A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Fil Olayı

Fil Olayı

fil Vakası

Fil vakası, Hz. Muhammed (s.a.v.)'den önce yaşanmış bir olaydır. Peygamber efendimizden (s.a.v.) önceki dönemde Ebrehe ve ordusu Mekke'yi ve Kabe'yi yıkmak için Mekke üzerine yürümüştür. Bu olaya Allah (c.c.) tarafından gönderilen Ebabil kuşları müdahale ederek Ebrehe'nin ordusunu imha etmiştir. Hikayenin ana konusu budur. Ancak fil vakası üzerine birçok belge ve en somut örnek olarak da Fil suresi gösterilmektedir. Fil suresinde tüm olay açık ve kısa bir şekilde anlatılmaktadır.

 
Fil Vakasının Fil Suresinde Anlatılışı
 
Fil vakası Kur'an-ı Kerim'de Fil suresinin üçüncü ayetinde şu şekilde ifade edilmektedir: "Görmedin mi Rabbin fil sahiplerine ne yaptı? Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı? Üstlerine sürü sürü kuşlar gönderdi. Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atıyorlardı. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprağı gibi yaptı."
 
Fil vakası Peygamber efendimizden (s.a.v.) önce olmuş gibi ifade edilse aslında onun doğduğu sene meydana gelmiştir. Buradaki öncelik peygamberliğinden önceki dönem olmaktadır. Bu olaya fil vakası denmesinin nedeni ise orduda çok sayıda fil bulunmasından kaynaklanmaktadır. Fil vakasının olduğu zamanın Araplar arasında Fil Yılı olarak ifade edildiği söylenmektedir. Fil vakası ilgili birçok kaynakta bilgiler bulunmaktadır. Fil vakasının ayrıntılı anlatımı bir kaynakta şu şekildedir:
 
"Habeşistan Kralı Necaşi'nin Yemen'e hükümdar olarak gönderdiği Ebrehe, Mekke'ye giden kervanları ve Kabe ziyaretçilerinden ticari anlamda faydalanmak için San'a bir tapınak inşa ettirmiştir. Ancak Ebrehe'nin yaptığı bu girişime rağmen Araplar bu tapınaklara gitmemiştir. Üstüne bir de bazı Arapların buralara giderek içlerine pislemesi Ebrehe'yi son derece kızdırmıştır. Bu durum üzerine Ebrehe Kabe'yi yıkmak için yemin etmiştir. Bu olayla birlikte fil vakasının da başlangıcı olmuştur. Ettiği yemini yerine getirmek için harekete geçen Ebrehe bu sefere 60 bin asker ve 10 fille çıkmıştır. Katılan bu filler nedeniyle bu olaya fil vakası denilmiştir.
 
Kabe'yi yıkmak için yola çıkan gözü dönmüş Ebrehe, önce Yemen Kralı'nı bozguna uğratmıştır. Bu bozgundan sonra durmayan Ebrehe ve ordusu Has'amlıları da yenerek bunların başında bulunan liderlerini alarak Mekke'ye kadar kendisine rehber yapmıştır. Fil vakası öncesi Ebrehe karşı konulamaz ordusu ile önüne gelen, karşı koyan ne varsa yıkıp geçmiştir. Bu olaylar üzerine Kureyşliler de Ebrehe'nin Kabe'yi yıkacağına dair daha çok inanmaya başlamışlardır.

Abdülmuttalib ile Ebrehe Görüşmesi

Mekke yakınlarında bir yerde ordusuna çadır kurduran Ebrehe, bu sırada boş durmayıp Mekkelilere ait develeri yağmalamışlardır. Bu yağmalanan develer içerisinde Abdülmuttalib'in develeri de bulunmaktadır. Bu yağma olayları sonrası Ebrehe Kureyşlilere bir elçi göndererek "Kabe'yi tavaf etmeyi bıraktıkları takdir de saldırmayacağını belirtmiştir. Sadece Kabe için geldiğini, insanlara saldırmayacağını söylemiştir.

Bu yaşanan olayla birlikte Abdülmuttalib de Ebrehe ile savaşmamaları gerektiğini söylemiştir. Kabe'yi Allah'ın koruyacağını söylemiştir. Daha sonra da develerine yapılan yağma ile ilgili olarak Ebrehe ile görüşmek için onun yanına gitmiştir. Ebrehe ilk başta Abdülmuttalib'i hürmetle karşılamıştır. Ancak Abdülmuttalib Ebrehe'den develerini isteyince Ebrehe "Seni ilk gördüğümde gözüme büyük bir şahsiyet olarak görünmüştün. Ama sen Kâbe’nin korunmasını isteyeceğin yerde develerinin peşine düşünce gözümden düştün.” Abdülmuttalib de, “Ben develerin sahibiyim. Kâbe’nin de sahibi var, O onu korur” demiştir. Daha sonra Abdülmuttalib develerini alıp Kureyş’lilerin yanına dönüp, onlara olup biteni anlatmıştır. Bu durum üzerine Mekkelilerin hepsi, muhtemel bir savaşa karşı Mekke’den ayrılıp dağlara çekilmişlerdir. Yaşanan bu gelişme ile birlikte fil vakasının artık yaşanması an meselesi olmuştur. 

Ebrehe olan tüm bu olaylardan sonra ertesi gün Mekke'ye doğru ilerlemiştir. Ancak bu ilerleyiş sırasında Ebrehe ve adamlarının şaşıracağı bir olay olmuştur. Dev filler Kabe'ye yaklaştıkları anda yere çökerek kıpırdamadan kalmışlardır. Filleri yöneten kişiler ne kadar uğraşsalar da filleri yerinden kaldıramamışlardır. Kaldırdıkları ise istedikleri yöne gitmeyip kaçmaya başlamışlardır. Bu duruma Allah'ın hikmeti olarak herkes hayretle bakmıştır. 

Kuşlarn Ebrehe Ordusuna Saldırması

Fil vakasının hiç şüphesiz en şaşırtıcı ve büyük hikmeti Ebabil kuşları olmaktadır. Ebrehe tam Mekke'ye girdiği sırada daha önce Arap Yarımadası'da hiç görülmemiş kırlangıç benzeri bir kuş sürüsü bir anda ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan bu kuşlar ayaklarında ve gagalarında taşıdıkları taşlar ile Ebrehe'nin ordusuna saldırmışlardır. Fil vakasının esrarengiz kahramanı bu küçük kuşların bıraktıkları nohut tanesi kadar taşlar ile birlikte Ebrehe'nin ordusu kuru yaprak gibi dağılmıştır. Fil vakası bu mucize olayla birlikte artık farklı bir boyut kazanmıştır. Allah'ın birçok hikmetinin bir arada bulunduğu fil vakası  herkesi hayrete düşüren bu olayla sonuçlanmıştır.

Kuşların bu saldırısı sonrası Ebrehe'nin tüm ordusu perişan olup dağılmıştır. Rehberlik yapanlar saldırı sırasında kaçmıştır. Fil vakasının yine en hazin sonlarından birisini Ebrehe yaşamıştır. Saldırı sonrası etleri parçalanan Ebrehe San'a dönerken yolda göğsünden ikiye ayrılarak ölmüştür. Bu şekilde en güçlü ordu da olsa Allah'ın hikmetleri karşısında bir yaprak gibi parçalanacağı açık bir şekilde görülmüştür."

Fil vakası ile ilgili anlatılan bu olayda aslında gizli kalmış ve yoruma açık olan birçok nokta bulunmaktadır. Bunlardan ilki fil vakasının olmasına neden olan Ebabil kuşlarının attığı taşlardır. Bu konuda çeşitli rivayetler ortaya atılmıştır. Bir rivayete göre fil vakasındaki Ebabil kuşlarının getirdiği nohut büyüklüğündeki taşların sadece taş olmadığı, içlerinde mikrop bulunan çamur topları olduğu söylenmektedir. Bu çamur topları ile Ebrehe'nin ordusunun hastalıktan helak olduğu söylenmektedir. Fil vakası ile ilgili bir diğer rivayette, peygamberin doğduğu yıl olması nedeniyle onun ilk mucizelerinden birisi olarak gösterilmesidir.

Fil Vakasının Gerçekleştiği Yer

Fil vakasının Mina ve Müzdelife arasında yer alan Muhassab vadisinde meydana geldiği söylenmektedir. Bunu destekleyen birçok rivayet bulunmaktadır. İmam Nevevi: "Ashâb-ı Fil olayı burada cereyan etmiştir. Onun için, sünnet olan, hacıların buradan hızla geçmesidir” şeklinde fil vakasının gerçekleştiği yeri dile getirmiştir.

Fil vakası gerçekleştiği dönem içerisinde birçok olaya da vesile olmuştur. Müşrik Kureyşlilerin Kabe'deki putları bırakarak 10 yıl boyunca Allah'a tapmaları da bunlardan bir tanesi olmaktadır. Müşrikler Ebabil kuşlarının gerçekleştirdiği fil vakasından o kadar çok etkilenmişler ki 360 yıldan fazladır Kabe'de bulunan putları bırakıp Allah'a iman etmişlerdir.

Fil vakası ile ilgili olarak Allah Fil suresinde sadece ana hatlardan bahsetmiştir. Bu olay aslında peygamberin davetine karşı çıkacak olan müşriklerin başına gelebilecek şeylere bir uyarı, bir işaret olarak ifade edilmektedir. Fil vakasından 53 gün sonra Peygamber efendimiz (s.a.v.) Mekke'de dünyaya gelmiştir. 

 

  Ad Soyad
  Yorum