A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ İçerik Ekle
Gençlerde, İntihar, Psikolojisi
Gençlerde İntihar Psikolojisi

Gençlerde İntihar Psikolojisi

Gençlerde İntihar Psikolojisi

Gençlerde intihar psikolojisi neden oluşur, gençlerde intihar etmenin etkileri, ailenin görevleri ve tedavi yöntemleri hakkındaki makalemizi Psktr Yard Doç Dr Caner Karaçay sizler için yazdı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) intiharları ‘’Geleceğin Sağlık Sorunu’’ olarak ilan etti. Sanayileşmiş ülkelerde intiharla gelen ölüm, ‘’İlk üç ölüm nedeni ’’ arasına girdi. İntihar olayları ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile ters orantılı bir tablo çiziyor. Batılı düşünürler bunun nedenini araştırma konusunda ciddi arayışlar içerisindeler. Modernleşme ve aydınlanma ile insanlık, ilerleme ve gelişmeyi çok hızlandırdı. Fakat buna paralel olarak mutluluk, doğru orantılı gitmedi. Toplumsal düzenler insanın mutlu olması için oluşturulur. Son iki yüz yıldır oluşturulan toplumsal düzen ve kabullenilen yaşam felsefesinde hangi yanlışlar vardı? Postmodernizmde bunun sorgulaması yapılıyor. İnsan odaklı yaşam felsefesi diyebileceğimiz postmodernizm şu sorulara cevap arıyor. ”Hayatın ve Ölümün Sırrı Nedir?, Niçin Yaşıyoruz?  Hayatımın Sonu Ne Olacak?, Sonsuzluğun Sonu Nedir? Bu sorulara verilen cevaplar “Hayat yaşamaya değer veya hayat bir anlamsızlıktır” sonucuna götürür.

 

İntihar Hızı Artıyor mu?

Son yıllarda intihar olaylarında rastlanan artış tesadüfi değildir. Biyolojik, psikolojik ve sosyolojik pek çok nedenleri vardır. İntihar olgularındaki artış sadece Türkiye’de değil bütün dünyada birinci sağlık sorunu olmaya başladı. Genç yaş grubunda olması dikkati çeken diğer özelliktir. İntihar hızı Japonya, Almanya, Finlandiya, İsviçre’de 100 bin de 25; ABD, ve İngiltere’de 100 binde de 12 iken Türkiye’de 100 binde 2 civarındadır. Bu, senede 1300 intiharlı ölüm demektir. Türkiye’de bir yılda 5–14 yaş arası 40–50 çocuk canına kıymaktadır.

Gençlik döneminin psikolojisi intihar eylemi için önemli risk oluşturmaktadır. Gençlik dönemi hızlı büyüme çağıdır. Hormonsal fırtına yaşayan gencin duyguları aklının önünde gider. Heyecanlı, riski seven, cesaretli, macera heveslisi, tatlı hayaller, ilk sevgililer bu dönemin özellikleridir. Kolayca hayal kırıklıkları yaşanır.

Böyle duygusal fırtına içerisinde genç, duygusal desteğe ve ahlaki norm’a sahipse, dönemi kazanımla aşabilecektir.

Ahlaki norm ve duygusal desteği birinci derecede verecek, ailedir.

 

Aile Kurumu ve Modern Yaşam

Bu gün ABD’de boşanmalar %52 civarındadır. 1955 yılında yapılan bir araştırmada bu oran %10 civarında idi. Bu artışın en önemli nedeni 1960’ lı yıllarda başlayan nikâh karşıtı cinsel özgürlük taraftarı akımlar oldu. İnsanlar daha çok bencilleşmeye başladılar. Çocuk büyütmek fedakârlık isteyen bir çaba olduğu için bencil ve çıkarcı bireyler çocuk büyütmenin külfetinden kaçmaya başladılar.

Anne-Babanın çocuğa duygusal desteğinin az olması genci yalnızlığa itti. Özellikle ekonomik destekduygusal destek yoksa genç, kolaylıkla uyuşturucu kullanımına yönelir. Hemen ardından gençlik depresyonu oluşur.

 

Gençlikte Depresyon

Gençlik depresyonu, intiharın en önemli nedenidir. Genç bir insanın depresyonu, genellikle klasik elem-keder tepkisi şeklinde çıkmaz. Gençlik depresyonu belirtileri şunlardır:

a. Hırsızlık,

b. Yalan söyleme,

c. Tik ve Tırnak yeme,

d. Evden-okuldan kaçma,

e. Ders çalışmama,

f. Sinirlilik,

g. İsyankârlık,

h. Yalnızlık hissi,

i. Sürekli iç sıkıntısı çekme,

j. Uyumsuzluk,

k. Aşırı hayaller kurma,

l. Otoriteye karşı gelme,

 

Gençlik döneminde ölümlerin iki ana sebebinden biri intihar, diğeri araba kazalarıdır. Bu durum gencin duygusal iniş çıkışı ile ilgilidir. Bocalama ve kimlik karmaşası yaşayan genç, çok kırılgandır, depresif olur. Bu dönemde gencin üzüntülerini ve sevinçlerini paylaşan yakınları, onu hayata bağlayan kişiler olacaktır. Bunun için gencin en önemli psikolojik ihtiyacı, duygusal destektir.

 

Tehlike İşaretleri

Depresyondaki bir gencin bazı davranışları intihar riski açısından tehlike işaretleridir:

a) Sürekli ölümden söz etmesi, ölümü düşünmesi, içine kapanması,

b) Önem verdiği şeylere ilgisinin azalması,

c) Yakınları ile arasındaki psikolojik duvarın gittikçe büyümesi.

 

Son ana belirti de uzun bir yolculuğa çıkacakmış gibi davranması, eşyalarını dağıtması ve önemli kişileri ziyaret etmesidir.

 

Depresyon-İntihar İlişkisi

Depresyon bir Moral Bozukluğu veya zayıflık, güçsüzlük değildir, bir hastalıktır. Depresyondaki gencin beyninde özellikle serotonin olarak adlandırılan hayattan zevk alma ile ilgili kimyasal iletici azalmıştır. Mamafih, intiharlı ölümlerde yapılan otopsilerde beyin omurilik sıvısında normal ölümlere göre serotonin 10 misli daha düşük çıkmıştır.

Depresyon tedavisinde kullanılan çeşitli gruptan antidepresanlar iyileşmeyi sağlamaktadır.

 

Biyolojik Temeller

Depresyonlu gencin, beyin kimyası bozulmuştur. Hayattan zevk alma duygusunu kaybetmiş bir genç, çıkış yolları arayacaktır. Eğer depresyondaki bir gencin ailesinde daha önce intihar eylemi yaşanmışsa çok dikkatli olmak gerekir.Depresyonun bazı türlerinde genetik yatkınlık önemli rol oynar. Böyle kişilerde psikososyal bir stres, kolayca beyin kimyasını bozar ve depresyon gelişir.

 

İntihar Otu

Srilanka’ya Birleşmiş Milletler 110 milyon dolar destekte bulundu. Geçtiğimiz yıl sağlanan bu desteğin amacı bu adadaki intihar otu neslini tüketmek idi. Çünkü gençler bu otu çiğneyerek kolayca intihar ediyorlardı. İnsan davranışı ile biyoloji arasındaki ilişki öğrenildikçe daha kolay çözümler bulunabilecektir

 

İnternetin Rolü

Bilgisayar oyunları ve internet birçok olumlu etkisinin yanında gerçeklik sınırlarını bozmak, yanlış modeller oluşturmak, şiddet ve saldırganlığı özendirmek gibi sakıncalar getirdi. Gençlerin duygu dünyasını, önemli güçler, sınırsız arzular oluşturur. Sınırsız arzularını ifade ettiği hayal dünyasının nesneleri de, oyunlardır

Bilgisayar oyunları gençleri sakinleştirir, onlarda hoş bir kontrol ve üstünlük duygusu uyandırır. Bilgisayar oyunları, insana gergin anlarda soğukkanlı kalmayı başarmak gibi bir beceri kazandırabilir. Ölçülü ve paylaşımlı bilgisayar kullanımı çocuğun gelişimine katkı sağlayıcıdır. Ancak tüm bunların yanı sıra intihar eğilimindeki bir genç, intiharı özendiren sitelere girip Chat’lar yaptığında yanlış arkadaş gurubuna adım atmış demektir.

 

Medyanın Etkisi

Medyanın yaşamsal gıdası çarpıcı olaylardır. İntiharlarda çarpıcı olaylar olduğuna göre bu medyatik ilginin olması doğaldır. Medyanın etik sınırlar içerisinde, olayları abartmadan ve çarpıtmadan olduğu gibi vermesi, toplumu doğru bilgilendirmesi demektir. Bu durum uyanık olmayı sağlar. Fakat özendirici, yanlışı tasvir edici yayınlar olumsuza teşvik ve öğretici etki yapar.

 

Moral Değerler ve Kültürel Kimlik

Depresyonun öznel belirtilerini gösteren bir genç, kendisini çıkmazda hissettiğinde “yaşamak anlamsız, ölsem daha iyi” düşüncesi yerleşmeye başlar. Çektiği acı, sıkıntı ve ızdırap gerçekten dayanılması zor bir duygudur. Bu duygu durumu içerisindeki kişi “Bu çektiğim acıyı ve mutsuzluğu bütün hayatım boyunca çekeceksem, şimdiden bu hayatı bitirmeliyim” düşüncesi ile karşı karşıya gelecektir.

Eğer bu kişide ümitsizlik duygusunu yenecek ahlaki normlar, inanç ve kültürel değerler varsa şöyle diyecektir.”Gerçi şu anda çok sıkıntı çekiyorum, fakat ölüm ve sonrası için yanlış şeyler yapmamalıyım. İnsan ölür ama hayat ölmez. Hem benim çok merhametli bir Yaratıcım var. O bana bir çıkış yolu bulur” düşüncesi ile dayanma ve katlanma gücünü kazanır.

Gençlik arasında gittikçe yaygınlaşan intihar olguları ile gençliğin manevi değerden uzaklaşması arasında nedensellik ilişkisi olduğunu söyleyebiliriz.

 

Eğitim Sisteminin Rolü

Eğitim örgütünün, psikolojik destek ve intiharı önleme konusunda danışmanlık faaliyetleri içerisinde olması çok önemlidir. İntiharı düşünen depresyondaki bir genç, aile ve yakınları ile üzüntü ve sevinçlerini paylaşmıyorsa bir psikologla paylaşması yerindedir. Eğitimin genel politikasında mutluluğa götürecek ahlaki normlar ve manevi desteklerin özendirilmesi tek çıkış yolu gibi gözükmektedir. Aksi takdirde önüne  seçenek sunulmayan gence kızmaya hiç hakkımız olmayacaktır.Vicdan, insana neyi yapması ve ne yapmaması gerektiğini söyleyen zihinsel bir süreçtir. Vicdan duygusu genci yanlıştan koruyan bir bekçidir. Bu iç disiplin gence hem aile hem de okulda kazandırılmalıdır.

 

Anne–Babalar Ne Yapmalı?

Sürekli aşağılayan, istismar eden, baskıcı ailede veya ilgisiz, parasal destek çok ama duygusal ve sosyal destek olmayan ailelerde sağlıklı gençler yetişmez. Gencin egosunu güçlendirmek, kişiliğinin sınırlarını çizmek, kendilik duygusunu geliştirmek için büyüklerin yardımına çok ihtiyacı vardır.

Sosyal çekingenlik içindeki, içine kapanık gence veya gülmeyi unutmuş, öfkeli gence sevgi dolu bakış, güler yüz, tatlı birkaç söz yaşamsal manevi gıdalardır. Gençlik sorunları yaşayan aileler suçlu aramak yerine kendilerini sorgulamalılar. Suçlu aramak yerine sorunu çözmek için sorumluluk almaya çalışmalılar. Suçlu aramak yerine çocuğunuzla ifade kanalları açmaya çalışın. Omzuna el atıp ona değer verdiğinizi hissettirin



eternafelicity


  Ad Soyad
  Yorum