A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
PEKMEZİN TARİHÇESİ

PEKMEZİN TARİHÇESİ

 Meyvelerin ömürlerinin uzatılması ve korunması için insanoğlunun yöntem geliştirmesi M.Ö. 1.yy’a dayanır. Yöntem geliştiren ziraatçılardan olan Columella M.Ö 1.yy’da yaşamış olup, Tarım ve Ağaçlar adlı eserinde; birçok meyve ve sebzenin üretiminden ve saklanma yöntemlerinden bahsetmekte ve şarabın ve fermente olmamış kaynatılmış üzümün  yapımından ve nasıl saklanması gerektiğinden bahsetmektedir. Buradan, pekmezin nasıl yapıldığının veya en azından nasıl yapılabileceğine ilişkin ipuçlarının bilindiğine ilişkin tarihin çok eskilere dayandığı anlaşılabilmektedir.


Üzüm suyunun kaynatılarak korunması ve suyu uçurularak  özel kıvamda bir şurup haline getirilmesi Yakın Doğu ve Akdeniz ülkelerinde yüzyıllar boyunca yaşayan bir kültür olarak günümüze kadar yaşatılmıştır. Pekmez,  İtalyanca vino cotto (haşlanmış şarap), Fransızca vin cuit, Süryanice’de  nardenk ve Arapça’da beştaş olarak bilinir.

John Kitto’nun  eski ama ünlü olan ve  üzerinde "Şarap, yazan ve " İncil Edebiyatı’nın eski fakat yeniden ele alınmış  Ansiklopedisinde Yakın Doğu'da  haşlanmış üzüm suyu kullanımı hakkında  birkaç on dokuzuncu yüzyıl tarihçilerinin literatürlerine işaret eder.   Bunlardan biri, Halep’in Doğal yazarı  Dr A. Russell, eserinde şöyle  yazıyor: "Kaynatılmış üzüm suyu burada  Sapa vini olarak adlandırılır veya  Dibb olarak da bilinir, deriler içinde şehre getirilir ve halk  pazarlarında satılır,çok kaba bal görünümündedir, tatlıdır, bütün türleri halk arasında yaygın olarak kullanılmaktadır.

Bir Amerikan misyoneri Rev Henry Homes ,Bibliotheca Sacra (Mayıs 1848)’da  yayınlanan şarap yazısında İstanbul’daki gözlemlerini anlatırken:  "Basit üzüm suyudur. Asidini nötralize etmek için herhangi bir toprak ilavesi olmadan, kaynatılarak ürün dörtte biri miktarına kadar azaltılır,  bu durum mayalanmaya daha az maruz kalmasına neden olur ve serin bir yerde korunur. Kaynatma işlemine dört-beş saat bırakılır. Toprak kaplar yerine ahşap kaplar içine konur ve hava almasını engellemek için deri ile sıkıca kaplanır ve ağzı bağlanır. Bu normaldir, sarhoş edici değildir.  Müslümanlar ve Hıristiyanlar serbestçe kullanıyor.

Ülkemizdeki en eski dokümanlara bakıldığında eski helva üretimi yapanların pekmez de yaptıkları görülmektedir. 19.yüzyılın ikinci Tahin ve helva üretimi yapan Türkler pekmez yapımına da el atmışlardır. Osmanlı’da başlayan tahin, helva ve diğer ürünler günümüze kadar lezzetini ve yapımını geliştirerek gelmişlerdir.

Pekmez, aklınıza gelen her türlü meyveden yapılabilir. En fazla üzümün birçok çeşidinden yapılır ancak, dut, armut, karadut, karpuz, pancar  ve keçiboynuzu gibi meyvelerden de yapılmaktadır. 
  Ad Soyad
  Yorum