A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ İçerik Ekle
Risale, i, Nur, mesleğindeki, ihlas, esası, , siyasî, cereyanlara, tabî, olmaya, manidir,
Risale-i Nur mesleğindeki ihlas esası, siyasî cereyanlara tabî olmaya manidir

Risale-i Nur mesleğindeki ihlas esası, siyasî cereyanlara tabî olmaya manidir Sual : Neden, ne dahilde, ne hariçte bulunan cereyanlara ve bilhassa siyasetli cemaatlere hiçbir alaka peyda etmiyorsun? Ve Risale-i Nur ve şakirtlerini mümkün olduğu kadar o cereyanlara temastan menediyorsun? Halbuki, eğer temas etsen ve alakadar olsan, birden binler adam Risale-i Nur dairesine girip, parlak hakîkatlerini neşredeceklerdi; hem bu kadar sebepsiz sıkıntılara hedef olmayacaktın!

Elcevap
: Bu alakasızlık ve içtinabın en ehemmiyetli sebebi, mesleğimizin esası olan ihlas bizi menediyor. Çünkü bu gaflet zamanında, husûsan tarafgirane mefkûreler sahibi, herşeyi kendi mesleğine alet ederek, hatta dînini ve uhrevî harekatını da, o dünyevî mesleğe bir nevi alet hükmüne getiriyor. Halbuki, hakaik-ı îmaniye ve hizmet-i Nuriye-i kudsiye, kainatta hiçbir şeye alet olamaz. Rıza-yı İlahîden başka bir gayesi olamaz. Halbuki şimdiki cereyanların tarafgirane Çarpışmaları hengamında bu sırr-ı ihlası muhafaza etmek, dînini dünyaya alet etmemek müşkilleşmiş. En iyi çare, cereyanların kuvveti yerine, inayet ve tevfîk-ı İlahiyeye dayanmaktır.

İçtinabımızın çok sebeplerinden bir sebebi de; Risale-i Nur’un dört esasından birisi olan şefkat etmek, zulüm ve zarar etmemektir. Çünkü, -1- yani "Birisinin hatasıyla, başkası veya akrabası hatakar olmaz; cezaya müstehak olmaz" olan düstur-u irade-i İlahiyeye karşı, bu zamanda -2- sırrıyla şedid bir zulüm ile mukabele eder. Tarafgirlik hissiyle, bir caninin hatasıyla, değil yalnız akrabasına, belki taraftarlarına dahi adavet eder. Elinden gelse zulmeder. Elinde hüküm varsa, bir adamın hatasıyla bir köye bomba atar. Halbuki bir masumun hakkı, yüz cani için feda edilmez; onların yüzünden ona zulmedilmez. Şimdiki vaziyet, yüz masumu birkaç cani için zararlara sokar. Mesela, hatalı bir adama müteallik, bîçare ihtiyar valide ve pederi ve masum çoluk çocuklan ezmek, perişan etmek, tarafgirane adavet etmek, şefkatin esasına zıttır. Müslümanlar içinde tarafgirane

1 Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez.(Fâtır Sûresi:18.)

2 İnsan ise şüphesiz ki çok zalim ve çok nankördür. (İbrahim Sûresi: 34.)

cereyanlar yüzünden, böyle masumlar zulümden kurtulamıyorlar. Husûsan ihtilale sebebiyet veren vaziyetler, bütün bütün zulmü dağıtır, genişletir. Cihad dînî de olsa, kafirlerin çoluk çocuklannın vaziyetleıi aynıdır. Ganîmet olabilir; Müslümanlar onları kendi mülküne dahil edebilir. Fakat İslam dairesinde birisi dinsiz olsa, çoluk çocuğuna hiçbir cihetle temellük edilmez; hukûkuna müdahale edilmez. Çünkü o masumlar, İslamiyet rabıtasıyla dinsiz pederine değil, belki İslamiyetle ve cemaat-i İslamiye ile bağlıdır. Fakat, kafirin çocukları, gerçi ehl-i necattırlar; fakat hukukta, hayatta pederlerine tabi ve alakadar olmasından, cihad darbesinde o masumlar memlûk ve esir olabilirler.




Emirdağ Lahikası-l, s. 38-39.










  Ad Soyad
  Yorum