A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
FEMİNİST İKTİSAT

FEMİNİST İKTİSAT

 TANIMI

Feminist iktisat, bir anlamda kadınların ekonomik şartlarının gelişimini amaçlamak için iktisat disiplininin yeniden gözden geçirilmesidir. Strober’a göre,(1994, 143) bu yeniden gözden geçirmenin bir yan ürünü olarak, iktisat teorisi ve politikası da gelişimini sağlayacaktır.Feminist iktisadı, ‘bilim, toplumsal cinsiyet ve iktisadın kesişim noktalarının keşfi çabalarının ürünü’ olarak da tanıtanlar vardır ve bu feminist iktisatçıların,iktisadi bilginin kavramsal temellerinin (benimsediği bilim anlayışının) toplumsal cinsiyetçi bir yanlılığı yansıttığı ve yeniden ürettiği şeklindeki tespitlerine dayanmaktadır.

ORTAYA ÇIKIŞI

Pujol’a (1992) göre, ilk feminist iktisatçılar J. S. Mill, H. Taylor ve B.Bodichon’dur. Bu iktisatçılar, 1840-1870 yılları arasındaki yazılarında kadının istihdam ve mülkiyette eşitliğini teorileştirmiştir. Bu süreç, daha sonra, yine İngiltere’de, 1890-1920 yılları arasında “eşit işe eşit ücret” talebini iktisat platformuna taşıyan iktisatçılar olarak M. Fafcett, A. Biggs, B. Webb ile devam etmiştir (Pujol, 1992). Feminist iktisadın ABD’deki öncüsü, 1898’de “Women and Economics” adlı kitabında kadınların ev içi statülerini irdeleyen ve kadınların piyasaya çıkmalarının önemini vurgulayan C. P. Gilman’dır.

KOLLARI

Feminist İktisatçılar, amaçlarına ulaşmada çok seslilik örnekleri sergilemişlerdir. Birçok disiplinde olduğu gibi feminist iktisatçıların da yol arayışlarında ve tuttukları yollarda farklılıklar olmuştur. Feminist iktisatçılar birbirini dışlamayan beş gruba ayrılabilir. a- Olumlu ayrımcılık hareketi , b- Feminist deneycilik , c- Feminist farklılık d- Feminist postmodernizm, e- Feminist yapısallaştırmacılık .

FEMİNİST İKTİSAT VE POSTMODERNİZM

Feminist iktisat, iktisadın eril bir toplumsal cinsiyetçi anlayışla yapılandırılmasını, modernist felsefenin düalist sınırlandırmaları üzerine temellenen modernist bilim anlayışına bağlamaktadır ve bu bakış açısından dolayı feminist iktisat postmodernisttir denebilir. Postmodernizm, modern bilim anlayışının  sınırlarının ortaya konulması olarak kabul edilirse, bu sınırlara bir başkaldırı olan feminist iktisat, postmodernist bir bakışa sahiptir.

FEMİNİST DÜŞÜNCENİN İKTİSADA KATKILARI

Feminist iktisat çalışmalarında bilim – toplumsal cinsiyet ve iktisadın kesişim noktaları şu argümanlarla sunulmaktadır: Geleneksel epistemolojiler, ‘bilimsel bilgi’ ve ‘toplumsal cinsiyet’ kavramlarının içerimleri bağlamındaki ‘kadına özgülükler’ tanımlamaları ile kadınları bir ‘bilen özne’ olarak kabul etmemektedirler. Şöyle ki, genel kabul gören biçimiyle pozitivist bir disiplin olarak nitelenebilecek olan iktisat, kendinden menkul nesnellik ve soyut evrensellik iddiaları temelinde, varsayımlarının sunumu ve modelleştirmede sofistike matematik, mantık ve ekonometri teknikleri kullanmakta, soyut ve ‘üst düzeyde’ formalize edilmiş analizler, ispatlarındaki mantıksal saflık ve içerikten bağımsız genelleştirmeleri ile bilimselliğini kanıtlamaktadır. Böylece iktisat disiplininde genel kabul gören bilim anlayışı (feminist postmodernistlerin yapısızlaştırarak deşifre ettikleri) ikici-asimetrik sınıflandırma temelinde erkeğe özgü kılınan bilim ve araçları (örneğin, bilimsel bilgi) ile örtüşmektedir. Bunun sonucu olarak da kadına özgülükler temelinde dişil (feminen) olarak tanımlanan, kişisel deneyimleri çoğulcu bir biçimde içeren, yöntemsel sınırlamaları reddeden, deneyimlerin aktarımında metafor ve hikaye anlatımını en az nicel araştırmalardaki matematik ve ekonometri kadar değerli bulan bir anlayışla üretilen bilgi ve bu tür bilgileri de içerimleyecek bir anlayışla yapılan (ve yapılacak olan) iktisat çalışmaları yeterince bilimsel kabul edilmemektedir

KLASİK İKTİSAT DÜŞÜNCESİNDE KADININ KONUMU

Kadınlar ve onların ilgileri ana-akım iktisat tartışmalarında genellikle yok sayılmıştır (Pujol, 1992, Ferber ve Nelson, 1993, Bodkin, 1999). Bununla birlikte kadınların dikkate alındığı az da olsa bazı dönemler olmuştur. Klasik ekonomistlerin çoğu kadınların rasyonel karar alma kapasiteleri hakkında şüphecidir. Pujol’un (1995) belirttiği gibi, kadınların rasyonel ekonomik düşünce kapasiteleri hakkında gizlenmiş tahminler ana-akım iktisadi düşüncede derinlere gömülüdür veya nadiren tartışılmıştır. Pujol, yakın zamanımızdaki bazı neo-klasik varislerin ve klasik ekolün (Jevons, Edgeworth, Marshall ve Pigou) kadınları ekonomik ajanlar olarak “irrasyonel” ve “uygunsuz” olarak kabul ettiklerini iddia etmiştir.

Pujol (1992), Adam Smith’in “Ulusların Zenginliği” (The Whealth of Nations) (1776) isimli eserinde, ‘kadınların nüfus artışına katkıdaki rollerinden başka nispi olarak görünmez olduğu’ çıkarımının yapılabileceğini ifade etmiştir . Bodkin, Smith’in, aynı eserinden “kadınların eğitimi için devlet kurumlarının olmadığını; onların eğitiminde her şeyin faydasız,saçma ve fantastik olduğunu ve kadınlara kendileri için gerekli ve faydalı olan şeyleri öğrenmelerinin aileleri veya vasilerin kararı ile ve onların verdiği öğretim ile olacağı” düşüncesini aktarmaktadır .