A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Hareketlerimizi Duygularımızı İdare Eden Merkez : BEYİN

Hareketlerimizi Duygularımızı İdare Eden Merkez : BEYİN

 

Beyin nedir? Beyin ile ilgili bilgiler. Beynin yapısı nasıldır? Beynin Kabuğu ve duyguları nasıl hissettiği hakkında bilgiler

BEYİN, vücudumuzun duyum ve bilinç merkezidir. Kafatasının içinde beyazımtırak, yumuşakça bir kitledir.

Beyin, insanı hayvanlardan ayıran en önemli organdır. Bütün zihin faaliyetlerinin merkezidir. İnsanın çevresinde olup bitenleri anlaması, çevresine karşı nasıl davranacağını kestirmesi beyin sayesinde olur. Beş duyu yolu ile alınan bütün duyumlar beyne gider. Gözün ne gördüğü, burnun hangi kokuyu aldığı, kulağın ne duyduğu, dilin ne tattığı, derinin ne hissettiği ancak beyin sayesinde anlaşılır. Geçmişe ait bilgiler de beyinde saklanır.

Beynin Yapısı

Beyin başlıca bîr üst ana kısım ile bir arka küçük kısım ve «soğancık» (bulbus) tan ibarettir. Ust ana kısma «ön beyin» (cerebrum), alt arka tarafta bulunan kısma da «beyincik» (cerebellum) denir.

Boz ve beyaz maddeler
Bir beyin kesitine bakıldığı zaman, boz ve beyaz olmak üzere iki renk görülür. Boz kısımlara «boz madde» (boz cevher), beyaz kısımlara «beyaz madde» (beyaz yahut ak cevher) denir. Bu iki madde boz ve beyaz sinir hücrelerinden meydana gelmiştir.

Beynin kabuk kısmı boz maddeden, içi de beyaz maddeden yapılmıştır. Beyincikte ise beyaz ve boz hücreler kaynaşmış durumdadır. Beynin iç bölümünde de boz ve beyaz hücrelerin bir arada bulunduğu bölgeler vardır. Beyin hücrelerinin çoğunu beyaz olanlar oluştururlar.

Sıvı ve zarlar
Beyin, kafatasında bir sıvı içinde bulunur. Merkezî sinir sisteminin boşluk ve kanallarını da dolduran bu sıvı beyni çarpmalara karşı korur. Ayrıca, meninge denen üç kat zarla korunur. Bunlardan en dıştaki «sert zar» dır. Sert zarın altında «örümceksizar», en altta da «incezar» bulunur. Beyin-omurilik sıvısı incezarla örümceksi zarın arasındadır.

Yarımküre ve loblar
Beynin üst ana bölümü derin bir yarıkla iki yarımküreye, yarımkürelerin herbiri de, birtakım derin yarıklarla, başlıca dörder bölüme ayrılmıştır. Bu bölümlere «lob» denir. Bunlar, alın, duvar, artkafa ve şakak loblarıdır. Ayrıca, loblar da «gîrus» denen kıvrımlara ayrılır.

Beyin yarımkürelerinin arasındaki yarık her iki yarımküreyi birbirinden tam olarak ayırmaz. Yarımküreler ortada «büyük bir-leşek» (corpus callosum) ile birbirlerine bağlıdır.

Beyin kıvrımları
Beyin kabuğu, yarımkürelerin asıl kıvrıntı kısımlarını teşkil eder. Bilginler, insanların hayvanlardan zekâca üstünlüğünü beyin kıvrımiarııiın sayısı ve çokluğiyle ilgili görüyorlar. Bu kıvrımlar sayesmde beynin bütün yüzölçümünün insan yüzölçümüne eşit olduğu hesaplanıyor.

Beyin kabuğu
Beyin yarımkürelerinin bütün üst kısmını kaplıyan boz maddeye «beyin kabuğu» denir. Beyin kabuğu sinir hücre ve tellerinden, destek doku (neuroglia) dan yapılmış tabakalar halindedir. Taze bir beyin kesitine çıplak gözle bakılınca bu tabakalaşma gayet açık olarak görülür.

Beyin kabuğunun kalınlığı ye inceliği nev’in gelişme derecesine göre değişir. İnsanın beyin kabuğu hayvanlarınkînden daha kalındır. Gelişmiş hayvanların beyin kabukları da az gelişmiş olanlardan kalındır. İnsan beyninin kabuğu ana rahmine düşmesinin altıncı ayma doğru tabakalaşmaya başlar. Ceninin ilk kıpırdamaya başlaması bu zamana raslar.

Beyin kabuğu altı tabakadan meydana gelir, kalınlığı 1 -4 milimetre kadardır.

Beyin Kabuğu ve Duyular

Beyin kabuğunun çeşitli bölümleri duyu organlarımızdan gelen etkileri alır. Duyma, görme, işitme, tatma, dokunma duyumları beyin kabuğunda belirli yerlere gelirler.

Görme merkezi artkafa lobunun kabuğun-dadır. Gözden gelen etkiler, geldikleri yönlere göçe görme merkezine yayılırlar. Beyin kabuğunda görme merkezinin bulunduğu kısım zedelenirse o kimse kör olur.

Duyma merkezi şakak lobunun kabuğun-dadır. Duyduğumuz seslerden gelen etkiler sesin perdesine göre ayrılır. Böylece meselâ tiz sesleri duyduğumuz zaman duyma merkezinin sadece bir kısmı çalışır. Pes sesleri duyunca çalışan ’ kısım da ayrıdır. Ancak, çeşitli perdeden sesler duyulduğu zaman bütün merkez faaliyete geçer.

Dokunma duyumunun beyin kabuğu tarafından alınması büsbütün başka şekilde olur. Beyin kabuğunda vücudumuzun her noktasına karşı ayrı bir yer vardır. Vücudumuzun neresine dokunulduğunu bu sayede anlıyabiliriz. Beyin kabuğunda, hassas yerlerimiz için, az hassas olan yerlerimizden daha geniş alan ayrılmiştır.

Tatma duyumları da dokunma duyumları bölümünde alınır. Tatma merkezleri bu bölgenin alt uçlarındadır.

Koku duyumu şakak lobundaki koku merkezi. tarafından alınır. Koku ve tatların beyne nasıl ulaştırıldığı henüz kesin olarak bilinemiyor.

Motor Etkisi

Beyin kabuğunun bir kısmı da vücudumuzun kaslarına emir göndererek hareketlerimizi sağlar. Buna «motor etkisi» denir. Bu kısım beyin kabuğunun ön tarafında bulunur.

Motor merkezi de dokunma merkezi gibi vücudun çeşitli yerlerine göre bölümlere ayrılmıştır. Bir « nokta, elin hareketlerini, bir başka nokta ayakların hareketini sağlar. Bu noktalar da organlarımızın hareket imkânlarına göre büyük veya küçük olur. Meselâ çok ince işler yapan el için ayrılan alan gövde ve bacak hareketlerini kontrol için ayrılan alandan daha büyüktür.

Beyin kabuğunun hareketlere komut veren kısmı zedelenirse vücudun o kısmı felce uğrar.

Beyincik ve Görevi

Beynin büyüklükçe ikinci kısmıdır. Buraya «arka beyin» de denir. On beynin alt arka tarafında bulunur. Bir orta lob ve iki yan lob olmak üzere üç lobdan meydana gelmiştir.

Beyinciğin dış yüzünde birçok yarıklar vardır. Bu yarıkların meydana getirdiği kesitler boz ve beyaz hücrelerden yapılmıştır. Her iki hücre beyincikte, ön beyindekinden daha çok karışmış durumdadır. Beyinciğin kabuğu 3 tabakadan meydana gelmiştir.

Beyincik dengede durmayı sağlar. Beynin bu kısmı kuşlarda, balıklarda, vücutlarına göre, insandakinden daha büyüktür, çünkü onların dengeye ihtiyaçları daha fazladır.

Beyincik bu işi göz ve kulaktan gelen haberler sayesinde sağlar. Gözün ne gördüğü, kulağın ne duyduğu sinirlerden beyinciğe gelir. Ayrıca, iç kulaktaki denge organlarından da beyinciğe gelen sinirler vardır. Beyincik bu sinirlerden aldığı duyumları düzenler, kasların hareketini sağlayan sinirlere ulaştırır.

Beyinciği zarar görmüş bir, insan dengesini bulamaz. Beyinciği çıkarılmış hayvanlarda kaslar direncini” kaybeder. Bu hayvanlar kaslarını ayrı ayrı hareket ettirebildikleri halde adım atamaz, kanad çırpamaz, hattâ ayakta duramaz olurlar.

Beyinciğin kesitindeki görünüşe «hayat ağacı» denir. Buradaki sinirler bir gövdeden dal, budak salan bir ağaca benzer.

Soğancık ve Görevi

Omuriliğin beyne kadar uzanan bölümüne «soğancık» veya «omurilik soğancığı» (bulbus) denir. Beyinden gelen sinirler buraya vardıkları zaman yönleri değişir, sağ yandan gelen sinirler soğancığın sol yanına, sol yanından gelen sinirler de sağına geçerler. Böylece, beyin yarımkürelerinden gelen sinirler soğancık ve omurilikte ters yöne uzanır.

Soğancık omurilikten gelen duyumları getirir, sindirim, solunum, dolaşım sistemlerine gereken emirleri gönderir. Aynı zamanda, viflut sıcaklığını da kontrol eder.

Beynin İçi

Beyin kabuğunun altında kalan kısmın bir yandan beynin diğer< bölümleri, öte yandan omurilikle ilgisi vardır. Tıpkı beyin kabuğu gibi beynin iç kısmının dâ çeşitli yerleri çeşitli vazife görür. Gözü oynatan kaslarda, dil ve kulakta beynin iç kesiminden' gelen sinirler bulunur.

Bütün sinir sistemine ve bütün vücuda hâkim olan beyin yarımküreleri ve beyinciğin bütün vucutta olup bitenlerden devamlı olarak haberdar olması gerekir. Omurilikten gelen sinirler beyinciğin içinden geçerek buralara giderler. Bu sinirler beynin iç kısmında birbirleriyle birçok birleşmeler yapar. Aynı şekilde, emirleri götüren sinirler de beynin içinden geçer. Bazı reflekslerimiz ve iç organlarımızın çalışması da beynin iç kısmıyla ilgilidir.

Beynin Diğer Kısımları

Beynin, buraya kadar anlattığımız bölümlerinden başka daha birçok kısımları vardır ki başlıcaları şunlardır:

Köprü (Varol köprüsü)
Beyinciğin önünde bulunur, beyin yarımkürelerini birbirine bağlar. Beynin daha başka bölümlerine de bağlıdır. Beynin çeşitli yerlerinden gelen duyumların geçit yeridir.

Karıncıklar
Beyinde dört tane boşluk vardır. Bunlara «karıncık» denir. Sağ karıncık, sol karıncık, üçüncü karıncık, dördüncü karıncık diye anılırlar. (Sağ ve sol) (yan) karıncıklar iki yarımkürenin alt tarafındadır. Bu iki karıncığın altında üçüncü karıncık, arka beyinde de dördüncü karıncık vardır. Bir delik yan karıncıkları üçüncü karıncıkla birleştirir. Bazan beyinde rahatsızlık olup olmadığını anlamak için doktorlar karıncıklara hava verirler.

Talamus
Beynin dağıtma merkezidir. Burası sinirlerden gelen duyumları alır, cinslerine göre, gidecekleri merkezlere gönderir. Talamusta bütün duyum merkezlerinden gelen sinir telleri vardır.

Hipotalamus
İç organların, dolaşım sisteminin birlikte çalışmasını sağlar. “Bilhassa heyecan hallerinde rolü büyüktür. Meselâ tehlikeli’bir durum karşısında kaldığımız zaman duruma göre bizi kaçmaya veya çarpışmaya hâzırlar. Bu hazırlık çeşitli şekillerde olur. Bü gibi durumlarda kasların daha fazla kan alması, nefes borularının daha fazla oksijen taşıyabilmek için genişlemesi, gözbebeğinin en son haddine kadar açılması gerekir. Bunlar korku ve heyecanın en belirli tepkileridir. Bu küçük organın bir başka görevi de acıkıp acıkmadığımızı, susayıp susamadığımızı, uykumuzun gelip gelmediğini tâyin etmektir.

Beynin en önemli parçalarından biri de «pitüit» yahut «hipofiz» bezidir.

Beyin Nasıl Çalışır

Beyin faaliyetinin incelenmesi elektrik sayesinde mümkün olmaktadır. Bugün beyin çalışmasının da elektriklenme vasıtasiyle olduğu anlaşılmış bulunuyor. Vücudumuzun herhangi bir yerine dokunulduğu zaman, beynin orayla ilgili noktasında aynı anda bir elektrik değişikliği olur. Bütün vücudumuzun, hartası diyebileceğimiz bir şekli beyin kabuğunda bulunur.

Sinir tellerinden elektrik kuvvetinin geçebileceği ilk defa İtalyan hekimlerinden Luigi Galvani tarafından kurbağalar üzerinde yapılan deneyler sayesinde keşfedilmiştir. Böylece, elektriğin sinirleri harekete geçiren mükemmel bir vasıta olduğu anlaşılmıştır. Gerçekten, sinir sisteminde dolaşan işaretler gerçekte elektriktir.

Beyin bütün sinirlerimizi son derece girift, fakat düzenli bir sistem sayesinde birbiriyle temasa geçirir. Beyinde bu işi yapan bir milyondan fazla kanal vardır. Bunların arasında on binlerce birleşme noktası bulunur.

Böylece, bu kadarckarışıkcbir şebekede insan aklının alamsyacağı kadar büyük bir haberleşme, emir alıp verme faaliyetleri gerçekleşir. Beyne gelen haberlerin cinsi bu haberi taşıyan sinirlerin cinsiyle ilgilidir. Meselâ, «duyu sinirleri» çeşitli duyma organlarından gelen haberleri taşır. Beyinden emir götüren sinirler de başkadır. Bunlara «motor sinirler» denir. Bir başka sinir çeşidi de iç organlarımızı kontrol eder. Bunlara «otonomik sinirler» denir.

  Ad Soyad
  Yorum