A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Japon Balığının Akvaryumda Üremesi

Japon Balığının Akvaryumda Üremesi

Japon balığı üretim akvaryumu nasıl olmalıdır? Japon balığının akvaryumda üretimi nasıl olur

JAPON BALIĞI AKVARYUMDA ÜRETİM :

Dişiler ve erkekler bir diğerinden kış ayları içinde ayrılarak ayrı ayrı akvaryumlarda beslenmeye başlanır. Bulundukları akvaryumun suyu temiz ve berrak olmalı, çok iyi havalandırılmalıdır. Serin geçen Aralık-Ocak döneminden sonra Şubat ayı başında akvaryum suyunun ısısını 16°C’a yükseltmeli ve özel bir beslenme uygulamalısınız. Bu beslenme yüksek nitelikte kuru yem (karides unu), haşlanmış ıspanak ve özellikle canlı \emle yapılmalıdır. Gün aşırı fazla oranca olmamakla birlikte su kurdu, su piresi gibi yemler mutlaka verilmelidir. Bunları her zaman bulamayabilirsiniz. Böyle durumlarda bahçenizdeki küçük toprak kurtlarından (solucanlardan) yararlanabilirsiniz. Ancak kesinlikle belirtmek İsteriz ki «özel beslenme» de amaç balığa fazla besin vermek değil çeşitli ve dengeli besin vermektir. Fazla besleme balıklarda şişmanlığa, şişmanlıksa kısırlığa neden olur. Bu arada yenmeyen yem artıklarının ve dışkıların suyun niteliğini bozmasına olanak tanınmamalıdır.

Erken döl almak İçin çoğunlukla, yapay aydınlatma ve yapay ısıtma aracılığıyla balık erken döl vermeye zorlanır. Her ne kadar yapay aydınlatma ve yapay ısıtmadan yararlanmak kaçınılmaz ise de yeterince alacakları gün ışığı; doğal gelişmeleri, sağlıkları, dolayısıyla üreme güdü ve döl verimlerini olumlu yönde etkileyecektir. Bu ve benzeri tekniklerle mevsimsiz olarak döl almak mümkünse de en iyi döl alma zamanı olarak Nisan ayını öneririz Doğaya uymak en doğal ve uygun yöntemdir. Doğaya katkıda bulunabiliriz, ancak doğanın dışına çıkmak çoğunlukla İyi sonuç vermez Kontrollü yöntem dediğimiz bu teknikle üremeye girecek çiftler, su ısısı, oksijen durumu, ışık, suyun niteliği ve diğer bazı koşullar, istenildiğince düzenlenip, istenildiği anda üretim işlemine geçilebilir.
Üreme için her şey hazır olduğunda ilk önce erkek «Japon Süs Balığı» üreme akvaryumuna konulur. Bu akvaryumun en elverişli ölçüleri 60 cm.x30cm.x30cm. olarak belirlenebilir. Ancak konulacak suyun derinliği 22 santimi hiçbir zaman geçmemelidir. Yumurta dökümünden önce uygulanabilecek iki ayrı yöntem için karar verilmeli ve üreme akvaryumunun bitkilendirilmesi ona göre yapılmalıdır. Eğer çiftleşme sonucu elde edilecek yumurtalar aynı akvaryumda bırakılacak ve anne-baba başka bir akvaryuma alınacaksa çiftleşme akvaryumu toprağa bağlı bitkilerle çok sık bir biçimde bitkilendirilmelidir. Yok eğer çiftleşen balıklar akvaryumda bırakılacak ve yumurtalar başka akvaryuma alınacaksa, bu kez akvaryum; toprağa bağlı olmayan, üzerindeki yumurtalarla kolayca başka bir akvaryuma alınabilecek yumurta saklayıcı bitkilerle bitkilendirilir. Her iki durum için de önerebileceğimiz bitki Elodea’dır.

Erkek Japon Balığı akvaryuma, üretme yapılacak günden bir iki gün önce yerleştirilir. Dişi Japon Balığının konulduğu sırada her iki Japon Balığının iyi durumda ve akvaryum koşullarının en elverişli düzeyde olmasına dikkat edilmelidir. Dişi balık erkeğin bulunduğu akvaryuma gece karanlığında konulmalı, böylece döl alınacak balıkların birbirlerini ancak günün ilk ışıklarıyla görmesi sağlanmalıdır. Bu düzen içerisinde yumurta dökümü büyük bir olasılıkla sabahın erken saatlerinde 6,5-7,5 sularında başlar. Bu işlem çoğunlukla gün ortasına, çok küçük bir ihtimalle gün sonuna kadar sürer.

Hangi türden olursa olsun, Japon Balığı, yaşına ve büyüklüğüne bağlı olmakla birlikte çoğunlukla binin üzerinde ve bazen birkaç bin yumurta bırakır. Bir erkek Japon Balığının spermleri, eğer temas edebilirse binlerce balık yumurtasını dölleyecek orandadır. Üreme akvaryumunun boyutları dikkate alınacak olursa bir erkeğin, bir dişinin döktüğü yumurtaların çok büyük bir çoğunluğunu dölleyebileceği anlaşılır. Ancak büyük havuzlarda ve büyük akvaryumlarda bir erkekle ayni sonucu almak imkansızdır. Üreme Japon balıklarının tümünde ayni biçimde oluşur. Erkek dişisini devamlı olarak kovalar, onu dürtükler, başıyla. gövdesiyle karnına vurur. Onu otların yoğun olarak bulunduğu yörelere sürükler. Bu kovalama ve vuruşlara bazen dişinin yardımcı olduğu, erkek kadar istekli davrandığı görülür. Otların arasında alt alta üst üste yuvarlanırlar.

Bu çarpışma ve yuvarlanmalar sırasında bir miktar yumurta dişi tarafından bırakılır. Erkek yumurta dökümünün hemen akabinde, çok kısa bir süre içinde spermlerini döker. Bu spermler yüzgeçlerin ve saçaklı kuyrukların yaptığı çalkalanmalarla dişi yumurtalarıyla buluşmak üzere tüm akvaryum suyuna yayılır. Her defasında dökülen spermlere oranla yumurta sayısı azdır. Hemen hemen her yumurtayı bulacak bir sperm bulunacak ve ancak çok az sayıda yumurta döllenmeden kalabilecektir. Balıkların bu eylemleri defalarca, dişilerin yumurtaları bitinceye ve her ikisi de bitkin olarak bir köşede durup kalıncaya değin devam eder.

Ancak onların böyle uslu uslu duracaklarından, yumurtaları yemeğe kalkışmayacaklarından emin olamazsınız. Japon balıklarından bazıları yumurtalara karşı son derece aç ve obur olurlar. Bir kısmı ise uzunca bir süre yumurtalarla birlikte bırakılmazlarsa onlara dokunmayı pek düşünmezler.

Yumurta ile dolu bitkiler daha önceden hazırlanmış uygun özellikleri taşıyan akvaryuma alınıp, ebeveynin bulunduğu akvaryuma taze bitki konursa; bir gecelik dinlenmenin ardından, yani ertesi gün, Japon balığı çifti, kalan yumurtaları da dökmek üzere yeniden aşk kovalamacasına başlarlar.

Bunun yerine, yani yumurtalar başka bir akvaryuma alınacağına, ebeveyni alıp iyice bitkilendirilen başka bir üreme akvaryumuna koyabilirsiniz. Dişi tüm yumurtalarını bırakmamışsa yine döl alma olanağı bulunacaktır. Japon üreten akvaryum severler çoğunlukla böyle yapmaktadırlar. Yumurtalar gelişerek çatlamakta, yavruların henüz bir iki haftalıkken kırılıp gittiği görülmektedir. Bazen çok daha önce, yumurtaların büyük bir bölümü döllenmiş olmasına rağmen bir süre sonra bozu’maktadır. Bu durumu nedenleyen fungusların üremesine sebep, suya büyük oranda dağılan sperm fazlalarının bir müddet sonra bozulması ve kokuşmasıdır. Bu istenmeyen durum suyun özenli olarak filtre edilmesi ve akvaryuma uygun nitelikte taze su ilavesiyle önlenebilinir.

Pek çok amatör akvaryumsever Japon Balığı yumurtasının nasıl olduğunu ve neye benzediğini bilmez. Yumurtalar tek tek bırakılırlar, bir dizi veya salkım şeklinde değillerdir İnce ve şeffaf jelatin parçalarını anımsatırlar ve hemen hemen bir toplu iğne başı iriliğindedirler. Ancak erkek spermiyle birleşir birleşmez, yani yumurta bırakıldıktan çok kısa bir an sonra bir miktar geliştikleri kabul edilmektedir. Yumurtalar, su içinde dağılmış olarak bulunduklarından pek kolay seçilemezler. Ancak zeminle ve bir bitkiyle birleştiklerinde anber renkli jelatin görünümleriyle kolayca göze çarparlar. Sıvı izlemini veren yapıları su içindeki herhangi bir zararlı bakteri veya fungusla bozulmaya uğramazsa yoğunluk kazanacaktır. Yumurtalar gelişmeleri için alınacakları yere son derece dikkatle götürülmelidir.

Ebeveyn yumurta dökümünden sonra canlı yemlerle beslendiği ve bol bitki ile bitkilendirildiğinde büyük bir kesinlikle söyleyebiliriz ki bir haftalık süre içinde yeniden yumurta dökecektir.

Erken yumurta dökümü sağlamak için ilk dikkat edilecek husus üremenin sağlanacağı akvaryumun en iyi koşullara sahip olmasıdır. Su son derece berrak ve temiz olmalı yüksek düzeyde oksijen ihtiva etmelidir. Suda bulunan bol oksijen onları döl vermek için daha istekli kılar. Üreme dürtülerini harekete geçirir. Çünkü doğal ortamlarında, üreme çağlan olan Mart ve Nisan ayları suların oksijen düzeyinin sel sularıyla yükseldiği devredir.

Bir başka göz önüne alınması gereken nokta da, bazı Japon balıklarının üreme faaliyetinin başlama anı,olarak, doğan günün ilk ışıklarını gereksinmeleridir. Bu zorunlu bir gereksinme değildir. Ancak erken döl alınmak istendiğinde bir etken olarak ortaya çıkar.

Üreme sırasında Japon Süs Balıklarının bir kısmının su yüzeyi yakınında, bir kısmınınsa bitkilerin ortasında yumurtalarını bıraktığı izlenir. Ancak kesinlikle tümü sığ su isterler. Doğal ortamlarındaki alışkanlıktan gelen bir gereksinmedir bu. Burada sular daha ılıktır ve yumurtaların korunması açısından daha güvenlidir. Dakik, tamıtamına bir su ısısı gerekli değildir. Önemli olan üreme akvaryumunun su ısısını 16 ila 18°C arasında tutmaktır. Unutulmamalıdır ki su ısısıyla sudaki oksijen arasında büyük bir ilişki vardır. Su ısındıkça sudaki oksijen azalır. Halbuki yükselen su ısıyla birlikte suyun oksijenle de zenginleştirilmesi gerekir. Bu nedenle hava taşı aracılığıyla suya bol oranda oksijen verilmelidir.

Tüm gerekler yerine getirildiği ve koşullar uygun olduğu halde çift döl verme girişiminde bulunmayabilir Bu durumda çift bir diğerinden ayrılır. Ertesi günün erken saatlerinde 1/3 oranında, bekletilmiş ve ısısı daha düşük suyla değiştirilir. Daha sonra dişi erkeğin yanına tan vaktinden önce konulduğunda, günün ilk ışıklarıyla birlikte yumurta dökümünün başladığını izleyebilirsiniz.

Üreme için hazırladığınız akvaryumda hiç bir şekilde balıklara yem vermeyiniz. Aksi halde yumurtaların bozulmasına neden olabilecek bakterilerin gelişmesine ortam hazırlamış olursunuz.

En önemli noktalardan birisi de üreme için doğru çift seçilip seçilmediğidir. Dişi yuvarlak ve tombul bir gövdeye sahip bulunmalıdır. İyi bir gözlemci, dişiyi besi süresi içinde izlemişse karnının şişip kabardığını tespit etmemesi olanaksızdır. Erkek ise dişiden daha ince ve biçimli gövdeye sahiptir. Özellikle Shubunkin erkeklerinin üreme zamanlarında galsema ve göğüs yüzgeci çevresinde cinsiyetlerini belirten beyaz parlak puanlar görülür.