A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ İçerik Ekle
Kurbanın, Dînî, Hükmü, ve, Çeşitleri,
Kurbanın Dînî Hükmü ve Çeşitleri

Kurbanın Dînî Hükmü ve Çeşitleri

Kurban vacip ve nafile olmak üzere ikiye ayrılır. Şimdi bunları ayrı ayrı ele almaya çalışacağız.

a. Vacip kurbanlar

1. Kurban bayramında kesilen Kurban (udhiye)

Kurban denince aksine bir kayıt olmadığı sürece genelde Kurban Bayramında kesilen kurban ve onun hükmü anlaşılır. Kurban bayramında dinen aranan şartları taşıyan kimselerin kurban kesmeleri Hanefî mezhebine göre vacip, diğer mezheplerde ise terk edilmesi istenmeyen müekked bir sünnettir.

Kur"ân"ı Kerim"de Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme hitaben şöyle buyrulmuştur: "Rabbin için namaz kıl ve kurban kesiver"(Kevser, 108/2) Hanefî mezhebine göre; Peygambere vacip olan, aksini ispat eder bir delil, bir kayıt olmadıkça ümmetini de kapsar, dolayısıyla onların da kurban kesmeleri gerekir. Zira peygamber, ümmeti için bir rehberdir.

Kevser Suresinde geçen: "Venhar"emri, İslâm bilginlerinin çoğuna göre, kurban kesmek anlamındadır. Bilginlerin çoğunluğu bunun, Kurban Bayramı günlerinde kesilen kurban olduğu görüşündedirler. Zira bu konuda pek çok hadis-i şerif vardır. Dini bayramlarımızdan olan kurban Bayramı, Asr-ı Saadetten günümüze kadar (kurban kesilerek) kutlanmıştır. Eyyam-ı Nahr (Kurbanlık hayvanların kesilme günleri) tabiri de, on beş asırdan beri bu anlamda kullanılmıştır.

Ayrıca Peygamber Efendimiz tarafından birçok hadis-i şerifte, hali vakti yerinde olanların kurban kesmesi gerektiği bildirilmiştir:

"Kurban kesecek güçte olup da kesmeyen, namazgâhı‎mı‎za yaklaş‏ması‎n"(İbn Mace, Edahi, 2; Müsned, 2/321) Bu hadiste Peygamberimiz, imkânı olup da kurban kesmeyeni mescidimize yaklaşmasın diyerek tehdid etmiştir. Tehdid ancak vacibin terkinde söz konusudur. "Her hane halkının senede bir kere kurban kesmesi gerekir."(Tirmizi, Edahî, 18; Ebu Davud, Edahî, 3)

Bayram namazından önce kurbanını kesen birisine Allah Resülü, yeniden kurban kesmesini emretmiştir. Peygamberimizin yeniden kesmesini emretmesi, kurban kesmenin vacip olduğunu gösterir.

Ayrıca Peygamberimiz, hicretten itibaren on yıla yakın bir süre hep kurban (Udhiyye) kesmiştir. Kurbanını kesen kimse hem mesuliyetten kurtulur hem de niyetinin derecesine göre ahirette sevaba nail olur.

Şimdi kurban mükellefiyetinin şartları üzerinde durmak istiyoruz;