A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ İçerik Ekle
KENDİ, VATANINDA, TUTSAK, BAŞÖRTÜSÜ
KENDİ VATANINDA TUTSAK BAŞÖRTÜSÜ

KENDİ VATANINDA TUTSAK BAŞÖRTÜSÜ


a rel="nofollow" href="http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=11c198776fe36f10&attid=0.5&disp=inline&realattid=f_fkjuwora&zw" target=_blank>
 
KENDİ VATANINDA TUTSAK BAŞÖRTÜSÜ







Tarih: 07 Aralık 2008 Pazar


‘’ÖSYM 3.sü Kübra(,Özlem, Esra, Ayşe, Gamze vs...) başörtüsü sorunu yüzünden eğitimine Viyana’da Tıp Fakültesinde devam etti. 4 yıllık okulu 3 yılda bitirdi.’’

‘’ÖSYM’ de yüksek puan alan Sedat (Ali, Murat, Veli vs...) katsayı eşitsizliği yüzünden eğitimini... ülkesinde bitirdi.’’

 Bu örnekleri saymaya kalksak inanın sayfalar almaz.

Şimdi sizi buradan Çanakkale, Antep, Kars cephelerine götürmek istiyorum. O cephelerde anneler, kız kardeşler, evlatlar, yeğenler, ninelerimizin hepsi başörtüsü kullanıyordu. Hatta peçeliydi ama o zaman kimse onlara cephede kutsal direniş alanına giremezsin demiyordu. Çünkü o zamanlar kamusal alan diye bir alan yoktu, milletsel alan vardı, ‘’NE MUTLU TÜRKÜM’’ diyen, başı açık, kapalı, sakallı, sakalsız herkesin girdiği alan birdi tek amaç içindi ‘’vatanı kurtarmak’’. 

image hosted by allyoucanupload.com

(KURTULUŞ SAVAŞINDA  CEPHEYE MERMİ HAZIRLAYAN BAŞLARI KAPALI VATANSEVER KADINLAR BU ÜLKEYİ ONLAR KURTARDI ŞİMDİKİ ENTELLEKTÜELLERDE ÖVÜNÜYORLAR)

 Fransız askerleri Gaziantep’e girdiklerinde bir gün köylü bir kadının başındaki yemenisini ve peçesini çektiler olayı gören kadının 12 yaşındaki küçük oğlu elbette annesinin böyle aşağılanmasına kayıtsız kalamazdı. Küçücük bedeniyle yürüdü Fransız askerlerinin süngülerine ve oracıkta şahadet şerbetini içti, küçük kahraman Kamil. Tarihin tozlu sayfalarını karıştırsak kim bilir ne Kamil’ler ne Sait’ler çıkar.

Ve gelelim sorunumuza şimdi bizim başımızdaki başörtüsü zorla alınıyor. Peki, kim alıyor? Fransızlar mı cevabını kendiniz verin.
 
Yeni seçilen YÖK başkanı özgürlükler gelecek yasaklar kalacak dedi. Hemen telaşlanan bir takım medya grubu hemen bütün rektörlerle röportaja koştu cevaplar traji komikti.
Birçok rektör türbanın asla serbest kalamayacağını söylüyordu vs… vs…
 
BANA EN KOMİK VE ACI GELENSE bir rektörün TÜRKİYE’NİN bir hukuk devleti
ve hukuk devletinde asla buna izin verilemeyeceğini söylemesiydi.
Oysa hukuk devletlerinde halkın istediği olur madem burası bir hukuk devleti neden türbanlı çoğunluk yok sayılıyor?  Bürokrasilerin gereğinde referandum yapılır ve bu yasalara yansıtılır (tabi eğer Cumhuriyet’in cumhur u temsil ettiği kabul ediliyorsa).

Başörtüsünün önündeki diğer bir engel ise, sürekli ATATÜRK ilke ve inkılâplarının dile getirilip söylenmesidir. ALLAH AŞKINA HEPİNİZİ VİCDANA DAVET EDİYORUM! ATATÜRK MÜ DEMİŞTİR ACABA ‘’Başörtüsü yasak’’ diye. Atatürk mü çizmiştir kamusal alanın sınırlarını? Şunu herkes biliyor ki, Atatürk ün annesi de başörtülüydü. Şimdi birileri, ‘’o başörtüsüydü bu türban’’ diyor. Nasıl ki o zaman giyilen kıyafetler, eşyalar değişti, türban da modern kullanılabilir ve kıyafetlere göre uyumlu oldu. Bunun neresi ideolojik?

image hosted by allyoucanupload.com
 ( ATATÜRK!ÜN AİLESİ CUMHURİYET DÖNEMİ )
 
 Ayrıca açık olan vatandaşlarımız gereksiz korkuya kapılıyor, kanun çıkınca İran gibi bizi de zorla kapatırlar diye tedirgin oluyorlar. Bunun asla olmayacağından emin olsunlar. Bunu yüzlerce kapalıya sorsanız cevabı aynıdır ‘’hiç birimiz zorla ne başörtüsü takmayı, ne etek giymeyi, kısacası dışarıdan müdahale görmeyi hiç bir şekilde istemeyiz’’ bizim istediğimiz bize müdahale edilmesin. Örtümüze hepsi bu diyeceklerdir.

İşi daha da ilginç kılan halk bir arada yaşarken hiç bir sorun yok. Yani abla-kardeş, anne-kız, esnaf-müşteri doktor-hasta vs... günlük hayatta rahat bir şekilde yaşayabiliyorken, kamusal alana girince gerilim mi başlıyor? Yani insanlar, birden birbirlerinin gırtlağına mı sarılıyor? (bu konuyu açsak söylenecek öyle çok söz var ki, okumaktan sıkılır insanlar, o yüzden uzatmayalım.)

Son sözüm odur ki bu vatanın temelleri Sütçü İmam’ larla, Seyit Onbaşı’ larla, Karayılan’ larla, Kara Fatma’ larla ve daha nice binlerce Şehitle perçinlenerek atıldı.
image hosted by allyoucanupload.com
( ATATÜRK"Ü KARŞILAMA TÖRENİNDE Kİ İNANÇLI İNSANLAR)

Şimdi böyle basit görünen karmaşık polemiklerle bölünemez. 

 Şu anda ülkemizin bir olmaya, her zamankinden daha çok ihtiyacı var. Vakit açığıyla-kapalısıyla, sakallısıyla-sakalsızıyla,  köylüsüyle- şehirlisiyle ve tüm vatandaşlarıyla bütün olma zamanıdır( kendi içinde bölüneni dışardan bölmek çok basittir.)

Eminim en kısa zamanda bu sorunda kalkacak. Çünkü biz ‘’KİM OLURSAN OL GEL ‘’diyen alimlerin torunlarıyız. Her milletle,  dinle barışık bir ülkeyiz. Birbirimize daha fazla küsemeyiz.

Hoşçakalın

  Ad Soyad
  Yorum