A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Çin’in Dış Ticareti

Çin’in Dış Ticareti Çin’in Dış Ticaretin Büyüklüğü
2004 yılındaki 1.15 trilyon dolarlık dış ticaret hacmi ile dünya 3. olan Çin bu unvanını 2005 yılında da korumuş, Temmuz 2005’te gelen % 2.1’lik revalüasyon sonrasında dahi 2005 yılının tamamında rekor dış ticaret fazlası vererek dikkatleri bir kez daha üzerine çekmiştir.

2005 yılında dış ticaret hacmi yıllık % 23.2 artışla 1422 milyar dolar olan Çin’de %28.4 artan ihracat yıl sonunda 762.0 milyar dolara ulaşırken, ithalat ise yıllık %17.6 artışla 660.12 milyar dolar olmuştur. Bu sonuçlara göre Çin’in 2005 yılı dış ticaret fazlası % 217 artarak 101.9 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu seviyesiyle net mal ve hizmet ihracatının talep kompozisyonunda ciddi değişiklik yaratacağı düşünülmektedir. 2001-2004 arasında net ihracatın büyümeye katkısı GSYİH’nın ortalama yıllık % 2.5’i iken 2005 yılında net ihracat etkisi % 5 olmuştur.

2005 yılında Çin, ABD ve Japonya’dan sonra dünyanın üçüncü büyük dış ticaretini gerçekleştiren ülke olmuştur. Hatta dünyanın en büyük ekonomik güçlerinden biri olan Almanya’yi bile geçmiştir. 2005 yılında ise Çin’in dünya ticareti içindeki payı %6 olmuştur.

2005 yılında Çin’in en çok dış ticaret gerçekleştirmiş olduğu ülkeler 211 milyar dolar ile ABD olmuştur.  ABD’yi 184 milyar dolar ile Japonya ve 137 milyar dolar ile Hong Kong izlemiştir. Hong Kong, Çin’e bağlı özel bir bölge de olsa Çin ile olan ticaret ve yatırım ilişkileri ayrı bir şekilde değerlendirilmektedir.Güney Kore, Tayvan, Almanya, Rusya, Avustralya ve Kanada ise Çin’in diğer ilk ondaki ticaret ortaklarıdır.  2004 yılına göre 2005 yılında Çin’in dış ticaret hacmi en çok %56 S.Arabistan, %52 oranında Avustralya ve % 37 oranında Rusya ülkeleri ile artmıştır.  Diğer ülkeler ile olan dış ticaret artışı ise %25-%35 oranları arasında bir artış göstermiştir.

2005 yılında Çin’in ilk iki ticaret partnerinin (AB, ABD) farklı kıtalardan olmasına rağmen dış ticaretinin çoğunu komşuları ile gerçekleştirmektedir. Japonya, Hong Kong, ASEAN, G. Kore, Tayvan ile olan toplam dış ticareti Çin’in toplam dış ticaretinin % 48.1’ine tekabül etmektedir.

ÇHC, yakın gelecekteki 2008 Pekin Olimpiyat Oyunları ve 2010 Şangay Uluslararası Fuarı ve “Ana Plan” çerçevesinde belirli bölgelerin yeniden yapılanmasının hedeflendiği, batı tarzı tüketim alışkanlıklarının hızla geliştiği ve bu maksatla başlatılan sürecin tüm hızıyla devam ettiği büyüyen pazar konumundadır. ÇHC’nin diğer önemli özelliği, özellikle yüksek teknoloji ürünleri alanında yabancı sermeya yatırımlarını başarı ile Çin’e çekmiş olması nedeniyle, bu sektörlerde Çin sanayinin rekabet gücünün yüksek oluşudur. Bu kapsamdaki sektörlerin başında makinalar, otomotiv, elektrik, elektronik ürünler ve tekstil ürünleri yer almaktadır.

Yüksek teknoloji ürünleri ithalatında, yabancı sermaye yatırımlarına bağlı olarak, ABD ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere gelişmiş ülkeler Çin pazarını kontrol etmektedir. Diğer bir deyişle, özellikle nihai mamullerde, Japonya, G. Kore, Avrupa Ülkeleri ve ABD başta olmak üzere, pazara hakim olan ülkeler, bir taraftan ortak yatırıma gitmekte, diğer taraftan devletin elinde olan tesislerin satın alınıp, teknolojisinin iyileştirilemsi suretiyle işbirliğine girmektedirler. Bu alanlarda,  Çin sanayinin genelde rekabet gücü oldukça yüksektir. Ancak, Çin sözkonusu ürünlerin üretiminde kullanılan ara girdileri iş piyasadan karşılayamadığı ölçüde ithalat yoluyla sağlamaktadır. Bu ürünler arasında, demir-çelik ürünleri, kimyasal ürünler, tekstil elyafı, doğal taş ve çimento ve diğer inşaat malzemeleri, otomotiv yan sanayi ürünleri ilk sıralarda yer almaktadır.




ÇHC’in planlı ekonomik modelden piyasa ekonomisine geçmesi ile ekonomik büyümesinde istikrarlı bir artış olmuş ve yaşam standardında düzelme kaydedilmiştir. Devlet desteğinin yoğun olduğu sektörlerde reformların gerçekleştirilmesinde sıkıntılar yaşanmış ve bu sektörler bugün ciddi bir rekabet baskısı altında bulunmaktadırlar. Önümüzdeki dönemde Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) katılım nedeniyle bu baskının daha da artması beklenmektedir.

Ayrıca, ÇHC’nin DTÖ’ye üye olması ile birlikte, özellikle de tarife oranlarındaki indirimlere bağlı olarak, pazara giriş koşullarında iyileşmeler meydana gelmiştir.ÇHC, DTÖ’ye katılım ile gümrük tarifelerinin indirilmesinin yanısıra, hizmet ticaretinin serbestleştirilmesi, miktar kısıtlamalarının kaldırılması, standartların uyumlaştırılması, kamu alımlarına şeffahlık getirilmesi, “ulusal muamele” uygulamasının giderilmesi ve sektör sipesifik uluslararası anlaşmalara taraf olunması gibi bir çok alanda taahhüt altına girmiştir. Çin’in taahhütlerini yerine getirmesi için 5 ile 10 yıl arasında değişen bir geçiş dönemi bulunmaktadır. Uygulamanın etkin olarak sağlanması için ise daha fazla süreye ihtiyaç duyulacaktır. Dolayısıyla Çin pazarının serbestiye doğru giden, ancak uluslararası kuralların uygulamada henüz tam olarak yerleşmediği kendine özgü bir yapısı bulunmaktadır. ÇHC, sahip olduğu ekonomik güç, hızlı büyüme ve dış ticaret hacmi ile, satış ve ticaret bağlantıları yapılması gereken ve tüm dünyanın ilgi duyduğu cazip bir pazardır.

Diğer taraftan, 2005 yılında AB ve ABD başta olmak üzere, gelişmiş ülkelerce tekstil ürünlerinde uygulanan kotaların sona erdirilmesine bağlı olarak anılan pazarlarda Çin ürünlerinin pazar payında ciddi artışlar meyda gelmektedir. Halihazırda tekstil ve hazır giyim alanında faaliyet gösteren firmaların Çinli firmalar ağırlıklı olduğu gözlenmektedir. Yabancı ortaklı tekstil firmalarının % 10’un altında olduğu bilinmektedir. Ancak, her ne kadar tekstil ürünlerinde Çin’in yıkıcı rekabet üstünlüğüne karşı belirli pazarlarda yürütülen ve ithalatta ani artışların yaşanmasını frenlemeye dönük önlemlerin hayata geçirilmesi çabaları bulunsa da, uzun dönemde Çin ile rekabet veya işbirliği noktasında buluşulacaği düşünülmektedir.

Avrupalı firmaların daha ziyade işbirliği yanlısı olduğu bilinmektedir.  İşbirliği ile ÇHC’nin başta ucuz işgücüne dayalı düşük maliyet avantajı ile batının ileri teknoloji ve moda ve markaya dayalı üretim ile pazar avantajı biraraya getirilmeye çalışılmaktadır. Bu yapının, ülkemizin AB ve ABD pazarlarındaki rekabet gücünü etkileyebileceği söylenebilir.

Çin bugüne kadar, Küreselleşme (Going Global) Stratejisi doğrultusunda, 27 ülke ve bölgeyi kapsayan ve Çin’in 2004 yılı toplam ticaret hacminin ¼’ünü oluşturan dokuz serbest ticaret anlaşması (STA) imzalamıştır.

Özellikle son iki yılda Hong Kong’la imzalanan CEPA’da (Closer Economic Partnership Agreement) aşamalı olarak büyüme kaydedilmiş ve Çin-ASEAN (Güney Doğu Asya Ülkeleri Birliği) STA’sı çerçevesinde sürdürülen tarife indirimi programı uygulamaya geçirilmiştir. Pek çok ülke ile de STA anlaşması yönünde önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. 11. Beş Yıllık Kalkınma Planı kapsamında, çok taraflı ticaret müzakerelerine ve çok taraflı/bölgesel/ikili ekonomik ve teknolojik işbirliklerine gidileceği, ticaret ve yatırımın serbestleştirilmesi ve kolaylaştırılması yönünde çaba sarf edileceği belirtilmiştir.

Süregelen ticaret fazlası sonucu (2005 yılında 101.88 milyar dolar) Çin’in döviz rezervi 2005 sonu itibarı ile 818.9 milyar dolara ulaşmış, Şubat 2006 sonu itibarı ile 853.7 milyar dolarlık bir döviz rezervine sahip olan Çin, bu konuda Japonya’yı geçerek dünyanın en fazla döviz rezervine sahip ülkesi ünvanını almıştır.

Çin önümüzdeki beş yıl içinde ticaret yapısında ki büyümeyi miktar yoğun büyümeden, kalite yoğun büyümeye doğru kaydırmayı planlamaktadır. Bu kapsamda Çin önümüzdeki dönemde ileri teknoloji ürünleri ihracatını arttırmayı hedeflemektedir. Aslında daha şimdiden, toplam ticarette makine, elektronik ürünler ve ileri teknoloji ürünlerinin payı giderek artmaktadır. 2005’te bu ürünlerin Çin’in dış ticaretindeki oranı %33’ü bulmuştur. 2006 yılı için ülkenin dış ticaret hacminin %15-20 oranında artarak 1600 milyar dolara ulaşması beklenmektedir. Çin Ticaret Bakanlığı verilerine göre Çin’in 2010 yılında mal ticaret hacmi 2.3 trilyon dolara ulaşacaktır.  2005’ten bu yana Çin para birimi yuan’da gözlenen artışın Çin’in ticaret fazlası üzerinde azalma etkisi yaratması beklenmektedir. Öte yandan, OECD’nin Çin ekonomisi alanında en son hazırlamış olduğu rapora göre, 2010 yılında Çin’in dünya ticareti içindeki payı %10’a ulaşacak ve dünyanın en büyük ihracatçısı konumuna gelecektir.



Çin’in İthalat Politikası

İthalat hakları, Çin’de bulunan yabancı yatırım holding şirketlerini de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Ayrıca yabancı yatırımlı bir araştırma-geliştirme merkezi, ürünlerin Çin pazarındaki talebini tespit etmek amacıyla sınırlı miktarda yeni ve yüksek teknoloji ürününü ithal edebilir. Üretime yönelik yabancı yatırım işletmeleri, holding şirketleri veya araştırma-geliştirme merkezleri, genişletilmiş ticari operasyonlarla iştigal etmeleri durumunda inceleme için başvuruda bulunmak, ayrıca iş kapsamlarını  genişletmeleri durumunda onay almak ve operasyonları ile ilgili olarak her yıl MOFCOM’a rapor vermek durumundadır.

İthalata konu mallar 3 kategoride toplanır:
(1)   ithalatı yasaklanmış mallar,

(2)   ithalatı kısıtlamaya tabi mallar,

(3)   ithalatı serbest mallar.

İthalatı Yasaklanmış Mallar
Birinci kategorideki mallar, her ne şartta olursa olsun Çin’e ithal edilemezler. Bu malların listesi MOFCOM tarafından hazırlanır ve güncelleştirilir.

Kısıtlamaya Tabi Mallar
İkinci kategorideki mallar ithalat lisansı ve/veya kota kontrolüne tabi olup, bu malların listesi periyodik olarak MOFCOM tarafından hazırlanır. İthalat miktarı devlet tarafından kısıtlanmış olan malların ithalatı için ithalat kotası (kota lisansı) alınması gerekir. Kısıtlamaya tabi diğer malların ithalatı için ise diğer ithalat lisansları alınmalıdır. Mevzuat, dahilide işleme amaçlı ithalatta bazı lisans muafiyetleri getirmektedir.

Serbest Mallar
İthali serbest mallar terimi esasen ithalatı otomatik lisansa tabi mallar anlamına gelmektedir. Diğer bir deyişle ithali serbest mallar için de ithalatçıların ithal başvurusunda bulunması gerekmektedir. Ancak bu başvuru, MOFCOM tarafından, kısa süre içerisinde sonuca bağlanır. İthali serbest mallardan bazıları sadece belirli kamu kuruluşlarının tekelindedir. Bu ürünlerin ithalatı, sadece bu kuruluşlar tarafından yapılır.

a rel="nofollow" >İthalat Kotaları
;
Bir sonraki yıl için belirlenen ithalat kotalarının toplam miktarı, her yıl 31 Temmuzdan önce MOFCOM’a bağlı Kota ve Lisans Yönetimi İdaresi tarafından açıklanır.

Bir sonraki yıla yönelik ithalat kota başvuruları, her yıl 31 Ağustostan önce ithalat kota kontrol makamına yapılır. Yetkili makam, 31 Ekimden önce kotayı verir. Bazı durumlarda yetkili makam, münferit başvurulara kota dağıtmak yerine tüm başvurular için ortak bir kota dağıtım sistemi belirleyebilir.

Değerlendirme esnasında yetkili makamlarca dikkate alınan temel hususlar şunlardır:

(1)   başvuru sahibinin gerçek ithalat performansı,

(2)   daha önce verilen kotaların tamamen kullanılıp kullanılmadığı,

(3)   başvuru sahibinin üretim kapasitesi, işletme ölçeği, satış durumu,

(4)   başvuru sahibinin yeni ithalatçı olması durumunda ithalatçının spesifik durumu,

(5)   talep edilen kota miktarı,

(6)   diğer hususlar.

Kota alan ithalatçı, gümrük muamelelerini tamamlayabilir. Ancak ithal mallar aynı zamanda ithalat lisansına tabi ise bunun için ayrıca başvurulması gerekir.

Tarife Kotaları (Tarife Kontenjanı)
Tarife kontenjanına (belirli miktarlar için düşük gümrük vergisi uygulanacak ithal malları) tabi malların ithalatı durumunda tarife kotaları uygulanır. Bu malların listesi MOFCOM tarafından hazırlanır ve güncelleştirilir.

Tarife kota kontrol makamı, her yıl 15 Eylül ve 14 Ekimde, gelecek yıla ait tarife kotalarının toplam miktarını açıklar. Tarife kotası başvuruları, her yıl 15-30 Ekim arasında yapılır. Tarife kota lisansının alınmasından sonra ithalatçı, gümrük formalitelerini tamamlayabilir.

Kullanılmayan ithalat kotaları ve tarife kotaları ilgili makamlara iade edilir. Aksi takdirde kullanılmayan miktar, gelecek yılki kota hesaplamalarından düşülür.

a rel="nofollow" >İthalat Lisansları

Çin’de ithalat lisanslarından sorumlu kuruluş MOFCOM ve buna bağlı yerel ofislerdir. 2002 tarihli Lisans Düzenleme Kataloğuna göre ithalat lisansları üç seviyede hazırlanır:

(1) MOFCOM: Bazı kategorideki mallar için ithalat lisansının doğrudan MOFCOM tarafından düzenlenmesi gerekir (Kota ve Lisans İdare Bürosu). Halen bu seviyede kontrole tabi 12 kategoride mal bulunmaktadır.

(2) MOFCOM Özel Komisyoner Ofisleri: Bu seviyede kontrole tabi 7 mal kategorisi mevcuttur. Özel Komisyoner Ofislerinin bulunduğu bölgeler Tianjin, Dalian, Şanghay, Guangzhou, Shenzhen, Hainan, Nanjing, Fuzhou, Qingdao, Zhengzhou, Wuhan, Nanning, Chengdu, Kunming, Xian ve Hangzhou’dur. Bu ofisler ayrıca MOFCOM’un verdiği yetkiye göre diğer ithal lisanslarını da düzenleyebilirler.

(3) Eyalet Ekonomi ve Ticaret Büroları: Bu bürolar yerel hükümetlere bağlı olup, halen bu seviyede kontrole tabi 6 mal kategorisi mevcuttur.

İthalatı kısıtlamaya tabi malları ithal etmek isteyen işletmeler, aşağıda belirtilen belgelerle birlikte ithalat lisansı almak üzere ilgili makamlara başvururlar:

-  başvuru sahibinin mührünü taşıyan başvuru formu,

-  ithalatın kategorisine göre, ilgili idari birim tarafından hazırlanan onay belgesi (kontol belgesi):

o  kota kontrolüne tabi makine ve elektronik ürünlerinin ithalatı için başvuruluyor ise, “Makine ve Elektronik Ürünlerin İthalat Kotaları Sertifikası” ibraz edilir,

o  kota kontrolüne tabi doğal kauçuk ithalatı için başvuruluyor ise, Devlet Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC) ve MOFCOM tarafından hazırlanan kota onay sertifikası ibraz edilir,

o  işlenmiş petrol ve araç lastiklerinin ithalatı için başvuruluyor ise, Devlet Ekonomi ve Ticaret Komisyonu ve MOFCOM tarafından düzenlenen kota onay sertifikası aranır,

o  izlemeye tabi kimyasalların ithalatı için başvuruluyor ise, kimyasal silahlar sözleşmesinin uygulanmasından sorumlu birimin onayı ve ithalat kontratının örneği aranır,

o üretimi kolay zehirli kimyasalların ithalat başvurularında MOFCOM’dan onay sertifikası ve ithalat kontratının bir örneği aranır,

o disk üretim ekipmanının ithalatı için başvuruluyor ise Devlet Basın ve Yayın İdaresi ve MOFTEC’ten konuya ilişkin onay sertifikası aranır,

o ozon tabakasına zarar verici materyallerin ithalatı için başvuruluyor ise Ozon Tabakasını İncelten Materyallerin İthalat ve İhracat Biriminden onay sertifikası alınır,

o diğer özel ürünlerin özelliklerine göre ilgili kamu kuruluşlarından onay sertifikaları aranır.

ithalatçının, ithalat işini yürütme niteliklerini haiz olduğuna dair destekleyici belgeler (yabancı yatırımcılar için “Yabancı Yatırım İşletme Onay Belgesi” vb),

- ilgili makamlarca istenebilecek diğer belgeler.

İthal lisansları, tek bir gümrük ve tek bir gümrük giriş beyannamesi için geçerlidir. Ancak özel durumlarda çoklu kullanım için (en fazla 12 kez) üzerinde belirtilmek kaydı ile ithalat lisansı verilebilmektedir.

a rel="nofollow" >Otomotik İthal Lisansları

İthali serbest malların ithalatından önce alınması gereken lisanslardır. Başvurularında aşağıdaki belgeler aranır:

başvuru formu,

- ithalat anlaşması,

- işyeri belgesi,

- dış ticaret acentası üzerinden ticaret yapılıyor ise, acenta ile ithalatçı arasındaki anlaşma,

- gerekiyorsa son kullanıcı belgesi ve diğer belgeler.

Otomatik ithal lisansı, bir gümrük giriş beyannamesi için 6 ay boyunca geçerlidir. Uzatma veya değişiklik yapılmaz. Eğer uzatma veya değişiklik gerekiyorsa yeniden başvuru yapılır.



Çin’in İthal Ettiği Mallar

Çin’in ithalatı, önemli maddeler bazında incelendiğinde ilk sırayı 175 milyar dolar ile elektrikli makina ve cihazlar ve bunların aksam ve parçaları almaktadır. Bunu 96 milyar dolar ile Nükleer reaktörler, kazanlar, makinalar, mekanik aletler ve cihazlar, 64 milyar dolar ile mineral aykıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler, 50 milyar dolar ile optik alet ve cihazlar ve 33 milyar dolar ile plastikler ve mamülleri takip etmektedir. 2004 yılına göre artış oranlarına bakıldığında ilk sırayı % 64 artış oranı ile nikel ve nikelden eşya almakta, % 55 artış oranı ile diğer adi metaller, % 54 artış ile çinko ve çinkodan eşya, % 51 ile metal cevherleri ve % 34 ile mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünleri takip etmektedir.


Çin’in ihracatı, önemli maddeler bazında incelendiğinde ilk sırayı 172 milyar dolar ile elektrikli makina ve cihazlar ve bunların aksam ve parçaları almaktadır. Bunu 149 milyar dolar ile Nükleer reaktörler, kazanlar, makinalar, mekanik aletler ve cihazlar, 35 milyar dolar ile örülmemiş giyim eşyası ve aksesuarı, 31 milyar dolar ile örme giyim eşyası ve aksesuarı, 25 milyar dolar ile optik alet ve cihazlar, 22 milyar dolar ile mobilyalar, tıptave cerrahide kullanılan mobilyalar ve 19 milyar dolar ile oyuncaklar, oyun ve spor malzemeleri takip etmektedir. 2004 yılına göre artış oranlarına bakıldığında ilk sırayı % 120 artış oranı ile odun veya diğer lifli selülozik maddelerin hamurları almakta, % 98 artış oranı ile metal cevherleri, cüruf ve kül, % 91 artış ile hububat, % 79 ile hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yaülar, % 66 artış oranı ile şeker ve şeker mamülleri ve % 56 artış ile lak, sakız ve reçine takip etmektedir.



Çin Tekstili ve DTÖ Üyeliği

2001 yılında Katar’da düzenlenen toplantıda DTÖ üyeliğinin kabul edilmesi ile Çin uluslararası ticarette yasal güvenceler elde etmiştir. DTÖ üyeliğinin ilk etkileri öncelikle bölge ülkelerinde hissedilecektir. Güneydoğu Asya ülkeleri, Çin’in ucuz işgücü ve ölçek ekonomisi avantajları nedeniyle sahip olduğu rekabetle karşı karşıyadır. Çin kökenli ürünler bölgedeki ülkelerde fiyatları baskı altında tutmakta ve ekonomik büyümelerini yavaşlatıcı etkide bulunmaktadır.

Çin sahip olduğu iç pazarın büyüklüğü ve ucuz iş gücü gibi avantajları nedeniyle yabancı sermaye girişi bakımından da bölge ülkelerinin önemli rakibi haline gelmiştir. Yabancı sermaye girişleri Çin’in üretim teknolojilerinin hızlı gelişmesine de katkıda bulunmaktadır. Çin’in DTÖ üyeliği sanayileşmiş ülke ekonomilerini de etkileyecektir. Pazara olan ilginin artması yabancı yatırımlara hız kazandırmıştır. Bu ilginin daha çok tarım, elektronik bilgi teknolojileri ve otomotiv sektöründe yoğunlaşması beklenmektedir. ABD, AB ve Japonya tarafından uygulanan kısıtlamaların kalkmasıyla da, başta tekstil’ olmak üzere elektronik ve diğer sektörlerde pazar payını diğer gelişmekte olan ülkeler aleyhine artış olmuştur.

Diğer yandan Çin’in DTÖ’ne girmesi birçok sektörde yeni ticaret olanakları da yaratmıştır. Çin’in ithalatındaki artışı, tekstil, elektrikli ve elektrikli olmayan makineler ve taşıt araçları gibi orta düzeyde teknoloji içeren ürünlerde de gerçekleşmiştir. İthalatındaki artışları ise en çok sanayileşmiş ülkelerle olmuştur.



Çin Ve AB Arasındaki Tekstil İlişkisi

Hazırgiyim alanında Türkiye’nin en önemli rakipleri arasında, düşük ihraç fiyatlarına sahip Uzakdoğu ülkeleri ve özellikle de Çin gelmektedir. AB pazarına oranla Türkiye, ABD pazarında Çin ile rekabette daha zayıftır. Çin’in bu pazarda Türkiye’ye göre etkinliği fazladır. Çin’in DTÖ’ne katılımı sonrasında ABD’nin bu ülkeye yönelik kotaları kaldırdığı ölçüde, Çin’in pazar payını artırması ve Türkiye gibi herhangi bir tercihi düzenlemeden yararlanmayan tedarikçi ülkelerin pazar paylarında da Çin’e oranla gerilemesi beklenmektedir.

Çin’in AB’ye ihraç ettiği mallar arasında daha çok üretimde kullanılan girdiler ve yan mamuller bulunmaktadır. Özellikle tekstil ürünlerinin ihracatı Çin’in AB ile ilişkilerinde önemli yer tutmaktadır. Bu alanda en yakın takipçisi de Türkiye’dir. AB her ne kadar Çin ile yakın ekonomik ilişkiler kurmak istese de uygulamada tarife engelleri ve anti-damping yasaları gibi yöntemlerle ayrımcı tedbirler de uygulanmaktadır. 1970’lerde, Çin’in ikinci büyük ticaret ortağı olan AB, 1990’larda ABD’nin ardından üçüncülüğe gerilemiştir.

Çin’in halen önemli bir ortağı olan AB’nin bu rolü önceki döneme göre azalmaktadır. Buna karşın AB ülkeleri, Çin’in daha fazla dış ticarete açılması halinde gelecekte büyük ekonomik potansiyele sahip olacağını ifade etmektedir. Çin’in, Türkiye’nin en önemli pazarı olan AB’ye uzaklığı ve 2005 yılına kadar bu pazarda kotaya tabi olması Türkiye için bir avantajdır. 2005 yılından sonra kotaların da kalkmasıyla dünya pazarlarında daha yoğun bir rekabetin yaşanacağı da beklenmektedir.

Son on yıllık süreç içersinde Çin’in mal ve hizmet ticareti dünya ortalamasının iki katı hızla büyümüştür. Çin’in büyük oranda emek yoğun ürünlere dayalı olan ihracatı dünya ihracatının yüzde 4’ünü oluşturmaktadır. Çin uluslararası ihracatta düşük işçilik ücretleri nedeniyle avantaja sahiptir. 


  Ad Soyad
  Yorum