A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Kur’ân ve İlmî Gerçekler

Kur’ân ve İlmî Gerçekler

Kur"ân"ın asıl gayesi, insana, kulluk dairesindeki vazife ve sorumluluklarını öğretmek, ferdî ve içtimaî hayatını düzenlemek ve ebedî saadeti kazanmasına vesile olmaktır. Daha özlü bir ifadeyle Kur"ân"ın en birinci vazifesi, insan hayatını, Yaratıcı"sının irade ve rızası istikametinde şekillendirmektir.

Bunun dışında kalan hususlara Kur"ân, mahiyeti, önemi ve kıymetine göre yer verir. Kur"ân, böyle olmayıp da, sözgelimi, çağın tabusu hâline gelmiş bir kısım medeniyet harikalarından ve ilmî gelişmelerden açıkça ve detaylarıyla bahsetseydi, o zaman pek ehemmiyetli maksatların söz konusu edilme hakkı ortadan kalkacak ve de dünyanın en mükerrem varlığı olan insan ihmal edilmiş olacaktı.

Bu itibarla Kur"ân birçok ilmî ve teknik bahse ana maksatlar çerçevesinde özlü ve i"cazlı bir biçimde yer vermiştir. Bu cümleden olarak Kur"ân"ın, Yüce Yaratıcı"nın kudret, azamet ve hikmetlerinin bilinmesi namına varlıkta cereyan eden birçok olaya bazen açıkça bazen de işaretler ve ipuçları hâlinde teması söz konusudur ki, bunların birkaçını şöyle sıralayabiliriz:

1. "Rüzgârları aşılayıcı olarak gönderip gökten su indirdik, böylece sizi suladık. (Yoksa) siz suyu depo edemezdiniz."

Bu âyet de, henüz yirminci yüzyılda anlaşılan ilmî bir gerçeğin Kur"ân tarafından asırlar önce ifade edildiğinin bir göstergesidir. Rüzgârlar su buharından meydana gelen bulutları birbirine çarpıştırır. Bu çarpışmada bulutlarda pozitif-negatif elektron geçişmesi olur, şimşek meydana gelir. Rüzgârlar bulutları sıkıştırarak yere yağmuru aşılar. Aynı zamanda rüzgârlar, bitkiler üzerinden eserken, erkek tohumları dişi tohumlar üzerine kondurmak suretiyle onları aşılar. Böylece bitkilerde döllenmeye yardım eder. Yine bu âyet gökten inen yağmur sularının yerin dibinde depo edildiğini ve böylece oradan çeşmeler ve kuyular açmak suretiyle canlıların sulanabileceğini anlatmaktadır.

2. "Her şeyi çift yarattık."; "Münezzehtir o Allah, her noksandan münezzeh!Yerin bitirdiği her şeyi, ve kendilerini, ve daha nice bilmedikleri şeyleri çift yaratan, münezzehtir, Yücedir!."

İlim adamlarının kısa bir zaman önce keşfettiği bir hususu Kur"ân asırlar öncesinden haber vermiştir. Bugün çok iyi bilinmektedir ki, insanlar nasıl çiftse, diğer canlılar da öyle çifttir. Hatta her şeyin asıl maddesi olan atomlar da çifttir. Onların bir kısmı artı bir kısmı eksi yüklüdür. Ayrıca her şeyde cazibe (çekme) ve dafia (itme) olmak yönüyle de bu ikilik değişik bir şekilde kendini göstermektedir. İkinci âyette ise, o günün insanının müşahedesine arz edilen tablonun dışında, o devre göre bilinmeyen bir kısım şeylerden de bahsedilerek "Daha sizin bilmediğiniz şeyleri de çift yarattı." deniyor.

3. "Semayı (kudret) eliyle biz kurduk ve ona durmadan genişlik veriyoruz."

Bu âyette, ilim mahfillerinde ağırlığını devam ettiren "mekân genişlemesi" bin dört yüz küsur sene evvel Kur"ân"da söz konusu edilmektedir.

4. "Güneş de kendi ekseni etrafında bir vakte kadar hareket eder."

Kur"ân asırlar önce, eski kozmolojiye rağmen, Güneşin sabit olmadığını ve kendi ekseninde hareket ettiğini bildirmiştir.

5. "Sen dağları görür de onları hareketsiz sanırsın, oysaki onlar bulutlar gibi yüzer geçer."

Yine Kur"ân-ı Kerim, dünyaya ait parçalar olan dağlara dikkat çekmek suretiyle arzın hareket ettiğine işaret etmiştir.

Görüldüğü gibi, kâinat kitabının bir tercümesi olan Kur"ân"da -en mükerrem bir varlık olarak kâinata gerçek değerini kazandıran- insanla alâkalı ilmî meseleler ve gerçekler de ihmal edilmeyip, önem ve mahiyetlerine göre yerini almıştır.














  • diline pelesenk olmak ne demek
  • dillere pelesenk olmuş ne demek
  • pelesenk
  • pelesenk ne demek
  • Pelesenk Ne Demek – Pelesenk Sözlük Anlamı
  • pelesenk olmak ne demek
  • pelesenk olmak ne demektir
  • pelesenk olmuş ne demek
  • Yüksek Yüksek Tepelere sözleri