A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Kuşkonmazı

Kuşkonmazı

 KUŞKONMAZI

ANAVATANI

Anavatanı: Asya ve Avrupa (Ön Asya)

Mısırlılar zamanında tanımlanmış, ancak kullanılışından söz edilmemiştir.

Muhtemelen bu devirlerde kullanılan tür orijin bitkisidir.

Bizanslılar zamanında ilkbahar aylarında görüldüğü belirtilmektedir.

Romalılar zamanındaki verilere göre çok yıllık bir bitki olduğu, tohumla çoğaltıldığı ve sürgünlerinin tüketildiği bilinmektedir.

15. ve 17. yy’dan itibaren tanınmaya başlayan kuşkonmaz, ilk zamanlarda ilaç olarak kullanılmıştır (idrar söktürücü).

Türkiye kuşkonmazın ana vatan sınırları içindedir ve ülkemizde yabani formlarına rastlanmaktadır.

Yetiştiriciliğine 1960’lı yılarda başlanmış, ancak tüketim şeklinin bilinmemesi, fiyatının yüksek olması, tadının alışılmış bir tat olmaması ve bulunduğu yeri uzun süre işgal etmesi gibi nedenlerle pek tutulmamış ve yetiştiriciliği yayılamamıştır.

SINIFLANDIRILMASI

Kuşkonmazlar

Monocotyledoneae sınıfı,

Liliiflorae takımı,

Liliaceae familyası

Asparagus cinsi ve

Officinalis L, türüne dahildir.

Mayıs çiçeği (Convallaria majalis), Dikenli Mersin (Ruscus), Mührü Süleyman (Polgonatum officinale ve multiflorum), Tilki kuyruğu (Paris quadrifolia) aynı familya için*de kuşkonmazın yakın akrabalarıdır (BRAUNER ve HAS-MAN 1945, LÜBBEN 1959, HAHN ve ZELL 1964). Kuşkonmazın 100'e yakın türü bulunmaktadır (HEGI 1909, CHITTENDEN 1951, HAHN ve ZELL 1964). Bun*ların bazısı otsu olup, bazısı yarı çalı yapıdadır. Sürgünleri yenenler yanında, smilax denen ve süs bitkisi olarak kullanılan türleri de mevcuttur

 

 

BOTANİK ÖZELLİKLERİ

BİTKİ OLUŞUMU

Görünürdeki yaprakları çok ince tül şeklinde, iğnemsi zariftirler. Gerçek yaprakları çok küçük daha az, boğumlar çerçevesinde; çiçekleri küçük, beyaz renklidir. Bitkinin yaprakları çiçekçilikte buket hazırlamakta da kullanılır. Meyveleri kırmızı ve yuvarlak, sarılıcı formda süs bitkileridir.Tabiatta yaklaşık olarak 300 türü bulunan Asparagus cinsinin, süs bitkileri yetiştiriliciliğinde önemli olan diğer türleri A.falcatus, A.medeolides ve A.sprengeri’dir  Kış aylarında tülkuşkonmaz en az 7 C sıcaklık istemektedir. Bu sıcaklığın altına düşmemelidir.Yüksek orantılı nem yani %75-80 nem ister. Aydınlık, doğrudan güneş ışığı almayan yerleri sever.Yoğun gölge yerlerde bulundurdukları taktirde dallanmayan uzun sürgünler oluşur.Toprak İstekleri: John Innes saksı kompostu No.2’ de iyi gelişir. Ayrıca, hacim olarak 2 kısım tınlı toprağa 1 kısım turba, yaprak çürüntüsü ve kumun eklenmesiyle elde edilen harç da kullanılabilir.

KÖK

Diğer Alliaceae türleri gibi kökler bireyseldir.

Her kök etli ve kalın (kurşunkalem kalınlığında) , çok az sayıda yan köklere sahip, silindirik şekilli esas kökler ile esas kökler üzerinde bulunan kılcal kökler olmak üzere 2 kısımdan meydana gelir.

Etli kökler birkaç yıl yaşarlar, 60-80 cm derinliğe gider ve daha sonra ölür. Her yıl yeni kökler oluşur.

GÖVDE

Kuşkonmaz gövdesi de 2 kısımdan oluşur

Rizom gövde (Pençe): Toprak altında 15-20 cm derinlikte bulunur. Yetiştiricilik sırasında 25-30 cm derine dikilerek, 20-25 cm uzunluğunda sürgünler elde edilebilir. Rizom gövdenin alt kısmından kökler, üzerindeki gözlerden de sürgünler meydana gelir.

Rizom gövde üzerindeki kök ve sürgünler alındıktan sonra incelendiğinde boğum ve boğum aralarından oluştuğu görülür.

Gövdenin bir ucunda eski, diğer ucunda yeni kök ve sürgünler oluşur.

Yeni sürgünlerin oluştuğu kısım, gövdenin büyüme yönünü gösterir. Dolayısıyla yıllar geçtikçe gövdenin yeri değişir.

Rizom gövde zarar görmediği takdirde uzun yıllar yaşayabilir (20-25 yıl).

Rizom gövde parçalara ayrıldığında her parça yeni bir gövde gibi gelişme gösterir. Yani vejetatif olarak çoğaltılabilir.

YAPRAK VE DALLAR

Yaprak gelişimi gerilemiştir.

Yapraklar uzun sürgünler üzerinde üçgen şekilli pul yaprak şeklindedir.

Yapraklar klorofil sentezi yapabilme yeteneğinde değildir.

Yaprakların görevi, kısa sürgün olarak adlandırılan ve uzun sürgünler üzerinde bulunan iğne şeklindeki sürgünler tarafından yapılır.

ÇİÇEKLER

Bitki dioiktir.

Erkek ve dişi bitki oranı 1:1’dir.

Çiçekler sürgün koltuklarında oluşur. Tek tek veya birkaç tanesi bir arada bulunur.

Erkek çiçekler daha iri, 6’lı, ve taç yaprakları turuncu renktedir. Dişi organ iz haldedir.

Bazı durumlarda bir bitki üzerinde hem erkek hem de erselik çiçeklere rastlanır (Andromonocious)

Dişi çiçekler daha küçük ve gösterişsizdir. Taç yapraklar açık yeşil renklidir.

Diş organ 3 karpellidir. Erkek organlar dumura uğramıştır.

Bazı durumlarda bir bitki üzerinde hem dişi hem de erselik çiçeklere rastlanır (Gynomonocious

Yabancı tozlanma görülür. Tozlanmada arılar ve rüzgar etkili olur.

MEYVELER

Meyvelerin başlangıçtaki renkleri yeşildir. Daha sonra turuncu ve kırmızıya döner.

Meyve 3 karpelidir. Her karpelde 2 tohum taslağı bulunur. Döllenme sonunda bir meyveden 4-6 arasında tohum elde edilir.

BESLENME VE İNSAN SAĞLIĞI AÇISINDAN ÖNEMİ

Bünyesinde A, B1, B2, B12, C vitaminleri bulunur, ancak çok yüksek değerlerde değildir.

Böbrek çalıştırıcıdır.

Karaciğer ve dalağın fonksiyonlarını yerine getirmesine yardımcı olur.

Bünyesinde bulunan Asparajinamid, yaşlılarda hücreleri onarıcı etkiye sahiptir.

EKONOMİK DEĞERİ

Kuşkonmaz, ülkemizde Akdeniz, Ege ve bir miktar da Marmara bölgesinde yetiştirilmektedir.

Toplam üretim alanımız 20-25 da civarındadır.

Ülkemiz için yeni bir sebze türüdür ve tüketim şekli halkımız tarafından bilinmemektedir.

Kuşkonmaz, Mart-Temmuz ortasına kadar piyasada bulunabilir.

Kuşkonmaz, çok yıllık bir bitki olması, üretim alanını uzun yıllar işgal etmesi, yurt içinde satış şansının olmaması nedeniyle ancak çok az miktarda (700-800 kg) üretilmekte ve turistik otellere satış şansı bulunmaktadır.

TOPRAK İSTEKLERİ

Daha öncede belirtildiği gibi kuşkonmaz tohumundan elde edilen ve pençe olarak adlandırılan fideleri ile üretilir. Zorunlu hallerde pençenin taç kısmını üzerinde 1-2 adet sürgün ucu bulunacak ve saçak kök taşıyacak şekilde birkaç parçaya bölmek suretiyle bitkiyi vegetatif olarak üretmekte mümkündür. Ancak bu yöntem pratikte kullanılmaz.

Kuşkonmaz yetiştirilecek her dekar alan için 50 m²?lik soğuk yastık hazırlanır. Bu yastığa 10x10 cm aralıklarla kare şeklinde ekim yapılır. Ekimin toprağın 2-3 cm derinliğine yapılması gerekir. Yüzeysel yapılan ekimlerde toprak yüzeyi kolayca kuruyacağından çimlenme aksaklıkları görülür. Esasen çok kalın kabuklu olan kuşkonmaz tohumu 3-4 hafta gibi uzunca bir sürede çimlendiğinden toprak neminin bu kadar uzun süre muhafaza edilmesi itina gerektirir. Tohum üzerini örten harcın organik maddelerce zengin olması sağlanarak, nem tutma kapasitesi ve süresi uzatılır. Bu şekilde ekilen tohumlar 3-4 hafta içinde çimlenerek gelişmeye başlarlar. Düzenli sulama ve bakım uygulanarak bitkilerin düzenli gelişmeleri sağlanır. Birinci yılda bitkiler 15-20 cm boy aldıklarında bitkilerin yapraklarına gelmeyecek şekilde sıra aralarına nitrat formunda azot uygulanarak gelişmenin daha iyi olması sağlanır. Aynı yıl içinde kuşkonmaz bitkileri ortalama 30 cm kadar boy alırlar. Kuşkonmaz fideleri sonbaharda hayat devrelerini kapatarak toprak üstünde gövde ve yapraklarını kuruturlar. Kışı bu şekilde geçirirler. İlkbaharda dikim yapılacağı zaman pençeler köklerine zarar vermeden dikkatli bir şekilde sökülürler. Toprak üstünde kurumuş bulunan gövde kesilerek uzaklaştırılır. Taç kısmında en az 5-6 sürgün ucu bulunan pençeler dikim için ideal büyüklüktedir. Pençeler söküldükten sonra hemen dikilmezlerse kuru kum veya torf içinde katlanmalıdır. Rutubetli ortamlarda katlanan fidelerin kökleri yaralanan kısımlarından kolayca çürürler. Pençelerin söküm ve dikime hazırlanması sırasında yaralanmamaları büyükp önem taşır.

 

Toprak doğal ve yapay gübrelerle gübrelemesi yapılarak 50 cm derinliğinde sürülür ve daha sonra 35-40 cm derinlikte ikinci defa sürülerek dikim gününe kadar bekletilir. Özel pullukları ile 120-140 cm sıra arası mesafe verilerek, mümkünse kuzey-güney istikametinde, 35-40 cm derinliğinde daha sonra dikimin yapılacağı karıklar açılır. Bu özel pulluklar taban genişliği 30-40 cm, derinliği 35 cm olan kenarları sıkıştırılmış bir kanal açarlar. Şekil 8 a?da bu karıkların dikim yapılmadan önceki görünümü şematik olarak verilmiştir. Bu şeklide açılan karıklara dikimden önce, verilecek sıra üzeri mesafelere gelecek şekilde (her pençenin dikileceği yer) önce ½ oranında yanmış ahır gübresi, ½ oranında toprak karışımından oluşan 4-5 cm kalınlığında (bir dolu kürek) harç konur ve kuşkonmaz pençeleri özenli bir şekilde bu harç içine dikilir. Pençelerin üzeri yine bu harç ile 3-5 cm kalınlıkta örtülür. Daha sonra bitkilerin toprakla temasını tamamlamak için su verilir. Havalar yağışlı, toprak tavı iyi ise sulamaya da gerek kalmaz. Dikimde taçların bir üzerinde olacak şekilde (ip çekilerek) dikilmesine dikkat edilir.

Dikim yapılırken ipin bağlanmış olduğu sıra başındaki kazıkların yıllarca dayanacak bir malzemeden yapılmasına özen gösterilir. Zira hasat yılından itibaren bitki sıraları üzerinde oluşturulacak kümbetlerin tam sıranın üzerinde olması gerekir. Aksi taktirde istenilen uzunlukta ve kalitede sürgün hasat etmek mümkün olmaz Dikimle birlikte sıra başlarına çakılan kazıklar kuşkonmazlık bozuluncaya kadar (6-7 yıl) aynı yerde kalacak ve bu kazıklar esas alınarak kümbet oluşturulacaktır.

Dikim yılında sulama, bakım, hastalık ve zararlılarla mücadele işleri dışında herhangi bir işlem yapılmaz.Dikim yılının sonunda bitkiler 2-3 gövdeli olarak gelişirler. 80-100 cm kadar boy alırlar ve dikim karıkların kenarlarından bir miktar toprak karık içine dökülür. Sonbaharda bitkilerin toprak üstündeki gövdesi kurur. Sonbaharda bu kuruyan kısım toprağın 2-3 cm üzerinden pençeye zarar vermeyecek şekilde makasla kesilir. Makastan başka bir şeyle kesim pençelerin taçlarının zararlanmasına yol açabilir.

Bitki gelişmesi için gerekli olan azotlu gübreler birkaç defada olmak üzere sulamalardan önce, potasyum nitrat şeklinde, fosforlu gübrenin tamamı ise birinci yılın kış döneminde bitki tacının üstüne gelmeyecek şekilde toprağa verilir ve düzenli sulamalarla bitkinin gelişmesi sağlanır. Bitkiler 100-150 cm boy alan birkaç gövdeli bir gelişme gösterirler. Sonbaharda toprak üstü kısımları sarararak kurur. Sonbaharda bu dallar makasla kesilerek alınır. Toprak üstünde kalan bu anızlar bitkinin yerini bilmek açısından gereklidir. Çünkü bitkinin nerede olduğunun bilinmesi yetiştiricilik açısından önemlidir. Böylelikle toprak işleme ve gübreleme işlemleri hata yapılmadan gerçekleştirilir. Toprak işleme esnasında bitki taçlarının yaralanması (özellikle toprak neminin yüksek olduğu dönemde) tacın çürümesine ve bitkinin ölmesine neden olur.

 

 

Dikim yılında ve gelişme yılında (2. Yıl) herhangi biri şekilde ürün alınmaz. İkinci yılda meydana gelen sürgünler pazarlanabilir nitelikte olabilir ancak uzunca bir süre kuşkonmazlığın sağlıklı ve yüksek verimli olarak kalabilmesi için hiçbir zaman 2. Yılda hasad yapılmamalıdır. Kuşkonmazlıklarda hasat 3. Yılda başlar. Bunun için 3. Yılın ilkbaharından itibaren farklı biri işlem uygulanır.

Ege bölgesi için 3. Yılın Mart ayı sonunda, toprak üstünden sonbaharda kesilmiş bulunan gövde kalıntıları dikkate alınarak mevcut toprak bitki üzerinden uzaklaştırılır ve bu kalıntılar tacın 2 cm üzerinden makasla taç zorlanmadan kesilip alınır. Havalar güneşli ise 2-3 gün bu şekilde açık bırakılarak tacın ve bitki çevresinin sıcaklığı arttırılarak bitki uyarılır. Daha sonra dikim esnasında karık başlarına dikilen kazıklar arasında ip çekilerek en üst kısmı bu ipe değecek şekilde ve taçlardan yaklaşık 30-35 cm yükseklikte kümbet oluşturulur. Böylece sıralar arasındaki toprak büyük ölçüde kuşkonmaz bitkilerinin üzerinde toplanmıştır. Bu işlem şekil 8 c?de görülmektedir. Kümbetlerin yapımından sonra, erkencilik sağlamak amacıyla kümbetlerin üzerine hemen toprak üzerinden malçlama olarak naylon örtülür. İlk hasatla birlikte bu örtüler kaldırılır ve hasada devam edilir.

Yeşil kuşkonmaz üretiminde pençelerin dikimi daha yüzeysel (6-10 cm) ve sık olarak (25-40 cm sıra üzeri aralıkla) yapılır ve bitkiler üzerinde herhangi bir şekilde kümbet oluşturulmaz. İlkbaharda aynen beyaz kuşkonmaz üretiminde olduğu gibi ayıklama yapılarak tarlanın düz olacağı şekilde taçların üzeri 6-8 cm?lik toprakla örtülür ve sürgünlerin gelişmeleri beklenir. Sürgünler toprak üstüne çıkıp 25-30 cm boy aldıklarında bıçak kullanılmadan kırılabildiği yerden kırılarak alınırlar. Bu sürgünlerde gelişme gösterecek sürgün veya göz bırakılmaz böylece sürgünün daha sonra gelişmesinin önüne geçilerek bitki yeni sürgünler yapmaya teşvik edilir. Hasat yine beyaz kuşkonmaz üretiminde olduğu gibi 8 hafta sürdürülür ve bitkiler o metottaki uygulamalarla yaz dönemini kapatırlar.

GÜBRELEME

Her 2 yılda bir Mart-Nisan aylarında yapılır. Mayıs-Eylül ayları arası 2 haftada bir kez 1 g/1 kompoze gübre verilir

YETİŞTİRME TEKNİĞİ

Kuşkonmaz 10-15 yıl aynı yeri işgal edeceğinden, top*rağın iyi hazırlanması şarttır. Yeni tesis edilecek kuşkonmazlık yeri ya insan yada makine gücü ile 60-80 cm derinliğin*de, sonbahar veya kış aylarında kirizma yapılır. Ki*rizmanın makine gücü ile yapılması maliyeti düşürür. Aynı zamanda kirizmanın daha çabuk yapılmasını sağlar. Kiriz*mada kullanılacak traktörlerin en az 35 ps gücü olmalıdır. Toprakta büyük taşların veya yer yer kayaların, kalın kök*lerin bulunması, makinenin çalışmasını güçleştirir. Kirizmadan sonra hektara 30-40 ton yanmış ahır gübresi arazi üzerine yayılır ve 30-40 cm derinliğinde toprağın alt katmanlarına gübre karıştırılır. Bu işlem toprağı ıslah eder. Daha sonra arazi düzeltilir ve masuralar hazırlanır (Kirizma için toprak işleme bölümüne bakınız).

Kuşkonmaz masuralarının yönü genelde arazinin şekline göre ayarlanmaktadır. Bu yanlış bir yoldur. Masuralar kuzey-güney doğrultusunda açılmalıdır. Böylece bitkilerin birbirini daha az gölgelemesi ve her bitkinin eşit ışık alması, toprağın eşit ısınması sağlanır (HAHN ve ZELİL 1964, HÖSSLİN, MAPPES ve STEİB 1964). Bununla beraber soğuk bölgelerde erkenciliği geliştirmek bakımından masuralara doğu-batı doğrultusu da verilebilir. Kuzeyden güneye doğru hafif meyilli yapılan masuralar çabuk ısınmakta ve buda sürgünlerin erken sürmesini sağlamaktadır. Bölgede kuvvetli rüzgarlar varsa sıraların doğrultusu rüzgar yönünde yapılmalıdır. En iyi yol, rüzgar kıran tesis etmek ve rüzgarın etkisini ortadan kaldırmaktır.

Kuşkonmazlık tesis edilirken bir bitkiye düşen alan, toprak yapısına, iklim özelliklerine ve bitkilerin büyüme ve gelişme kuvvetine bağlı olarak, 0,80-1,00 m2’dir. Bu alanın taksiminde sıra üzeri mesafesi 40-60 cm arasında değişmekte ise de, ortalama 50 cm’de sabit tutulur. Değişikliğe uğrayan 100-200 cm sıra arası mesafesidir. Kuşkonmazların dikiminde önerilen üç değişik mesafe ölçüleri:

Minimum : Sıra arası 150 cm, sıra üzeri 50 cm, bir bitkiye düşen alan 0,75m2

Optimum : Sıra arası 180 cm, sıra üzeri 50 cm, bir bitkiye düşen alan 0,90m2

Maksimum:Sıra arası 170 cm, sıra üzeri 60 cm, bir bitkiye düşen alan 1,02m2’dir.

Dikim zamanı bölgelere göre değişir. Şubattan başlayarak Mayıs sonuna kadar devam eder. Ege ve Akdeniz bölgelerinde Şubat-Mart Karadeniz ve Marmara bölgelerinde Mart-Nisan, İç Anadolu bölgesinde Nisan-Mayıs'tır. Zamanı sınırlayan faktör, pençelerin sürmesidir. Sürmenin başla*ması sökümü güçleştirir ve dikimde sürgünlerin kırılmasına ve zedelenmesine yol açar. Pençeler, sürmeden çıkartılmalı ve dikim işi bitirilmeli ve dikim zamanı buna göre ayarlan*malıdır. Eğer pençe sökümü sonbaharda yapılmış ve pençeler kışı saklanarak geçirmiş ise, dikim daha kolay yapılır.Dikim çukurları ilkbaharda, toprak tava geldiğinde çift ağızlı pulluklarla açılır ve şekil verici pullukla düzeltilir (Şekil 5.4 ve 5.5). Bu işlem Şekil 5.6’da görüldüğü gibi işçi kullanılarak elle de yapılabilir.

Çukurlar 40 cm ge*nişlikte, 25-35 cm derinliktedir. Çukurların uzunluğu ara*zinin büyüklüğüne bağlıdır. 10 m’den başlayarak 100 ve hatta 200-300 m’ye kadar çıkabilir

Uzunluğun artması, makinalı tarımda randımanı arttırır. Fazla dönüşleri ortadan kaldırır. Zaman kaybını azaltır. İnsan gücü kullanılacaksa uzunluğun 50 m’yi geçmemesi önerilir. Bu mesafe geliş ve gidişlerde zaman kaybını azaltır ve işin daha çabuk yürümesini sağlar. Seçimi yapılan pençeler, açılan çukurların dibinde, 50 cm’de bir yapılan 10-15 cm çapında ve 5 cm yüksekliğindeki öbekler üzerine konur. Kökler öbek üzerine güzelce yayılır ve üzerleri hemen gübreli toprakla 3-5 cm kalınlığında örtülür. Dikimde, daha önceki konularda belirttiğimiz gibi pençelerin büyüme doğrultuları dikkate alınır.

Bütün pençeler çukurun orta kısmına ve büyüme doğrultuları çukurun uzunluğundan geçirilen çizgiye paralel çevrilerek konur. Böylece kuşkonmaz ileriki yaşamlarında devamlı ortada kalır ve sağa sola yönelmez.

Dikimde söylenen durumlara dikkat edilmezse 5-6 yıl sonra yön bozulur. Bitkiler sağa sola kaçarak masuraların kenarlarına gelir. Bu kısımlarda toprak seviyesi azaldığından sürgünlerin boyları kısalır, şekilleri bozulur, toprak işleme ve bakım güçlüğü ortaya çıkar. Bunun dışında bitkiler birbirinden uzaklaşır veya birbirine yakınlaşır.

Pençeler yerleştirilip, köklerin üzeri bir miktar gübreli toprakla örtüldükten sonra, bunun üzerine yeniden 5-10 cm kalınlığında yanmış ahır gübresi ile karıştırılmış ticaret gübresi atılır. Ticaret gübrelerinin miktarı hektara 100-150 kg N, 200-300 kg K2O, 100-200 kg P2O5, 50-100 kg CaO ve 12-15 kg MgO’tır.

Toprakta yeterli derecede nem ve sıcaklık oluştuğundan dikimden 10-15 gün sonra sürme başlar. Dikimden sonra, elde daima % 10-20 rezerve fide kalmalıdır. Herhangi bir nedenle sürmeyen ocaklar varsa, bunlar derhal açılır ve yerine eldeki rezervden yenileri dikilir. Ayrıca ilk dikilen fidelerin neden sürmediği de araştırılır.Dikim işlemi bittiğinde çukurun üst düzeyi ile esas toprak düzeyi arasında 5-10 cm mesafe vardır. Sürme başladıktan sonra sürgün diplerine yandan toprak çekilerek, çukur bir miktar daha doldurulur.

STANDARDİZASYON

Hasat edilen kuşkonmazlar en çabuk şekilde sınıflama ve ambalajlamanın yapılacağı bir binaya veya hiç olmazsa zemini temiz, beton olan, gölge ve suyu bulunan bir yere götürülür. Kuşkonmazlar hemen içi su dolu kaplara boşaltılır. Suyun sık sık değiştirilmesi şarttır. Suda bırakılan kuşkonmazlarda menekşe rengin meydana gelişi azalır.

Kuşkonmazlar, Türk Standartlar Enstitüsü Kuşkonmaz Standardına (1971) göre renklerine göre gruplara, uzunluklarına göre boylara ve çaplara göre de sınıflara ayrılır. Bu gruplar, boylar ve sınıflar genel özellikleri taşımak mecburiyetindedir. Kuşkonmaz sürgünlerinde genel özellikler içinde, sürgünler normal şekilde oluşmuş, düzgün, sağlam, taze görünüşlü, zedelenmemiş olmalı, üzerlerinde pas, toprak ve diğer kirletici unsurlar bulunmamalı, renkleri normal teşekkül etmelidir. Odunlaşma ve lifleşme olmamalıdır. Kemirilme ve böcek zararlarına uğramış olmalıdır. Sürgünlerin içi boş, üzerindeki kabuk soyulmuş, sürgünler kırılmış olmamalıdır. Kesim yerlerindeki hafif çatlaklar tolerans içinde kabul edilir. Üzerlerinde yabancı koku ve tat, aşırı nem bulunmamalıdır. Sürgünler yıkanabilir. Su içinde tutulmuşlarsa normal şekilde kurutulmaları gerekir. Sürgünler taşımaya, pazarlamaya dayanıklı olmalı ve pazar isteklerini karşılamalıdır.

 

Gruplar : Kuşkonmazlar renklerine göre beyaz, menekşe ve yeşil olarak üç gruba ayrılır.

Boylar : Kuşkonmazlar uzun boy

17-22 cm ve kısa boy 12-17 cm olmak üzere iki boya ayrılır.

Sınıflar : Kuşkonmazlar çaplarına göre üç sınıfa ayrılır.

Ekstra sınıfı: Bu sınıfa minimum çap 12 mm ve 12-16 mm arasında çapı olan kuşkonmaz sürgünleri girer. Sürgünler iyi teşekkül etmiş, tamamen düzgün ve ait oldukları renk grubunun normal özelliklerine göre sürgün uçları kapalı olmalıdır. Üzerlerinde çok hafif bir iki adet pas izi bulunabilir. Sürgünün hasatta dip kesim yerinde soluk pembe renk oluşumu kabul edilir. Beyaz ve mor renkli sürgünlerde hiçbir şekilde odunlaşma belirtisi dahi olmamalıdır. Yeşil renklilerde kısmi odunlaşma olabilir.

I. Sınıf : Birinci sınıfta minimum çap 10 mm olup 10-16 mm çapta olan kuşkonmaz sürgünlerini kapsar. Sürgünler iyi teşekkül etmiş olmalı ve uçları kapalı bulunmalıdır. Bu sınıfta sürgünlerin hafif eğik olmasına müsaade edilir. Pas miktarı ekstra sınıfına göre biraz daha fazla tutulur. Odunlaşma belirtisi mor ve yeşil kuşkonmazlarda hafifçe bulunabilir. Beyaz olanlarda odunlaşmaya izin verilmez. Kesim yerlerinde pembe renk oluşabilir.

II. Sınıf : Bu sınıfta, kuşkonmaz sürgünleri ekstra ve I. Sınıfa girmeyen ancak genel özelliklere giren kuşkonmazlar sokulur. Bu sınıfta bir örneklik zorunlu değildir.

Bu sınıflardan ekstra olanlarda bir alt sınıftan gelen ve yara izi niteliğinde olmayan hafif çatlaklara ağırlık veya sayı dikkate alınarak % 5 tolerans tanınır. I. sınıfta bu sınıf şartlarına uymayan, ancak bir alt sınıftan gelen sürgünlere ve hafif çatlaklara ağırlık ve sayıca % 10 tolerans verilir. II.Sınıfta ise, tolerans olarak genel özellikler giren kısmen özürlü olan sürgünlerden en çok %10 oranında bulunabilir. Aynı ambalaj içindeki kuşkonmaz sürgünleri renk, boy ve sınıf bakımından bir örnek olmalıdır. Yalnızca II. sınıfta bir örneklik aranmaz. Bir ambalajda değişik renklerden ve boylardan %10’luk bir tolerans bulunmaktadır.

MUHAFAZA

Sınıflandırmada renk (beyaz, menekşe, yeşil) ve boy (17-22 cm: uzun, 12-17 cm: kısa) ve çap (1.2-1.5 cm) dikkate alınır.

Kuşkonmazlar tazeliklerini serin koşullarda 3-4 gün korur.

Muhafaza için en uygun koşullar 2-30C sıcaklık ve % 95 ON’dir. Bu koşullarda 3 hafta muhafaza edilebilir.

KA’de muhafaza süresi artırılabilir.

 

SULAMA

Yaz ayları kurak geçen yerlerde sulama yapılmalıdır. Sulamada yağmurlama sulama sisteminin kullanılması uygundur. Az miktarda sık sulama yapmak daha faydalıdır.

Nisan-Mayıs ayları içinde gübrelemeye başlanmalıdır. İlk gübrelemede 20-30 kg/da amonyum nitrat veya amonyum sülfat, Haziran-Temmuz arasında da aynı miktarda 2. Bir azotlu gübreleme yapılmalıdır.

Sonbahar aylarında toprak üstü aksam gelişmesini tamamlar ve bunlar toprak seviyesinden kesilir ve atılır.

Sonbaharda gerekli ise organik gübreleme yapılır. Ayrıca 40-50 kg/da süperfosfat verilir ve toprak işlenerek düzeltilir.

HASAT

Hasat, ilkbahar aylarında yapılır.

İlk verim yılında hasat süresi kısa tutulmalı (15-20 gün), daha sonraki yıllarda 2 ay süreyle hasat yapılabilir.

İlk yıllarda hasat süresinin uzun tutulması gelecek yıllardaki verimi azaltmaktadır.

Hasatta ilk yıl bitki başına 2-3 sürgün, daha sonraki yıllarda ise 7-8, hata 9-10 sürgün kesilebilir.

Sürgün verimi 60 günlük hasat dönemi sonunda 300-600 kg/da veya 300-350 g/bitki düzeyindedir.

Sürgün verimi hasat süresince hava sıcaklığına, rüzgar durumuna ve yağışa göre değişir.

Hasat gün aşırı veya serin havalarda 2 günde bir yapılır. Günlük hasat yapmaya çalışılmalıdır. Hasadın gecikmesi ile sürgünler kartlaşır, toprak yüzeyine çıkan sürgünlerin beyaz rengi yeşile döner. Baş kısımdaki pulların arası açılır.

Hasadın günün serin saatlerinde yapılması gerekir.

Hasat zamanı olarak sürgünlerin toprak yüzeyinde hafif kabarıklık meydana getirmeye başladığı zaman kabul edilmeli veya, mevsim gidişine göre, kümbetler hafif açılarak, sürgün gelişmesi kontrol edilmelidir.

Hasat için, kümbetler açılır, Sürgünlerin görülmesi sağlanır. Kuşkonmaz hasadı için özel olan aletlerle sürgünün dip kısmına basılarak sürgünlerin kesilmesi sağlanır.

Sürgünler hasat edildikten sonra kümbetler yeniden kapatılır.

Hasat edilen sürgünler olabildiğince az güneş görmeli ve hemen nemli bir ortama alınmalıdır.

  • diline pelesenk olmak ne demek
  • dillere pelesenk olmuş ne demek
  • pelesenk
  • pelesenk ne demek
  • Pelesenk Ne Demek – Pelesenk Sözlük Anlamı
  • pelesenk olmak ne demek
  • pelesenk olmak ne demektir
  • pelesenk olmuş ne demek
  • Yüksek Yüksek Tepelere sözleri
  •   Ad Soyad
      Yorum