A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Mevlana Hayatı ve Eserleri

Mevlana Hayatı ve Eserleri

 

Mevlana Kimdir? Mevlana Celalettin Rumi’nin hayatı, biyografisi, eserleri hakkında bilgi.

MEVLANA CELALETTİN RUMİ; şair ve düşünürdür. (Horasan/Belh 1207-Konya 17 Aralık 1273).

Babası Bahaettin Veled, Moğol genişlemesinin yarattığı tehlikeler, Harizm hükümdarıyla iyi geçinememe yüzünden, Anadolu’ ya göç edip Selçuklular yanında yer aradı; Sultan Alaattin Keykubat’tan saygı ve ilgi görerek Konya’ya yerleşip öğretim görevine başladı. Roma’lı (Anadolu’lu) Celalettin diye anılan Mevlana (anlamı efendimiz, hazret), babasının ölümü üzerine (23 Şubat 1231), müritlerince onun yerine getirildi, derslerini yürüttü, babasının ilkelerini izledi, tasavvuf yolunda kendisine verilen eğitimin etkisinde öğretim görevi üstlendi. Arayıp beklediği gönül coşkusuyla yaşam yorumuna Şems-i Tebrizi ile yakınlık kurduktan sonra (1244), çeşitli dedikodularına yol açan bir biçimide Şems-i Tebrizi’ nin ortadan kayboluşu (1247) sanatının ve tekisinin bir süre suskunluk içinde kalışına neden olursa da tasavvufun aşkla, özlem tutkusuyla yorumlanışını yine de sürdürdü. Önce müritlerinden Selahattin Zerkub’u (1254), onun ölümüyle Çelebi Hüsamettin’i (1263) halife yaparak işini yürüttü. Ölümünden sonra büyük oğlu Sultan Veled, Mevlevilik tarikatının ilkelerini belli bir sisteme bağladı. Yaşamının ayrıntılarına kaynaklık eden Sultan Veled’in İbtidaname adlı Frasça mesnevisiyle (1291), Ahmet Eflaki Dede’ nin Menakibü’l-Arifin (Ariflerin Menkıbeleri) eseridir; doğallıkla sevgi, saygı, söylenti ve inanış eklentileriyle gerçeği sığmaz yorumlarla beslenmiştir. Geniş bir hoşgörü ve sevgiyle ruhun ölümsüz düş, özlem ve eğilimlerini dile getiren sözcülüğü, zamanını çok aşan bir insanlık düzeyini yansıtır Mevlana’nın; yazık ki ulusunun diliyle yazmadığı için Türk Edebiyatı için bir yerinme konusudur; çünkü bütün eseri Farsça olduğundan o toplumun edebiyatında değerlendirilir.

Başlıca eserleri: Mesnevi (25.618 beyit tutarında dinsel-yaşamsal-tasavvufi anlatı eseri, aruzla koşuk, Türkçeye birkaç kez çevrildi. Divan-ı Kebir-(2073 gazel, 1791 rubai); Fihi Ma Fih (sözlerini derleyen, baş taraf Arapça, sonrası Farsça); Mecalis-i Seba (Yedi Meclis), yedi vaaz; Mektubat (147 mektup). Kökeninin Türk olduğunu bildiren, bazı şiirlerinde mülemma (karışık) dizeler de bulunan Mevlana’ nin bütün eserleri Abdülbaki Gölpınarlı’nın çeviri ve yayınıyla şimdi eldedir. Konya’daki müzesi ve türbesi her zaman ziyaretçi bulan, sema töreneri birer turizm değeri olarak yinelenen, adı üzerinde sayısız çalışma ve inceleme yapılan Mevlana; Mevlevilik tarikatının da kurucusudur. Ona göre ölümsüz olan insan ruhu Tanrısal bir eğilimle geldiği kaynağı özlemekte, bir kavuşma (visal) diye yorumlanabilecek biçimde ölümde Tanrısal evrene karışmaktadır (bu yüzden ölüm gecesine Şeb-i arus: gerdek gecesi denir). Bu bir ölümsüzlük arayışıdır da: çünkü vahdet-i vücut: Varlığın Birliği diye de adlandırılan tasavvuf felsefesinde her şey Tanrısal varlığın bir görüntüsüdür. Mevlana, Mesnevi ile eğitmek istediği insan sevgiye, sevginin gereği olan Tanrısal olgunluğa yöneltmek ister. Ruha sahip olan insan da Tanrısal bir görüntü olarak kesinlikle hor görülemez; insan dirliği ruhla bedenin uyumundan doğar. Bütün insanlar kardeştir, dünya barış içinde ortaklaşa sevilmeli, yaşanmalı, ruha iyilik ve erdemle dirlik kazandırılmalıdır. Sema töreninde müzik eşliğinde dervişler döner (tevellu: dönen anlamında olup, “Ne yana dönerseniz Tanrı’ya yönelirsiniz” anlamındaki Kuran metnine dayanır). İran şairlerince de ulalanan Mevlana, şiir yeteneğini besleyen tasavvuf inancıyla önemli İslâm büyüklerinden biri olur; adına bağlanan tarikatı da şiir, resim, müzikle desteklenen törenleriyle onu yüzyıllardan bugüne kadar yaşatır.

Divan-ı Kebir (Büyük Divan), eser, Farsçayı kullanan şairin 30 bin beyti geçtiği saptanan gazel ve rubailerden oluşur. Genellikle aşk ve tasavvuf konularının işlendiği, coşkulu, yalın, söz oyunlarına eğilim göstermeyen, iç uyaklarla ses etkisi artırılmış sevgi şiirleri öne çıkar. Şair adını kullanmaz. Mahlas olarak susmuş, sessiz anlamındaki Farsça sözleri yeğler: Hamuş, Hamuş, Hamuş, Tanzede.. 100 kadar gazelde de mahlas olarak Şems-i Tebrizi, Hüsamettin Çelebi, Salahattin Zerkub’ıın adları kullanılmıştır. Aralarında ayrılıklar bulunan yazma nüshaları üzerinde çalışan bilim adamları eseri çeşitli düzencelere göre bastırdılar.

Mesnevi, Mevlana’nın ünlü eseri; tasavvuf konularını işleyen 25.618 beyitlik (koşa) Farsça mesnevi; ölçüsü aruzun failatün (/./ /), failatün (/.//), faliün (/ ./) kalıbıdır; uyak düzeni, bütün mesnevilerde olduğu gibi tam bir özgürlük ve rahatlık sağlar: aa bb cc dd… gibi. İlk 18 koşasını kendi yazdığı, gerisini Hüsamettin Çelebi’ye yazdırdığı belirtilen bu büyük eser, dinsel tasavvufi bir aşk ve sezgi, dünyayı değerlendiriş amacı güden örnek öykülerle (mesel) birbirine bağlanarak sürer; birçoğunun başka eserlerde göze çarpan kökenleri bellidir: Kelile ve Dimne, Mantıkut Tayr gibi. Mevlevi tekkelerinin baş okuma kitabı oldu. Özellikle Sultan Veled’in örgütlediği Mevlevilik, bu Mesnevi’yi okumayı başlıca ilke saydı.