A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Rudolf Christoph Eucken Kimdir?

Rudolf Christoph Eucken Kimdir?

 
Rudolf Christoph Eucken (Rudolf Kristof Öken) (d. 5 Ocak 1846 Aurich (Ostfriesland); ö. 14 Eylül 1926 Jena) Alman felsefeci. Eserlerinde insan ve tin ilişkisi üzerinde yoğunlaştı. 1908'de edebiyat dalında Nobel Ödülüne layık görüldü. Eserleri özellikle ABD ve İngiltere'de çok dikkat çekmiştir.

O'na göre Hayat, olanaklarını gerçekleştirmek için kendisine başvurduğumuz ruhsal bir oluşumdur. Düşünce, yalnız başına yetersiz bir ilkedir. Eucken, bireysel özgürlüğe ve Tanrı'nın varlığına inanan Personalist(bireyselci) bir filozoftur. Yöntemi analizci olmaktan çok, realitenin sentetik bir görünüşünü elde etme amacına dayanır. Diğer idealistlerden farklı olarak, daha çok Naturalist(doğacı) görüşlere karşı çıkmıştır. Çünkü O'na göre İdealizm'in pek çok olumlu sonucu vardır. Bu sonuçlardan en önemlisi, mutlak değerlere önem vermesidir. Bu anlayışın temsilcileri, bilimin başarılarına ve evrenin ahlaksal düzenine inanmalarıyla tanınmışlardır. En zayıf noktaları ise, Kant ve Hegel sistemlerine olan aşırı güvenleridir. Bu nedenle bazı düşünce çevrelerince orijinal olmamakla suçlanmışlardır. Düşünceleri genellikle 19.yy İdealizminin bir tekrarı olarak görülmüştür. Fakat yine de özellikle Eucken'in Derin Ruh anlayışı çağdaş düşünceye ışık tutmuştur. İngiliz düşünür John Dewey, O'nu, İdealizmi gelenekselciliğe taşıdığı için eleştirmiştir. Dewey'e göre idealizm: geçmişle fazla ilgilenerek bilimöncesi bir düşünce sergilemekte, deneysel yöntemler yerine eski yöntemlere değer vermektedir. Ayrıca, varlığın numenal ve fenomenal yönleri arasında kesin bir ayrım yapmasını da onaylamamaktadır. Bu ayrım, bilimlerin fenomenlerdeki özü açıklama çabaları açısından anlaşılmaz bulunduğu için reddedilmiştir.

Her şeye rağmen Eucken ve taraftarlarının; modern insanın, değişmez değerleri tanımadan kendini bulamayacağını savunmaları çok önemsenmiştir. Çünkü Onlara göre Modern İnsan çok değişkendir ve bütünsellik bilinci oluşturma açısından fazla sağlam temellere sahip değildir. Bilim ve teknolojinin hızlı değişmeleri bu insanı sağlam ve değişmez temellerinden uzaklaştırmaktadır. Bu konuda en büyük destek de yine İdealizm'den gelecektir.

Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 3. Sınıf "Çağdaş Felsefe Tarihi" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM)

  Ad Soyad
  Yorum