A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ İçerik Ekle
İmamlığın, Şartları,
İmamlığın Şartları

İmamlığın Şartları

İmamın bâliğ (ergin), bâliğ (belli bir aklî olgunluk düzeyine ulaşmış) ve tabii ki Müslüman olması şarttır. Hanefî mezhebi alimlerine göre küfrü gerektirecek bir inancı bulunan bir kimsenin arkasında namaz kılınmaz. Şefaati, kabir azabını ve hafaza meleklerini inkâr etmek gibi... Fasıkın (aşikare haram işleyenin) ve bid"at sahibi olanın (din işlerine dinde olmayan şeyleri karıştıranın) imameti tahrimen mekruhtur. Çünkü fasık din işlerinde saygılı bulunmaz, İmam Muhammed ile İmam Malike göre, bunlara uymak esasen caiz değildir.

İmam olacak kimsenin erkek olması şarttır. Kadın, erkeklere imam olamaz. Bununla birlikte kadınlar kendi aralarında cemaatle namaz kılmak istediklerinde içlerinden biri imam olabilir. Ne var ki kadının kadına imamlığı hoş görülmemiştir (mekruh). Bununla birlikte eğer kadınlar kendi aralarında cemaatle namaz kılacak olurlarsa, İmam olacak kadın aralarında durur, onların önüne geçmez. Bu öne geçme de mekruhtur. Yine bir cenaze namazında sadece kadınlar bulunuyorsa, bu durumda içlerinden biri imam olup cenaze namazı kıldırabilir.

İmamlık yapabilmek için namaz sahih olacak kadar Kur"an"ı ezbere okuyabilmek (kıraat) şart olduğu gibi, özürlü olmayıp sağlam olmak ve namazın sıhhat şartlarından birini yitirmiş olmamak gerekir. Özürlü olan kimse, özürsüze imam olamayacağı gibi, necasetten taharet şartını veya setr-i avret şartını yerine getirmemiş kimse, bu şartları yerine getirmiş olan kişiye imam olamaz.

İmamlık Ve Cemaat Halinde Namaz Kılma İle İlgili Meseleler

Geleneksel olarak İslâm toplumlarında, namaz da dahil olmak üzere birçok konuda insanlara önderlik etmek yöneticilere ait kabul edildiği için namaz imamlığı da teorik olarak onlara bırakılmış ve bu bakımdan kitaplarımızda imamlığa en layık kişiler sıralanırken en başta o bölgenin üst düzey yöneticileri sayılmıştır. Artık günümüzde, imamlık ve müezzinlik bir meslek haline geldiği için, mülkî amirlerin sembolik öncelikleri devam etmekle birlikte, camide namazı o caminin resmi görevlisi olan imam, o yoksa müezzin kıldırmaktadır.

Cami dışında veya görevlisi olmayan bir mescidde namaz kılınacaksa bu takdirde imamlığa kimin geçeceğini belirlemek için bazı özellikler aranır. Bir evde cemaat yapılacaksa evin sahibi veya onun izin verdiği kişi imam olur. Bunun dışında şöyle bir sıra takip edilir:

Namaz hükümlerini en iyi bilip Kur"an"ı daha güzel okuyan, daha müttaki olan, yaşça büyük olan, ahlakça daha üstün olan, daha yakışıklı olan, sesi daha güzel olan, elbisesi daha temiz olan, insanlar arasında itibarı daha fazla olan.

Cahil kişinin, müraî ve ilim sahibi bile olsa fasık yani büyük günah işleyen veya küçük günahta ısrar eden kişinin imam olması mekruh görülmüştür.

Daha üstün bir kimse bulunduğu takdirde gözü görmeyenin imameti de mekruhdur.

Abdestte ayaklarını yıkamış olan kimsenin ayaklarına mesih yapmış olan kimseye, abdest alanın teyemmüm etmiş olana, ayakta namaz kılanın oturarak namaz kılana, boyu dik ve doğru olanın rüku derecesinde kanbur olana uyması (iktidası) caizdir. Farz namaz kılanın nafile namaz kılana veya başka bir farz kılana uyması caiz değildir. Fakat nafile namaz kılanın farz namaz kılana uyması caizdir. Örnek: Öğlenin farzını kılmış olan bir kimse, öğle namazını kıldırmakta olan imama uyacak olsa, bu ikinci defa kılacağı namaz bir nafile olarak caizdir.

Bir kimsenin, haklı olarak kendisinden hoşlanmayan bir cemaate namaz kıldırması mekruhtur. Fakat hoşlanmayacak bir durum veya imamlığa daha ehliyetli bir kimse yoksa, cemaatin hoşlanmasına bakılmaz. Çünkü bu halde cemaatin hoşlanmaması yersizdir.














  Ad Soyad
  Yorum