A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ İçerik Ekle
Kurbanlık, Hayvan,
Kurbanlık Hayvan

Kurbanlık Hayvan

Kurban kesmekle mükellef olan kimsenin bu ibadetinin geçerli sayılabilmesi için kurbanlık hayvan ve hayvanın kesimi ile ilgili bazı şartlar vardır. Bunlar kurbanın sıhhat şartlarıdır.

Kurbanlık Olacak Hayvan ile İlgili Şartlar

1. Kurban, koyun, keçi, sığır, manda, deve veya bu hayvanların türdeşlerinden kesilebilir. İslâm âlimleri bu hususta ittifak etmişlerdir. Kur"ân-ı Kerim"de kurbanlık olarak kesilecek hayvanlar şu şekilde ifade edilmiştir: "Biz her ümmete kurban ibadeti koyduk ki Allah"ın kendilerine rızık olarak verdiği en"âm (deve sığır, koyun)cinsinden hayvanları keserken Allah"ın adını ansınlar. (Hac, 22/34 )

Ayette geçen "en"âm"deve, sığır, koyun ve keçi demektir Ayrıca Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ve ashabından, bu zikredilenlerin dışında bir hayvanın kurban edildiği rivayet edilmemiştir. İbadetlerde ise aslolan, şekillere kadar bütün çerçevenin Kur"an ve sünnet tarafından çizilmiş olmasıdır. Dolayısıyla tavuk, kaz, ördek, deve kuşu, ceylan gibi hayvanlardan kurban olmaz. Bunları kurban niyeti ile kesmek tahrimen mekruhtur. Çünkü bunda Mecusilere benzeyiş vardır.

Koyun, keçi, sığır, manda ve devenin hem erkekleri hem de dişileri kurban olarak kesilebilir. Ancak koyun cinsinin erkeğini yani koçu kurban etmek daha iyidir. Keçinin erkeği ile dişisi kıymetleri eşit olduğunda, dişisini kesmek daha faziletlidir. Aynı şekilde devenin veya sığırın erkeği ile dişisi et ve kıymet bakımından eşit olduklarında, dişisinin kurban edilmesi daha faziletli kabul edilmiştir.

2. Koyun ve keçi cinsinden hayvanların kurban edilebilmesi için birer yaşını doldurmaları gerekir. Ancak altı aylık koyun, bir yaşındaki gibi cüsseli ve gösterişli ise kurban olarak kesilmesi caizdir. Keçinin ise bir yaşını doldurması gerekir. Sığır ve manda cinsinden hayvanlar iki yaşını, deve ise beş yaşını tamamladıktan sonra kurban olarak kesilebilir.

Koyun ve keçiden her biri yalnız bir kişi adına kurban edilir. Sığır (inek, boğa, manda) cinsinden bir hayvanı bir kişi kurban edebileceği gibi yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban edebilirler. Peygamberimiz döneminde bu şekilde uygulanmıştır. Ancak bu ortakların hepsinin Müslüman olması ve her birinin ibadet niyetiyle iştirak etmesi gerekir. Eğer ortaklardan bir tanesi kurban niyetiyle değil de sırf et almak için iştirak etse hiçbirinin kurbanı sahih olmaz. Kurban kesildikten sonra et, tartı ile eşit şekilde paylaşılmalıdır.

3. Allah"a kurbiyet ve ibadet için kesilen kurbanın semiz, sağlıklı ve azalarının tam olması, hem ibadetin gaye ve mahiyeti hem de sağlık kuralları açısından önemlidir. Bu itibarla, kurbanlık hayvanda kurban olmaya engel bir kusurun bulunmaması gerekir. Kur"ân"ı Kerim"de müminlerin kazandıkları şeylerin temiz ve güzel olanlarını Allah yolunda infak etmeleri emredilerek "Siz göz yummadan, içinize yatmaksızın almayacağınız kötü, bayağı şeyleri vermeye kalkmayın. İyi bilin ki, Allah ganidir, hamîddir (kimseye ihtiyacı yoktur, bütün övgülere layıktır).(Bakara, 2/267) buyrulmuştur. Böylelikle, kötü, bayağı şeyleri kendiniz almazken, Allah"a borcunuzu bu ‏şeylerden vermeğe kalk‎‏mayı‎nı‎z, denilmiştir. Buradan hareketle çok kusurlu olan hayvanların kurban edilmeleri uygun değildir.

Peygamber Efendimiz (aleyhissalatu vesselâm) birçok hadislerinde kurbanlık hayvanın kusursuz ve ayıpsız olması gerektiğini bildirmiştir. Meselâ bunlardan birinde "Kurbanl‎ıklarda körlüğü her halinden belli olan, hastal‎ığı açı‎kça anlaşılan, yürümeye mâni olacak derecede topall‎ığı‎ açı‎k olan topal, iliği kurumu‏ş zayı‎f hayvanı‎n kurban edilmesi uygun değildir."buyurmuştur.

Bir başka hadislerinde de, kurban edilmek istenilen hayvanın gözünün ve kulağının afetten salim olmasına dikkat edilmesini emretmiştir

Kurbanlık olmaya engel olan kusurlar iki kısımdır; Bir kısmı hayvanın kurban olmasına mani, bir kısmı ise değildir;

Hayvanın kurban olmasına engel olan kusurlar;

• İki gözünün veya bir gözünün kör olması.

• Kesilecek yere yürüyemeyecek kadar topal olması.

• İki kulağının veya bir kulağının kesik olması.

• Dişlerinin tamamının veya çoğunun dökülmüş olması.

• Boynuzlarının ikisinin veya birisinin kökten kırılmış olması.

• Hayalarının ve meme uçlarının kopmuş olması.

• Kuyruğunun yarısı veya üçte birinden fazlasının kesilmiş olması.

• Kemiklerinde ilik kalmayacak kadar zayıf ve düşkün olması.

• Doğuştan kulağı ve kuyruğunun bulunmaması.

• Kontrol altına alınıp sürüye gönderilemeyecek ve yemlenemeyecek kadar deli olması.

• Aşikâr bir halde hasta bulunması.

Kurban kesmekle yükümlü olan bir kimsenin, satın aldığı kurbanda yukarıdaki kusurlardan biri sonradan meydana gelirse, yerine başkasını alıp kesmesi gerekir. Fakat fakir bir kimsenin aldığı kurban böyle kusurlanırsa, yerine başkasını alması gerekmez, onu kurban olarak kesebilir. Hatta böyle kusurlu bir hayvanı satın alıp kurban kesmesi de yeterli olur. Çünkü bu kurban, o fakir için bir nafiledir. Nafilelerde ise, genişlik ve kolaylık vardır.

2. Kurban olmaya mani olmayan küçük kusurlar;

• Gözlerinin şaşı veya zayıf görmesi

• Bir ayağı topal olup diğer üç ayağı ile aksayarak da olsa yürüyebilmesi

• Doğuştan boynuzsuz veya boynuzunun kırılmış olması

• Kulakları delik ve yarık veya uçları kesilmiş ve sarkmış olması

• Dişlerinin bazısının düşmüş olması

• Otlamasına mani olmayacak derecede deli olması

• Kuyruğunun, hayalarının veya kulağının üçte birinden daha az kısmının kesik olması

• Doğuştan kulaklarının küçük olması

• Uyuz fakat semiz olması

• Tenasül uzvunun burulmuş olması.

Bu sayılan kusurlardan birine sahip olan hayvanın kurban edilmesi mekruh olmakla birlikte caizdir.

4. İbadetlerin, kurbetlerin (Allah"a yakınlaşmak için yapılan şeylerin) Allah"ın istediği zaman ve şartlarda gerçekleştirilmeleri gerekir. Bu itibarla, kurbanın sahih olabilmesi için belirlenmiş vakit içinde kesilmesi gerekir. Bu belirlenen vakit de kurban bayramının ilk üç günü yani zilhiccen ayının 10, 11 ve 12. günleridir. Bayram namazının kılınmasından, 3. günü akşamına kadarki zaman dilimidir. Şafiî mezhebine göre bu süre, bayramın 4. günü akşamına kadardır. Aydınlatma imkânının yetersizliğinin yol açacağı muhtemel tehlike, hata ve zorluklar söz konusu ise kurbanın gece kesilmesi mekruhtur, hoş görülmemiştir. Bu sakıncalar yoksa gece de kesilebilir.

Kurban Bayramında, kesilmek üzere satın alınmış kurbanlık hayvan, kurban kesme günlerinde kesilmemiş ise, hayvanın kendisini sadaka olarak vermek gerekir. Eğer hayvan helak olmuşsa kıymetini sadaka olarak fakirlere vermek icab eder, ertesi seneye bırakılmaz. Kurbanın vacib olmasında kesim günlerinin sonu esastır. Bunun için Kurban Bayramının üçüncü günü güneş batmadan önce zengin olan kimsenin kurban kesmesi gerekir. Daha önce fakir olması bunu etkilemez. Aksine olarak o günün güneş batışından önce fakir düşen veya ölen Müslümanlardan bu kurban kesme yükümlülüğü düşer.

5. Kurbanın ibadet niyetiyle kesilmesi şarttır. Allah"ın insanın yaptığı hiçbir ibadete ihtiyacı olmadığı gibi keseceği kurbana da ihtiyacı yoktur. Ancak Allah, kurban kesme emriyle kullarını imtihan etmekte, onların İlahî emirlere itaatteki hassasiyetlerini, Allah"a yakınlık derecelerini ölçmektedir. Temelde Allah"ın hoşnutluğu hedeflenilerek yapılması gereken ibadet ve kurbetlerde, Hakîm olan yüce Mevla birçok hikmetler ve maslahatlar koymuştur. Kurban kesmenin de bildiğimiz bilemediğimiz birçok hikmet ve faydaları vardır. Ama asıl maksad, Allah"ın rızasını, hoşnutluğunu kazanmaktır. Bu husus ayette şu şekilde vurgulanmıştır; "Unutmayın ki ne onların etleri, ne de kanları asla Allah"a ulaşacak değildir. Lâkin Ona ulaşan tek şey, kalblerinizde beslediğiniz takvâdır, Allah saygısıdır. (Hac, 22/37)

İbadetlerin, hayır ve hasenatın kabulünün başta gelen şartı ihlâstır. Allah"ın rızasını gözetmek gerekir. Zira bunların mükâfatını vermek yalnız Allah"ın iradesindedir. O halde sadece Onu razı etmeye çalışmalıdır. "İşlerin kıymeti ancak niyetlere göredir. Herkesin niyet ve maksadı ne ise, eline geçecek olan da odur." Hadis-i Şerifi de bu gerçeği beyan etmektedir. Bu itibarla kesilen kurbanlarda hedef; ihlâs, takva ve Allah"a yaklaşmak olmalıdır. Bu maksad ve gaye olmadıktan sonra kesilip dağıtılan etlerin, kanların Allah nezdinde bir değeri yoktur.

Ayrıca âyetteki tasvir, kanların ve etlerin Allah"a yükselmeyeceği tasavvuru ile, kurbanın gayesini küçük çocukların bile anlayabileceği mükemmel bir tarzda anlatmaktadır.













  Ad Soyad
  Yorum