A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Kadınların cuma ve bayram namazına gelmeleri

Kadınların cuma ve bayram namazına gelmeleri
Kadınların cuma ve bayram namazlarına katılımını sağlama adına camilerimizde yeni yapılacak düzenlemeler ile bu hususta oluşmuş zihniyet ve geleneğin arka planını ele alıyorduk.

En son, Hz. Aişe Validemiz"in "Hz. Peygamber (sas) kadınların bu halini görseydi, onları camiye gelmekten men ederdi." beyanında kalmıştık.

Burada dikkati çeken iki husus var. Bir; Hz. Aişe Validemiz böyle demesine rağmen, kadınların mescide gelmesini kesin bir dille yasaklamıyor. Böyle bir yetkisi yok diyecek olursanız, yetkililere yasaklama getirmelerine yönelik bir tavsiyede de bulunmuyor. Sadece durum tesbiti yapıyor ve tahminini konuşturuyor. İki; Efendimiz"in (sas) vefatının üzerinden daha çok kısa zaman geçmiş olmasına rağmen, Hz. Aişe Validemiz"e bu sözü söyleyecek ölçüde, Hz. Peygamber (sas) dönemi safvetinden uzaklaşmanın yaşanmış olması.

İşte Hz. Aişe Validemiz"in sağlığında içine girilen bu süreç ilerledikçe, Peygamber dönemi safvetinden her gün bir adım daha uzaklaşılmış, pergelin merkezle olan irtibatı gün geçtikçe açılmış ve daha önce ifade ettiğimiz ibadet hayatı dahil Müslüman bayanların evlerinin içine kapanması gerçekleşmiştir. Kadınların sosyal hayattaki konumuna yönelik cahiliyeden kalma kültürel ve zihnî arka planın varlığı bu süreci tetikleyen bir başka faktör olmuştur. Sonraları mevcut uygulamalar, sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel şartların etkisiyle gelenek halini almıştır.

İfade etmeye çalıştığımız bu tarihî gerçeklerden hareketle "Hz. Peygamber (sas) döneminde kadın daha özgürdü." gibi söylemlerin içine girmenin doğru olmadığına inanıyorum. Evet, bu tesbitte bir hakikat payı var, ama kısaca arz ettiğimiz sürece de kendiliğinden girilmediği göz ardı edilmemelidir. Hz. Aişe Validemiz"in beyanı bu açıdan çok önemli. Eğer o safvet korunabilseydi, belki bunlar hiç olmayacaktı.

Pekala konumuz cuma ve bayram namazı olduğuna göre, bugünkü Müslüman bayanlar ne yapacak? Eğer maddi-manevi arka plan şartları Efendimiz dönemi pratiğinde gördüğümüz şekliyle kadınların camiye, cemaate katılma imkanını veriyorsa, ona dönülecek. Diyanet İşleri Başkanlığı"nın yapmak istediği de bu. Cami mimarisi ile atılan ilk adım bu açıdan oldukça önemli ve sevindirici.

Dikkat ederseniz burada, ne bazı sahih hadis kitaplarında rivayet edilen "Kadınların evleri onlar için daha iyidir." hadislerine, ne de "Cuma ve bayram namazları kadınlara farz mıdır?" kabilinden fıkhî meseleler içine girdim. Okuduğunuz iki yazıyı tamamlayıcı unsurları ihtiva edecek bu meselelerden hadisleri teker teker isnadının sıhhati ve metin tenkidi açılarından ayrıca ele alabiliriz. Ama bunların her biri müstakil yazı konuları.

Son husus; kadınların camiye gelmekle toplumda fitneye yol açacağı düşüncesi. Çünkü Hz. Aişe Validemiz"in beyanı hep bu çerçevede yorumlanır ve maslahat-ı mutebere, genel ahlak vb. argümanlar yasaklamaların, kısıtlamaların gerekçesini oluşturur. Bu hususta sözü uzatmaya gerek yok; bugün içinde yaşadığımız toplumda ve özellikle büyük şehirlerde Müslüman bayan sosyal hayatın her bir karesinde arz-ı endâm ediyor, çarşıya, pazara, işe, okula, kaplıcadan deniz kenarlarına uzanan mekanlara tatile gidiyor ve fitne olmuyor da, camiye gelirken neden fitne olsun! Alanı daraltayım isterseniz. Bayramlaşma ziyaretine giderken fitne kavramı kimin aklına geliyor? Anne-baba ve çocukların el ele cuma ve bayram namazına gidildiğini, dinlenen vaazlar, kılınan namazlarla elde edilen dinî bilgi, şuur ve heyecanın bizim Müslümanlık hayatımıza katacağı etkiyi hiç düşünmez misiniz?

Hâsılı; pek çok İslam ülkesi ile yapılacak mukayeseler Türkiye"nin bu konuda çok geç kaldığını gösteriyor. Umarım, Diyanet"in bu yerinde ve zamanında adımı meyvesini verir.

Not: Okuyucularımızın bayramını şimdiden kutluyor, hayırlara vesile olmasını Rabb-i Rahimim"den diliyorum.