A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Monolog Örnekleri

Monolog Örnekleri

 SAAT  KAÇ

 
       (Küçük çocuk, kolundaki saati kulağına götürür dinler)
 
İşte buuu. Gene durmuş. Bıktım artık şu saatten. (Bir seyirciye) affedersiniz, saat kaç? 
 
17’ye çeyrek mi var? Hoppalaaa… benimkinde 12’den fazla yok. (gene sorar) Efendim 
 
bir yanlışlık olmasın? Ne kadar zahmetse bir daha bakar mısınız? 17’ye 14 var haaa. 
 
Gördünüz mü aksiliği. Ben küçüğüm diye babam bana 12’lik saat almış. Akşama 
 
       Hem ben zaten saat istememiştim ki babamdan. Yeni yaşıma basınca bisiklet 
 
isterim demiştim. O da tutmuş bana saat almış. Neymiş efendim bisiklet tehlikeliymiş, 
 
süremezmişim falan. Oysa saat büyük küçük herkese gerekliymiş ve hiç tehlikesi 
 
yokmuş. Zaman çok değerliymiş biz saatle anlarmışız. Daha bir sürü miş miş miş.
 
       Bana kalırsa saatle yaşamak iyi bir şey değil. Annem her sabah “haydi çabuk ol 
 
yavrum saat 11’i geçiyor. Okula geç kalacaksın.” diyerek sabahın kör saatinde 11,30’da 
 
       Dönüşte bakkala gönderir. Alınacakları alır gelirim. “Nerelerde kaldın? Bir saattir 
 
       Gece küçük kardeşimle tatlı tatlı oynarken “haydi bakalım yatağınıza saat dokuz 
 
       Kırk yılda bir parka gidecek oluruz “aman çabuk olun saat bilmem kaç oldu” der ve 
 
       Otobüste saat, evde saat, okulda saat, trende saat saat saat saat. Nedir bu be?
 
Eski insanlar saat mi kullanırdı sanki. Güneşe bakar gölgeye bakar yapardı işlerini. 
 
Bunun için ömürleri uzun sıkıntıları az olurdu.
 
       Şu saati ben icat etseydim, üzerine dakika, saniye yelkovan koymazdım. Hiç 
 
olmazsa dakikalardan kurtulurduk. Yok 15 var yok 22 geçiyor diye kendimizi helak 
 
       Biraz dolaşır. Bu sırada içerdeki duvar saati 5 kez çalar)
 
Bir, iki, üç, dört, beşşş. Demek ki şimdi saat beşş. Durun şu saatimi ayarlayayım.
 
(Düzeltir. Saati sorduğu seyirciye:) afedersiniz efendim ama siz o saatinizi ya atın ya da 
 
satın. Saat 17 falan değil. Tam 5. Anlaşıldı mı tam beeşşş. 
 
CİMRİ
 
     (Elinde beslenme ve okul çantası ile okuldan dönüyormuş gibi sahneye çıkar ve arkasına 
 
dönerek bağırır:)  Kıskançlar! Asıl cimri sizin gibi olur. Siz beni öğretmenin gözünden düşürmek 
 
     (Döner biraz öner gelir, birden bire eski yerine gider) Kıskançlar! Beni çekemi-yorsunuz. 
 
Tabi benim gibi tutumlu değilsiniz, hiç biriniz. (Çantasını yere koyar)
 
     Allahaşkına siz söyleyin büyüklerim. Arkadaşlarım bana hep cimri diyorlar ben de onlara 
 
fena halde kızıyorum. Çünkü ben öyle tutumlu öyle tutumluyum ki sormayın. (Çantayı 
 
göstererek) Bakın bende yalan yok. Allah sizi inandırsın, silgim eskimesin diye resimleri hep 
 
     (Çantasından temiz bir defter çıkarır) Bakın şu deftere. Bakın bakın iyice bakın bakalım 
 
üzerinde bir nokta bile bulamazsınız. Oysa arkadaşlarımın defteri böyle mi? Yazıp çizmekten 
 
her tarafı kirlenmiş, kapkara olmuş. Benimki nasıl tertemiz değil mi? Bal dök yala. Bi de bana 
 
     Geçen gün sınıfta öğretmenimiz: “tutumlu olduğunuzu nasıl gösterirsiniz?” diye sordu. 
 
     Öğretmenim şu kolumdaki saati babam bana ta geçen yıl doğum günü hediyesi olarak aldı. 
 
     Sınıfta bir kahkaha koptu. Niçin güldüklerini bir türlü anlayamadınız değil mi? Ben söyleyim 
 
öyleyse kıskançlıklarından tabi ki niçin olacak. 
 
     İki veya üç yıl önce kahvaltı için bal almışlardı bana. Allah sizi inandırsın ki bal olduğu gibi 
 
duruyor. Kavanozun dışından yaladığım için cam incelmiş hafiften sızma yapıyor. Başka bir 
 
kavanoza mı boşaltsam ne dersiniz? (elini kulağına götürerek) duymadım. Bak gördünüz mü 
 
siz de benim gibi düşünüyorsunuz. Hiç meraklanmayın yeni kavanoz eskiyince de yenilerim. 
 
Bir de bana cimri diyorlar sayın büyüklerim.
 
     (Biraz dolaşır) dün okulda temizlik kontrolü vardı. Öğretmenimiz:
 
-Ne o? dedi. Saçın başın karma karışık. Evinizde ayna yok mu sizin? gibi sorular sorarken 
 
kendi kendime tutumlu olduğumu göstermenin tam sırası dedim ve yüksek sesle : “evimizde 
 
ayna var öğretmenim ama, baka baka eskimesin diye üstünü bezle örttüm.” der demez bir 
 
kahkaha kopmaz mı? Öğretmen bile kendini tutamadı ama olsun ben tutumlu olduğumu 
 
kanıtladım ya bu yeter. Bir de bana cimri diyorlar.
 
     (Gezinirken beslenme çantasına takılır) eyvah kırıldı, ikisi de kırıldı. (Eğilerek beslenme 
 
çantasından iki yumurta çıkarır) ohhhh kırılmamış kırılmamış. Annem bugün “giderken 
 
bakkaldan iki tane yumurta al da okuldaki mutfağınızda pişirtir yersin”  dedi.
 
     Yerim ama yemem işte. Halbuki bayılırım rafadan pişmişine.
 
(Konuşarak çantasını toplar) şimdi eve gider gitmez ne yapacağım biliyor muzunuz? 
 
Söylemedim ki bilemezsiniz tabi ki. Suda haşlayıp ikindi kahvaltısı yapacağım. İnanmadınız 
 
değil mi? Haklısınız tabi hiç öyle yapar mıyım? Bunlardan civciv üretmeyi düşünüyorum.
  Ad Soyad
  Yorum