A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ İçerik Ekle
Risâle, i, Nur, , hizmette, îman, , hayat, , şeriat, sırasını, takip, eder,
Risâle-i Nur, hizmette îman, hayat, şeriat sırasını takip eder

Risâle-i Nur, hizmette îman, hayat, şeriat sırasını takip eder

Bu zamanda öyle fevkalâde hâkim cereyanlar var ki, herşeyi kendi hesâbına aldığı için, farazâ hakîki beklenilen ve bir asır sonra gelecek o zât dahi bu zamanda gelse, harekâtını o cereyanlara kaptırmamak için, siyâset âlemindeki vaziyetten ferâgat edecek ve hedefini değiştirecek diye tahmin ediyorum.

 

Hem, üç mesele var: biri hayat, biri şeriat, biri îmandır. Hakîkat noktasında en mühimmi ve en âzamı, îman meselesidir. Fakat, şimdiki umûmun nazarında ve hâl-i âlem ilcaatında en mühim mesele hayat ve şeriat göründüğünden, o zât şimdi olsa da, üç meseleyi birden umum rûy-i zeminde vaziyetlerini değiştirmek, nev-i beşerdeki câri olan âdetullaha muvâfık gelmediğinden, her halde en âzam meseleyi esas yapıp, öteki meseleleri esas yapmayacak; tâ ki îman hizmeti safvetini umûmun nazarında bozmasın ve avâmın çabuk iğfal olunabileri akıllarında, o hizmet başka maksatlara âlet olmadığı tahakkuk etsin.

Hem, yirmi seneden beri tahripkârâne eşedd-i zulüm altında o derece ahlâk bozulmuş ve metânet ve

a dâkat kaybolmuş ki, ondan, belki yirmiden birisine îtimat edilmez. Bu acîb hâlâta karşı çok fevkalâde sebat ve metânet ve sadâkat ve hamiyet-i İslâmiye lâzımdır; yoksa akîm kalır, zarar verir.

Demek, en hâlis ve en selâmetli ve en mühim ve en muvaffakıyetli hizmet Risâle-i Nur şâkirtlerinin daireleri içindeki kudsî hizmettir.

 

Kastamonu Lâhikası, s. 57-58

 

***

Âlem-i insâniyette ve İslâmiyette üç muazzam mesele olan îman ve şeriat ve hayattır. İçlerinde en muazzamı îman hakîkatleri olduğundan, bu hakâik-ı Kur’âniye başka cereyanlara, başka kuvvetlere tâbî ve âlet edilmemek ve elmas gibi o Kur’ân’ın hakîkatleri, dîni dünyaya satan veya âlet eden adamların nazarında cam parçalarına indirmemek ve en kudsî ve en büyük vazife olan îmânı kurtarmak hizmetini tam yerine getirmek için, Risâle-i Nur’un has ve sâdık talebeleri gâyet şiddet-i nefretle siyâsetten kaçıyorlar.

 

Kastamonu Lâhikası, s. 104.

 














  Ad Soyad
  Yorum