A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Necm Suresi Hakkında Bilgi

Necm Suresi Hakkında Bilgi

 

Necm Suresi nedir? Necm Suresi anlamı, videosu, açıklaması, özellikleri, ile ilgili bilgi.

necm-suresiNecm Suresi; Kuran-ı Kerim’in 53. sûresidir. 62 ayetten oluşur. Mekke’de inmiştir. Arapça necm sözcüğü “yıldız” anlamını taşır. Sûrenin 1. ayeti: “Batmakta olan yıldıza and olsun ki” diye başladığından sûre bu adla bilinir. Buhari’nin bildirdiğine göre bu sûre, Hz. Muhammed’in halka yüksek sesle açıkladığı ilk sûredir. Sûre okunurken Hz. Muhammed ile birlikte ilk inanan Müslümanlar da secde ettiler. Sûrenin iniş nedeni, müşriklerin Hz. Muhammed’i delilikle suçlamaları ve Kuran-ı uydurduğunu söylemeleridir.

Necm Suresi;

Rahmân ve Rahîm Allah adıyla.

1. Battığı zaman yıldıza andolsun ki;

2. Arkadaşınız sapmadı ve azmadı.

3. O, arzusuna göre de konuşmaz.

4. O vahyedilenden başkası değildir.

5. O’na (veya O’nu) güçlü kuvvetli biri öğretti.

6. Güzel görünümlü, ve doğruldu;

7. Kendisi en yüksek ufukta iken.

8. Sonra yaklaştı ve sarktı.

9. İki yay arası kadar, veya daha yakın oldu.

10. Böylece kuluna vahyettiğini vahyetti.

11. Gönlü gördüğünü yalanlamadı.

12. Gördükleri hakkında O’nunla tartışıyormusunuz?

13. Muhakkak ki O’nu diğer bir iniş (ile de) görmüştü,

14. Sidretü’l-Müntehâ’(son sedir’in) nın yanında.

15. O’nun yanında Cennetü’l-Me’vâ.

16. Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.

17. Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı.

18. Andolsun o, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.

19. Gördünüz mü o Lât ve Uzzâ’yı?

20. Ve üçüncüleri olan ötekini, Menât’ı.

21. Demek erkek size, dişi O’na öyle mi?

22. O zaman bu, insafsızca bir taksim!

23. Bunlar, sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar ancak zanna ve nefislerinin arzusuna uyuyorlar. Halbuki kendilerine Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.

24. Yoksa insan, her arzu ettiği şeye sahip mi olacaktır?

25. Ahiret de dünya da Allah’ındır.

26. Göklerde nice melek var ki onların şefaatleri, dilediği ve hoşnut olduğu kimse için Allah’ın izin vermesi dışında, bir işe yaramaz.

27. Ahirete inanmayanlar, meleklere dişilerin adlarını takıyorlar.

28. Halbuki onların bu hususta hiç bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise hiç şüphesiz hakikat bakımından bir şey ifade etmez.

29. Onun için sen bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselere yüz verme.

30. İşte onların erişebilecekleri bilgi budur. Şüphesiz ki senin Rabbin, evet O, yolundan sapanı daha iyi bilir; O, hidayette olanı da çok iyi bilir.

31. Göklerde ve yerde bulunanlar hep Allah’ındır. Bu, Allah’ın, kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, güzel davrananları da daha güzeliyle mükâfatlandırması içindir.

32. Ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve edepsizliklerden kaçınanlara gelince, bil ki Rabbin, affı bol olandır. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada, sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.

33. Gördün mü arkasını döneni?

34. Azıcık verip sonra vermemekte direneni?

35. Acaba gaybın bilgisi kendi yanındadır da o görüyor mu?

36. Yoksa kendisine haber verilmedi mi? Musa’nın sahifelerinde bulunan,

37. Ve ahdine vefa gösteren İbrahim’in;

38. Gerçekten hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenemez.

39. Bilsin ki insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur.

40. Ve çalışması da ileride görülecektir.

41. Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir.

42. Ve şüphesiz en son varış Rabbinedir.

43. Doğrusu güldüren de ağlatan da O’dur.

44. Öldüren de dirilten de O’dur.

45. Şurası muhakkak ki erkek ve dişiden ibaret olan iki çifti O yarattı.

46. Atıldığı zaman nutfeden.

47. Şüphesiz tekrar diriltmek de O’na aittir.

48. Zengin eden de yoksul kılan da O’dur.

49. Doğrusu Şi’râ yıldızının Rabbi de O’dur.

50. Ve şüphesiz ki önceki Âd kavmini O helâk etti.

51. Semûd’u da, ve geriye hiçbir şey bırakmadı.

52. Daha önce de çok zalim ve pek azgın, olan Nuh kavmini,

53. Altüst olan şehirleri de o böyle yaptı.

54. Onların başına getireceğini getirdi!

55. Şimdi Rabbinin nimetlerinin hangisinde şüpheye düşersin.

56. İşte bu ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır.

57. Yaklaşan yaklaştı.

58. Onu Allah’tan başka açığa çıkaracak yoktur.

59. Şimdi siz bu söze mi şaşıyorsunuz?

60. Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz!

61. Ve siz gaflet içinde oyalanmaktasınız!

62. Haydi Allah’a secde edip O’na kulluk edin!

  Ad Soyad
  Yorum