A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Maksim Gorki Hayatı ve Eserleri

Maksim Gorki Hayatı ve Eserleri

 

Maksim Gorki Kimdir? Maksim Gorki hayatı, biyografisi, kitapları. Maksim Gorki ile ilgili bilgi.

Maksim GORKI (1868-1936)

Ünlü bir Rus yazarıdır. Asıl adı Aleksey Moksimoviç Peşkov’dur. Yazılarında Rusçada acı anlamına gelen Gorkiy’i kullanmıştır.

Gorki, Nijini Novgorod’da doğdu. (Bu şehre daha sonra yazarın anısına Gorkij adı verilmiştir.) Gorki henüz 5 yaşındayken babası öldü, annesi de ikinci defa evlendi. Bu yüzden Gorki büyük babasının yanına sığınmak zorunda kaldı. Boyacı olan büyük babasının işleri her gün biraz daha bozuluyordu. Gorki 9 yaşındayken hayatını çalışarak kazanmaya başladı. On beş yıl boyunca iş değiştirdi. Bu arada Rusya’nın doğu ve güney bölgesini karış karış dolaştı. Daha sonra bir avukatın yanında çalışırken de yazı yazmasını öğrendi. Kendi kendini yetiştirmek zorunda olduğunu biliyordu. Bütün kazancını kitaplara yatırmaya başladı. Tiflis’de demiryolu işçiliği yaparken orada çıkan günlük gazetelerden birinde bir hikayesi yayınlandı.

Gorki, Tiflis’de gazeteciliğe merak sardı, gazetelerde çalışmaya başladı. 1895′de Petersburg’un tanınmış dergilerinden birinde de Gorki’nin hikayesi yayınlandı. İki yıl sonra hikayelerini kitap halinde topladı. Hiç beklemediği bir zamanda şöhrete kavuştu. Eleştiriler onu Tolstoy’la bir tutuyordu. Kısa bir zaman içinde yazar Rusya dışında da tanındı. 1903′de yazdığı “Alçaktaki Derinlikler” adındaki piyesi Almanya’da tam iki yıl devamlı oynandı.

Gorki, 1899′da Sosyal Demokratlarla temasa geçmişti, bu yüzden polis hiç peşini bırakmıyordu. 1905′de İhtilal hazırlıklarına girişenlerle birlikte çalıştığı için memleketten sürüldü. Fakat Gorki sürgünde de Çar’a cephe aldı. 1907′de Kapri’ye yerleşti. Lenin’le arkadaş oldu. 1913′de Rusya’ya döndü, Petersburg’da bir dergi yayınlamaya başladı. Bolşeviklerin görüşlerini benimsemişti. İhtilalden sonra yeni hükümetin bir nevi sözcüsü oldu. Rusya’da okumuş sınıfların karşılaştıkları zorlukları araştırıp, çareler bulunmasına yardım etti. 1922′de sağlık durumunun bozulması yüzünden Almanya’ya gitmek zorunda kaldı. Altı yıl sonra memleketine döndüğü vakit bir kral gibi karşılandı.

Gorki’nin eserleri başlıca üç bölümde incelenebilir. İlk eserleri hikayeleridir. Yazarı şöhrete ulaştıran bu hikayeler daha çok serserilerin hayatlarını anlatır. Gerçekçi bir ifadeyle fakat romantik görüşle yazılmıştır. Gorki, 1899′dan sonra uzun romanlar yazmaya başladı. Bu romanlarda Rus halkının hayatının gerçekçi bir üslupla anlatan yazar, aynı zamanda sosyal davalara da el atıyordu. Yalnız, bu romanlarda bir dağınıklık göze çarpar. Lüzumsuz yere uzatılan konuşmalar, olayların belirli bir sıra gözetmeden gelişigüzel anlatılması çoğu kere okuru sıkar. 1906′ya doğru Gorki aydın sınıfa olan ilgisini kaybetmeye başladı. Şimdi onu işçi sınıfının dertleri düşündürüyordu. “Ana” adındaki romanı çok geniş yankılar uyandırdı. Gorki’nin üçüncü devri “Çocukluğum” adındaki, romanla başlar. Bu kendi hayatını anlatan üç ciltlik serinin ilkiydi. Gorki en güzel eserleri bu üç kitabı Çocukluğum, Dünyada ve Üniversitelerim 4 yılda tamamlandı.

Gorki’nin eserleri:
Roman
Foma (1899, 1983)
Ana (1906, 1979)
Halk Düşmanı (1907, Türkçe’ye “Yararsız Bir Adam” adıyla (1979)
Matveya Kojemyakin (1910, 1984)
Klim Samgin’in Hayatı (1936, 1975)
Artamonovlar (1977)
Küçük Burjuvalar (1901, 1967)
Arkadaş
Fırtınanın Habercisi
Çocukluğum
Üçler , (1900)
Soytarı
Ekmek İşçileri
İki Kafadar ve filer
Düşkünler
Ekmeğimi Kazanırken
Benim Üniversitelerim
Çocukluğum
İnsanlarımız
Danko’nun Yüreği
Öykü
Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız (1939)
İtalya Hikayeleri (1911, 1970)
Yol Arkadaşım
Oyun
Ayaktakımı Arasında (1941, 1967)
Sonuncular
Yazlıkçılar (Yaz Misafirleri)
Vassa Jeloznova
Güneşin Çocukları
Barbarlar
Küçük Burjuvalar
Yegor Buliçov ve Digerleri
Anı/otobiyografi 
Benim Üniversitelerim (1941, 1986)
Çocukluğum (1947, 1976)
Ekmeğimi Kazanırken (1949, 1986)
Tolstoy’dan Anılar (1919, 1967)
Güncemden Yapraklar (1924, 1984)
Lenin (1924-1936) “Türkçe’ye Gorki Lenin’i Anlatıyor” adıyla (1980)

  Ad Soyad
  Yorum