A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
GAZEL VE ÖZELLIKLERİ

GAZEL VE ÖZELLIKLERİ

 Gazel, en az 5, en çok 15 beyit olur.

Aruz ölçeğinin her kalıbı ile yazılabilir.

İlk beyte matla (doğma yeri, gazelin doğduğu beyit), son beyte makta(kesme yeri, gazelin kesildiği beyit) denir; matlam altındaki beyte hüsn-i matla (Matlam güzelliği; yani, matlaa güzellik katan beyit), maktam üstündeki beyte de hüsn-i makta (maktam güzelliği; yani, maktaa güzellik katan beyit) adı verilir; gazelin en güzel beytine de beyt-ül-gazel (gazelin beyti) denir.

Makta beytinde ozanın mahlas'ı geçer.

Gazel, Divan şiirinin en yaygın ve en gözde türüdür. Şairlerin gücü, genellikle, gazellerinde gösterdikleri başarı ile ölçülür; nitekim, Fuzuli, bu konuda şöyle der:

Gazel bildirir şâirin kudretin

Gazel artırır nâzımın şöhretin

Gazel, genellikle aşk (sevgilinin güzelliklerinin övgüsü, âşıka çektirdiği cefa­dan, yüz vermemesinden yakınma, kıskanma, ayrılık acısı, özlem, kavuşma [vus­lat] isteği, vb.) ve şarap (meyhane, bezm [içkili toplantı], câm-ı Cem [Cem'in kade­hi], sâkî, vb.) temaları, zamandan yakınma, felsefî ve didaktikdüşünceler üzerine yazılır. Beyitler arasında konu birliği yoktur (1’inci örnek gazelin 1'inci beytinde sevgilinin bir sözü, 2'inci beytinde meyhanenin niteliği; 3'üncü beytinde üç çifte kayıkta şarkı okuyup geçen bir güzel, 4'üncü beyitte ney adlı çalgının niteliği, 5'inci beyitte ozanın sevgilisiyle Göksu'ya gidip içki içtiği anlatılmaktadır). Bazı gazellerde konu birliği bulunur; böyle gazellere yek-âhenk (tek ahenkli) adı verilir (2’inci gazel örneği yek-ahenk gazeldir); beyitleri arasında hem konu birliği bulunan, hem de bütün beyitleri aynı güçte olan gazellere yek-âvâz (tek sesli) denir.

Genellikle konu birliği olmadığı için, gazellere konuyu belirten bir başlık, bir ad konmaz; bunlar ya redifleriyle (Var içinde gazeli, vb.) ya da ilk dizelerinin ilk sözcükleriyle (Beni candan usandırdı gazeli, vb.) anılır.

Biçim bakımından, gazelin iki çeşidi vardır:

a- Düz Gazel

b- Musammat Gazel

a- Düz gazel:Yukarıda özellikleri sayılan gazeldir.

b- Musammat gazel:Dizelerin ortalarında da, her beytin birinci dizesinin son söz­cüğüne uygun uyak kullanılan gazeldir; yalnız, 1'inci beytin ortası uyaksız olur .

-------------------------a

-------------------------a

-------------b----------b

-------------b ----------a

-------------c-----------c

-------------c-----------a

Bu çeşit gazellerde, makta beyti dışındaki beyitlerin ortadan bölünen parçaları alt alta yazıldığı zaman, musammat biçimi ortaya çıktığı için, gazele o ad verilmiştir.

-------------------------------b

-------------------------------b

-------------------------------b

-------------------------------a

-------------------------------c

-------------------------------c

-------------------------------c

-------------------------------a

Gazel Örneği - 1

Bir söz dedi canan ki keramet var içinde

Dün giceye dâir bir işaret var içinde

* * *

Meyhane mukassi görünür taşradan amma

Bir başka ferah başka letafet var içinde

* * *

Eyvah o üç çifte kayık aldı karârım

Şarkı okuyup geçti bir âfet var içinde

* * *

Olmakta derûnunda hevâ âteş-i sûzan

Nâyın diyebilmem ki ne halet var içinde

* * *

Ey şun nedîmâ ile bir seyrin işittik

Tenhâca varıp Göksu'ya işaret var içinde

Nedim

Günümüz Türkçesiyle:

1) Sevgili, bir söz dedi, içinde keramet var; / İçinde dün geceye dair bir işaret var.  2) Meyhane dışardan kasvetli görünür ama / İçinde başka bir ferahlık, başka bir güzellik var.  3) Eyvah! o üç çifte kayık beni yerimde duramaz etti;  / İçinde bir âfet var, şarkı oku­yup geçti.  4) Ney'in içinde ne hal var anlatamam;  / İçindeki hava yakıcı ateş olmakta. 5) Ey neşeli güzel; Nedim ile bir gezmeni işittik / Yalnızca Göksu'ya gitmişsiniz, bu gezme­de içki de varmış.

** Yukarıdaki gazelde, 1’inci beyit “matla”, 2’inci beyit “hüsn-i matla”, 4’üncü beyit “hüsn-ü makta”, 5’inci beyit “makta”bölümüdür.

Gazel Örneği - 2

Nâm ü nişane kalmadı fasl-ı bahardan

Düştü çemende berk-i dıraht i'tibârdan

* * *

Her yâneden ayağına altun akıp gelir

Eşcâr-ı bâğ himmet umar cûybârdan

* * *

Sahn-ı çemende durma salınsın sabâ ile

Âzâderir nihâi bugün berk ü bârdan

* * *

Bakî çemende hayli perişan imiş varak

Benzer ki bir şikâyeti var rüzgârdan

Baki

Günümüz Türkçesiyle:

1) Bahar mevsiminin adı ve izi kalmadı, / ağaç yaprağı çayırda itibardan düştü (ya­nidalından yere düştü). 2) Bahçenin ağaçları akarsudan yardım diledi; / onun için, ayağına her yandan altın akıp geliyor. 3) Fidan bugün yaprak ve meyvedan kurtulmuş­tur, / çayırın ortasında tan yeliyle durmadan salınsın. 4) Baki / yaprak, çayırda epey perişanmış; / rüzgârdan (ya da: zamandan) bir şikâyeti var gibi görünüyor.

  Ad Soyad
  Yorum