A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ İçerik Ekle
Risale, i, Nur’, un, kendisi, de, bir, inayet, i, İlahiyedir,
Risale-i Nur’ un kendisi de bir inayet-i İlahiyedir

Risale-i Nur’ un kendisi de bir inayet-i İlahiyedir Risale-i Nur eczaları, bütün mühim hakaik-ı îmâniye ve Kur’âniyeyi, hatta en muannide karşı dahi parlak bir sûrette ispatı çok kuvvetli bir işaret-i gaybiye ve bir inayet-i İlâhiyedir. Çünkü hakaik-ı îmâniye ve Kur’âniye içinde öyleleri var ki, en büyük bir dahî telakkî edilen İbn-i Sîna, fehminde aczini îtiraf etmiş;
"Akıl buna yol bulamaz" demiş. "Onuncu Söz" risalesi, o zâtın dehasıyla yetişemediği hakaikı avamlara da, çocuklara da bildiriyor.
Hem mesela, sırrı-ı kader ve cüz’-ü ihtiyarînin halli için, koca Sa’d-ı Taftazanî gibi bir allâme, kırk elli sayfada, meşhur "Mukaddemat-ı İsna Aşer" namiyle telvih nam kitabında, ancak hallettiği ve ancak havassa bildirdiği aynı mesaili kadere dair olan Yirmi Altıncı Sözde, İkinci Mebhasın iki sayfasında tamamıyla, hem herkese bildirecek bir tarzda beyanı, eser-i inayet olmazsa, nedir?

Hem bütün ukûlü hayrette bırakan ve hiçbir felsefenin eliyle keşfedilemeyen ve sırr-ı hilkat-i alem ve tılsım-ı kainat denilen ve Kur’ân-ı Azîmüşşanını î’câzıyla keşfedilen o tılsım-ı müşkülküşa ve o muamma-yı hayretnüma, Yirmi Dördüncü Mektup ve Yirmi Dokuzuncu Sözün ahirindeki remizli nüktede ve Otuzuncu Sözün tahavvülat-ı zerratın altı adet hikmetinde keşfedilmiştir. Kainattaki faaliyet-i hayretnümanın tılsımını ve hilkat-i kainatın ve akıbetinin muammasını ve tahavvülât-ı zerrâttaki harekâtın sırr-ı hikmetini keşf ve beyan etmişlerdir. Meydandadır; bakılabilir.




Hem, sırr-ı Ehadiyet ile, şeriksiz vahdet-i Rubûbiyeti; hem, nihayetsiz kurbiyet-i İlâhiyeye nisbeten zerrât ve seyyârât müsavi olduğunu ve haşr-i âzâmda umum zîrûhun ihyası, bir nefsin ihyası kadar o kudrete kolay olduğunu; ve şirkin hilkat-i kâinatta müdahalesi imtina derecesinde akıldan uzak olduğunu, kemal-i vuzuh ile gösteren Yirminci Mektuptaki kelimesi beyanında üç temsili havi onun zeyli, şu azîm sırr-ı vahdeti keşfetmiştir.


Onun herşeye gücü yeter ve hiçbir şey Ona ağır gelmez. Hadîs-i şerif: Müslim, Mesacid:146, Zikir: 28, 30; Buhari, Ezan:155. Aynı ifade birçok ayette de geçer. Mesela, Mülk Sûresi birinci ayet.

Hem, hakaik-ı îmâniye ve Kur’âniyede öyle bir genişlik var ki, en büyük zekâ-i beşerî ihata edemediği halde, benim gibi zihni müşevveş, vaziyeti perişan, müracâat edilecek kitap yokken, sıkıntılı ve süratle yazan bir adamda, o hakaikın ekseriyet-i mutlakası, dekaikıyla zuhuru doğrudan doğruya Kur’ân-ı Hakîmin î’câz-ı mânevîsinin eseri ve inayet-i Rabbaniyenin bir cilvesi ve kuvvetli bir işaret-i gaybiyedir.

Mektûbat, s. 361-362.










  Ad Soyad
  Yorum