A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Orta ÇaĞda Kİlİse Ve Papa

Orta ÇaĞda Kİlİse Ve Papa

 ORTAÇAĞDA KİLİSE VE PAPA
Hz. İsa'nın havarilerinin çabaları sonucunda Roma İmparatorluğu'nda Hıristiyanlık yayıldı. Roma İmparatorluğu, Hıristiyanlığın yayılmasını önlemeye çalıştı. Ancak başarılı olamadı. 381 yılında Roma, Hıristiyanlığı resmi din olarak kabul etmiştir. 

Havari Sen Piyer'in Roma'daki vekiline ''Papa'' adı verilmiştir. Ortaçağ'da Hıristiyanlar, iki büyük mezhebin etkisinde kaldılar. Bunlardan Katolik Mezhebi'nin dini lideri Roma'daki Papa, Ortodoks Mezhebi'nin dini lideri İstanbul'daki Patrik idi. Özellikle Papaların elinde geniş yetkiler vardı. Bir kimseyi aforoz ederek dinden çıkarabilirdi. Aforoz edilen kişi, toplum hayatının dışına itilirdi. Krallar bile aforoz edilmekten çekinirlerdi. Papa'nın enterdi ilan ettiği ülkede ise bütün dinsel faaliyetler durdurulurdu. Krallar bu duruma düşmek istemedikleri için Papa ile iyi geçinmeye çalışmışlardır. 

Ortaçağ da krallar ve senyörler, kiliseye büyük topraklar bağışladılar. Böylece kilise örgütü oldukça zenginleşti. Kilisenin koyduğu kurallar, Hıristiyan ülkelerin kanunlarında yer aldı. Hatta Kutsal Roma Germen İmparatorları taçlarını Papanın elinden giymeye başladılar. Elde ettiği ayrıcalıkları kaybetmek istemeyen din adamları, skolastik düşünce sistemini geliştirdiler. Bu düşünceye göre kilisenin koyduğu esaslar değişmez kabul ediliyordu. Deney yasaklanmıştı. Bu düşünce tarzına dogmatizm adı verilmiştir.

 

------

Kilise ve Papalık Hakkında Kısaca Bilgiler

Hristiyanlık, Roma İmparatorluğu sınırları içinde İlkçağ’da ortaya çıkmıştır.

Roma İmparatorluğu 313 yılında yayınladığı Milano Fermanı ile Hristiyanlığı serbest bırakmıştır.

Hz. İsa’nın havarilerinden Sen Piyer “Papa” unvanı ile Hz. İsa’nın vekili sayılarak Roma Hristiyanlığının ruhani lideri olmuş ve kiliseyi kurmuştur. Papa, Katolik Hristiyanların en büyük din adamıdır.

Papalar ve kilise, güçlü kralların olmadığı feodal dönemde otorite boşluğundan yararlanarak siyasi ve ekonomik güçlerini artırmışlardır.

Kilisenin siyasi ve ekonomik gücünün artmasında şunlar etkili olmuştur:

Aforoz: Bireyin kilise tarafından dinden çıkarılmasıdır.

Enterdi: Bir bölgede dinsel hizmetlerin durdurulmasıdır.

Endüljans: Günah bağışlama belgesidir.

Kilisenin fazlasıyla geniş toprakları elinde bulundurması

Krallara taç giydirilmesi

“Skolâstik Felsefe” de kilise ve Papalığın etkin bir güç olmasında etkili olmuştur. Bu felsefeye göre, her şey din kitaplarında mevcuttur. Düşünmek, araştırmak ve kilisenin doğrularından şüphe etmek yasaklanmıştır. Bu nedenle bilimsel ve özgür düşünce gelişememiştir.

Hz. İsa’nın dünyaya geliş biçimi ve mahiyeti ile ilgili tartışmalar Hristiyanlıkta farklı dinsel görüşlere yol açmıştır. Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasından sonra Doğu ve Batı arasındaki toplumsal, siyasi ve ekonomik farklılıkların artması bu görüşler arasındaki ayrılıkları artırmış ve iki ayrı mezhep doğmuştur.

Hristiyanlığın iki mezhebe (Katolik-Ortodoks) ayrılmasıyla ikinci bir kilise olarak “Ortodoks Kilisesi” ortaya çıkmıştır. Merkezi İstanbul, din başkanı da Patrik’tir. Ortodoks Kilisesi önce Bizans’ın sonra da Osmanlı’nın siyasi otoritesi altında kaldığından Katolik Kilisesi kadar etkin bir güç olamamıştır. Bir bakıma da Katolik Kilisesi gibi yozlaşıp bozulmamıştır.

Avrupa’nın bilimsel alandaki karanlığına ve gericiliğine karşın, İslam Dünyası bu dönemde bilimsel alanda parlak bir dönem yaşamaktaydı. İslam bilginlerinin eserleri daha sonra Avrupa’da ders kitabı olarak okutulmuştur. Dolayısıyla Ortaçağ’da İslam Dünyası, Avrupa’yı bilimsel alanda etkilemiştir.

  Ad Soyad
  Yorum