْسَكُمْ ، وَصُومُوا شَهْرَكُمْ ، وَأَدُّوا زَكَاةَ أَمْوَالِكُمْ ، وَأَطِيعُوا أُمَرَاءَكُمْ ، تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّكُمْ » رَوَاهُ التِّرْمِذِي ، في آخر كتابِ الصلاةِ وقَالَ : حديثٌ حسنٌ صحيح.

Ebû Ümâme Sudeyy b. Aclân el-Bâhilî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, peygam¬berlik silsilesinin mührü Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’i Vedâ hutbesi’nde şöyle buyururlarken dinledim demiştir:

"Allah’tan korkun, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, zekâtınızı verin ve yöneticilerinize itaat edin! (Bunları ihmal etmeyiniz ki) Rabbinizin cennetine girebilesiniz."

(Tirmizî, Cum’a 80)








  Ad Soyad
  Yorum