A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
PARANIN YÜKSELİŞİ KİTABI ÖZETİ

PARANIN YÜKSELİŞİ KİTABI ÖZETİ

PARANIN YÜKSELİŞİ KİTABI / NIAAL FERGUSON

GİRİŞ

PARANIN YÜKSELİŞİ

Ekmek nakit,teklik mangiz, mangır,servet,kazanç,akçe,metelik;adına ne derseniz deyin,para önemlidir.Hristiyanlar için para aşkı tüm kötülüklerin anasısdır.Komutanlar için savaşın payandası,devrimciler içinişçinin prangasıdır.Peki para tam olarak nedir?İsponyol  fatihlerin zannettiği gibi gümüşten bir dağ mıdır?Yada salt kil tabletler ve basılı kağıtlar yeterli midir parayı açıklamaya? Nasıl olduda paranın büyük kısmının görünmez olup bilgisayar ekranlarındaki rakamlara dönüştüğü bir dünyada yaşamaya başladık?Para nerden geldi? Ve nereye kayboldu?

 

               Dünyanın adeletsizliğine kızgın mısınız? Şişman kapitalistler ve milyader bankacılar sizi çıldırtıyor mu?Sahip olmayanlarla,sahip olanlar ve yat sahibi olanlar arasında giderek açılan uçurum sizi şaşkına mı çeviriyor?Yalnız değilsiniz.Batı medeniyetler tarihi boyunca tarihi boyunca borç vererek para kazananların tarım ve imalat gibi gerçek ekonomik faliyetlerin paraziti olduğu düşüncesiyle finans ve finansçılara karşı zaman zaman ortaya çıkan bir husumet hep var olmuşutur.Bu husumetin üç nedeni vardır. Öncelikle;borç alanlar her zaman borç verenlerden, çok olmuştur,bu da borç verenlerin alanlara karşı nadiren lütüfkar davranmaya itmiştir.Diğer yandan finansal krizler ve skandalların ortaya çıkışındaki sıklık,finansın zenginliğin değil fakirliğin,istikrarın değil belirsizliğin nedeni olduğu şeklinde algılanması bütün ülkelerindeki finansal hizmetler,toprak sahibi olmaları, yakın ilişki ve güven ağı sayesinde para işlerinde başarılı olmuş etnişk yada dini azınlıklar tarafından sağlanmıştır

 

            Finansal sektörün ABD'nin GSYH'na katkısı 1947 'de yüzde 2,3 tür.Bu oran 2007 de yüzde8,1 yükseldi.diğert bir deyişle birleşik devletlerde çalışanlara ödenen her13 doların yaklaşık 1 doları finans sektöründe çalışanlara gitti.finansın önemi GSYHnın yüzde 9,4 ünü oluşturdu britanyadaa arttı.

 

Finansal sektör akedemisyenler için güçlü bir cazibe merkezi haline geldi. 1970'lerde,bugün benimde ders verdiğim Harvard'ın mezunlarının sadece 5'i finansa yönelirdi.1990'larda bu oran yüzde 15'e yükselmişti.2007 dönemindeki erkeklerin yüzde 20'sinde,kadınların ise yüzde 10'unda fazlası ilk işlerinin bir bankada olmasını bekliyor.Onları suçlayabilir miyiz? Son yıllarda ABD'nin en saygın 8 üniversitesinde mezun olanların finans sektöründede elde edebilecekleri gelir,ekonominin diğer sektörlerinde'de edebileceklerinin neredeyse üç katı.

 

 

              Geriye bakacak olursak, eşikaltı ipotekli kredilerden kaynaklanan krizin tam anlamıyla küresel bir finansal krize dönüşmesinin şaşırtıcı şeklinde uzun sürdüğünü söyleyebiliriz.Amerikada'ki emlak fiyatları Ocak 2007'de düşmeye başlamışolmasına rağmen borsa ekim ayına kadar yükselmeye devam etti.2008 Mayıs ayında bile standart and Poor's 500 endeksi bir önceki yılın zirvesinde sadece yüzde 10 daha düşüktü.Ekonomik araştırmalar ulusal bürosu(National Breua of Economic Research) Aralık 2007'de bir durgunluğun başladığını duyurduysada Amerikalı tüketiciler öylesine bir inkar içindeydiler ki harcamalarını 2008 Ekim ayıyla birlikte Büyük inkar sona erdi.

 

                Bu sadece Amerika’ya has bir durum değildir 2006 yılında Britanya finansal hizmetler kurumunun halkın finansal konularındaki bilgi seviyesi hakkında yaptığı bir araştırma ,beş kişiden birinin faizlerin yüzde 3olduğu bir ortamda enflasyonun yüzde5 olmasının alım güçlerine nasıl bir etki yapacağını bilmemiştir.Son örneğin gösterdiği gibi bu araştırmada sorulan sorular çok basit niteliktedir.Soru sorulanların ancak bir vauç kadarının satış ve alış opsiyonları arasındaki farkı bilebileceğini tahmin etmek yanlış olmaz.Politikacıların,merkez bankaları ve iş admları düzenli olarak halkın para hakkındaki cahilliğinden yakınırlar,ve bu konudada haklıdırlar.

 

AÇGÖZLÜ HAYELLER

Paranın olmadığı bir dünya düşleyin.yüzyılı aşkın süredir sadece komünistler ve anarşistler değil,aşırı sağcılar,kökten dinciler ve hippiler de bunun hayalini kurdular.Friedrich Engels ve karl Marx'a göre para aile içi bağlarda dahil insanlar arası tüm ilişkilerin yerine para bağını koyan kapitalist bir sömürü aracıdır.Marx'ın daha sonrada kapitalde göstermeye çalıştığı gibi para,dürüst çalışmayla elde edilmiş artığın kapitalist sınıfın doymak bilmez birikim arzusunu tatmin etmek için ele geçirilip somutlaştırılması sonucu metalaştırılan emektir.Bu  gibi görüşler kolay değişmez.1970 gibi yakın zamanlarda bile Avrupa komünistleri parasız bir dünyaya özlem duyuyorlardı,tıpkı büyük Britanya sosyalist partisinin aylık gazetesi Socialist Standard'da yer alan ütopyacı sesleniş gibi:

                  'Para hükmünü yitirecek...Altın Lenin'in istediği gibi umumi tuvaletler yapmak için rezerve edilebilir...Komunist toplumlarda mallara erişim özgür ve ücretsiz olacak.Toplumun örgütlenmesi , temelden itibaren  parasız olacak... Çılgıncasına nevrotik bir biçimde tüketme ve istifleme arzusu yok olcak.Nesneleri biriktirme isteği absürt hale gelecek,artık cebe atılacak para yada elınacak maaşlı kalmayacak.

 Yeni insanlar kendilerine yaşamaları için gerekli olan ne varsa fazlasıyla veren doğaya güvenip yarın kaygısı olmadan yaşayan avcı-toplayıcı atalarına benzeyecekler...

                     Batıda paranın metalle özleştirilmesinin,tarihi tesadüflerin ötesinde bir nedeni yoktur.  Beş bin yıl önce Mezopotomyada insanlar arpa,yün gibi zirai ürünlerle gümüş gibi metallere ait işlem bilgilerini kil tabletler üzerine kaydederlerdi.Gümüşten yapılmış yüzük,külçe ve levhalar,tıpkı tahıllar gibi hazır para olarak kullanılabilirdiama kil tabletler en az onlar:kadar,belki dahada fazla önemliydi.Bu tapletlerin bir çoğu günümüze ulaşmıştır,ve bize ilk yazılı kayıtların tarihi şiir yada felsefi metinler yazmak için,değil iş yapmak için üretildiklerini hatırlatırlar.Bu kadar eski finansal araçları ele alırken saygı duymamak mümkün değil.

 

                  Geştiğimiz elli yılda alma gücü düşmüş olsada bugün,kağıt paradan ve hurdadan yapılan bozuk paralardan memnunuz.Nede olsa ikisede değer saklamaya yarıyır.Dahada ilginci,göremediğimiz bir paraylada sorunumuz yok.Bugünün elektronik parası işverenlerimizin bizim hesabımıza,ordanda alışveriş yaptığımız mağazanınkine hiçbir şekilde cisimleşmeden hareket edilebiliyor.Ekonoministlerin para arzı dedikleri şeyi şu anda büyük ölçüde bu snal para oluşturuyor.Amerikalıların ellerine tuttukları dolarlar M2 olarak tanımlanan parasal ölçütün sadece yüzde11'ini oluşturuyor.Bugün paranın elle tutulamaz oluşu belkide onun mahiyetini en iyi açıklayan yönü.Yeni Dünya'yı fethedenlerin anlayamadıkları şey paranın bir inanç meselesi olduğuydu;ödemeyi yaptığı parayı basana yada çek ve havaleleriner kafil olan kuruma inanç.Para metal parası değildir.Güvenin inancın yazılmış olduğu pekde önemli değildir.Maldivlerin deniz kabuklarından,pasifikteki yap odasının büyük taş halkalarına herşey para olarak kullanılabilir.Ve görünen o ki bu elektronik çağda hiç bir şeyde para yerine geçebilir...

 

BANKACILIĞIN DOĞUŞU

Shylock borç vermenin doğasında helede borç veren bir yabancı ise olan zayıflığı keşfeden ilk ikrizatçı değildir.On dördüncü yüzyılın başlarında italyada finans florasanlı üç aileden soroluyordu:Bardi Peruzzi ve Acciaiuoli aileleri.Her üçlüde büyük müşterilerden ingiliz Kralı 3.Edward ve Napoli Kralı Roberto'nun borçlarını ödeyememeleri üzerine 1340'lı yıllarda piyasadan silinmişlerdi.Bu olay ikrizatçıların potansiyel  zayıflılarını temsil ediyorsa Medicilerin yükselişide tam tersini,potansiyel gücünü temsil eder.

 

 

     Belkide başka hiç bir aile içinde bulunduğu deöneme,medicilerin rönesans dönemine bıraktığı gibi bir iz bırakmamıştır.Medici ailesinin iki üyesi(x.leo ve VII clement) papa,ikisi (catherine ve Marie)Fransa kraliçesi üçüde (floransa, Nemours ve Toskana'ya) dük olmıştur.

 

               Gereğine uygun olarak medicilerin rönesans dönemine bıraktığı iz gibi bir iz bırakmamıştır.Medici ailesinin tarihini politik gücün yüksek teorisyeni Niccola Machiavelli kaleme almıştır.Sannatta ve bilimde hamilik yaptıkları dahilerin listesi Michelangelo2dan Galileo'ya kadar uzanır.Ve göz kamaştırıcı mimarı mirasları günümüzde Floransa'yı ziyaret edenlerin etrafını sarar.Sadece cafaggida villasına san marco manastırına San Lorenzo Bazilikası ile on altıncı yüzyılın ortalarında Dük Cosimode medicinin yaşadığı olağanüstü sraylara,ön olarak anılan avluların ile birlikte Arno nehrinin kenarında uzanan yeni şehir bürolarına (uffuzi)bakmak yeterlidir. Peki bütün bu şaşaanın kaynağı nedir?Sandro Botticelli'ye ait venüs doğuşu benzeri şaheserlerin parası nerden gelmiştir.Basit yanıt medicilerin artede cambio (kombiyocular locası)üyesi döviz tüccarı olmalıdır.Bankacı (ita banchieri)olarak tanımalarının nedeni,venedikli  yahudiler gibi işlerini sokakataki bankaların üzerine oturarak yapmalarıdır.İlk medici bankasının (tezgahının demek belkide daha uygun düşer)yeri floransanın büyük yün pazarından kısa bir yürüme mesafesinden bulunan cavalcanti sarayına yakın bugünkü dia parta rosa ve dell arte della lona sokaklarını köşesidir.

 

BANKACILIĞIN EVRİMİ

Finansal tarihçiler on yedinci yüzyıl sonrasında bankacılıkta görülen büyümenin on sekizinci tüzyıl sonunda Britanyada başlayıp  sonra batı avrupaya ve avrupanın uazntısı Kuzey Amerikaya ve Avusturalyasdaki büyük yerleşimlere yayılan ekonomik büyümenin hızlanmasıyla ne ülçüde açılanabileceği konusunda farklı görüşlere sahiptir .Finanasal devrimin endüstri devriminden önce şolduğuna tabiki şüphe yok. Endüstri devriminde başı çeken tekstil üretimi ve demir imalatındaki önemli atılımların,finansman için ağırlıklı olarak bankalara dayanamadıkları doğrudur.Ama bankalar kıta avrupasının endüstrileşmesinde İngilterede oynadıklarından daha önemli rol oynamışlardır.Basit bir neden sonuç ilişkisi aramak (daha gelişmiş finansal  kurumlar mı büyümeyi doğurdu yoksa büyümeni finansal gelişimi körükledi)boşuna olacaktır.

          Bir kırk yıl daha çözümlenmeyen konu bankanın rezerveleri ile tedavüldeki banknotlarının rasındaki ilişkinin nasıl olması gerektiğiydi.Bankanın başkalarından J.Hossley Palmer'ın bu konudaki görünüşü rezerve miktarının iskonto işçinin hacmiyle orantılıu olması gerektiği ve rezervin üçte birinin altında oluşması yönündeydi.Başbakan Sir Robert Pell bu düzenlemenin piyasaya çok miktarda para sürüğlmesi neticesinde enflasyon riski yaratacağından endişe ediyordu.

Pell'in 1844 tarikli Babkacılık yasası bankayı ikiye böldü:Bankanın ticari faliyetlerini yürütecek bir bankacılık departmanıyla 14 miyon pound tutarında menkul kıymet ve britanya ile diğer arasındaki ticaret dengesi doğrultusunda dalgalanacak belirtilmemiş miktarda altına sahip bir para basma departmanı.Basılan paranın toplamı menkul kıymet ve altın toplamını geçmeyecekti.

1847,1857 ve 1866'da tekrarlayan krizler,uygulamanın oldukça sıkı bir kısdaltma gerektiğini gösterdi ve her krizde bir likitide krizinin önüne geçmek için yasa akımına da yol açan sonucu krizden sonradır ki The Economist'in editörü Walter mücadele etmek için cezalandırıcı bir oranlada olsa serbestçe borç veren bir son borç mercii(lender of the last resort)olarak yeniden tanımlamıştı.

 

MÜFLİS MİLLET

Tenessee eyaletindeki Memphis Mvi süet ayakkabıları partileri ve iflasları ile meşhurdur.Eğer medicilerişn takipçisi günümüz bankacılarının anlamak istiyorsanız gitmeniz gereken yer kesinlikle Memphistir.Birleşik Devletlerde her yıl birle iki milyon arası iflas vakası meydana gelir ve iflas edenlerin çoğu idare edilemez hale gelmiş yükümlülüklerini yerine getirmektense batmayı tercih eden şahışlardır.Bu vakaların şaşırtıcı derecede büyük bir kısmı Tenessee'de yaşanır.Kayda değer olan iflas sürecinin on altıncı yüzyılda Venedik te yada günümüzde Glasgow'un belli bölgelkerinde onlarla kıyaslandığında ne kadar zahmetsiz göründüğüdür.Memphiste zorluk yaşamaya başlayan boçlular bir utanç damgası yemeden yada fiziksel bir hasar görmeden borçlarından tamamıyla kurtulabilir yada en azından borçlarını azaltabilirler.dünyanın en başarılı kapitalist ekonomisinin sanki kolay iktisadi başarısızlıklar üzerine inşaa edilmiş olması büyük bir bilmecedir.

 

PATLAYAN BALONLAR

And dağları Güney Amerikanın batısında eğri büğrü bir omurga gibi yaklaşık altın bin beş yüz kilometre uzanır.Nazca tektonik plakası yavaş ama gürültülü bir şekilde Güney Amerika plakası altına girmeye başladığında,kabaca yüz milyon yıl önce oluşan sıradağların en yüksek zirvesi olan Arjantindeki   Aconcagua Dağı yaklaşık 7000 metre yüksekliğindedir.Aconcaguanın şilideki küçük kardeşi santi agoyu bekleyen bir koruyucu gibidir.Ama And dağlarının esas büyüklüğünü hissedebilmek için Bolivyanın dağlık bölgelerine gitmek gerekir. La Pazdan Titicaco Gölüne giden yolda yağmur bulutları yükseldiğinde gökyüzünü dağlar doldurur ve ufuğu beş döndürücü testere ağzına benzer bir gürültü kaplar.

 

 

             And değlarının haşmetini görünce insanların kurduğu hangi bir teşkilatın bu devasal engeli alt edebileceğine inanmak zor. Ama  Amerikalı bir şirket için And dağlarının zikzak çizen tepeleri doğusunda uzanan sık Amozon yağmur ormabnlarından daha göz korkutucu değildi.Bu şirket biri Bolivyanın Atlantik kıyısına diğeri Patogonyadan Arjantinin başkenti Buenos Aires'e uzanan ve dünyanın en uzun hattı olan iki doğal gaz boru hattı inşaa etmek üzere kurulmuştur.

 

               Hisselerin alınıp satılmaya başlandığın dört yüz yıl öncesinden bu yana birbirlerini takip eden bir çok finansal balon oluştu.Hisse senedi fiyatları defalarca tutunamayacakları kadar yükselip sonra bçakıldı. Ve her defasında bu sürece ahlaksızlık piyasasının içindeki ahlaksızlıkalrın yeni gelenlerin çaylaklığından faydalanarak kar elde etmek istemeleri eşlik etti.Artık alışıldık halke gelen bu süreç beş aşamadan özetlenebilir.

1)Aktarım:Ekonomik ortamdaki bir değişiklik belli şirketler için yeni fırsatlar yatarır.

2)Coşku yadsa sernayeyi aşan işlemler:Beklenen karların giderek artmasının hisse fiyatını hızla yükselttiği bir geribildirim süreci devreye girer.

3)Manik dönem yada balon:Sermaye üzerinden kazanılacak kolay para hayali,ilk defa yatırım yapacak olanlarla onların paralarını çarpacak olan dolandırıcıları kendine çeker.

4)Endişe:İşin içinde olanlarla beklenen karların aşırı deraceye yükselmiş olan hisse fiyatlarını destekleyemediğini onlarla,satış yaparak karlarını cebe indirirler.

5)Tepki yada güvenin sarsılması :Hisse fiyatları düştükçe herkes kaçışmaya başlar ve balon hepten patlar.

ÖDEV

RİSKİN GERİ DÖNÜŞÜ

En temel finansal dürtü gelecek tasarruf etmektir,çünkü gelecek ön görülmezdir.Dünya tehlikeli bir yerdir ,ve hayatta kör talihten nasibini almayan pek azdır.Çoğu zaman sorun,yanlış zamanda,yanlış yerde olmaktır 2005Ağustosu'nun son haftasında Katrina kasırgası'nın bir değil iki kere vurduğu Misissippi Deltası gibi. Önce saatte225km hızla esen muazzam bir rüzgar bölgenin ahşap evlerininçoğunu beton temellerinden ayırdı.İki saat sonra 9-10 metreye ulaşan fırtına dağları ,New Orleans Pontchartrain Gölünün ve Missisipi Nehrinin sularından koruyan setlerden üçünü yıkarak milyonlarca ton suyun şehre dolmasına yol açtı.Yanlış zaman yanlış mekan.11 Eylül 2001'de dünya ticaret merkezi yada 2003 yılında beri kesin olan San Andreas fay hatı boyunca meydana gelecek bir deprem esasında San Francisco.

              Önceki savunma bakanı Donald Rumsfeld'in Saddam Hüseyin'in devrilmesi sonrası,Irak'ın başkentinden çığrından çıkan yağma çılgınlığı için lakayt bir şekilde yaptığı yorum gibi olur böyle şeyler.Bazı insanlar böyle şeylerin olma ihtimalinin iklim değişikliği artan teorizm yada Amerika'nın dış politikalarındaki hatalar nedeniyle geçmişe göre  daha yüksek olduüunu söylüyor.Soru gelecekteki risklerin ve belirsizliklerle nasıl başa çıkacağımızdır. talihsizliğe karşı kendini güvenceye almak bireylerin görev midir?

 

İşler felaket derecesinde kötü giitiğinde dostalarımızın gönüllülüğüne dayalı hayır kurumlaruına mı iananmalıyız?Yoksa sel bastığında bizi kurtarması için devlete diğer bir ifadeyle muhterem vergi mükelleflerinin zorunlu ödemelerine mi güvenmeliyiz?

 

          Risk yönetiminin güvende olma tarihi finansal açığından güvende mesela iskoçyalı bir dul kadar güvende olma arzumla gelecek'in tek ve bilinebilir olmadığı gerçeği arasındaki uzun mücadeleden ibarettir.Bizi şaşırtma kapasitelerini  yitirmeyecek birden çok öngörülmez gelecek vardır.

 

BÜYÜK ZORLUK

Çocukluğumda izlediğim Western filimlerde,sınır boylarındaki hızlı değişimler birlikte kısa süre yaşanıldıktan sonra terk edilmiş hayalet kasabalar beni büyülerdi.Amerikanın ilk gerçek hayalet şehri olabilecek New Orleans'la karşılaşmam Katrina kasırgasının hemen ertesine denk gelir.

 

            Büyük kolaylıkla (Big Easy) ilgili mutlu ama puslu hatıralarım var. Lise ve Üniversite arasındaki ilk gençlik günlerinde özgürlüğün tadını ilk defa aldığım dönemde Amerikada yaşım tutmasada bira içebileceğim tek yerin New Orleans olduğunu ve biranın Preservation  Hall'daki yaşlı caz müzisyenlerin kulağa daha hoş gelmesini sağladığını keşfetmiştim.Bu hatıramda 25 büyük fırtınadan ise iki yıl sonra şehir hala eski halinin etkilenen bölgelerden birisi26.000 evden sadece beş tanesi sel  altında kalmamayı başardı.Büyük çoğunluğu Louisiano'dan olmak üzere 1.836 Amerikalı Katrina sonucu hayatını kaybetti.Sedece saint Bernard'da ölü sayısı kırk yediydi.İçeride bir ceset bulunup bulunmadığına dair kurtarma çalışmaları esnasında konulan işaretleri hala kapıların üzerinde görebilirsiniz.Yaşananlar belki ancak artaçağ İngiltere'sindeki kara ölüm'le mukayese edilebilir.

 

               Haziran 2007'de New Orleans'ı tekrar ziyaret ettiğimde,belediye meclisi üyesi  Joey Difatta ve  Saint Bernard belediyesinin diğer çalışanları hala sel altında kalmış olan eaki ofislerinin önündeki treylerden çalışıyorlardı.Difatta fırtına devam ederken,sular yükselmeye devam edip onu çatıya çıkmaya zorlayana kadar masanın başındaydı.Çatıdaki arkadaşlarıyla beraber mahallelerinişn kirli kahverengi suyun altında yok oluşunu çaresizce izlediler.

 

 

Fedaral Acil Durum Yönetim Dairesinin (Federal Emergency Management Agecy- Fema) beceriksizliğine sinirlenip kaybolanı yerine koymak için işin içine koydular.O günden beri sıkı bağlarla örülmüş (çoğu  Difatta'nın kendisi gibi,kanarya Adaları2ında Louisiana2ya göç ertmiş olanların çocuklarından oluşan)toplulukların yeniden inşaa etmek için durmadan çalışıyorlar.

EV GİBİSİ YOK

Emlak, ingilizce konuşulan ülkelerdeki en favori iktisadi meşgaledir.Finansal yaşamın başka hiç bir yüzü insanların hayal dünyasını bu kadar meşgul edemez.Akşam yemeklerinde ondan daha fazla konuşulan bir yatırım kararı yoktur.Gayri menkul piyasası eşsizdir.Ekonomik açıdan ne kadar cahil olursa olsun,her yetişkinin bu piyasanın geleceğiyle ilgili bir fikri vardır.çocuklara kendi paralarını kazanmalarına bile daha çok varken,nasıl mülk sahibi olabilecekleri öğretilir.öğrenmek içinde bir emlak oyunu oynanır.

 

             Bugün Monopoly olarak bildiğimiz oyun ilk olarak 1903'teki radikal iktisatçı Henry George'un miridi olan Amerikalı olan Elizabeth (Lizzie) Philips tarafından akıl etmiştir. Philips sadece arsa değeri üzerinden vergi alınan bir dünyaya dair ütopyacı,düşler kuruyordu.Oyunun asıl amacı küçük bir mal sahibi grubunun kiracılardan topladığı kiralarla kar elde etmesinin sosyal sistemde yarattığı adaletsizliği göstermekti.Başlagıçta mal sahiplerinin oyunu(The Lanlord's Game) olarak bu prototip  monopoly'nin tanıdık ngelebilecek yönleri vardı devam eden kareler oluşan dizilim hapse gir köşesi ama kilitlerle savunulmayacak kadar karışıktı ve öğretici bir tavra sahipti. Oyunu ilk oynayanlar prototip derslerinde kullanacakları şekilde değiştirilmiş olan bir iki acayip öğretim görevlisini,wharton'dan scott Nearing ve colombidan  Guy Tugwell'i işe dahil ettiler.Aekadaşlarının Nev Jersey'nin sahil beldesi  Atlantic city'nin sokakları üzerine kurulmuş versiyonu gösterdikleri oyunun ticari potansiyelini fark eden charles Darrow isimli işsiz bir tesisat mühendisiydi.

 

                Darrow oyunu her karenin üzerinde parlak renkli bir şerit yer alacak ve oyunların bu karelerin üzerine elle yontulmuş küçük evler oteller dikilebileceği şekilde yeniden tasarladı.

                Darrw'un eli bçabuktu (bir oyu setini sekiz saatte hazırlanabiliyordu)ama aynı zamanda philadelphia'daki john wonamekar mağazasının ve oyuncak parekendicisi F.A.O schawartz'ı 1934 noel sezonu için oyunu almaya ikna edecek satıcı azmine'de sahipti.Kısa zamanda tek başına yapamayacağı kadar fazla satar hale geldi. 19356'te (daha önce mal sahiplerinin oyununu beğenmemiş olan) kutu oyunu firması parker Brothers,Darrow'un işini satın aldı.

 

                    Büyük buhran dönemi ileride ev  sahibi olacaklara yönelik bir oyuna dönüşen Monoply'nin piyasaya sunulması için pek de uygun değilmiş gibi görünebilir. Ama belkide o sahte paralar oyunu çekici kılıyordu.Parker Brothers 1935'teki duyurularında şöyşe diyordu:

 

                      Oyunun adıundanda anlaşıldığı gibi oyuncular emlak,demir yolu ve kamu hizmetleriyle uğraşıp bir mül üzerinde tekel(monopol) konumu tesis ederek diğer oyunculardan kira almaya çalışırlar.İşin içinde verilen paranın kullanılavcağı ipotekli krediler,vergiler gibi tanıdık sorunlarla yardımlaşmaya sandığı ,opsiyonlar,kiralamalar,faiz geliri yatırımlık gayri menkul,oteller,elektirik santralleri benzeri işlemler girince heyecanda yükseliyor.

 

                      Oyun olğanüstü bir başarı yakaladı.1935 sonuna kadar iki yüz elli bim oyun satılmıştı.Takip eden dört yıl içinde (waddington'un benim ilk oynadığım londra versiyonunu yarattığı) Britanya,Fransa her ne kadar faşist yönetimler oyunun kapitalist karekterikarşısında ikicikli olsalarda Almanya İtalya ve Avusturya versiyonları ortaya çıktı.İkinci dünya savaşı esnasında gizli servis detaylı haritalar ve paradan oluşan kaçış saatlerini kızıl haç'ın dağıttığı Monoply kutularının içine koyup Alman kamplarındaki ingiliz savaş esirlerine ulaştırıyordu.Gerçek hayatta işler çıkmaza girmiş olabilir ama Monoply oynarken koskoca bir caddeyi satın almayı hayal edebiliriz. Oyunun bize söylediği esas mucidinin niyetinin aksine gayri menkul sahibi olmanın akıllıca olduğudur.Ne kadar fazla gayri menkulün olursa o kadar dsaha çok para kazanırsın. Özellikle ingilizce konuşulan ülkelerde hiçbir yatırımın tuğla ve harcın yerini tutamayacağı herkesin kabul ettiği bir gerçek haline gelmiştir.

 

 

 

SONUÇ

PARANIN DÜŞÜŞÜ

Bugün finans dünyası dörty bin yıllık ekonomik evrimin sonucudur.Para borçlu ve alacaklı arasındaki o kristalize ilişki daha borçlanma ve borç vermelerin takas edildiği bankaları doğurdu.On üçüncü yüzyıl ve sonrasında devlet tahvilleri faiz ödemelerini menkul kıymetleştirirken tahvil piyasaları,menkul kıymetlerin alınıp satılması ve fiyatlanmasında halka açık düzenlenmiş piyasaların faydalarını ortaya çıkardı. On yedinci yüzyıldan itibaren şirket hisselerinde benzer şekilde alınıp satılabiliniyordu.On sekizinci yüzyılla birlikte önce sigorta sonra emeklilik fonları ölçek ekonomisinden ve ortalamalar yasasından faydalanarak hesaplanabilir ve risklere karşı korunma sağladılar.On dokuzuncu yüzyılda vadeli işlem ve opsiyonlar birlikte özel ve karmaşık enstürmanlar ilk türevler devreye girdi.Ve yirminci yüzyılla birlikte insanlar sişyasi nedenlerde borçlanıp portföylerini gayri menkule kaydırmaları yönünde teşvik edildi.

 

              Bankalar tahvil piyasaları hisse senedi piyasaları sigorta ve menkul kıymete dayalı demokrasi gibi kurumsal yeniliklerin hapsini bişr arada barındıran ekonomiler uzun vadede bu kurumlara sahip olmayanlardan daha başarılı oldular çünkü finansal aracılık genelde kaynakların feodalizim yada merkezi planlamaya göre daha verimli dağılmasına imkan sağlar.Bu nedenlede batının finansal modelinin önce emperyalizm sonrada küreselleşmeyle dünyaya yayılamsı pekde şaşırtıcı değildir.Kısaca söylemek gerekirse antik Mezopotomya'dan günümüz çin2e paranın yükselişi insanlığının gelişimninin arasındaki itici güçlerden biri oolmuştur.Yenilik aracılık ve bütünleşmeden oluşan bu karmaşık süreç insanlığın üretim yapanın sadece kendini doyuracak kadar ürün almak için çabaladığı ilkel tarımın ağır iş yükünden ve Malthuscu nüfus döngülerinden kurtulmasında bilimin ilerlemesi yada hukukun gelişimi kadar ömenlidir.

 

 

  Ad Soyad
  Yorum