A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Pancar

Pancar

 PANCAR

Eski Yunanlılar ve Romalılar zamanında pancar, sebzeler içinde önemli yeri olan bir sebzedir. Ancak düzenli olarak yetiştiriciliğinin 16. Yüzyılda yayıldığı görülmektedir. Akdeniz kıyı şeridi, Ege denizi çevresi, Batı Anadolu, Hindistan ve Orta Asya pancarın anavatanı olarak kabul edilir. Tarih öncesi devirlerde Kuzey Afrika, Asya ve Avrupa'nın kıyı kesimlerinde yabani pancar türlerinin varlığı bilinmektedir. Ülkemizde yabani pancarlara hemen bütün bölgelerimizde rastlanmakta ve bu yönden pancar büyük bir form zenginliği göstermektedir. En büyük üretim ve tüketim Ege ve Marmara bölgelerinde iken Akdeniz Bölgesinde sınırlı miktarda kırmızı pancar üretimi yapılmaktadır. Ülkemizde kırmızı pancar endüstriyel anlamda sadece turşuluk olarak kullanılmaktadır. Kırmızı pancar içermiş olduğu çok zengin ve güzel renk maddesiyle tabii gıda boyası gibi kullanılır. İnsanların çok eski yıllardan beri pancarı tanıdığı ve tükettiği bilinmektedir. Başlangıçta bu günkü şeker pancarı formundaki kırmızı ve sarı renkli pancarlar (pancarını toprak içinde oluşturan çeşitler) üretilirken daha sonra bunların yerini yuvarlak ve basık şekilli pancar yapan varyeteler almıştır. Özellikle besin içeriği ve sahip olduğu doğal antioksidanlar kırmızı pancarın insan beslenmesindeki önemini attırmaktadır. Kırmızı pancar pembemsi rengini kanserle mücadelede etkin antosiyanlardan olan betacyanin maddesinden alır. Kırmızı pancar suyunun, bazı yeşil sebzelerde yüksek miktarda yer alan nitrat ve nitritin indirgenmesiyle oluşan nitrozaminlerin etkisinden kanaklanan hücre mutasyonlarını potansiyel azaltıcı etkisinin olduğu bildirilmektedir. Ayrıca bünyesinde yüksek miktarda folate içermektedir.

ANAVATANI

Eski Yunanlılar ve Romalılar zamanında pancar, sebzeler içinde önemli yeri olan bir sebzedir. Ancak düzenli olarak yetiştiriciliğinin 16. Yüzyılda yayıldığı görülmektedir. Akdeniz kıyı şeridi, Ege denizi çevresi, Batı Anadolu, Hindistan ve Orta Asya pancarın anavatanı olarak kabul edilir.

SINIFLANDIRILMASI

 Pancar çok gelişmiş bir kök yapısına sahiptir ve bu kök sistemi sayesinde kuraklığa son derece dayanıklıdır. Kök gelişmesi varyetelere göre önemli değişiklikler göstermektedir. Bazı varyetelerde pancar kazık kökün depo haline gelmesinden oluşurken bazı varyetelerde ise pancarın bir kısmı kazık kökten bir kısmı da hipokotilin gelişmesinden oluşur. Pancar enine kesildiği zaman odun ve soymuk dokularından oluşan halkalar görülür. Pancara rengini veren antosiyan soymuk dokularında daha fazla, odun dokularında ise daha az miktarda görülür. Pancarda renk çok önemli bir faktördür. Açık kırmızıdan koyu kırmızı renge kadar çok değişik varyasyona sahip çeşitleri görmek mümkündür. Kısa sürede pancar oluşturan çeşitlerde pancar rengi daha açık, geçci çeşitlerde ise renk daha koyudur, ayrıca sarı renkli pancar oluşturan çeşitlerde vardır. Pancar bitkisi oldukça bol yaprak meydana getirir. Yapraklar hemen pancarın üstünde bir rozet şeklinde dizilmişlerdir. Yaprak sapı, yetiştirme sıklığına, sulama durumuna ve güneşlenmeye bağlı olarak kısalır veya uzar. Yaprak sapı yeşil ve mor renkli olabilir. Taze pancar yaprakları ıspanak gibi değerlendirilir, kırmızı pancarın şeker pancarı üretimi yapılan bölgelerimizde tüketilme alışkanlığının olmayışı büyük ölçüde bu nedenlere bağlamak mümkündür.

 

BOTANİK ÖZELLİKLERİ

BİTKİ OLUŞUMU

Pancar, tohum ekiminden itibaren erkenci çeşitlerde 4-4.5, geçci çeşitlerde ise 6 ayda hasat edilebilecek pancar iriliğine erişir.

 

 Pancarlarda olgunluk en dıştaki yaprakların sararmaya başlaması ve pancarın çeşit iriliğine ulaşması ile anlaşılır. Yaprakların yanlarından yeni sürgün meydana getirmeye başlamış bitkilerde hasat gecikmiş demektir. Hasadı bu döneme kadar geciktirmemek gerekir. Hasadı geciken pancarlarda liflenme (Odun dokuları belirginliği) artar, kalite düşer. Bitkiler hasat olgunluğuna geldiklerinde ya özel makinaları ile yada pancar yumrusunu toprak üzerinden yaprakları ile birlikte kavrayarak, kök bükülerek, hasat edilir. Hasat edilen yumruların toprakları silkelenir, daha sonra yıkanarak kazık kök uçları kesilir. Hemen pazarlanacaksa demetler haline getirilir. (5-6 adedi bir arada)

 

 Kışı serin geçen ve don olan bölgelerde sonbaharın ilk donlarından önce hasat edilen pancarların yaprakları yumrunun 2-3 cm üstünden kesilerek alınır, bu şekilde yapraklarından arındırılan pancarların yaralanmamasına özen gösterilir. Muhafaza sıfır derecenin üzerindeki sıcaklıklarda yapılır. (0-5°C) Muhafazanın kumda katlanarak yapılması pancar yumrularını diri tutar. Bu nedenle bu şekilde muhafaza küçük miktarların depolanmasında tercih edilen bir yöntemdir.

 

KÖK

Pancarlarda kök 150 cm’ye kadar gidebilen çok kuvvetli kazık kök ve bu kökten çıkan saçak köklerden oluşur. Pancar çok gelişmiş bir kök yapısına sahiptir ve bu kök sistemi sayesinde kuraklığa son derece dayanıklıdır. Özellikle derin profilli topraklarda bu kök sistemi sayesinde toprağın derinliklerindeki sudan yararlanarak kuraklıkları atlatabilir. Kök gelişmesi varyetelere göre önemli değişiklikler göstermektedir. Bazı varyetelerde pancar kazık kökün depo haline gelmesinden oluşurken bazı varyetelerde ise pancarın bir kısmı kazık kökten bir kısmı da hipokotilin gelişmesinden oluşur. Sadece kazık kökün depo kök haline gelmesiyle pancar oluşturan çeşitlerde, pancarın üzerinde köklerin oluştuğu noktalarda çukurluklar meydana gelmesi, pancarın hemen tamamının toprak altında oluşması nedeniyle pancar hasadını zorlaştırmaktadır. Pancarların çamurdan temizlenmesi esnasında meydana gelen fire miktarı artmaktadır. Bu nedenle sadece hipokotilden pancar oluşturan çeşitler tercih edilmiştir. Pancarda kök merkezden dışarıya doğru gelişir ve pancar kökünden meydana gelen epidermis tabakası çatlayarak atılır ve yenilenir. Pancarlarda, pancar ve kök gelişmesi şekil 11’de görülmektedir.

 

 Pancarın yenilen kısmı bir depo organıdır. Besin alımı hasat esnasında toprakta kalan köklen vasıtasıyla olur. Pancar enine kesildiği zaman odun ve soymuk dokularından oluşan halkalar görülür. Her iki doku tabakaları içinde kırmızı renk maddeleri oluşur. Pancara rengini veren bu antosyan soymuk dokularında daha fazla, odun dokuların da ise daha az miktarda görülmesine neden olur. Ancak bu renk farklılığının çok az olması aranan bir özelliktir. Pancarda renk çok önemli bir faktördür. Açık kırmızıdan koyu kırmızı renge kadar çok değişik varyasyona sahip çeşitleri görmek mümkündür.

 

 Kısa sürede pancar oluşturan çeşitlerde pancar rengi daha açık, geçci çeşitlerde ise renk daha koyudur.. Sarı renkli pancar oluşturan çeşitlerde vardır.

GÖVDE

Pancarlarda gelişme 1.. yılda pancarın ve üzerinde rozet şeklinde yer alan gövde üzerindeki yaprakların gelişmesi şeklinde olur. Üzerinde yapraklar, çiçekler, meyveler ve tohumları taşıyan sürgün ise 2. Yılda meydana gelir. Yabani formlarda çiçek sürgününün meydana gelişi 2. 3. 4. Yılda da olabilmektedir.

 

 Bu günkü yemeklik pancar çeşitlerinde gövde normal olarak 1. Yetiştirme yılında oluşur. Ancak çimlenme döneminde soğuk şoku geçiren pancarlar birinci yılda da çiçek sapı meydana getirebilirler. Bunlar 1.5-2 m kadar boy alır ve çok dallanır. Çiçek sürgünüü enine kesildiğinde köşeli bir yapı oluşturur, parlak yapıda, içi dolu ve sağlam yapılıdır.

 

 Pancar bitkisi o kadar çok meyve meydana getirir ki,çok dayanıklı olan çiçek sürgünü dahi bu meyvelerin olgunlaşmaya başladığı dönemlerde (en büyük ağırlığa eriştiği dönem) meyveleri taşıyamayarak kırılıp devrilirler. O nedenle tohum üretiminde bitkiler birbirine destek olacak şekilde sık dikilirler.

 

 Meyve ve tohumların olgunlaşması ile çiçek sürgünü sararak kurur ve pancar bitkisi böylece hayat devresini tamamlamış olur.

YAPRAK VE DALLAR

            Pancar bitkisi oldukça bol yaprak meydana getirir. Yapraklar hemen pancarın üstünde bir rozet şeklinde dizilmişlerdir. En yaşlı yapraklar en dıştaki yapraklardır. Yapraklar boyuna çizgili etli yapıda ve 15-20 cm uzunluğunda bir sapa sahiptirler. Yaprak sapı, yetiştirme sıklığına, sulama durumuna ve güneşlenmeye bağlı olarak kısalır veya uzar. Yaprak sapı yeşil ve mor renkli olabilir. Renkli yapraklı çeşitlerde yaprak sapı daima yaprak ayasından daha az renk pigmenti içerir. Bitki birinci yılda çok miktarda yaprak oluşturur. Pancar bu yaprakları kanalıyla yağış, sis ve gece çiğlerinden yararlanarak su ihtiyacının büyük bir bölümünü bu yolla karşılar. İşte bu özelliği nedeniyle yağmurlama yöntemi ile sulama yaparak az su ile başarılı bir şekilde pancar üretmek mümkün olur. Taze pancar yaprakları ıspanak gibi değerlendirilir, kırmızı pancarın şeker pancarı üretimi yapılan bölgelerimizde tüketilme alışkanlığının olmayışı büyük ölçüde bu nedenlere bağlamak mümkündür. Çeşitlere göre yaprak rengi büyük değişiklik gösterir. Açık yeşil yapraklı çeşitler yanına siyaha yakın koyu kırmızı renkli yapraklara sahip çeşitlerde vardır. Ancak genel kural olarak, koyu renkli yapraklara sahip çeşitlerde vardır. Ancak genel kural olarak, koyu renkli yapraklara sahip çeşitler yine koyu renkli pancar oluştururlar.

ÇİÇEKLER

Pancarlar çimlenme ve kotiledon döneminde soğuk şoku ile karşılaşmadıkları sürece 1. Yetiştirme yılında vegatatif olarak gelişirler. Yaprakları ve pancarı oluşturlar. Bu oluşan pancar sökülerek serin bir yerde kumda katlanarak muhafaza edilir ve ilk baharda tohumluk parseline dikilir. Bitkiler başlangıçta bir miktar yaprak meydana getirerek dallanmış ve üzerinde gruplar halinde çiçekleri bulunan çiçek sürgününü meydana getirirler. Ilıman iklimlerde pancarın sökülerek katlanmasına gerek kalmaz. Kışı dışarıda geçiren bitkiler ilkbaharda generatif faza geçerler. Bitkiler çok miktarda çiçek meydana getirirler. Pancar çiçekleri erselik yapıda olmalarına rağmen çok yüksek oranda yabancı döllenme gösterirler. Bunun nedeni çiçeklerin protandiri özelliğidir. Çiçek sapı çok kısadır ve sayıda çiçek bir yumak şeklinde bir arada bulunur. Çiçekler kendine uyuşmazlar. Az miktarda çiçekte de kendine döllenme görülür. Çiçekler beşli yapıdadır. Taç yapraklar gelişmemiştir. Çanak yapraklar gelişerek tohumu kaplarlar. Pancar da tohum denen aslında içinde tohumu taşıyan bir meyvedir. Pancarlarda döllenme rüzgarla olur. Pancar bitkileri çok miktarda sarı renkli çiçek tozu meydana getirirler bu tozlar rüzgar şiddetine ve çevre şartlarına bağlı olarak 1.5-2 km uzaklıklara kadar taşınabilirler. Bu nedenle tohum almada mesafe izolasyonuna özen göstermek gerekir.

MEYVELER

Çiçekler döllendikten sonra meyveler (tohum teşekkül eder. Pancar tohum topaklarına glomerül adı verilir. Çok embriyolu pancar tohumlarına poligerm. Tek embriyolu pancar tohumlarına monogerm tohum adı verilir.  Pancar  tohumları sert kabuklu, renkleri kahverengi, 1000 tohum ağırlığı 25 gramdır. Tek embriyolu tohum genetik olarak veya poligerm tohumların suni olarak parçalanmasıyla elde edilir.

TOHUMLAR

Pancarlarda tohumlar grup halinde yumak olarak bulunurlar. Bu yumaklar olduğu gibi ekilirlerse hem gerekenin 3-5 katı tohum kullanılır hemde her yumaktan tohum sayısına bağlı olarak 2-6 adet bitki gelişir. Buna karşın pancar yetiştirmede pancarın iyi ve düzgün gelişmesi bitkileri arasındaki mesafe ile çok yakından ilgilidir. Bu bakımdan istenilen sıra üstü mesafenin verilebilmesi için mutlaka seyreltme yapılmalıdır. Seyreltme çok zordur ve fazla zaman alır. Ayrıca da pahalıya malolan bir işlemdir. Bunun ortadan kaldırılması için yumak halindeki meyvelerin içinde yer alan tohumların yumağı kırılarak monogerm hale getirilmesi gereklidir.

 Pancar tohumları basık şekilli ve kahve renklidir. Her tohum bir meyve içinde yer alır. Yumak halinde olan meyvelerden 100 adedi 1.5-2 gr gelir ve 100 adet yumaktan 150-300 adet, bazen daha fazla bitki gelişir. Tohumlar çimlenme güçlerini 5-6 yıl muhafaza ederler ve optimum çimlenme sıcaklıkları 20-25 °C arasındaki sıcaklıklardır. Çimlenme için 10-14 günlük bir zamana gerek vardır.

 

BESLENME VE İNSAN SAĞLIĞI AÇISINDAN ÖNEMİ

 

Pancar yüksek antioksidan etkisiyle başta kanser olmak üzere adeta bin bir derde şifadır. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki içerdiği bu vitamin ve mineraller sağlığın çok önemli koruyucularındandır. Örneğin saç dökülmesi, sedef, egzama, ürtiker, kurdeşen ve karaciğer hastalıkları ile vücutta kaşıntının önlenmesinde faydalıdır. Cildi güzelleştiren kırmızı pancar, kalp hastalıklarından da korur.

Sindirim sistemini güçlendiriyor

Sindirim sistemi açısından çok önemli faydaları olan kırmızı pancarın, mide ve bağırsakları güçlendirici etkisi bulunduğunu anlatan Uslu, şöyle devam etti:

 

"Hazmı kolaylaştırır, kabızlığı yok eder, mide ağrısı ve ekşime sorunlarını anında giderir. Karaciğeri düzenli çalıştırması sebebiyle şeker hastalığını önler. Kansızlıkta ve demir eksikliğinde çok etkilidir. Kansızlık problemi olanların bol miktarda kapari kullanmaları ve mutlaka kırmızı pancar suyu tüketmeleri gerekir.

 

Havuç suyu ile eşit oranda karıştırılarak içilen pancar suyu, kısa sürede kan yapımına destek verir, alyuvar düzeyini yükseltir. Ülkemizde pek çok insanın kansızlık sorunu olduğu dikkate alındığında, bu bilgi çok önem kazanmaktadır. Kansızlık özellikle kadınlarda daha yaygındır. Kansızlık problemini gidermesi sonucu, iştahı da açarak, vücuda dinçlik verir."

EKONOMİK DEĞERİ

Yemeklik pancarın, ülke ekonomisinde büyük bir yeri yoktur. Halk beslenmesinde sadece turşu ve salata olarak kullanılması ve değişik yemeklere girmemesi, kullanım alanını kısıtlar. Daha çok büyük şehirlerdeki insanlarca kullanılır. Bu yüzden tüketimi azdır. Nitekim, Tarım ve Orman Bakanlı*ğından alınan çok senelik rakamlara göre ülkemizdeki üretim alanı 3-15 hektar ve bu alan üzerindeki üretim miktarı ise 10-60 ton arasında değişmektedir. En fazla üretim Ege ve Marmara Bölgesinde yapılmaktadır. Pancarın 2003 yılında kilogram fiyatı, toptancı halinde 500-750 bin TL, manavlarda 1-2 milyon TL ve pazarlarda 750 bin ile 1 milyon TL arasında oynamaktadır. Bir dönümden 1-3 ton arasında ürün alınır. Bu durumda dönüme ortalama elde edilen gelir toptancı hali fiyatlarına göre 600 bin TLx2000 kg = 1,2 milyardır. Bundan, 500 milyon TL masraflar çıkartıldığında, dönüme net kar 500-600 milyon TL kadardır.

TOPRAK İSTEKLERİ

Pancarlar organik maddece zengin derin bünyeli yeterli ölçüde kil içeren topraklarda başarılı olarak üretilirler. Pancar yetiştirilecek tarla taze ahır gübresi ile gübrelenmemelidir. Pancar yetiştiriciliğinde anorganik besin maddeleri yeterli ölçüde verildiğinde organik gübrelemeye ihtiyaç duyulmaz. Domates, lahana, kabakgiller ve patatesten sonra başarı ile üretilir. Toprak pH’sının 7 civarında olması başarıyı arttırır.

 

 Ağır killi topraklar özellikle kazık kökten pancar oluşturan çeşitlerde yıkama zorlukları yaratır.

 

 Pancar yetiştiriciliğinde toprağın hafif karakterde olması ve kil içermemesi çimlenme döneminde büyük sorunlar yaratır. Çimlenmenin başarılı olması için tohumun toprakla çok iyi temas etmesi gerekir. Kili içermeyen topraklarda bunu sağlamak oldukça güçtür.

GÜBRELEME

Pancar yetiştirilecek olan toprağa çiftlik gübresi verilecekse bu gübrelemenin ekimden en az 2-3 ay önceden yapılması gerekir. Fazla çiftlik gübresi pancardan çok yaprak gelişmesini artırdığı için çok önemlidir. Pancar inorganik gübreyi çok sever. Ekimden önce toprağa dekar başına kolay çözülen formda 15-20 kg fosfor (P2O5), 15-20 kg potasyum (K2O) atılarak sürümle birlikte sürüm derinliğine karışması sağlanmalıdır.

 

YETİŞTİRME TEKNİĞİ

    Kırmızı pancar üretimi bazı bölgelerde kışlık sebzeler olan lahana ve karnabaharlar arasında ara ziraatı şeklinde de yapılır.

       Küçük miktarlardaki ve sıcak bölgelerdeki üretimde, yetiştirme tavalarında el ile açılan çizilere sıra ile ekilerek yapılır.

       Büyük ve ticari işletmelerdeki üretimde ise mibzer ile sıraya ekim yapılır."

Toprağın ekimden önce çok iyi inceltilmesi, daha sonra da sıkıştırılması gerekir. Bu nedenle pancar yetiştiriciliğinde mutlaka merdane kullanmak gerekir. Çimlenme dönemindeki düşük sıcaklıklardan ve hafif donlardan mutlaka kaçınılmalıdır. Bu konuda dikkatli olmak, gerektiğinde ekim tarihini değiştirmek başarı için şarttır.

       Monogerm hâle getirilmiş tohumlarla yapılacak ekimde sıra aralarında 30 cm sıra üzerinde ise 3-4 cm’lik bir aralık verilerek mibzerle ekim yapılmalıdır. Çimlenme tamamlandıktan sonra verilecek sıra üzeri mesafeye göre seyreltme yapılır. Ekim derinliğinin toprak özelliği ve toprak nem durumu dikkate alınarak ayarlanması gerekir. Pancarlar genellikle 1-2 cm toprak derinliğine ekilir. Derin ve yüzlek ekimde çimlenme eksiklikleri ortaya çıkar.

       Monogerm hâle getirilmiş tohum kullanmış ise dekara 1 kg, polygerm tohum kullanılmışsa 2-2.5 kg tohum kullanılır.

       Tohum ekiminden sonra tohumun toprakla temasının tam olmasını sağlamak amacıyla merdane çekilir. Normal şartlarda ekilen tohumlar, iki hafta içinde çimlenmesini tamamlar.

       Ara ziraatı şeklinde yapılan üretimde ocak usulü ekim uygulanır. Çimlenme tamamlandıktan sonra bitki aralarında 8-10 cm mesafe kalacak şekilde seyreltilir. Sulama ve bakım işleri ara ziraatı yapılan bitkinin sulama programına göre yapılır.

STANDARDİZASYON

       Hemen pazarlanacaksa 5-6 adedi yapraklarıyla birlikte demetler hâline getirilir. Demetler kasa, sandık veya sepetlere konularak pazarlara ulaştırılır. Hemen satış yapılmayacak ise yaprakları ve kök ucu kesilen yumrular, kasalara fazla sıkıştırmadan dizilerek depo veya pazarlara gönderilir.

MUHAFAZA

       Muhafaza, sıfır derecenin üzerindeki sıcaklıklarda yapılır (0,5 oC). Muhafazanın kumda katlanarak yapılması pancar yumrularını diri tutar. Bu nedenle bu şekilde muhafaza küçük miktarların depolanmasında tercih edilen bir yöntemdir.

SULAMA

  Bitki, gelişme döneminde yüksek nemden hoşlanır. Yağmurlama sistemi ile sulanması bitki gelişmesini olumlu etkiler. Bu nedenle pancar yetiştiriciliğinde genellikle yağmurlama sulama tercih edilmektedir. Bunun yanında salma sulama da yoğun olarak kullanılmaktadır. Son zamanlarda damlama sulama yöntemi de kullanılmaya başlanmıştır.

HASAT

Pancar, tohum ekiminden itibaren erkenci çeşitlerde 4-4,5 geççi çeşitlerde ise 6 ayda hasat edilecek pancar iriliğine gelir. Pancarlarda olgunluk, en dıştaki yaprakların sararmaya başlaması ve pancarın çeşit iriliğine ulaşması ile anlaşılır. Yapraklar, yanlardan yeni sürgün meydana getirmeye başlamış ise hasat gecikmiş demektir. Hasadı bu döneme kadar geciktirmemek gerekir. Hasadı geciken pancarlarda liflenme (odun dokuları belirginliği) artar, kalite düşer. Bitkiler, hasat olgunluğuna geldiklerinde ya özel makineleri ile ya da pancar yumrusu toprak üzerinden yaprakları ile birlikte kavranıp kökü bükerek el ile hasat edilir. Hasat edilen yumruların toprakları silkelenir, daha sonra yıkanarak kazık kök uçları kesilir.

       Kışı serin geçen ve don olan bölgelerde sonbaharın ilk donlarından önce hasat edilen pancarların yaprakları, yumrunun 2-3 cm üstünden kesilerek alınır. Bu şekilde yapraklarından arındırılan pancarların yaralanmamasına özen gösterilir.

       Kırmızı pancarlarda dekardan elde edilen verim; yetiştirme şartlarına ve çeşide önemli ölçüde bağlıdır. Genelde bir dekar alandan 2-4 ton ürün alınır.

 

 

  Ad Soyad
  Yorum