A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ İçerik Ekle
mısır, kültürü, kediye, NEDEN, bu, kadar, önem, vermiştir,
mısır kültürü kediye NEDEN bu kadar önem vermiştir

mısır kültürü kediye NEDEN bu kadar önem vermiştir

Astrolog İlker Şahin’in yazısıdır.

*******>>>>

Mısırda kedi tasvirleri çok dikkat çekicidir. Neden bu mısır kültürü kediye bu kadar önem vermiştir diye hiç düşündünüz mü?

Kediler 12 duyuya sahiptirler. bunun dışında kedilerin 9 canlı olduğu sürekli söylenir. Kedilerin kılık değiştirebildiğine ve başka boyutları ve alemleri görebildiklerine, binlerce kilometre yolu yürüyüp evin yolunu hiç şaşırmadan buldurabildiklerine, ve ayrıca kedilerin sahiplendiği kişilerin birçok hastalığını iyileştirdiğine karşı bir sürü rivayetler var. Bu rivayet bilgiler bize nereden gelmiştir. Diye bir didiklediğimizde, bu bilgilerin mısır kültürüne dayandığını görmekteyiz.

Kediler Uranüs enerjisidir. Özgürdürler. Sen onları asla sahiplenemezsin onlar seni sahiplenirler. Sen onları istediğinde sevemezsin, onlar istediklerinde sana gelir ve kendilerini sevdirirler. baskı yaparsan sen sahibi olsan dahi sana patisindeki tırnakları gösterebilir. bu yüzden nankör kedi olarak anılırlar. ancak özgür kedi demek daha doğru bir tabir olacaktır. Bir tabak mama ile bir kediyi asla sahiplenemezsin. Bir kedi takıldığı evin lokasyonunu ve senin enerjini beğenmediyse seni ilk fırsatta terk edecek ve geri gelmeyecektir.

İnsanın bir diğer yakın dostları olan köpekler sadakatin simgesi olarak anılırken. Kediler hep nankör olarak ilan edilmişlerdir. Gerçek şu ki, her ikiside kendi biyolojik doğasının gerektirdiğini yapmaktadır. Kedi ve köpek ve diğer tüm hayvanlar insana hizmet etmek için vardırlar.

Şöyle ki, köpekler sürü ile takılmayı severler, insana olan sadakati de buradan gelir. İnsanı sürü lideri olarak görürler ve sahiplerine itaat etmeye eğilimlidirler.

Bir kedinin bağlılığı ise tamamen Arkadaşlık ve dostluktur. Köpekler sürüler halinde dolaşan ve avlanan kurt soyundan gelir. Her sürünün bir lideri vardır. Köpek sürü mantığını benimsediği için insanı sürü lideri olarak tanımlar ve itaat eder.

Kediler ise yalnız avlanırlar. Kurt sürülerinde sert bir hiyerarşi hüküm sürer, her köpeğin sürüdeki görevi bellidir. Bir köpek takip eder, diğeri avı sürüsünden uzaklaştırır, diğeri ise saldırır ve öldürür ve parçalara ayırır. Ancak kediler bunların hepsini tek başına yapar. Bu yüzden kediler özgürlük genlerine sahiptirler. Uranüsyen bir enerji ile yaşarlar. Kediler yemek te seçerler öyle her önüne konanı da yemezler. 🙂

Kediler neden sürekli 4 ayak üstüne düşer. Bunun nedeni, kedilerin orta kulak, beyin ve kaslar ve omurgası arasındaki muhteşem koordinasyondur. Kedi düşerken önce kafasını çevirir ve düşeceği yere bakar ve orta kulaktaki sıvı, dengesini ayarlamasına vesile olur ve esnek omurgasını harekete geçirir. Kedilerin 4 ayak üstüne düşebilmeleri için minimum düşme yüksekliği 1 metredir. 1 metrenin altında düşerse kedi doğrulmaya fırsat bulamaz ve yaralanabilir.

Kediler ile aramızdaki bağ çok ilginçtir. Kimse sorgulamıyor belki, ama bu hayvanların hepsi bize hizmet için var ise, bu kediler bizim ne işimize yarar ki? Neden kedi beslenir ki?

Şimdi size anlatacaklarıma çok şaşırabilirsiniz belki inanmaya bilirsiniz. Ancak yazdıklarımı didiklediğinizde gerçekler ile karşılaşacağınız delillere ulaşabileceğinizi sakın unutmayın.

Bilim insanları geçtiğimiz asrın 20. yıllarında kedileri araştırmaya karar verdiler (1920 li yıllarda) ve tespit ettikleri bulguları bir araya getirdiklerinde mantık ile bağdaşmayan adeta çıkmaz sokağa sürüklenince araştırmayı bıraktılar 🙂

Bilim adamlarının Araştırmalarının sonucunda kedilerin 3. göz denilen tüm doğal algıların üzerinde bir duyuya sahip olduklarını gördüler. ee tabiki bilim 3.gözü 4. gözü kabul etmez çünkü görünmeyen bir göz veya duyu bilimin ilgi alanında değildir. Bilim sadece görebildiklerini araştırmayı sever. peki neler buldular kısaca belirtmek isterim.

Kaliforniya üniversitesinden Dr. Josef Rhine ve meslek taşı Dr. Karl Zener 1920 lerde ilk parapiskoloji labaratuvarını kurup kedileri araştırmışlar. Kedilerin canlı organizmalara değil elektronik aletlere bile en kısa 1 metre en uzak 4 km uzaklıktan etki edebildiklerini tespit etmişlerdir. En şaşırtıcı olan şu ki mesafenin uzaması etki gücünü değiştirmiyor yani zayıflatmıyordu. Tüm araştırmalar, kedilerin ön sezi ve telepati gibi paranormal duyulara sahip olduklarını gösteriyordu. Daha sonra bir de baktılarki bu kediler Duru görü ve telekinezi de yapabiliyorlar. 🙂

Hatta bir olay anlatıcam size araştırın göreceksiniz. Sovyet lider Leonid Brejnev' e tibetli bir dalaylama tarafından bir kedi hediye edilir. ve Bu kedinin yemeğini sadece sen ver, Kedi seni sahiplensin ve benimsesin. Sonra bu kedinin onaylamadığı hiç bir eylemi yapma diye belirtmesi üzerine, Sovyet lider söylenileni aynen yapar. kediyi sürekli yanında gezdirir. ve bu benim kaderim der. ilginç bir şekilde kedi, Sovyet lideri birçok kere gitmesi gereken toplantılara gitmesini engellemiş ve onu suikast girişiminden birçok kez şaşırtıcı şekilde kurtarmıştır ve en sonunda 1982 yılında kedisi Lama' yı yanına almadan gittiği özbekistan seyehatinde Uçak fabrikasını gezerken koskoca uçak iskelesinin gezi heyetinin üzerine düşmesi sonucunda öldü veya öldürülmüştür.

Bu kaza / suikast olayının olduğu esnada evde bırakılan kedi Lama, evdeki hizmetçilerin zaptedememesi üzerinei hizmetçilerin ellerinden sokağa kaçıp, kendini bir aracın önüne atıp, intihar etti... bu olay yaşanmıştır. googleye sorup ayrıntılı okuyabilirsiniz.

Uzmanlara göre, bir kedi eğer gerçekten sahibini benimsediyse ve onu seviyorsa. Onun üzerindeki pisişik ağırlığın bir kısmını kendi üzerine alarak bir tür canlı maskot görevi üstleniyor. yani Bir kedi sahibin üzerinde negatif bir enerji oluşumu hissettiği anda enerjiyi bloke etmeye çalışan bir hizmetçidir. Kediler enerji bloke etme işini gırlayarak yaparlar. bu yüzden hakikati bilen psikiyatırlar bile bu ara kedi terapisi önermeye başlamışlar. Hatta sahibini iyileştirmek için, kendi canını bile feda eden birçok kedi hikayesi sizlere anlatabilirim, ancak çok uzayacak..

Kediler, Psişik hemşire. 🙂 bir diğer değiş ile, Paranormal hemşirelerdir.

Kediler ile insan arasındaki hizmet bağı çok manevi ve gizemli. çok derin..

Bu yüzden her medyumun önce bir kedisi olur. Veya bir astrolog önce kedi edinmeyi öğrenir. Sonra zaten teknik öğrenerek astrolog olur. Gizemli ilimleri öğrenmenin ilk sırrı önce KEDİ edinmekten geçer. Neden çünkü astrolog gerçeği araştıran kişidir ve gördüğü tüm gerçekleri kendi hayatında tatbik ederek ilerler. hem bileceksin hem uygulama yapmayacaksın. uygulama yapmayacaksan astroloji manyaklıktır. 🙂

Peki buradaki matematik acizane benim keşfettiğim şekilde şöyle işliyor olabilir mi?

Astrolojide 12 ev vardır ve her evin konusu hayatımızdaki tüm konuları bölüm bölüm kapsar. İlginç bir şekilde kedi ve evcil hayvanların evi 6. evdir. Bu ev ayrıca kişinin sağlık evidir.

yani astrolojiye göre bu evi doğuştan Zararlı etkide olan kişi, veya 6. evi elinde tutan burcun yönetici gezegeni zararlı etkide olan bir kişinin sağlık enerjisi, bu 6-12 aksında meydana gelen tüm tutulma ve dolunay etkilerinde sağlık ile ilgili kötü kadersel olasılıklar meydana getiriyor. 
Bunun aksini idda eden bir kişi gelsin buyursun örnekler ile ispatlarım. Çaylar benden 🙂

Diyorum ya ben çoktaaan uzaya çıktım ve pek yere inesim yok. 🙂
beni böyle idare edin ve kabul edin.

yani özetle, 6. ev sağlık ve rutin hayat ve evcil hayvan evidir dersek, Kişi 6. evi kötü etkide olduğu halde evcil hayvan beslemiyorsa geriye tek büyük kadersel olasılık kalıyor o da hasta olmak. Bu etkide olan bir kişi kedi beslediğinde kötü enerji tamponu görmesi olasılığından dolayı ucuz atlatıyor olabilir mi?

Örneğin, benim 2 kedim vardı Şira(dişi) ve Venüs (erkek) . 31 ocak 2018 ay tutulması 11° aslan burcunda gerçekleşmişti. benim ay burcum Aslandır belirteyim. 6 evimde. yani benim 6. evimde tam da Ay ımın yanı başında gerçekleşen bu tutulma etkisi ile sağlığım hiç bozulmadı ancak Dişi kedim Şira (bana en çok bağlı olan) böbrek yetmezliğinden öldü. İşin ilginci Horoskop haritama göre benim en zayıf organım Böbrektir.

Sizce de tesadüflere artık inansak iyi ederiz, öyle değil mi? 🙂
Siz neye inanırsınız bilmem, ancak tesadüflere inanmaya bırakalı çok oldu, geri dönesim pek yok. Sizin belirttiğiniz normal klasik yoldan 35 sene gittim. hayatım ile ilgili bir ton çözümsüz soru hala cevap bekliyor.

Heh! bu arada ben çok iyiyim merak etmeyin. 🙂 Benim geriye kalan tek kedim venüs biraz tembel, erkek olduğu için o da sanırım benim gibi tam bir kütük. 1 senedir suyunu, yemeğini eksik etmediğim halde, beni hala tam benimseyemedi sanırım. 🙂 ya da şöyle düşünüyor olabilir mi?. " Bu enerji bana çok gelir, seni zaten öldürmez ama beni öldürebilir, acıkta sen çek yaw. 🙂 zaten tek kedi kaldım burada.. 🙂 " işin ilginci o benden önce hasta olup iyileşti. Gözlerinden kan akıyordu. Bir kedi göz hastalığı.