A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ İçerik Ekle
Hayırlı, İşlere, Koşmak, ve, Hayra, Yönelmiş, Kişiyi, Ciddi, ve, Tereddütsüz, Şekilde, Onu, İşlemeye, Teşvik, Etmek,
Hayırlı İşlere Koşmak ve Hayra Yönelmiş Kişiyi Ciddi ve Tereddütsüz Şekilde Onu İşlemeye Teşvik Etmek

Hayırlı İşlere Koşmak ve Hayra Yönelmiş Kişiyi Ciddi ve Tereddütsüz Şekilde Onu İşlemeye Teşvik Etmek

عَنْ أبي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ أنّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: « بَادِرُوا
بِالأعْمَالِ الصَّالِحَةِ ، فَسَتَكُونُ فِتَنٌ كَقِطَعِ اللَّيْلِ الْمُظْلِمِ يُصْبِحُ الرَّجُلُ مُؤْمِناً ويُمْسِي كافِراً ، وَيُمْسِي مُؤْمِناً وَيُصْبِحُ كافِراً ، يَبِيعُ دِينَه بِعَرَضٍ مِنَ الدُّنْيَا» رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, sinelerdeki bütün kötü duygu ve tutkuları silen aydınlıklar Sultanı Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:

“Fırsat varken salih amel biriktirmeye bakın. Zira nasıl ki zifiri karanlık anlarında etraf seçilmez hâle gelir; onun gibi yakın bir gelecekte de birtakım fitneler ortaya çıkacaktır (ki ne imanla küfrü, ne de doğruyla yanlışı ayırt etmek mümkün olmayacaktır). Öyle ki mü’min bildiğiniz kişi, bir bakmışsın akşama varmadan imanından olmuş.. yine önceki akşam inandığı bir şeye sabah bir bakmışsın inanmaz hâle gelmiş!. meğer basit bir dünyalığa dinini satmış..”

(Müslim, Îmân 186. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 30, Zühd 3; İbni Mâce, İkâme 78)

 

عن أبي هُريرةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: جاءَ رَجُلٌ إلَى النّبيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم، فقَالَ: يا رَسولَ اللَّهِ، أيُّ الصَّدَقَةِ أعْظَمُ أجْراً ؟ قَالَ: «أنْ تَصَدَّقَ وأنْتَ صَحِيحٌ شَحيِحٌ تَخْشَى الْفَقْرَ، وتَأْمُلُ الْغِنَى، ولا تُمْهِلْ حَتَّى إذَا بلَغَتِ الْحُلْقُومَ. قُلتَ: لِفُلانٍ كذا ولِفُلانٍ كَذَا، وقَدْ كانَ لِفُلانٍ » مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

Ebû Hureyre radıyallahu anh şöyle dedi:

Rah­met Peygamberi Hazreti Ahmed ü Mahmud u Muhammed Mustafa Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e bir adam geldi ve şöyle dedi:

Ey Allah’ın elçisi! Sevap yönünden hangi sadaka daha büyüktür?

Rah­met Peygamberi sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle buyurdular:

“Senin oldukça sıhhatli, son derece mala düşkün, fakirlikten korkuyor ve daha zengin olma özlemi çekiyor iken verdiğin sadakadır. Çünkü nasıl olsa sonunda can boğaza gelip ‘bu malım filanındır, şu malım da falanındır’ diyeceksin.. İşte sadaka vermeyi o âna bırakma. Zira zaten o mal artık vârislerden filanın veya falanın olmuş demektir.”

(Buhârî, Zekât 11, Vasâyâ 17; Müslim, Zekât 92)

عن أبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ أَنّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: « بَادِرُوا بِالأَعْمالِ سَبْعاً، هَل تَنتَظِرُونَ إلاَّ فَقْراً مُنْسِياً، أَوْ غِنيً مُطْغِياً، أَوْ مَرَضاً مُفْسِداً، أَوْ هَرَماً مُفْنِداً أَوْ مَوْتاً مُجْهِزاً أَوِ الدَّجَّالَ فَشَرُّ غََائِبٍ يُنتَظرُ، أَوِ السَّاعةَ فالسَّاعةُ أَدْهَى وأَمَرُّ،» رَوَاهُ التِّرْمِذِي وقَالَ: حديثٌ حسن.

Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, kâinatın O’nun yüzü suyu hürmetine yaratıldığı Efendiler Efendisi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:

“Şu yedi şeyi düşünerek, salih amel işlemekte acele edin. Salih amel işlemek için daha uygun şartlar mı gelecek zannediyorsunuz?! Olacağı şu: Ya her şeyi unutturacak bir yoksulluğa düşecek ya da sınır tanımaz derecede azgınlığa sürükleyen bir zenginlik elde edeceksiniz.. Ya hayatın normal akışını bozup duyguları alt üst eden bir hastalığa tutulacak, ya bunaklık meydana getiren bir ihtiyarlığa düşecek yahut da ansızın geliveren bir ölümle yüzyüze geleceksiniz.. Yoksa siz, beklenen en şerli fitne olan Deccâl çıkınca mı salih amel yapabileceğinizi zannediyorsunuz?! Ya da kıyamete nasılsa daha çook var diye mi düşünüyorsunuz? Bilin ki kıyamet, sayılanların hepsinden çok daha dehşetli ve çok daha acıdır.”

(Tirmizî, Zühd 3)