A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Caz Müziğin Tarihçesi

Caz Müziğin Tarihçesi

 

Amerikadan Dünyaya yayılan Caz müziğin geçmişi ve şimdisi. Caz Müziğin Tarihçesi, Caz müzik hakkında bilgi.

CAZ, XX. yüzyıl müziğinde büyük yeri olan bir müzik nev’idir. Caz aslında, Birleşik Amerika’da yaşamakta olan Zencilerin din dışı müziğidir, Köle olarak çalıştırılmak üzere Afrika’dan getirilen Zenciler Yeni Dünya’da Avrupa müziğinin kurallarına uymuşlar, bunları kendi özel ritim anlayışlarıyla kaynaştırmışlardır.

Böylece beliren yeni bir müzik şekli, köleliğin kaldırılmasından sonra, Birleşik Amerika’nın Güney bölgelerinde gelişmeye başladı, New Orleans şehri bu müziğin merkezi haline geldi. Caz, bu şehrin eğlence bölgesi Storyville’in Birinci Dünya Savaşı sıralarında hükümetçe kapatılması üzerine, orada çalışan Zenci müzikçilerin iş bulmak amacıyla kuzeye göç etmeleriyle, önce Birleşik Amerika’nın diğer eyaletlerine, oradan da bütün dünyaya yayılmaya başladı.

Caz genel olarak içten doğduğu gibi çalışa dayanan bir müzik olmakla beraber notadan da faydalanılır. Melodi, üçüncü ve yedinci dereceleri pesleştirilmiş diziden doğma «blues» adı verilen tarza dayanır, Ritmler, Afrika ritmlerinin uzantısıdır. Armoni, Batı müziği armonisidir, genel olarak çalgı müziğidir. Batı müziği çalgılarından faydalanılır, Fakat çalgılama (orkestrasyon) bazı özellikler gösterir. İlk caz topluluklarında trompet, klarnet ve trombon başlıca melodi çalgılarıydı. 1930 yıllarında bu üç çalgıdan faydalanılarak gelişen çok sesli çalış büyük orkestraya aktarılmış, klasik büyük caz orkestraları doğmuştur.

Bu orkestraların temel kuruluşlarında orkestrasyon şöyle bir düzen gösterir: İkişerden alto ve tenor saksofonlar, üç trompet, iki trombon, piyano, kontrbas, gitar ve davullar. Bu türlü çalgılama caz yazısının da gelişmesini sağlamıştır.

Caz müziğinin ünlü yaratıcıları ve okul kurucuları arasında Louis Armstrong, Lesrar Young, Charlie Parker gibi saksofoncular Fats Waller, Earl Hines, Lennie Tristano gibi piyanistler, Count Basie, Fletcher Hendersan, Düke Ellington, Jimmie Lunceford, Sy Oliver, Eddie Sauter, Gil Evans gibi orkestra yöneticileri ve besteciler başta gelirler. Caz müziği Ravel, Stravinski, Honegger, Milhaud ve Liebermann gibi Avrupalı besteciler de etkilemiştir,

Amerika’da Bix Beiderbecke ve Benny Goodman gibi Beyaz cazcılar da Zenci meslektaşlarının yanı sıra yükselmişler, caz müziğine kendilerinden birşeyler katmışlardır. Benny Goodman cazda «swing» denilen şekli ortaya çıkardıktan sonra ünü daha da arttı. Amerika’da ün salmış caz orkestraları arasında Benny Goodman, Jimmy Dorsey, Tommy Dorsey, Louis Armstrong ve Harry James’ in orkestralarını sayabiliriz. Bu arada Irving Berlin caz repertuvarına güzel eserler kazandırmıştır. Amerikalı besteci George Gershwin de klasik caz eserleri besteliyerek bir yenilik yaratmıştır.

Cazın Gelişimi

Amerika’da caz yeni bir rönesans devrine girmiştir. Klasik cazcıların yerini Red Nichols gibi süratli tempo taraftarı sanatçılar aldı. Artık eski «slow» (ağır) tipi parçalar pek ender dinlenmektedir. Günümüzün caz meraklılarına swing bile ağır gelmeye başladı. Son yılların bir başka yeniliği de, popüler klasik müzik parçalarının birer caz parçası haline getirilmesidir. Senfonilerin, konçertoların uvertürlerin sonatların en güzel melodileri alınıp, ritmi ve biraz da melodisi değiştirilerek caz parçası haline getirilmektedir. Bu yenilik, başlangıçta, klasik müzik taraftarları arasında çeşitli tartışmalara yol açmıştı. Klasik müzik eserlerinin «katledildiği» iddiası ileri sürüldü.

Son devirlerin klâsik müzik bestecilerinin hayatta olan varisleri tazminat davaları açtılar. Fakat sonuç gene cazcıların lehine oldu. Artık klasik müzik taraftarları dahil en ağır klasik parçayı caz orkestralarından dinlemeye alıştılar. Caz müziği, artık bir sokak müziği olmaktan çıktı, konser salonlarına yerleşti. Amerika’da, bugünün cazsever topluluğu, dansetmekten ziyade, dinlemek için cazla ilgilidir. New York şehri, yavaş yavaş Amerika’nın caz merkezi haline geldi. Bütün gece klüplerinde kolejlerde, kahvelerde, konser salonlarında, tiyatrolarda, caz müziğine geniş yer veriliyor. Güneydoğu Amerika’nın kültüre önem veren ve yenilik hareketlerine daima öncülük eden Dallas şehrinde seri halinde caz konserleri tertipleniyor. Amerika’nın dört bucağında gençler aralarında her gün yeni yeni caz toplulukları kuruyorlar. Ve tabii bu arada yeni kabiliyetler de keşfediliyor.

Caz müziğinde kaydedilen bir başka gelişme de, piyanonun önemli caz enstrümanı mevkiine yeniden ulaşmasıdır. Büyük caz orkestralarına pek rağbet edilmiyor. Daha küçük gruplaşmalar geniş ilgi topluyor, fakat gene de ilerde büyük caz orkestralarının tutunacağını ümit edenler çok.

Avrupa’da olduğu gibi caz sevgisi bizde de yıldan yıla gelişmiştir. 1920-30 yıllarında eğlence yerlerinde çalan yabancı orkestralar ara sıra caz müziğinden örnekler vermekle cazı tanıtmaya başlamışlar, daha sonra üçlü, beşli, altılı caz toplulukları kurulmuştur.