A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Osmanlı Devletinde Duraklama Gerileme ve Çöküş Dönemi

Osmanlı Devletinde Duraklama Gerileme ve Çöküş Dönemi

 

Osmanlı Devleti ne zaman ve neden duraklama gerileme dönemine girmiştir? Osmanlı Devletinin çöküşüne kadar ulaşan bu dönemin önemli olayları.

OSMANLI DEVLETİNİN KURULUŞU

OSMANLI DEVLETİNİN YÜKSELME DÖNEMİ

Duraklama Başlıyor

* İmparatorluğun Son Haşmet Çağı (1595-1683) — Bundan sonra gelen 88 yılda imparatorluk büyüklüğünden bir şey kaybetti sayılmaz. Zaman zaman IV. Murat
 devrinde, Köprülüler çağında Kanuni
 devrindekinden farksız güce de erişmiştir. Yalnız, bu, dış görünüştür. İmparatorluğun iç bünyesi bozulmuştu, bu bozuklukların sonuçları ondan sonraki yüzyılda görülecekti.

* 9 Felâket Yılları ( 1683-1699) — İkinci Viyana Kuşatması’ndan sonraki 16 yıllık büyük savaş «Felâket Yılları» diye anılır. Bu savaşta Osmanlı İmparatorluğu, tek başına, Almanya, Venedik, Lehistan (Polonya), Rusya gibi 4 büyük, ayrıca bir sürü küçük devletle tek başına savaşmıştır. 1699 Karlofça Antlaşması ile Macaristan’ı, Podolya’yı, Transilvanya’yı kaybetmiş, Türk’ün «yenilmez» olduğu fikri Avrupa’da silinmiştir.

* Toparlanış ve Son Büyüklük Devri (1699-1768) — Bundan sonraki 69 yılda Osmanlı İmparatorluğu, gene dünyanın en büyük devletiydi. Karlofça Antlaşmasıyla verdiklerinin bir kısmını sonradan geri aldı İçeride de önemli ıslahata girişildi. Yalnız, kökten ıslahat, Yeniçeri ocağına gelip dayandı, başarılamadı. Öte yandan, 1768-74 Türk-Rus savaşı da imparatorluk için felâket oldu.

* Yenileşmenin İlk Safhası ( 1768-1839) — Bundan sonraki 71 yılda Osmanlı İmparatorluğu, I. Abdülhamit
, III. Selim, II. Mahmut
‘la canlı bir yenileşme hareketine girişti. Derebeyliklerin türemesi, merkeze olan bağlılığın birçok eyaletlerde zayıflaması, iktisadi hayatı felce uğrattı, büyük kültür merkezlerinin birbiriyle ilgisini kesti. Daha önemlisi, Avrupa’da buhar gücü sanayide uygulanmış, büyük bir ilerleme başlamıştı. Osmanlı İmparatorluğu bu devrimi zamanında benimseyemedi, o zamana kadar ihracatçıyken, makina sayesinde çok ucuza mal edilen Avrupa mamullerini satın almak durumuna düştü. Bu korkunç rekabet, Türk sanayisini yok etti.

, derebeylikleri kaldırdı, merkezin otoritesini yeniden kurdu, birçok iktisadi yenilikleri benimsediyse de, Avrupa’nın gücüne, seviyesine erişmek mümkün olamadı. Bununla beraber, İmparatorluk, ancak ‘un gayretiyle 3 kıtada yaşamasını devam ettirmek durumunu koruyabildi. Reşit Paşa onun eserini tamamladı.

Çöküş Devri

* Tanzimat Çağı (1839-1876) — «Tanzimat Çağı» Abdülmecit’le kardeşi Abdülâziz’in (II. Mahmut’un oğullarının) saltanat devridir; yalnız, devleti Tanzimatçılar, bilhassa Reşit, Ali ve Fuat Paşalar gibi büyük çapta devlet ve siyaset adamları yönetmiştir. Bu arada, Avrupa’ya yetişmek için büyük güç harcandıysa da, yatırımlar için Avrupa’ya muhtaç kalındı. Öte yandan, Avrupa devletleri, Osmanlı İmparatorluğu’nun uçsuz bucaksız eyaletlerini paylaşmak azmindeydiler. Böylece, devlet gittikçe güçden düştü. 93 Savaşı (1877-78 Türk – Rus Savaşı )nda uğranılan büyük felâket, bütün bunların sonucudur.

* Birinci Meşrutiyet’in İlânı (1876) — Abdülâziz’in saltanatı sırasında, padişahların keyfî idaresine son vermek üzere, Mithat Paşa, Namık Kemal, Ziya Paşa gibi aydınların önderliğinde bir hürriyet hareketi başladı. Avrupalılar’ın «Genç Türkler» adını verdikleri bu aydın zümre, Dolmabahçe Sarayı‘nı karadan askerle, denizden donanma ile sararak, Abdülâziz’i tahttan indirdiler. Yerine Şehzade Murat tahta çıkarıldı. V. Murat yarı deliydi, üç ay sonra o da tahttan indirildi, yerine, Meşrutiyet idaresini kabul edeceğine söz veren II. Abdülhamit padişah oldu.

Abdülhamit, başlangıçta, Mithat Paşa‘yı sadrazam yaptı. Meşrutiyet’i ilân etti (23 aralık 1876). Fakat, kısa bir müddet sonra Doksanüç Savaşı’nı bahane ederek, Meclis’i dağıttı. Mithat Paşa‘yı boğdurarak öldürttü.

* II. Abdülhamit Devri (1876-1908) — Abdülhamit, gittikçe artan bir istibdatla, keyfî idare yoluna saptı, bütün idareyi Saray’da topladı. 32 yıl süren bu istibdat devrinde, imparatorluk gittikçe daha da çöktü. Bu arada, Bosna-Hersek, Tunus, Kıbrıs gibi, ülkenin birçok parçaları elden gitti.

* İkinci Meşrutiyet (1908-1914) — Bundan sonra 6 felâketli yıl gelir. II. Meşrutiyet ilân edilmiştir. İktidarı ele alan İttihat ve Terakki partisinin bazı davranışları, müfrit partizanlık tutumu, imparatorluğun bünyesini büsbütün hırpaladı. Üç kıta üzerinde 9 milyon km2 büyüklüğünde olan muazzam imparatorluk çatırdamaya başladı. Bu arada, yabancı unsurlar ve ekalliyetler, büyük Avrupa devletlerinin desteğiyle, Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılmak istiyorlardı. Balkan Savaşı felâketi, Avrupa’daki Osmanlı İmparatorluğu sınırını Adriyatik’ten Meriç’e getirdi.

* Birinci Dünya Savaşı (1914-1918) — Bütün bu felâketlerden sonra Osmanlı hükümetinin Birinci Dünya Savaşı’na girmek çılgınlığı, imparatorluğun sonu oldu. Osmanlı’nın düşmanları, yüzyıllardan beri istilâ yüzü görmemiş olan Anadolu’ya bile el attılar. Osmanlı, tarihteki en dar sınırlarına itildi.

Yalnız, Türkler’in bu sınırlar içinde milli birliğini korumak, hür yaşamak azmi kesindi. 22 yüzyıldan beri Türk milletinin esir yaşadığı görülmemiş, Türk milleti daima, hür bir millet olagelmişti. Mustafa Kemal (Atatürk)ün şahsında canlanan milli azim ve dehası Türkiye’yi kurtardı, XX. yüzyılın hür, genç ve dinç bir devleti olarak yeniden kalkındırdı.

* İmparatorluğun Sonu (1918-1922) — «Mütareke Devri» denilen bu dört yılda Türk tarihinin hiç şüphe yok en felâketli çağı yaşandı. Millet, yabancı istilâsından silkinmek için canını dişine takmıştı. 1920′den sonra İstanbul hükümeti ki yabancı boyunduruğundadır, Ankara’daki milli hükümetle temasını kaybetti. Büyük Zafer’den sonra saltanat kaldırıldı, Osmanlı İmparatorluğu böylece, ismen, hukuken ve fiilen tarihe karıştı.

  Ad Soyad
  Yorum