A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ İçerik Ekle
Risale, i, Nur’a, hizmet, geçim, kolaylığı, sağlar,
Risale-i Nur’a hizmet geçim kolaylığı sağlar

Risale-i Nur’a hizmet geçim kolaylığı sağlar Risale-i Nur’un bir talebesi, Risale-i Nur’a çalışmadığının bir sebebi, derd-i maîşetin ziyadeleşmesi olduğunu söyledi. Biz de ona dedik: Risale-i Nur’a çalışmadığın için derd-i maîşet sana şiddetlendi. Çünkü bu havalide her talebe îtiraf ediyor ve ben de ediyorum ki: Risale-i Nur’a çalıştıkça, yaşamakta kolaylık ve kalbde ferahlık ve maîşette sühûlet görüyoruz.

Kastamonu Lahikası, s. 93.

Ben, pek katî bir sûrette ve bine yakin tecrübelerim neticesinde katî kanaatım gelmiş ve ekser günlerde hissediyorum ki; Risale-i Nur’un hizmetinde bulunduğum günde, o hizmetin derecesine göre kalbimde, bedenimde, dimağımda, maîşetimde bir inkişaf, inbisat, ferahlık, bereket görüyorum. Hem orada iken, hem burada çok kardeşlerimden aynı haleti hissettim ve ediyorum. Ve çoktan îtiraf ediyor ki, "Biz de hissediyoruz" derler. Hatta, size geçen sene yazdığım gibi, benim pek az gıda ile yaşadığımın sırrı, o bereket imiş.
Hem İmam-ı Şafiî’den (r.a.) rivayet var ki, "Halis talebe-i ulûmun rızkına ben kefalet edebilirim" demiş. "Çünkü rızıklarında vüs’at ve bereket olur." Madem hakîkat budur ve madem halis talebe-i ulûm ünvanına Risale-i Nur şakirtleri bu zamanda tam liyakat göstermişler; elbette şimdiki açlık ve kahta mukabil, Risale-i Nur hizmetini bırakmak ve zarûret-i maîşet özürüyle, maîşet peşine koşmak yerine en iyi çare, şükür ve kanaat ve Risale-i Nur talebeliğine tam sarılmaktır.



Evet, her tarafta, bu derd-i maîşet herkesi sarsıyor. Ehl-i dalalet bundan istifade eder; ehl-i diyanet de, kendini mazur bilir, "Zarûrettir; ne yapalım" der.
Demek ki, Risale-i Nur şakirtleri, bu açlık ve zarûret musîbetine karşı yine Nurla mukabele etmeli. Her şakirdin vazifesi, yalnız kendi îmanını kurtarmak değil; belki başkasının îmanlarını da muhafaza etmeye mükelleftir. O da, hizmete ciddî devam ile olur.

Kastamonu Lahikası, s. 148.




  Ad Soyad
  Yorum