A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Ispanak

Ispanak

 ISPANAK

ANAVATANI

Ispanak ülkemizin sadece aşırı yağış alan Doğu Karadeniz bölgesinde çok sınırlı olmak üzere, bunun dışındaki bütün bölgelerimizde yetişebilen ve büyük miktarlarda üretilen bir sebzedir. Ülkemizde üretilen ıspanak miktarı 181.000 ton civarındadır. Ispanak sıcak bölgelerimizde yaz sonlarında ve kışın, soğuk yörelerimizde ise kış ve ilkbahar döneminde üretilir. Kış mevsimi boyunca bütün bölgelerimizde tüketilen bir sebzedir. Taşıma ve ulaşım imkanlarının artması ve iyileştirilmesi nedeniyle kış boyunca güney ve batı bölgelerimizde üretilen büyük miktarlardaki ıspanak iç ve doğu bölgelerimizde pazarlanmaktadır. Ispanağın dondurulmuş olarak pazalanabilmesi ve bu amaca uygun bir sebze oluşu yanında çorba ve çocuk maması sanayinde kullanılması da üretimi olumlu yönde etkilemiştir.

 

Tek yıllık sebze olan ıspanağın anavatanının güney Türkistan, Kafkasya, Nepal yani batı Asya olduğu kabul edilmiştir. 2000 m yükseklere kadar çıkabilen bir sebzedir. Kültürü yapılan ıspanağın Spinacia tetandra Roxbdan geliştiği kabul edilmiştir. Bu türün Afganistan, İran ve Türkistan da sebze olarak kullanıldığı bilinmektedir.

 

Ispanak başlangıçta buralardan Çin’e daha sonrada haçlı seferleri sırasında Avrupa’ya gelmiştir. Ispanağın Avrupa’ya Araplar tarafından İspanya üzerinden geldiği ayrı bir tahmindir. Ispanağın MS 7. Yüzyılda Çin’de 16. Yüzyıldan itibarende Avrupa’da yaygın olarak yetiştirildiği bilinmektedir. İlk önceleri tohumları dikenli olan Spinacia oleracea var. İnermis üretilmiş daha sonra da tohumları dikensiz olan ıspanaklar yayılmıştır. Dikenli tohumlu ıspanaklar çevre şartlarına dayanıklı olarak yaprak meydana getirme gibi üstün bazı özelliklere sahipse de tohumlardaki dikenlik ekim ve tüketimde büyük sakıncalar doğurduğu için artık üretilmemektir. Ancak ev önü bahçelerinde meraklılarınca yetiştirilmektedir. Ispanak üretimi çok büyük oranda kuzey yarım kürede yayılmış olup üretimi kuzey avrupa ülkelerinde de yapılabilmektedir.

SINIFLANDIRILMASI

Ispanak Chenopodiaceae familyası içinde, sebze olarak pazı ve kırmızı pancar ile akrabadır. Spinacia oleracea L. adı ile anılır. Bu isim esasında Arapça'dan gelme bir kelime olan “sfenac” dan doğmuştur (BAYRAKTAR 1970). Ayrıca Spinacia'nın geliş kökeni, İspanyolca'da kullanılan “Spanachia” veya Latince'de bulunan “Spina=Dorn” dan çıkabileceği de düşünülebilir. Esasında ALBERTUS MAGNUS adlı araştırıcı, eserinde ilk defa “spinachia” kelimesini kullanmıştır (DIlLINGEN 1956).

Ispanak, MOENCH isimli araştırıcının yaptığı bir sınıflamada, Spinacia spinosa (dikenli tohumlu) ve Spinacia inermis (yuvarlak ve dikensiz tohumlu) olarak iki gruba ayrılır. Oysa belirtilen yuvarlak ve dikenli tohumları olan ıspanaklar, birbirinden sadece bir gen faktörü ile ayrılır (SNEEP 1962). Bu yüzdendir ki, daha sonra yuvarlak veya dikenli tohumlu ıspanaklar berberce Spinicia oleracea L. içine alınmış ve alt varyeteler olarak yuvarlak tohumlular Spinacia oleracea var inermis ve dikenli olanlarda Spinacia olerecea L. şeklinde isimlendirilmiştir.

DOLCHER’a (1949) göre, Spinacia cinsinin üç ayrı türü vardır ve bunlar Spinacia oleracea L., Spinacia tetrandra STEV. ve Spinacia turlcestanica UAJIN dır. Spinacia oleracea L.’yı morfolojik bakımdan da sınıflamaya ayıranlar vardır. Bu sınıflamada önce tohumlar ve sonra yapraklar ele alınır.

Şöyle ki :

Tohumları dikenli ve yaprakları düz olan ıspanaklar.

Tohumlu dikenli ve yaprakları kabarcıklı olan ıspanaklar.

Tohumları dikensiz, yuvarlak ve yaprakları düz olan ıspanaklar.

Tohumları dikensiz, yuvarlak ve yaprakları kabarcıklı olan ıspanaklar.

Halbuki morfolojik karakter ele alınınca, daha başka birçok morfolojik özellikler yönünden farklılıklar ortaya çıkar ve bu özelliklere göre sınıflama aşağıdaki şekilde değişiklikler uğratılır.

Yaprak rengi ................. Açık yeşilden koyu yeşile,

Yaprak sap uzunluğu ..... Kısadan uzuna,

Yaprak formu ................. Uzun üç köşeliden yuvarlağa,

Yaprak eti ...................... İnce etsizden kalın etliye,

Yaprak duruşu .............. Yatıktan dike,

Gelişme hızı ................... Erkenciden geççiye,

Çiçeklenme ................. Erken çiçeklenmeden geç çiçeklenmeye,

Tohum miktarı ............. Azdan çoğa

(400 kg tohum veren yanında Hollanda'da 1700 kg tohum veren çeşitler vardır.)

 

 

 

BOTANİK ÖZELLİKLERİ

BİTKİ OLUŞUMU

Bakım şartlarına, çeşide ve bitkinin erkek veya dişi oluşuna göre gelişmesi büyük farklılık gösterir. Erkek bitkilerde gövde, daha erken dönemde gelişir ve daha zayıf yapılı olur. Çiçek sürgünü çok az dallanma gösterir ve bitki çiçeklenmesi tamamlandıktan ve polen tozlarını verdikten sonra kurur. Buna karşılık dişi bitkilerde çiçek sürgünü daha yüksek

boylu, daha kalın, daha çok dallanmış ve kuvvetlidir. Erkek ve dişi bitkilerde sürgün ancak tohumlar olgunlaştıktan sonra kurur. Erkek ve dişi bitkilerde sürgün, aşağıdan yukarıya

doğrudur; sayıları ve büyüklükleri azalan yapraklar taşır. Dişi bitkiler daima erkek bitkilerden habitüs bakımından daha büyüktür. Daha çok yaprak meydana getirir ve toplam

yaprak ağırlığı daha fazladır. Gövde otsudur. Hafif köşeli yuvarlak bir görünümü vardır.

 

KÖK

Ispanak bitkisi güçlü bir kök yapısına sahiptir. Kök kazık kök şeklinde gelişir. Kazık kökler toprakta herhangi bir engelle karşılaşmaz ise dallanmadan, yan tarafından ince saçak kökler meydana getirerek toprağın 80-100 cm derinliklerine kadar uzayabilir. Ditkinin su sıkıntısı çektiği durumlarda toprak yüzüne yakın kısımlarında saçak kök oluşumu azalır. Buna karşılık nemli ve besin maddelerince zengin topraklarda ise kazık kök fazla derine gitmez ve toprak yüzeyine yakın kısımlarında bol miktarda saçak kök beyaz renk alır. Bitki bu kök yapısı nedeniyle kuraklıkları kolayca atlatabilen bir özelliğe sahiptir. Elle yapılan hasatlarda toprak yüzeyinin 3-4 cm altından kesilen bu kazık kökler de bitkiyle birlikte pazarlanır ve yemeklik olarak değerlendirilir.

GÖVDE

Ispanaklarda rozet şeklindeki gövde otsu yapıda olup bitki generatif faza geçtiğinde gelişmeye başlar. Bakım şartlarına, çeşide ve bitkinin erkek veya dişi oluşuna göre gelişmesi büyük farklılık gösterir. Erkek bitkilerde gövde daha erken dönemde gelişir ve daha zayıf yapılı olur çiçek sürgünü çok az dallanma gösterir ve bitki çiçkelenmesi tamamlandıktan ve polen tozlarını verdikten sonra kurur. Buna karşılık dişi bitkilerde çiçek sürgünü daha yüksek boylu, daha kalın, daha çok dallanmış ve kuvvetlidir. Sürgün ancak tohumlar olgunlaştıktan sonra kurur. Erkek ve dişi bitkilerde sürgün ancak tohumlar olgunlaştıktan sonra kurur. Erkek ve dişi bitkilerde sürgün aşağıdan yukarıya doğru azalan ve ayaları küçülen yapraklar taşırlar.

Dişi bitkiler daima erkek bitkilerden habitüs bakımından daha büyüktürler. Daha çok yaprak meydana getirirler ve toplam yaprak ağırlığı daha fazladır. Gövde otsu yapıda oluşu nedeniyle kolayca zarar görür. Ispanaklarda bitki boyu 40-80 cm arasında değişir.

 

Bitkilerde boyu etkileyen önemli faktörlerden birisi cinsiyet, diğeri ise generatif faza geçme döneminin kısa ve uzun oluşudur. Generatif faza geçiş süresi uzadıkça bitkide habitus büyür, bitki boyu uzar. Güneşlenme süresi uzadıkça ve ışık yoğunluğu arttıkça bitki boyu kısa kalır. Çiçek sürgünü enine kesilince, pazı ve pancarda olduğu gibi köşeli bir yapı gösterir, içi boştur.

 

YAPRAK VE DALLAR

Ispanaklarda yenen kısım yaprak olduğu için yaprak özellikleri büyük önem taşır. Ispanak çeşitlerinde yapraklar renk, şekil, büyüklük, etlilik, kıvırcıklık, yaprak sapı uzunluğu, yaprak sapının toprakla yaptığı açı bakımından büyük farklılık gösterir ve bu özellikler yetiştirme amacına göre aranılan özellik olmakla birlikte örtü altında, kış döneminde (soğuk sera ve yüksek yastıklarda) yetiştirilen Viroflay ve Minsterlende gibi çeşitlerde ise renk açık yeşil olur ve kış döneminde zorunlu olarak bu çeşitler yetiştirilir. Viking, Juliana ve Matador çeşitlerinde ise yapraklar koyu yeşil renklidir ve açıkta yetiştiricilikte aranan çeşitlerdir.

Yapraklarda şekil de, çeşitlere göre büyük varyasyon gösterir. Yuvarlağa yakın oval yapraklılar yanında yaprak uçları sivri varyetelerde vardır. Etli yapraklı çeşitlerde yapraklar genellikle oval şekillidir. Yaprak yüzeyi açısından çeşitler farklılık gösterir ve iki gruba ayrılırlar.

Yaprak yüzeyi düz olanlar (ki bunların yetiştiriciliği Avrupa ülkelerinde yaygındır) yaprak yüzeyi kabarcıklı olanlar (kıvrıntılı olanlar) bu çeşitlerin yetiştiriciliği ise Amerika Birleşik Devletlerinde yaygın olarak görülür.

İkinci grupta yer alan kabarcıklı yaprak yüzeyine sahip çeşitlerin uzak mesafelere nakli yüzeylerinin kabarcıklı oluşu nedeniyle daha kolaydır. Düz yapraklı çeşitlerde yapraklar kolayca kızışırlar. Buna karşılık bu yaprak yüzeyi şeklinin sağanak yağış alan bölgelerde killi topraklarda çamurun girinti çıkıntılarla dolması nedeniyle büyük yıkama zorlukları vardır.

Yaprak büyüklüğü çeşitlere göre önemli farklılıklar gösterir. Yabani ıspanaklarda yaprak ayası çok küçüktür. Verimi arttırmanın önemli etkenlerinden biride yaprakların büyük olmasıdır.

Bu nedenle çeşitler bu yönde geliştirilmiştir. Yaprak etliliğinde çeşitlere göre büyük farklılıklar gösterir. Kabarcıklı (kıvırcık) yapraklara sahip çeşitlerde yapraklar etli yapıdadır. Yaprak etliliği verime etki eden önemli faktörlerden birisidir. Yaprak sapı uzunluğu da önemli bir çeşit özelliğidir. Elle yapılacak hasatta yaprak saplarının uzunluğu istenmezken makinalı hasat yapılan yetiştirmelerde yaprak sapının toprak yüzeyi ile yaptığı açıda yetiştirme şekline ve çeşide göre öne kazanır. Killi topraklarda toprakla yaprak sapının yaptığı açının yüksek olması istenir. Ayrıca örtü altında yetiştirme yapılacak ise yine yaprak saplar toprak yüzeyine dike yakın şekilde durmalıdır.

Ispanaklarda yaprak damarlarının belirgin olmaması aranan özelliklerden biridir.

ÇİÇEKLER

Ispanak bitkisinde bitki dişi ise gövdenin tamamı yapraklarla donanmıştır. Bu özellik bakımından erkek bitkiler ise iki grupta toplanırlar. 1. Grupta yapraklar aynen dişi bitkilerde olduğu gibi gövdenin sonuna kadar çıkarlar. 2. Grupta ise gövdenin uç kısmında yaprak bulunmaz. Bazı çeşitlerde ise az yapraklı erkek bitkilere hemen hiç rastlanmaz. Erkek bitkilerde generatif faza geçme dişi bitkilere göre daha erken olmaktadır.

Ispanaklarda çiçek yapısı önemli değişiklikler gösterir. Çiçekler erselik veya monoik yapıdadır. Erselik yapı gösteren çiçeklerde de iki form görülür bu çiçeklerden birincisinde erkek organlar ve dişi organ normal yapıdadır.

Ersenik yapıdaki çiçeklerde dişi organ daima erkek organlar olgunlaşmadan reseptif hale gelir. Bu çiçeklerde protogami hakimdir. Dişi çiçekler tepeciğin normal iriliğini kazanmasından hemen sonra döllenebilir. Ancak döllenme iki hafta içerisinde herhangi bir günde olabilir. Dişi organ bu süre içerisinde reseptif olarak kalır. Polen tozları kuru bir ortamda oda sıcaklığında çimlenme yeteneklerini birkaç gün korurlar. İşte bu nedenlerle ıspanaklarda rüzgara tozlanma başarılı olur. Ispanaklarda polen tozları çok küçük olduğu için bez izolasyon keselerinden geçebilirler. Bunun için izolasyonun naylon veya yağlı kağıttan yapılmış torbalarla veya mesafe izolasyonu şeklinde yapılması gerekir.

Ispanaklarda döllenmeden sonra çiçek solar, dişi organda stillus kurur ve yalancı meyve oluşur. Çiçek çanağı sertleşir ve tohumun etrafını sarar. Bu sertleşen çanak dikenli ıspanaklarda dikeni oluşturur. Buna karşılık dikensiz ıspanaklarda ise yalancı meyve diken oluşturmaz.

3. Tohum ve çimlenme özellikleri

Ispanaklarda tohum, tohum olarak adlandırılsada yalancı bir meyvedir. Tohum kahverengi, yeşilimsi-kahverengi ve bej renkli olabilir, tohum 3-3.5 mm çapındadır, dikensiz tohumlu ıspanaklarda oval, dikenli tohumlu ıspanaklarda ise 80-100 adet tohum 1 gram gelir.

Tohum normal şartlarda 16-25°C?de 6-8 günde çimlenir. Şartlara göre çimlenme süresi bir aya kadar uzar. Tohumlar çimlenme güçlerini 4-5 yıl süre ile korurlar.

BESLENME VE İNSAN SAĞLIĞI AÇISINDAN ÖNEMİ

A, C, E ve B grubu vitaminleri ile demir, magnezyum, fosfor ve iyot mineralleri ve protein açısından oldukça zengin bir besindir.

Ispanağın Faydaları: Vücudun dayanıklılığını arttırır ve vücuda kuvvet verir. Yorgunluğu giderir. Zihni kuvvetlendirir. Yaşlılığa bağlı öğrenme güçlüklerini giderir. Ispanak, kansızlığa iyi gelmesinin yanında kanser, kalp ve damar hastalıkları ile soğuk algınlığı, ağız, boğaz ve göğüs hastalıklarına karşı da faydalıdır. Yüksek tansiyona, felce ve özellikle yaşlanmaya bağlı görme bozukluklarına iyi gelir. Hamilelere ve doğacak çocuğa güç verir. Sinirleri yatıştırır ve sakinlik verir. Sindirimi kolaylaştırır. İdrar söktürücüdür. Hemoroite (Basur) iyi gelir. Yara ve yanıkların iyileşmelerini hızlandırır. Kemikleri ve dişleri güçlendirir. Diş çürümelerini önler. Kolesterolü düşürür. Şeker hastalarına yararlıdır.

Ispanak Nasıl Kullanılır? Ispanak salatalara ve çorbalara katılabileceği gibi yemeği de yapılır. Ispanağı kaynatıp suyunu içmek vücuda kuvvet ve dinçlik verir. Cilt bakımı için de kullanılır. Ispanak kaynamış süte batırılıp yüze ve boyna maske yapılabilir. Bu maske sivilcelere karşı da yararlıdır. Ispanağın bütün bu yararlarının yanında romatizma, gut hastalığı, eklem iltihabı ve böbrek taşı olanlara tavsiye edilmez.

EKONOMİK DEĞERİ

Türkiye'de, çok yıllık istatistiklerde 14-15 bin hektar alan üzerinde, 120-200 bin ton arasında ıspanak üretilir. Bazı yıllar üretim alanı 20 bin hektarın üzerine çıkarken, bazı yıllar ise 10 bin hektarın altına düşer. Son yıllarda bütün bir sene boyunca pazarlarda ıspanağı bulmak mümkündür. Sadece Temmuz ve Ağustos ayında pazarda istenen ölçüde alıcı bulunmadığından, üretimi bu aylarda kısıtlıdır. Ispanak, en çok ilkbahar ve sonbahar aylarında üretilir. Bu yüzden ekim nöbetinde ön ve arka bitki özelliği taşır. Aslında ıspanak açıkta yetiştirilen bir sebzedir. Ancak Ege ve Akdeniz Bölgesinde kış aylarında, ısıtılmayan serlerde ekim nöbetine girdiği ve örtü altı tarımınında yapıldığı görülür. Bir dönümden 1-4 ton arasında ürün alınır. Eğer bitkiler erken hasat edilirse, ürün miktarı 1 tona kadar düşer. Ancak kuzu kulağı tabir edilen bu ürünün pazardaki satış fiyatı daha yüksek olur. Dönümden ortalana 3 ton ürün alındığında, 2003 senesi ortalama hal fiyatlarına göre 1 kg ıspanak 500 bin TL fiyatla satıldığından, dönüme getirdiği gelir 1,5 milyar TL’dir. Bu gelirden, dönüme yapılan ortalama 750 milyon TL gider çıkartıldığında, net kar 750 milyon TL kadar olur(Bu değerler 2005’ten sonra YTL’ye çevrilmelidir).

 

 

TOPRAK İSTEKLERİ

Ispanak bütün topraklarda başarıyla yetiştirilebilir. Toprak seçme özelliği yoktur. Ancak toprağın asitli olması başarılı yetiştiriciliği önemli ölçüde olumsuz yönde etkiler. Başarılı bir ıspanak yetiştiriciliğinin yapılabilmesi için toprak pH?sının 6.5-7.5 arasında olması gerekir. Bu nedenle verilecek azotun sülfat formunda verilmesi gerekir. Ispanak iklim şartlarına, yetiştirme mevsimine ve hasat şekline bağlı olmak üzere ağı killi topraklardan kumlu topraklara kadar geniş bir yelpazede baları ile yetiştirilir. Toprak yüzeyi ile yaprak sapı arasında kalan açının küçük olduğu, yere yatay gelişen ve elle hasat edilen çeşitlerin killi topraklarda yetiştirilmesinden kaçınılmalıdır. Özellikle yetiştirme mevsiminde sağanak yapış alan yerlerde killi topraklarda üretilen ıspanaklarda yaprak yüzeyine yapışan çamurun yıkanarak uzaklaştırılması büyük sorunlar yaratır ve pazarlamayı imkansız kılar. Bu nedenle bu topraklarda dikine büyüyen düz yapraklı çeşitler kullanılmalıdır.

Killi topraklarda verim ve kalite önemli ölçüde artar. Bitkiler uzun ömürlü olurlar. Killi topraklarda ürün gelişmesi daha yavaş ve hasat daha geç olur. Buna karşılık erkencilik amaçlandığında ve ilk baharın kısa yetiştirme periyodunda da hafif karakterli topraklar tercih edilmelidir. Tohum üretimi amaçlanıyorsa tohum kalitesi ve tohum verimi açısından killi topraklar tercih edilmelidir. Topraktaki organik madde miktarı da yetiştiriciliğin başarısı açısından önemlidir. Yüksek organik madde, verimi ve kaliteyi arttırır. Ancak taze çiftlik gübresinden kaçınılmalıdır. Bitkinin iyi gelişebilmesi için toprakta yeterli besin maddesinin ve suyun bulunması gerekir.

GÜBRELEME

Ispanak gübrelemesine girmeden önce, ıspanağın besin maddesi gereksinimini bilmemiz gerekir. DILLINGEN (1956) havada kurutulmuş 100 gr ıspanağının % 0.5 azot, % 0,28 potasyum, % 0,56 soda, % 0,20 kireç, % 0,10 magnezyum, % 0,17 fosfor, % 0,11 kükürt, % 0,07 silisyum, % 0,10 klor, % 0,03 demir içerdiğini ve bu miktarlar dikkate alındığında, dönümde 3000 kg bir ürün için saf olarak 15 kg azot, 15 kg fosfor, 84 kg potasyum ve 60 kg kalsiyum bulunması gerektiği ve bunun temin edilmesi için de, dönüme verilmesi gereken gübre miktarının 9-12 kg/dek azot, 10 kg/dek fosfor ve 15-20 kg/dek potasyum olacağını yazmaktadır. Bu genel bilgi ışığı altında, yapılacak ıspanak gübrelemesi ekim zamanına ve toprak özelliğine bağlı kalarak değişiklik gösterir. Sonbaharda tohum ekimi yapılarak hasadı sonbaharda yapılacak ıspanak yetiştiriciliğinde, ıspanak tohumlarının ekimi Eylül ayı içinde yapılır ve yukarıda belirtilen gübrenin tamamı toprağa atılır. Sonbahar tohum ekimi yapılarak, bitkiler kışı rozet yaprak halinde geçirip ilkbaharda hasat yapılacaksa, verilecek gübre miktarının iki kısma ayrılması önerilir. Birinci kısım Kasım ayındaki toprak hazırlama sırasında dönüme saf olarak 4-6 kg/dek azot, 4-6 kg/dek fosfor ve 5-7 kg/dek potasyum olarak yapılır ve sonra tohumlar ekilir.

 

Bitkiler kışı rozet yapraklı olarak geçirdikten sonra, ilkbaharda bitkiler havaların ısınmasıyla beraber rozet yapraklı devreden sıyrılıp, hakiki yaprak teşkil etmeye başladığında an, toprak tava geldiğinde, ıspanak bitkilerine zarar vermeden, sıra aralarına ayrılan ikinci kısım gübre 4-6 kg/dek azot, 3-5 kg/dek fosfor ve 4-7 kg/dek potasyum, 5-10 kg/dek kalsiyum gübresi olarak uygulanır. İlkbahar yetiştiriciliğinde dönüme saf olarak, 8-10 kg/dek azot, 8-10 kg/dek fosfor, 10-12 kg/dek potasyum ve 5-10 kg/dek kalsiyum yeterlidir. Toprakta asitliliği meydana getirecek, asit karakterli gübrelerden bu dönemde kaçınılmalıdır. Bu yüzden ıspanaklara amonyum sülfat, siyanamit ve üre gibi azotlu gübreler verilmemeli, yerine amonyum nitratlı gübre tercih edilmelidir. Kumlu topraklara verilecek azotlu gübre miktarını ikiye ayrılmalı, birincisini ekimden önce ve kalan ikincisini 4-5 yapraklı gelişme anında verilmelidir. Bu veriş tarzı, azotlu gübrenin topraktan yıkanmadan tümünün bitkilerin tarafından kullanabilmesini temin için yararlıdır. Unutulmaması gerekli bir nokta, ıspanak, çok kısa sürede kuvvetli gelişim gösterecek, buna göre besin maddesini fazla isteyecek bir sebzedir. Bu bakımdan yetiştiriciler bol miktarda azotlu gübre kullanır. Ispanak erken ilkbahar ve sonbahar aylarında yetiştirildiğinde ve çabuk hasat edildiğinde, atılan azotlu gübrelerin büyük bir kısmı bitkiler tarafından alınır, fakat bitki içinde değişikliğe uğratılmaz. Özellikle sonbaharda ekilip, kışı geçirip, ilkbaharda hasat edilen ıspanaklarda bu durum daha da fazlasıyla görülür. Ispanak içinde azot birikmesi meydana gelir. Bu fazla azot, bitki içinde nitrat ve zamanla nitrit birikimine yol açar. İçinde fazla miktarda nitrit ve nitrat bulunan ıspanakların özellikle konserve endüstrisinde ve çocuk mama sanayinde kullanılması, bu ürünleri yiyen insan ve çocuklarda mide bulantısı, kusma ve zehirlenme meydana getirebilir. NICOLAISEN ve ZIMMERMANN (1968) yaptıkları araştırmalarda, 0, 40, 80 ve 120 kg hektara azotlu gübre vererek yetiştirdikleri ıspanakların, değişik büyüme dönemlerinde alınan örnekler üzerinde yaptıkları analizlerde, ıspanaklarda bulunan nitrat ve nitrik miktarını saptamıştır. Deneme sonucunda:

a. Fazla azot gübre verildiğinde ürün miktarı yükselmektedir. Bu ekonomik bakımdan atılacak gübre miktarının yüksek tutulmasını gerektirir ve yetiştirici lehine bir durum yaratır.

b. Ne kadar fazla azot verilirse ve bitki yapraklar ne kadar büyütülürse (yapraklar yaşlı olursa veya hasat geç yapılırsa), bitkide biriken toplam azot miktarı ve nitrat miktarı o kadar artmaktadır. Verilen su miktarının artması, toprağın hafif ve hümüslü olması, bitkide nitrat birikimini azalmakta; az sulama veya sulama yapılmayan yerlerdeki kuraklık, toprakların ağır olması miktarı artırmaktadır. Bitkideki nitrat birikimi güneşsiz, kapalı ve soğuk geçen yetiştirme dönemlerinde fazlalaşmaktadır.

c. Yukarıdaki iki durumdan birisi olan bol azotlu gübre kullanmak ve ürünü geç hasat edip yaprakları irileştirmek, fazla ürün meydana getirdiğinden yetiştirici için iyi veya olumlu, fazla nitrat birikimi bakımından tüketici için kötü veya olumsuz bir durumdur. Hektara 80 kg azot gübrelemesi, iki taraf için de iyi ve olumlu sınır olmakta, üstü tüketici için tehlike, altı üretici için zarar verici sınır olmaktadır.

d. Ispanaklar, hasattan sonra hemen kullanılmalıdır. Hasat sonrası işleme, saklama ve pazarlama süresi uzadıkça ve bu süre içinde ıspanaklar sıcak yerlerde saklandıkça, bitkiler içindeki nitrat ve nitrit oluşması artmaktadır. Bu bakımdan ıspanaklar hasat edilir edilmez tüketime sunulmalı ve tüketici tarafından hemen kullanılmalıdır.

e. Bitkilerde en yüksek nitrat birikmesi 300 mg/kg olarak bulunmuştur. Yetişkin bir insanın vücudunun gün içinde alacağı nitrat miktarı en fazla 0,3-1,5 g/gün (bu 0,18-0,90 g NO3’e karşılıktır), küçük çocuklarda 14-70 mg/gün zehirlenmenin tolerans sınırıdır. Ancak pişirme sırasında ıspanağın içeriğindeki nitrat ve nitritin büyük bir kısmı kaybolur ve zehirleme etkisi yapmaz..

Nitrat yanında, ıspanaklardaki oksalik asit durumu da araştırılmıştır (NICOLAISEN ve KUHLEN, 1967). Yüksek miktarda azot verilmesi halinde, yapraklardaki oksalik miktarı doğru orantılı olarak yükselmektedir. Bitkide oksalat birikimine çok değişik faktörler etki yapmaktadır. Bu faktörler, verilen gübre miktarı, su, ışık ve sıcaklıktır. Ayrıca ilkbahar ve yaz aylarında yetiştirilen ıspanaklarda, sonbahar aylarında yetiştirilenlere göre daha fazla toplam oksalik asit saptanmıştır. (Oksalik asidin insanda zehirleme tolerans sınırı için bakınız Ravent).

YETİŞTİRME TEKNİĞİ

Ispanak sadece tohum ekimi ile üretilir. Ülkemizde, ıspanak üretimi için üç ayrı tohum ekim zamanı vardır. Bunlardan birincisi, ilkbahar aylarında tohum ekilmesi ve hasadın yapılması, ikincisi erken sonbahar aylarında tohumun ekilmesi ve hasadın yapılması ve son olarak geç sonbahar aylarında tohum ekiminin yapılması, kış aylarının bu şekilde geçirilmesinden sonra, hasadın ilkbahar aylarında yapılmasıdır. Dış ülkelerde ıspanak üretimi, sanayi ve taze pazar dikkate alınarak yapılır. Sanayi için üretim, ilkbahar ve sonbahar aylarında ve geniş alanlarda gerçekleştirilir. Taze olarak üretim ise, daha çok 2-3 aylık sürelerle, açıkta veya örtü altında, nispeten küçük alanlarda yapılarak, bütün bir yıl boyuna yayılır. Ülkemizde de buna benzer uygulama yapan bahçıvanlar vardır. Böylece yerel pazar gereksinmesi daha uzun bir periyoda dağıtılarak azar azar karşılanır. İlkbahar aylarındaki tohum ekiminde, bölgelere göre Şubat, Mart ve Nisan aylarında, toprak işlenebilir hale geldiğinde ve toprak sıcaklığı 4-6°C olduğunda tohumlar ekilir. İlkbahar aylarında kısa günden, uzun güne doğru gidildiğinden, vejetasyon devresi oldukça kısadır. Ispanak bitkileri çabuk çiçek sapı oluşturmaya geçebilir. Bu yüzden ilkbahar ayı ekimlerinde dikkatli davranılmalıdır. Serin yerlerde veya yağmurlama sulama yapılarak serinlik yaratılan bahçelerde ve özellikle yaylalarda çiçeklenme bir müddet geciktirilebilir. İlkbahar ekimlerinde hasat, Mart sonunda başlar, Nisan, Mayıs aylarında yapılır ve en geç Haziran ayına kaydırılır. Sonbahar tohum ekimi Eylül ayı içinde veya en geç Ekim ayı başında yapılır, ve hemen sulama uygulanırsa Kasım, Aralık aylarında hasat yapmak mümkündür. Soğuk yerlerde çoğu kez meydana gelen ani donlar, sonbahar ekiminde gelişmiş ıspanaklara zarar verebilir. Bu yüzden sonbahar ekimini ılık yerde uygulamak daha doğrudur.

Güney Akdeniz bölgesi gibi kışı ılık geçen yerlerde Ekim ayından itibaren Şubat sonuna kadar tohum ekimi yapmak mümkündür. Bu durumda hasat Kasım ayından, Nisan ayı sonuna kadar devam eder. Soğuk bölgelerde sonbahar tohum ekimi Kasım ve Aralıkta yapılır. Tohumlar çimlenip toprak yüzüne çıktıklarında havalar soğuduğundan, bitkiler 2-3 küçük yapraklı bir rozet teşkil eder ve daha fazla büyüyemez. Çoğu kez rozet yapraklı bitkiler kışı kar altında geçirir. Ertesi ilkbaharda havaların ısınmasıyla beraber (8-10°C) büyüme başlar ve kısa sürede hızla büyüyen bitkiler 20-25 günde hasat olgunluğuna gelir. Kışı geçirirken vernalize olan (soğuklama gereksimini karşılayan) bitkiler, ilkbaharın giderek uzun güne geçen havasında çok çabuk çiçeklenmeye geçebilir. Fakat bu ekimde, ilkbaharda tohum ekimine göre bitkiler erken sürdüğünden hasat süresi daha uzundur. Hasat Mart’ta başlar, Haziran’a kadar devam eder. Ekim zamanı ne olursa olsun, ıspanakların tohum ekimi ve bakım işleri aynıdır. Bunun için toprak 10-20 cm derinliğinde işlenir. Dekara 2-3 ton iyi yanmış ahır gübresi ve ticaret gübresi atılır. Sonra gübreler 5-10 cm derinliğinde çapa, tırmık veya dıskaro ile toprağa karıştırılır. Yağmurlama sulama yapılan büyük işletmelerde parselasyon yapılmaz. Mibzerle 30-40 cm sıra arası ekimde, sıra üzerine tohumlar sık olarak atılır. Küçük işletmelerde 3-5-7-10 m uzunluk 1,20-3-5 m genişlikteki tavalar yapılır. Tohumlar bu tavalara 25-30 cm sıra arasında, çizgi şeklinde ve sıra üzeri sık olacak şekilde ekilir Serpme ekim de yapılabilir. Ancak biz her zaman serpme ekime karşıyız ve tavsiye etmemekteyiz. Tohumların ekim derinliği ve birim alana atılan tohum miktarının verim üzerine etkisi vardır. Cetvel 7.1’de görüldüğü gibi tohum miktarı arttıkça toplam ürün ve satılabilir ürün miktarı artmaktadır. Buna karşın, hektara 60 kg’dan fazla tohum atılmamalıdır. Çünkü 60 kg’dan daha fazla tohum atılıp bitkiler çok sıklaştırıldığında, erken çiçeklenme riski artmakta, ürün artışı durmakta ve satılabilir ürün miktarı azalmaktadır.

Tohumların atıldığı derinlik, 1-4 cm arasında değişmektedir. Ekim derinliğin artması, verim miktarını çoğaltmaktadır (Cetvel 7.2). Bu bakımdan tohumların ekim derinliğinin 3-4 cm yapılmasında fayda vardır. Tohumun ekim derinliğinin artışı, özellikle hafif bünyeli topraklarda bir bakıma toprak rutubetinin derinde olması, tohumların çimlenme garantisidir. Ancak ağır topraklarda fazla nemden ters etki meydana gelebilir ve derin tohum ekimlerinde ıslak ve havasız toprak koşulları altında kalan tohumların çimlenmesi kısıtlanabilir ve hatta bu koşullarda tohumlar çürüyüp ölebilir. Tohumlar ekildikten sonra üzerleri tahta tokmakla veya silindir yardımı ile bastırılır. Ispanakta yabancı ot bir sorundur. Ekimden önce yabancı ot mücadele iyi sonuç verir. Yabancı ot mücadelesi için mutlaka sıraya ekim uygulanmalıdır. Böylece büyük tarlalarda mekanik mücadele rahatlıkla yapılabilir ve traktör arkasına takılan kaz ayakları ile, küçük bahçelerde çapalarla otlar öldürülebilir. Mekanik mücadele ile beraber kimyasal mücadele yapılması daha uygundur.

Cetvel 7.1. Hektara atılan tohum miktarının etkileri

Tohum miktarı           Toplam Ürün   Satılabilir Ürün            Çiçeklenen Bitki

Kg/hek          Miktarı            Miktarı            Sayısı

Kg/hek          Kg/hek           %

20     12.500 11.800 24

40     16.600 14.300 37

60     20.000 16.500 41

80     21.700 18.100 45

100   21.800 18.200 40

150   20.100 17.900 41

Dış ülkelerde ALIPUR isimli ilacın 2-3 lt’si 800-1000 lt suya konulup bir hektar alana atılır. Bizde ekim öncesi bazı ot öldürücü ilaçlar (treflan gibi) kullanılmaktadır. Ispanaklar için, tam selektif bir ilaç henüz piyasaya çıkartılmamıştır.

Cetvel 7.2. Tohumların ekim derinliği

Ekim derinliği Süren bitki      Relativ ürün

cm     %        miktarı

1       41,9     100

2       61,3     158

3       62,9     198

4       74        212

Ispanak bitkileri toprak yüzüne çıktıktan ve büyümeye başladıktan sonra küçük işletmelerde haftada 1-2 kez, büyük işletmelerde 2-3 kez sulanır. İlkbahar ve sonbahar yağışları, bazen sulama yapmadan da ürünü yetiştirmeye yeterli olabilir veya yağışa ek sulama yapılabilir. Tabi yağışlar sulama adetini azaltır. Ispanak sudan hoşlanır, fakat toprakta tarla kapasitesinin üstünde devamlı su bulunması zararlıdır. Toprak otlandığında veya kaymak bağladığında çapa yapılmalıdır. Bir müddet sonra bitkiler sıra arasını kapatır (Şekil 7.7) ve bu andan itibaren çapalamaya son verilir.

STANDARDİZASYON

Türk Standartları Enstitüsü TS 1130 (1972) standartlarına göre, ıspanak Spinacia oleracea türüne giren bir sebzedir ve bu standart, tüketiciye taze sunulan ıspanakları kapsar. Bizde üretime alınan başlıca çeşitleri, Üniversal, Matador ve Kuzu ıspanağıdır. Diğer çeşitler kendi adları ve orijinleri belirtilerek piyasaya arz edilir. Piyasaya sunulacak ıspanaklarda aranacak genel özellikler şunlardır :

Ispanaklar, sağlam, taze görünüşlü, temiz olmalı, yabancı koku veya tat içermemeli, üzerinde toprak, gübre, ilaç, parazit ve zararlı artıkları bulundurmamalıdır. Çiçeklenme ve hatta çiçeklenme belirtisi, istenmeyen bir özelliktir. Yıkanmış ıspanakların suyu iyice süzülmelidir. Kök kısmı temiz ve kökler kök boğazı altından l cm’i geçmeyecek şekilde kesilmelidir. Demet halindeki ıspanaklarda kökler kesilmeyebilir. Ispanaklar çeşit ve özelliklerine göre sınıflanır ayrılır. I. ve II. sınıf olmak üzere iki sınıfı ayırt edilir. Birinci sınıfta ıspanaklar, demet halinde veya köklü ıspanaklar bütün, kopmamış halde, çeşidin özelliği taşımalı ve toplama zamanına göre, kendine özgü normal renginde ve taze görünüşte olmalıdır. Üzerinde, yenmesini etkileyecek parazit, hastalık ve zararlıları bulundurmamalı ve yapraklarda don zararı görülmemelidir. Yaprak sapının boyu ancak 10 cm kadar uzun tutulabilir. İkinci sınıf, birinci sınıfa girmeyen, fakat genel özelliklere giren, tüketime ve pazarlamaya elverişli ıspanakları kapsar. Her sınıfta belirli tolerans sınırları vardır. Birinci sınıfta, bu sınıfın özelliklerine uymayan fakat II. sınıfa giren ıspanaklardan ağırlıkça % 10 oranında bulunmaya müsaade edilir.

İkinci sınıfta, bu sınıf özelliğine uymamakla beraber, tüketime elverişli ve genel özellikleri kapsayan ıspanaklardan ağırlıkça % 10 oranında bulunabilir. Kesilmiş kökler içinde kesilmemiş köklerin toleransı % 10’dur.

MUHAFAZA

spanaklar hemen piyasaya arz edilir, genelde depolanmaz.. Zaten ıspanaklar uzun süreli depolanamaya da gelmez. Eğer kısa süreli bir muhafaza düşünülüyorsa, muhafaza sırasında fazla soğuktan hoşlanmaz. En fazla 0 veya 1°C ye izin verilir (BIELKA 1969). Pratikte, (-0,5) – (+1,0)°C civarında sıcaklıkta saklanır. Depoda % 90-95 nem bulunmalıdır. Saklama süresi ancak 2-3 haftadır. Eğer saklama sırasında ıspanaklar naylon torbaya konursa, süre 4 haftaya kadar çıkartılabilir.

SULAMA

Ispanak bitkilerinin gelişmeleri için sulamanın düzenli yapılması gerekir. Hasattan en az bir ay önceki sulama öncesinde, daha önce ayırmış bulunduğumuz azotlu gübre nitrat formunda ve serpme yöntemi ile atılarak hemen yağmurlama yöntemi ile sulama yapılır. Gübre atıldıktan sonra sulama yapılmazsa yapraklar üzerine düşen gübre yapraklarda yanma yaparak yaprakların lekelenmesine sebep olur. Yetiştirme sırasında zaman zaman tarlada kaba otların alınması gerekir. Bunun dışında herhangi bir bakım uygulanmaz.

Yetiştiricilikte dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri yaprak uçlarında meydana gelen sararmalardır. Bu sararmalar üç durumda ortaya çıkar. 1. Hızlı bir gelişme döneminin ardından şok şekilde soğuklarla karşılaşma, 2. Bitkini,n toprakta yeteri kadar azot bulamaması durumunda, 3. Yüksek sıcaklıkların oluşturduğu şartlarda susuz kalma durumunda. Böyle durumlarda verim düşer, kalite bozulur, üretilen ürün pazarlanamaz hale gelir.

Bu durumların oluşmamasına özen göstermek gerekir. Bilhassa soğuk havaların yaklaştığı dönemlerde bitki gelişmesinin hızlandırılması, başarılı bir yetiştiricilik açısından önemlidir.

HASAT

Ispanakla hasat zamanını büyük ölçüde pazardaki fiyatlar tayin eder. İlk dönemde fiyatların yüksek olduğu durumda bitkiler 15-18 cm boy alarak 5-6 yaprak meydana getirdiğinde hasada başlanabilir. Fiyatların düşük olması durumunda bitkinin büyüyerek yaprakların etli bir yapı kazanması beklenir. Böylece yüksek verim elde edilerek birim alandan elde edilen gelir arttırılabilir.

Hasat elle ve bıçakla yapılır. Bitkilerin kökleri toprağın 2-3 cm derinliğinde bıçakla kesilir. Hasattan sonra pazarlanamayacak nitelikteki yapraklar ayıklanıp 0.5 kg’lık demetler halinde bağlanarak pazara sunulur. Hasattan sonra pazarlanıncaya kadar bağların havadar bir ortamda bulundurulması sağlanmalıdır. Aksi halde üst üste duran ıspanaklar kesinlikle hava almayan kaplara konulmalıdır. Gözenekli küfeler, file çuvallar ve parmaklıklı kasalar ıspanak ambalajlamada sıklıkla kullanılır. Her iki yöntemle üretimde yetiştirme ve hasat sırasında dikkat edilecek hususlardan biriside ıspanaklarda tohum kabuğunun kotiledonlardan birisi ile toprak yüzüne çıkması toprak yüzüne çıktığında da kuruyarak çok sert bir yapı kazanmasıdır. Ispanaklarda mızrak şeklindeki kotiledonların çimlenmeden sonra büyümelerine devam etmesi nedeniyle bu tohum kabuğu ev hanımlarının da gözlerinden kaçarak yemeğin içine kadar gelebilmektedir. İşte bu nedenle dikenli tohum kabuğuna sahip ıspanakların yetiştirilmesi terk edilmiştir. Halbuki dikenli tohumlu ıspanaklar yuvarlak tohumlulara göre çevre şartlarına daha dayanıklıdır, daha verimlidir ve geç çiçeklenme avantajları vardır.

 

 

  Ad Soyad
  Yorum