A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ İçerik Ekle
İrtifa, Dalışı, Ümit, Sakmar
İrtifa Dalışı-Ümit Sakmar

İrtifa Dalışı-Ümit Sakmar

İRTİFA DALIŞI 

Yazan: Ümit Sakmar BSK-Eğitmen 

İrtifa dalışının genel tanımını yaparken; “-deniz seviyesinin üzerinde bulunan sularda (göl, mağara, nehir vs) yapılan dalışlar irtifa dalışıdır.” demek yanlış olmasa da eksik bir tanımdır.

İrtifa dalışının doğru tanımı “-su yüzeyinde ortam basıncı 1013 mb(milibar) seviyesinin altındaysa bu suya yapılan dalış irtifa dalışıdır.” şeklinde olursa daha bilimsel bir izah tarzıdır. Bazı günler deniz dalışının yapıldığı bölgede anormal hava şartları nedeniyle ortam basıncı 900 mb veya altına düşmüşse bu dalış da deniz seviyesinde yapılan bir irtifa dalışıdır.

İrtifa dalışında dalgıcı etkileyen faktörlere sebep olan unsurlardan birisi dalış öncesi ve dalış sonrası dalgıcın içinde bulunduğu 1 atmosferden daha az olan ortam basıncı ve genelde deniz seviyesi üzerinde bulunan göl, gölet, nehir vs gibi sulu ortamlarda deniz suyuna göre daha az yoğunluktaki tatlı sudur.

Yukarıda belirttiğimiz bu iki faktör neleri etkiler dediğimizde ortaya oldukça fazla incelenecek nokta çıkacaktır, şöyle ki; 

- İnsan vücudunda basıncın azalmasından dolayı biokimyasal değişiklikler olur, bunun sonucunda baş dönmesi, mide bulantısı, kusma, görüşte bozukluk ve en önemlisi vücut sıvılarında değişiklik ortaya çıkar, kan koyulaşır ve satha çıkan dalgıcın azot atımını geciktiren bir yapıya ulaşır. Bu da iki dalış arasındaki bizim residuel zaman dediğimiz sürenin deniz seviyesine (1013 mb) göre daha uzun olması demektir. 

- Keza azalan basınçla beraber ortamdaki oksijen oranı da azalacaktır. Dalış sonrası kanımızda ve dokularımızda bulunan azot kabarcıklarının atımını hızlandıran en önemli faktörlerden biri de oksijenin parsiyel basıncı olduğu için bu düşük oksijen seviyesi iki dalış arasında uyulacak güvenli azot atımı bekleme sürelerini arttıracaktır. 

- Ortam basıncının 1 atmosferden düşük olması nedeniyle ve özellikle de dalınan su tatlı su ise bunun yoğunluğunun düşük olması nedeniyle de tatlı sudaki derinliklerle, tuzlu deniz suyundaki derinlikler metre olarak eşit olsa da aynı derinlikte basınçlar eşit olmayacaktır. Yani deniz seviyesinden yüksekteki bir tatlı su göl veya baraj göletine yapılan dalışta 20 m deki basınç denizde 20 m deki basınçtan daha az olacaktır. Bu da yine basınca dayalı olarak hazırlanmış olan dalış tablolarının değişmesi demektir.

Deniz seviyesinden ne kadar yükseğe çıkarsak yada diğer bir deyimle ortamdaki havanın basıncı 1013 mb ne kadar altına düşerse dalış tablolarındaki değişiklikler de o kadar fazla olur.  

Denizde deko duruşsuz daldığınız bir derinlikteki zamanı, irtifa dalışında yine aynı derinlik ve dalış dip zamanı ile yaptığınızda deko duruşu yapmanız gerekir.

Keza aynı şekilde birinci dalıştan sonra ikinci dalışa aynı zaman aralığında geçerseniz, irtifa dalışına başlarken, deniz dalışındaki ikinci dalıştan daha fazla bir zaman kaybı eklemeniz gerekir. Yani ikinci dalışa başlarken sanki o derinlikte o anda belirli bir zamandır zaten dalış yapıyormuşsunuz gibi dip zamanına eklenen süre, irtifa dalışında deniz dalışına göre daha uzundur.  

Bunun anlamı irtifada yapılan mükerrer dalışlarda ikinci dalışın deko duraksız süresi denizdeki dalışa göre daha kısadır. Dalış deko duruşlu ise irtifada mükerrer dalışın deko süreleri daha uzundur. Bazı irtifa dalış tablolarında deko duruşu yapılan derinliklerde, deniz seviyesinde yapılan dalışlara göre farklılık gösterir. Duruş derinlikleri 2m, 4m, 6m, 9m diye sıralanmıştır. Deniz seviyesinde kullanılan tablolarda ise 2m ve 4m yerine 3m ve 6m derinliklerde durulur. 

- Genelde dalış yapılan yerin su üzerindeki düşük basınçlı hava ortamından ve tuzlu deniz suyuna göre daha düşük olan su yoğunluğundan dolayı dalışımızda kullanılan derinlik saatleri de farklı derinlikler gösterirler. Özellikle en çok kullanılan Bourdon tüplü ve diaframlı derinlik saatlerinin ibreleri 1 atmosfer ortam basıncında 0 (sıfır) derinliği (su yüzeyini) gösterdikleri için ortam basıncı düştüğünde ibre saat yönünün aksi yönünde hareket etmek ister fakat sıfır çubuğu olduğu için ibresi takılıp geriye (eksiye) doğru gidemez. Şayet bu sıfır çubuğu olmasaydı ve analog Bourdon tüplü ve diyaframlı derinlik saatlerinin kadranlarında sıfırdan geriye doğru  -1, -2, -3 metre gibi göstergeler olsaydı bu derinlik geyci 2500 m yükseklikteki bir gölün yüzeyinde 0,7 atmosfer ortam basıncı olacağı için,  -3 m yi gösterirdi.  

Burada göle dalışı bu derinlik geyci ile yapmaya başladığınızda derine indikçe ibre  -3 den sıfıra doğru gelecek ve ancak 3 m derinlikte iken ibre henüz sıfır metreyi gösterecektir. Bunun anlamı Bourdon tüplü ve diyaframlı derinlik saatleri ile yapılan irtifa dalışlarında geycin göstergesinde ibrenin gösterdiği rakamın gerçek derinlik olmadığıdır. Kalibre edilebilen (sıfırlama ayarı yapılabilen) geyçlerde dalış öncesi ibreyi sıfırın üzerine getirmek için ayar vidası çevrilip kalibrasyonu yapılırsa sualtında doğru derinliği verir, aksi halde özel çevrim tabloları, hesaplamalar gibi bir ön hazırlık yapılması gerekir. Bunun için de yüksekliği gösteren altimetre veya hava basıncını gösteren barometre gerekir. Dalıcı bunlardan tespit ettiği değerlere göre kullanacağı tabloyu belirler ve dalışını bu şartlara göre planlar. 

Dünyada kullanılan çeşitli irtifa dalış tabloları mevcuttur. Bunlardan bir grubu irtifadaki havanın ortam basıncına göre hazırlanmış muhtelif tablolardır, bazıları ise bulunulan yüksekliğe göre hazırlanmış tablolardır. Mesela BSAC (British Sub-Aqua Club) irtifa tabloları irtifadaki havanın milibar olarak basıncına göre hazırlanmıştır.  

1. seviye tablosu 984 milibarın üzerindeki yüzey hava basıncında kullanılan bir dalış tablosudur. 2. seviye tablosu 899-984 milibar arasında, 3. seviye tablosu 795-899 milibar arasında, 4. seviye tablosu ise 701-795 milibar arasındaki yüzey hava basıncında yapılacak dalışlarda kullanılır. Bu tablolar kullanılacaksa dalıştan önce barometre ile bulunulan yükseklikteki havanın basıncı milibar olarak tespit edilip bu basınca uyan hangi tablo ise o seçilir.  

Yaklaşık ortalama yükseklik basınç ilişkisinden yola çıkarsak BSAC nin dört seviyeli bu tablolarında, tabloların kullanılabileceği yükseklikleri şöyle sıralayabiliriz ; 

1.      seviye tablosu 984 milibar üzeri ....... 0 – 250 m arası

2.      seviye tablosu 899 – 984 milibar arası,          250 m – 1100 m arası

3.      seviye tablosu 795 – 899 milibar arası,          1100 m – 2100 m arası

4.      seviye tablosu 701 – 795 milibar arası,          2100 m – 3100 m arası 

Dalınacak irtifanın metre olarak yüksekliğine göre hazırlanan tablolara örnek olarak da Buhlmann-1989  0-700 m ve Buhlmann-1989  701-2500 m yüksekliklerde dalış planlanan iki tabloyu verebiliriz. Bu tablolar, güvenlik payları oldukça toleranslı olan ve kullanımı BSAC tablolarına göre daha kolay olan irtifa tablolarıdır. 

- Dalış bilgisayarlarına bütün bu hesaplamaları yapabilecek bir program yüklenmiştir. Hesaplama için dalış öncesinde kendiliğinden havanın basıncını algılayarak dalışa başladığında suyu da tatlı su olarak kabul edip derinlik ve dip zamanına göre dalış planını sualtında bu verilere göre yapar. Deko duraksız dalış dip zamanını ve deko varsa derinlik ve zamanı kontrol edip deko duruşlarını bunlara göre tespit eder, ayrıca dalış bitip dalgıç su yüzeyine çıktığı andan itibaren yine yüzeydeki hava basıncına göre dalgıcın azot atımı sürelerini belirleyip ekranında gösterir, aynı yerde ikinci bir dalış planlanıyorsa azot atım süresini de ekleyerek mükerrer dalışın sualtındaki hesaplamalarını yapar. 

Her dalış bilgisayarının satın alınırken, irtifa dalışı yapılabilecek programı olup olmadığı sorulmalıdır, bazı bilgisayarlar hava basıncının değişimlerini ölçmezler. Sabit bir hava basıncına örneğin 1000-1013 milibar deniz seviyesi basıncına göre tek hesaplama yaparlar. İrtifa dalışı yapılabilen dalış bilgisayarlarının ekranında, sualtında gözüken derinlik rakamları suyun gerçek derinliğini verir, Bourdon tüplü veya diyaframlı derinlik geyçlerdeki gibi derinlikleri eksik göstermezler.

- İrtifa dalışları genelde tatlı sularda yapıldığı ve tatlı suyun yoğunluğunun tuzlu suya göre daha düşük olmasından dolayı kaldırma gücü de daha azdır bu nedenle teorik olarak ağırlığının % 2,5 i kadar yüzerliği azalan dalgıç tuzlu suya göre daha az ağırlık taktığında rahatlıkla batabilir örneğin denizde 14 kg ile batan 100 kg ağırlığında bir dalgıç tatlı suda 11,5 kg – 12 kg bir ağırlıkla batabilir.

- Dalgıcın üzerinde kapalı hücreli neopren malzemeden yapılmış bir ıslak veya kuru elbise varsa bu kapalı hücre neoprenin içindeki küçük hava kesecikleri yüksek irtifadaki ortam basıncının azlığından dolayı genişleyecek ve dalgıcın elbisesinin bu özel malzemesinin hacmi elbise kalınlaştığı için fazlalaşacak ve yüzerliği de buna bağlı olarak artacaktır. Yani dalgıç batabilmek için deniz seviyesinde kullandığı ağırlıktan daha fazlasını kullandığı takdirde batabilecektir. İşte bu tip dalış elbiseleri ortalama her 250-300 metrelik yükseklik için dalıcıya ağırlığının % 0,2 si oranında bir yüzerlik kazandıracaktır.  

Dalgıç şayet deniz seviyesindeki bir tatlı su gölüne dalsaydı biraz önce belirttiğimiz gibi daha az ağırlık takacak iken yüksek irtifadaki bir tatlı su gölünde bu elbise ile teorik olarak tam tersine daha fazla ağırlık takması gerekecekti. Bu elbise ile dalan dalgıcın 250 m de % 0,2 yüzerliği artarsa, 2500 m de % 2 artacaktı yani 100 kg lık bir dalgıcın 2 kg daha fazla ağırlık takarak batabileceği görülecekti.  

Pratikte böyle bir durumda dalgıç 2500 m yüksekte tatlı suya, kapalı neopren kumaştan yapılmış ıslak veya kuru elbise giyerek dalacaksa, deniz seviyesinde batmak için kullandığı aynı ağırlıkla dalabilir çünkü tatlı su nedeni ile ağırlığını 2 kg azaltırken irtifa nedeniyle de 2 kg arttırması gerekecek ve +2, -2 yi sıfırlayacaktır. 

- Yüksek irtifada dalış öncesi bir gece kalınarak vücudun akilimatizasyonunun sağlanması özellikle 1500 metre ve daha yüksek yerlerde yapılacak irtifa dalışları için gerekli bir emniyet kuralıdır. Ayrıca bol miktarda sıvı alarak yükseklerdeki basınç azlığı nedeniyle kanın katı madde artışının önüne geçmekte fayda görülmektedir. 

- Yüksek irtifada dalış öncesi fazla aktivitede bulunularak metabolizmanın oksijen ihtiyacını arttırmamak gerekir böyle bir durumda ortam basıncının azlığı nedeniyle oksijenin parsiyel basıncı da deniz seviyesine göre düşük olacağı için metabolizma, dolaşımdaki kandan daha fazla oksijen alacağından çıkma esnasında ve dalış sonrası yüzeyde azot atımını kolaylaştıran ve çabuklaştıran oksijenin parsiyel basıncı yeterli olmayıp bu süreyi uzatacak ve dekompresyon hastalığı riskini arttıracaktır. 

- İrtifa dalışı yapabilmek için yukarıda belirtilen tüm hususları çok iyi bilip anlamak ve uygun dalış bilgisayarı, dalış tablosu ve barometre veya altimetre gibi malzemelere sahip olup bunları kullanmayı da bilmek gereklidir.




  Ad Soyad
  Yorum