A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ İçerik Ekle
Sigortacılıkta, Havlu, Attık
Sigortacılıkta Havlu Attık

Sigortacılıkta Havlu Attık

Türkiye"de Şubat 2001 krizinden bu yana yabancıların eline en hızlı şekilde geçen sektörlerin başında sigortacılık geliyor. Yabancılaşma sürecinde Başak Sigorta ve Başak Emeklilik"in 2006 yılında Fransız Groupama"ya satılması önemli bir adım oldu. Bu iki şirketin yanı sıra, geçtiğimiz yıl İhlas Sigorta, Alman HDI Indernational"a; İsviçre Sigorta, Alman Ergo"ya; Şeker Sigorta ABD"li Liberty Mutual"a; Emek Sigorta, GEM Global Equities"e satıldı. Son örnek ise Çukurova Grubu"na ait Genel Sigorta. Forbes listesine ikinci en zengin Türk olarak giren M. Emin Karamehmet, şirketinin çoğunluk hissesini (yaklaşık %80"ini) İspanya"nın en büyük sigorta grubu olan Mapfre"ye sattı. Anlaşma, Genel Sigorta"ya ait Genel Yaşam Sigorta"yı da kapsıyor; bu sonuncu şirketin çoğunluk hisseleri de Mapfre"nin mülkiyetine geçti.

Referans Gazetesi yazarlarından Alp Süer"e göre Mapfre, İspanya"nın en büyük sigorta, reasürans, finans, asistans ve gayrimenkul gruplarından. Bir ulus-ötesi şirket olup İspanya dışında 39 ülkede faaliyet gösteriyor. Dolayısıyla gelirlerinin çok büyük bir kısmını yurtdışından sağlıyor. 2006 yılı itibarı ile 21 544 çalışana sahip. Mapfre özellikle "reasürans" alanında güçlü konumda. Türk ulusunun mülkiyetinden çıkan Genel Sigorta ise, 1948 yılında Türkiye Kredi Bankası ve dönemin bazı girişimcileri tarafından kurulmuştu. 1975 yılından beri Çukurova Holding bünyesinde bulunuyordu. Sektörde yüzde 3,28"lik bir pazar payı ile ilk 10 arasında yer alıyordu.

Yabancıya satışlar, Genel Sigorta ile bitmiş değil. Türk sigortacılığı yeni satın almalar ve stratejik ortaklıklara gebe. Yabancı gruplar, sektörün birçok şirketiyle yakından ilgileniyor. Türkiye"nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecinde olması, AB mevzuatı ile uyumlu yeni sigortacılık yasasının önümüzdeki aylarda çıkmasının beklenmesi yabancıların Türk pazarına yönelik iştahını kabartan bir faktör olarak görülüyor. Garanti Sigorta, Ankara Sigorta, Ankara Emeklilik, Ray Sigorta ve Ak Emeklilik"in de yabancılarla stratejik ortaklık ya da çoğunluk hisse satışı konusundaki görüşmeler devam etmekte. Ortaklık arayışında olan Polis Bakım ve Yardım Sandığı kuruluşu Ankara Sigorta ve Ankara Emeklilik de sırada bekliyor.

Nitekim Ray Sigorta AŞ"nin yüzde 58.2 hissesi yaklaşık 82 milyon dolara TBIH Financial Services Group"a satılacak. Bankacılıkta General Electric ile ortak olan Doğuş, sigorta şirketlerinden Garanti Sigorta"nın yüzde 80"i ile Garanti Emeklilik"in yüzde 15"ini, toplam 465 milyon Avro"ya Avrupa"nın en büyük sigorta gruplarından Hollandalı Eureko"ya satmış bulunuyor. Ak Emeklilik, İngiliz Aviva Hayat ve Emeklilik ile birleşiyor

Bu satışlarla ilgili tüm görüşmelerin 2007 yılı sonuna kadar tamamlanması bekleniyor. Kısacası Türkiye ekonomisi -pek becerikli iş adamlarımız ve önceki Ecevit hükümeti ve "AK"Parti iktidarı sayesinde- birçok başka sektörde olduğu gibi sigortacılık alanında da da hızla yabancılaşıyor.

Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen yabancıya satışı doğru buluyor ve şöyle savunuyor yabancılaşmayı:

"Gerek fiyat, gerek ürün kalitesi anlamında daha rekabetçi işler yapmamız gerekiyor. Bunun için gereken know how yabancı şirketlerde var. O nedenle bu ortaklıkları doğru buluyorum. Bugün reasürörlerden rekabetçi olmayan fiyatlar alıyoruz. Bir dünya deviyle birlikte daha rekabetçi fiyatlar alacağız."

Son duruma göre, yabancıların Türkiye"deki pazar payı yüzde 60 civarında. Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği verilerine göre, 2006 sonu itibarıyla yabancı ortaklı sigorta şirketlerinin toplam sermaye içindeki payı yüzde 23, prim üretimi içindeki payı yüzde 61. Garanti ve Ak Emeklilik"in yanı sıra Ankara Emeklilik ile Ankara Sigorta"nın da yapacağı ortaklık sonucu yabancıların prim üretimi içindeki payının (pazar payının) yüzde 70"e çıkması bekleniyor.

Şu sırada İş Bankası grubu şirketlerinden Anadolu Sigorta dışında hemen hemen bütün sigorta şirketlerinin yabancı ortağı bulunuyor. Bankalar ile Yapı Kredi Sigorta (UniCredito- İtalyan), TEB Sigorta (BNP Paribas - Fransız), Fortis Emeklilik (Fortis - Belçika) dolaylı olarak yabancı ortaklı oldular. Son dönemde ise Başak Emeklilik ve Başak Sigorta (Groupama - Fransız), İhlas (HDI - Alman), Emek Hayat (GEM - Bahama) İsviçre Sigorta (Ergo - Alman), Şeker Sigorta (Liberty Mutual - ABD), Genel Sigorta (Mapfre - İspanyol), Ray Sigorta (TBI - Avusturya), Global Hayat (Dexia - Belçika) yabancılarla ortaklık kurdu.

Sigorta piyasasının en önemli göstergesi "prim üretimi" rakamıdır. Güngör Uras"a ["Yabancılar Bize Sigortacılık da Yaptırmayacak", Milliyet, 22.3.2007] göre, son satın almalardan sonra yabancıların "toplam prim" üretimindeki payları yüzde 70"i aşmış bulunuyor. Prim üretimi demek, "değişik sigorta hizmetleri karşılığı kişilerin ve şirketlerin bir yılda ödedikleri paranın toplamı" demektir. Bu para sigorta şirketlerinin gelirini oluşturur. Dramatik sonuç şu ki TC Devleti"nin sigorta sektörü tekrar yabancıların hakimiyetine giriyor: Dünyanın dev yabancı sigorta şirketleri karşısında, bizim Türk şirketleri zamanla sektörden tamamen çıkmak zorunda kalacak.

Kısacası, yeniden 1910"ların Osmanlı ekonomisi yapısına dönüyoruz.

Ya da Türkiye bir İstiklâl Harbi yapmamış oluyor.














  Ad Soyad
  Yorum