A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ İçerik Ekle
Hasan, Kaçan
Hasan Kaçan

Hasan Kaçan

 karikatürist, sinema oyuncusu




10 Aralık 1957 tarihinde Kayseri'nin İncesu ilçesinde doğdu. Küçük yaşta ailesiyle Kayseri’den İstanbul’a geldi. Gırgır mizah dergisi yönetmeni Oğuz Aral’la tanıştı. 

15 yıl Gırgır dergisinde karikatür çizdi. Gırgır'da 'Eşşek Herif' ve 'Cork' bant karikatürlerini hazırladı. Gırgır’dan sonra yine dergi ve gazetelerde karikatürler çizdi. 1990'lı yıllarda köşe yazarlığı yaptı. 

Ekmek Teknesi dizi filminin senaryosunu yazdı. Dizide 'Heredot Cevdet' tiplemesini canlandırdı. Ayrıca 'Eşref Saati' dizisinde de 'Kaptan Küstü' karakterini oynadı. A.R.O.G filminde de yer aldı. 

Keskin Ustura adlı mizah dergisini çıkardı. 5-10 Temmuz 2008'de, temsili Nasreddin Hoca görevini yaptı. 

PANA Film'in yapımcı ortaklarındandır. TRT 1'de yayınlanan Halil İbrahim Sofrası adlı dizide 'Berber Ali' rolünü canlandırdı.

Filmografi:

Ekmek Teknesi
Halil İbrahim Sofrası
Fesuphanallah
Eşref Saati
A.R.O.G
Babam İçin




HABER

Hasan Kaçan açıkladı: bilgiler malesef doğru
8 Ocak 2013

"Metin Kaçan ile ilgili bilgiler malesef doğrudur. Aile olarak. Bir umuttur diyerek paylaşmadık. Acımızı paylaşan herkese teşekkür ederiz."





HABER

Metin 95'te öldürüldü, sebep benim
Akşam 19 Ocak 2013

6 Ocak'ta Boğaziçi Köprüsü'nden atlayarak intihar eden ünlü yazar Metin Kaçan'ın ağabeyi Oyuncu, Senarist ve Karikatürist Hasan Kaçan, cesedin bulunmasından hemen önce A Haber'de Selin Ongun'un sunduğu 'Bi Sormak Lazım'da konuştu...

KARAKOLDA İNANDIM

Karakolda kardeşinin eşyalarını gördüğünde ve yanında para olmadığını bildiğinden dolayı intihar ettiğine inandığını dile getiren Kaçan, “Önceleri 'Metin böyle bir şey yapmaz, niye yapsın?' diyordum. Şimdi umudum azalıyor” diye konuştu. Kardeşinin naaşının ortaya çıkmadan sosyal medyada korkunç yorumlar yapıldığını belirten Kaçan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Romancılığından çok 1995'teki olayla anılmasına üzülüyorum. Çünkü hep -mışlı -mişli ifadeler var. Bu konuya duyarlı olan Beyoğlu 1. Ağır Ceza'dan dava dosyasını alıp baksın. Adalet duygusu olan bir hukukçuya okutsun ve o zaman yorum yapsın"dedi.

METİN LİNÇ EDİLDİ

1995'teki olaydan sonra medyanın kardeşi Metin Kaçan'a linç kampanyası başlattığını savunan kaçan şöyle konuştu: Canımızı kimlerin yaktığını çok iyi biliyorum. Allah'tan başka kimseye eyvallahım yok. Sonraki yıllarda beni arayıp vicdan azabı çektiklerini, Metin Kaçan'ın aslında suçsuz olduğunu söyleyen insanlar oldu. 'Ağır Roman' Türk edebiyatının en iyi 50 eseri içinde. Bu gündemde olacakken başka olaylarla anılmak içimizi acıtıyor.”

ARMAN VİCDANEN RAHAT DEĞİL

Biz iftiradan sonra da kardeşimizin yanında durduk. Şahit çıksa dava dosya tekrar açılır. Zamanaşımı diye bir şey var, tüm hadiseler zamanaşımına uğradı. Ayşe Arman'ın vicdanen rahat olduğunu düşünmüyorum. Bir gün beni aradı ve bir doktorla röportaj yaptığını, doktorun hadisenin aslında böyle gerçekleşmediğini söyledi. Aileden özür dilediğini söylemişti. Ben de 'Özür dileyemezsin çünkü babamız öldü' demiştim. Telefonda çok kötü olmuştu.

SIRTLANLAR ÜZERİMİZE GELDİ

Aşk acısıyla intihar ettiğine inanmıyorum. Hayatımızdan kastı olarak kaldırıldı. Buna sebep olduğum için üzgünüm. Bir dönem yaşadığım gönül değişimi birçok insanın tepkisini çekti. Bizim aileden birinin ayağı takılıp düştüğünde tüm sırtlanlar üzerine geldi. 1995'teki olayı dönemin konjonktüründen ayırt edemezsiniz. 28 Şubat'tan payını sadece gazeteciler ve siyasiler değil sanatçılar da aldı. Metin Kaçan 1995'e kadar son derece neşeli, ortamda espri kaynağı olan, peşinden insanları sürükleyen biriydi. Kardeşimin altından kalkamayacağı bir şey olduğunu sanmıyorum. İtikadı olan, inançlı bir insandı. İntiharın karşılığını bilen, çekinen biriydi. Onun omzuna bir damga yapıştı, işlemediği bir suçtan iftirayla hapiste yattı.

KURTULAYIM DEMİŞ OLABİLİR

Vücuduna medyanın yönlendirmesiyle 11 şiş aldı. Kardeşim 'Ölene kadar bu yafta üzerimde kalacak, öleyim de kurtulayım' demiş olabilir. Kardeşimle çok daha yakın olmayı ıskalamış olabilirim ama hayatın zorunlulukları işte. Keşke biraz daha ilgilendirseydim. İşlememiş olduğu bir suç sürekli karşısına çıkıp onu yıldırmış olabilir. Zaten hapishaneden çıktıktan sonra Metin o Metin değildi.