A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Güngör Uras

Güngör Uras

 

 

gazeteci, yazar



22 Temmuz 1933 tarihinde Düzce'de doğdu. Babası Halit Uras Beylerbeyi Sarayı'nda son şehzadelerden Abid Efendi'nin yaveriyken Mıllı Mücadele'ye katılan ve İstiklal Madalyası ile ödüllendirilen bir subaydı. Emekli oldukdan sonra bankacılık yapmıştı. 

İlkokulu Anadolu'nun değişik şehirlerinde okudu. Ankara Koleji'ni ve SBF'ni bitirdi. 

Devlet Planlama Teşkilatı'nda 1962-l974 yıllarında uzman olarak çalıştı. Kuruluşundan sonra TÜSİAD'ın ilk genel sekreteri olarak yayın ve araştırma faalıyetini başlattı. 1980-2001 yılları arasında Aksigorta Yönetim Kurulu Başkanı olarak Sabancı Grubu'nda çalıştı. 

SBF'de başladığı doktorasını İÜ İktisat Fakültesi'nde tamamladı. Doçentlik sınavını Boğaziçi Üniversitesi'nde verdi. Marmara Üniversıtesi'nde profesör oldu. 

Köşe yazarlığına l968 yılında Türkiye İktisat Gazetesi'nde başladı. Ekonomi Gazetesi Rapor'da günlük, Güneş gazetesinde de ekonomi yazdı. l982 yılından bu yana Dünya gazetesinin köşe yazarıdır. Sabah da Alı Rıza Kardüz adı ıle başlattığı günlük köşe yazılarını Güngör Uras olarak Milliyet de sürdürüyor. Dünya da ise Tevfik Güngor imzasını kullanıyor. Daha önce TRT-2'de Olayların İçinden adı ile yaptığı ekonomi söyleşilerını şimdi CNN Türk'de Akıl Defteri'nde devam ettiriyor. Evli ve bır çocuk babasıdır. 




KRONOLİJİK BİYOGRAFİ

Doğum Tarihi: 22 Temmuz 1933 
Evli: (Nuran URAS) BA-S.B.F. MBA-Vanderbilt University
(DPT ve T.S.K.B eski çalışanlardan) 
Bir çocuklu: (Elif URAS) Columbia University, JD 
Annesi: (Zehra-İstanbul) ev kadını (vefat) 
Babası: (Halit-İstanbul) emekli bankacı (vefat) 
İlkokul: Ankara Koleji, 1945 
Orta Okul: Ankara 1.Orta Okul,1948 
Lise: Ankara Koleji (Fen bölümü), 1948 

Yüksek Tahsili: 

Siyasal Bilgiler Fakültesi (mali şube), 1955 İktisat Fakültesi (Doktora) 1977 Boğaziçi Üniversitesi (Doçentlik) 1988
Marmara Üniversitesi (Profesörlük) 1994 
Yabancı Dil: İngilizce 

Çalışma Hayatı: 

1956-1962 Halk Bankası Genel Müdürlüğü 
1962-1974 Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı
İktisadi Planlama Dairesi Uzmanı 
1974-1980 Tüsiad Genel Sekreter 
1980-2001 Aksigorta İdare Meclisi Reisi 
1992-1993 İ.Ü. İktisat Fakültesi Öğretim Görevlisi 
1993-2001 Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi
Öğretim Üyesi 
Basın 1968-1972 Türkiye İktisat Gazetesi
Köşe Yazarı 
1983 Rapor Gazetesi (Güncel Köşesi) 
1986 Tercüman Gazetesi (İsmail Halid) 
1982-1988 Güneş Gazetesi (Haftanın Fotoromanı)
(Ali Rıza Kardüz) Köşe Yazarı 
1988-1998 Sabah Gazetesi (Ali Rıza Kardüz) Köşe Yazarı 
1991-1995 Sabah Star Dergisi (Ali Rıza Kardüz) 
1995-1996 Sabah Pazar Keyfi Dergisi (Ali Rıza Kardüz) 
1996-1998 Yeni Yüzyıl (Güngör Uras) Köşe Yazarı 
1983- Dünya (Tevfik Güngör) Köşe Yazarı devam ediyor 
1998- Milliyet (Güngör Uras) Köşe Yazarı devam ediyor 

Mesleki Eğitim 

1952 Ankara Ticaret Lisesi Muhasebe ve Ticari 
Matematik Kursu, 6 ay (sertifika) 
1957-1958 Siyasal Bilgiler Fakültesi Doktora
Kur ve Seminerleri, 2 yıl (yeterlilik) 
1961 İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi
İşletme İktisadı Enstitüsü İşletmecilik Kursu, 1 ay 
1963 Wisconsin (USA) University of Wisconsin 
Extension Dept. 4 ay (sertifika) 
1969-1970 Washington (USA) IBRD Economic Development
Institute, Dünya Bankası Ekonomik Kalkınma Enstitüsü,
General Development Course, 6 ay (sertifika) 


ESERLERİ:

Basılı Yayınlar 

1- Halk Kredisi ve Türkiye’de Tatbiki, Ege Matbaası, Ankara 1955, 40 s. 
2- Küçük Sanayiciler için Kooperatif, Ajans Türk Matbaası, Ankara 1965, 80 s. 
3- Gelişmekte olan Ülkelerde Tarım Kooperatifleri, ( Margeret Digby’den tercüme), Doğuş Matbaası, Ankara 1966, 24 s. 
4- Tarım Kooperatifleri ile Devlet Arasındaki İlişki, Doğuş Matbaası, Ankara 1966, 40 s. 
5- İkinci Beş Yıllık Plan Özel Sektör İçin Neler Getiriyor? Odalar Birliği Basımevi, 
Ankara 1967, 48 s. 
6- What will the Second Five car Development Plan Bring to the Private Sector, 
Odalar Birliği Basımevi, Ankara 1967, 52 s. 
7- Sanayiciler İçin Teşvik Tedbirleri, Kağıt ve Basım İşleri A.Ş., İstanbul 1968, 110 s. 
8- Develüasyon Öncesi ve Sonrası Ekonomik Gelişme Politikası, Odalar Birliği
Basımevi, Ankara 1971, 32 s. 
9- Recent Economis Policies in Turkey, Odalar Birliği Basımevi, Ankara 1971, 42 s. 
10- Tarım Satış Kooperatifleri Sistemi Yoluyla Tarım Ürünleri Fiyat Destekleme 
Politikasının Finansmanı Sorunu, Şark Matbaası, Ankara 1971, 68 s. 
11- Türkiye’de Sermaye Piyasası, Şark Matbaası, Ankara 1973, 20 s. 
12- Türkiye’de Yabancı Sermaye Yatırımları, Formül Matbaası, İstanbul 1979, 375 s. 
13- Borsa, Sabah Yayını 1990, 96 s. 
14- Turkey, From Ten Thausand Years of Civilization to the Present 
(Y.Karakoyunlu ile ortak yayın) Creative Yayıncılık 1991, 320 s. 
15- Ekonomide Özallı Yıllar (1980-1990) Afa Yayını 1993, 178 s. 


Kapaklı Devlet Planlama Teşkilatı Yayınları 

1- The Cooperative Movement in Turkey, Mart 1965, 20 s. 
2- Yatırım İndirimi, Şubat 1966, 105 s. 
3- Tarım Sektörü ve Kooperatifçilik, Mart 1966, 81 s. 
4- Türkiye’de Sigorta Sorunu, Mayıs 1966, 177 s. 
5- Gümrük – 474 Sayılı Kanuna İlişkin Gümrük Taksitleme ve İndirimi Uygulaması, Haziran 1966, 95 s. 
6- Özel Sektörün Gelişmesini Etkileyen Faktörler, Haziran 1966, 207 s. 
7- Özel Sektörün Gelişmesinin Hızlandırılması İçin Teklifler, Temmuz 1966, 57 s. 
8- Small Industry in Turkey, Mayıs 1967, 30 s. 
9- Özel Sektörü Teşvik tedbirlerinin Uygulama Sonuçları, Mayıs 1967, 59 s. 
10- Agricultural Credit and Marketing Cooperatives, Kasım 1967, 60 s. 
11- Küçük Sanayi ve El Sanatları, Mart 1969, 106 s. 
12- Tarım Kredisi Sorunu, Nisan 1969, 120 s. 
13- Mükerrer Sigorta (reasürans) İnhisarı Sorunu, Haziran 1969, 144 s. 
14- Banka Kredi Sisteminde Gelişmenin Hızlandırılması Konusunda Not, 
Ağustos 1969, 69 s. 
15- Tahvil Sorunu, Temmuz 1970, 58 s. 
16- Recent Economic Policies in Turkey, Kasım 1970, 60 s. 
17- Bankaların Reklam ve Propaganda Harcamaları ve Basın ve Radyo 
Reklamları Konusunda Not, Mart 1971, 27 s. 
18- Medium term Lending in Turkey, Nisan 1971, 31 s. 
19- 1963 – 1971 Para – Kredi Gelişmeleri ve Özel Kesiminin Finansmanı 
Konusunda Bir Deneme, Ekim 1972, 24 s. 
20- Tarım Sektöründe Kredi Sorunu, Nisan 1975, 31 s. 
21- Para Kredi ve Mali Aracı Kuruluşlar, Haziran 1973, 23 s. 

Diğer Çalışmalar 

1- Kapaklanmış fazla sayıda araştırma DPT Dökümantasyon Servisinde mevcuttur 
2- 1974 – 1980 arası TÜSİAD yayınları olarak isimsiz araştırmaları yayınlanmıştır. 
3- Seminerler için hazırlanmış çok sayıda “tebliğ”i bulunmaktadır. 




SÖYLEŞİ

“Saf ve Bakir Anadolu Çocuğu”...
Milliyet 8 Nisan 2012
MİRAÇ ZEYNEP ÖZKARTAL

Hayatını bir nehir söyleşi kitabında anlatan dört isimli yazar Güngör Uras: “İçimde bilmediğiniz beşinci biri var”




Güngör Uras “Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane” yazarlardan. Haftada 12 yazı yazıyor. Bu yazılarda dört karakterle karşımıza çıkıyor: Güngör Uras, Ali Rıza Kardüz, Tevfik Güngör ve Ayşe Hanım Teyze... Aslında dört imza daha çıkar ondan. Haftada 24 yazı yaz deseniz, 25’inciyi de ekler ardına...

En çok istediği tamamen mizah yazmak. “Beni ciddiye almazlar” diyor, tutuyor elini... Oysa teşvik primlerini bile dalga geçerek anlatmak istiyor.

79 yıllık ömrünü Haşim Akman’a anlattığı nehir söyleşi kitabında da her şeye mizahla baktığı her satırdan belli oluyor. Kitabın adı “Saf ve Bakir Anadolu Çocuğu”...


* Kitapta da görülüyor ki siz aslında dört kişiniz. Güngör Uras, Ali Rıza Kardüz, Tevfik Güngör ve Ayşe Hanım Teyze... Bu kalabalık nereden çıktı?

Herhalde hayal gücümden. İnsan yalnız olduğunda kendini başka başka kalıplara sokuyor. Şöyle olsaydım nasıl olurdum? Böyle olsaydım nasıl olurdum? Hep aynı kişi olarak hayal kurarsanız, aynı şeyleri düşünürsünüz. Oysa ben farklılık severim. Beni mutlu ediyor. Ayşe Hanım Teyze yazısı yazarken kendimi onun yerine koyuyorum, hislerini duymaya çalışıyorum. Acaba çokkişilikli miyim? Kötü bir durum mu bu?

* Kim Ayşe Hanım Teyze?

Aslında başlangıcını anlatayım sana. Necati Doğru Güneş’in ekonomi müdürüydü, “Bize de bir şey yaz” dedi. Oraya Zehra Hanım Teyze diye, annemin adıyla bir karakter yazmaya başladım. Onun da evveliyatı var. TRT 2’de Olayların İçinden diye bir program yapıyordum, gelen konuklara “Annem Zehra Hanım Teyze seyrediyor, onun anlayacağı şekilde anlatın” diyordum. Fazla teknik konulara girerlerse, “Zehra Hanım Teyzem anlamıyor” diye tekrarlatırdım.

* Zehra hanım Ayşe Hanım’a nasıl dönüştü?

Annem vefat etti. Bir ara Nuran teyze diye eşimin adıyla yazmaya kalktım, sonra kızar diye vazgeçtim. Sonunda Ayşe Hanım Teyze oldu ve bir Anadolu kadınına dönüştü. Ayşe Hanım Teyze kim biliyor musun? 60 yaşlarında saf bir Türk kadını. Bir yerde üç beş kuruş parası vardır, geçim zorluğu içindedir. Torununu, damadını düşünür. Faizi nereden alacağım, altını ne yapacağım diye dertlenir ve devamlı kazık yer. Yolda çevirip soruyorlar, “Ayşe Hanım Teyze perişan” diyorum.

“Ben yemek yemem, pala bıyıklıları anlatırım”

* Ali Rıza Kardüz sanırım Güngör Uras’tan bile meşhur...

Kardüz bugün lokanta yazarı ama çıkışı Turgut Özal yüzünden oldu. Yazdığım bir yazıya Özal çok bozulup şikayette bulunmuş. Ben de Güngör Uras değil de Ali Rıza Kardüz diye yazayım dedim; ama durumu ilk fark eden yine Turgut bey oldu. Bunun üzerine Ali Rıza Kardüz’ü başka bir firma yaptım, lokantaları geziyor.

* Politikadan uzaklaşsın diye mi?

Sabah gazetesinde yazı yazmaya başlamıştım. O zamanlar daha İstanbul’da lokantaları herkes bilmiyor, yeni yeni 29 açılmış, ŞamdanSa açılmış. Benim de bir huyum var, hiçbir şeyi içimde tutamam. Gittiğim, gördüğüm her şeyi başkalarına anlatmak zorundayım. Dinç Bilgin ve Zafer Mutlu dediler ki, “Şu anlattıklarını yazsana”. Böylece lokantacı oldum.

* Oldunuz ama ben biliyorum ki siz pek yemek yemezsiniz...

Yok, yiyemem. Öğleyin yemek yersem öğleden sonra uyurum. Akşam yersem de uyuyamam. Yemem ama anlatırım. Ben gurme değilim zaten, lokanta yazarıyım. Pala bıyıkları yazarım; yani aşçıbaşı kim, garsonlar kim...

* Dört imzanın arasında en az tanınanı da Tevfik Güngör...

Oysa ki benim vitrinim Tevfik Güngör’dür, iş çevreleri beni onunla tanır.
O daha ciddi yazılar yazıyor. Dünya gazetesinde iş adamlarına dönük yazılar yazıyor. Haftada beş gün Tevfik Güngör olarak yazıyorum, tam 30 yıldır ve hiç tatil vermeden! Milliyet’e de haftada yedi yazı yazıyorum, orada da hiç tatil vermedim.

“İsmail Halit adıyla dini konularda da yazıyordum”

* Yazmadan duramıyor musunuz?

Duramam tabii. Anlatmadan da, yazmadan da duramam. Asıl bilmediğiniz beşinci biri daha var.

* O kim?

İsmail Halit. Bir zamanlar Tercüman’da bu imzayla dini ve ahlaki konularda yazmıştım. Bana göre o yazılarım çok daha önemlidir. Bana göre Müslümanların tek kitabı Kuran’dır. Kuran dışına öbür hadislerin filan hatalı olduklarına inanıyorum. Birçok konuda Kuran’a dayalı olarak bilgi verme arayışına girmiştim. Son zamanlarda din ve politika birbirine girince o yazıları kestim.

“Safiyetimi ve bekaretimi İstanbul’da kaybettim”

* Kitabınızın başlığı “Saf ve Bakir Anadolu Çocuğu”. Çok uzun süredir iş dünyasının ve basının içindesiniz. Kurtlar sofrasında saf kalmak mümkün mü?

Ben bu saf ve bakir Anadolu çocuğu sözünü eskiden beri kullanırım. 1974’te Ankara’dan İstanbul’a geldikten sonra Sanayi Odası genel sekreteri Ertuğrul Soysal ve başkanı Nurullah Gezgin bana dediler ki, “Bu lafı bir daha kullanma. Burada ne bekaretin kaldı ne de safiyetin”. Doğrudur. Benim saflığım ve bekaretim İstanbul’da yitirilmiş durumda. Ama ben hala Anadolu’nun büyük bir kesiminin bu sıfatları taşıdığına inanırım. Halkımızı kandırmak çok kolay. Eğer kurtsanız...

* Sizi kandırmak kolay mıdır?

Tabii, ben de saf ve bakir bir Anadolu çocuğuyum. Hem kanmak neyle olur? Neye açsanız onunla... Paraya mı açsınız, güce mi, sevgiye mi?

* Siz neye kanarsınız?

Belli bir yaşa geldim. Bundan sonra mevki ya da politik bir beklentim olmadığına göre, sevgiyle kanarım. Çok hassasımdır. Bak, gözlerim doldu şimdi...

* Bu kitap için geriye dönüp bakınca bir şans hikayesi mi görüyorsunuz, başarı hikayesi mi?

Şans hikayesi. Bir yerlere gelmişsem hep o şanstan.

* Kitapta da fark ediliyor ki kendinizi hep geri planda tutmayı tercih ediyorsunuz.

Ben normal bir Türk vatandaşıyım.

* Ne demek o?

Okulda benden daha başarılı arkadaşlarım vardı. Planlama Teşkilatı’nda benden daha iyi eğitim görmüş, daha başarılı kimseler vardı. Onlarla mukayese ettiğimde ben normal bir insanım. Çizgi dışı değilim. Bana verilen vazifeyi yaparım, insan ilişkilerinde iyiyimdir, bir de farklı olmaya çalışırım. Başarım nerede diye düşünürsem, bugüne kadar hep başkalarından farklı aş pişirdim.

* Nasıl oldu o?

Övünmek gibi görünecek diye çekiniyorum. Ama ben fikir geliştiririm. Proje geliştiririm. Türkiye gerçeklerini bildiğim için, olmayacak şeylere çözüm bulurum.

* 80’inize bir kala, imza attığınız bunca işin ardından

nasıl olup da kendinizi ‘büyük Türk büyüğü’ ilan etmemeyi başarıyorsunuz?
Ben bir şey olmadım ki. Planlama’da neysem oyum hâlâ. Bunu tevazu olarak falan söylüyor da değilim.