A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Büyük Kriz 1929

Büyük Kriz 1929

 GİRİŞ

Dünyanın en önemli olayı olan ve ABD’den tüm dünyaya veba gibi yaylın 1929 krizini yaşanılan o büyük çöküntüyü anlatıyor. Tüm dünyayı derinden sarsmış ve etkilemiştir.

 

1.VİZYON – SONSUZ UMUT – OPTİMİZM

4 Aralık 1928’de başkan Colidge, kongrenin state of union birliğin durumu üzerine yeniden toplanmak için mesaj göndermişti. Amerikan kongresi günümüzde ortaya çıkan beklentilerle karşılamamıştı. Yurt içinde sükunet, refah ve memnuniyet en üst düzeydeydi. Yurt içindeyse karşılıklı anlayış biçimi hakimdi. Colidge yurtta esmekte olan ve başkanın temelsiz iyiliğinden dolayı saldırıya uğramıştı. Adil olmayan bir durum söz konusuydu.

Liberallerin dediği gibi zenginler hızla zenginleşirken fakirler hızla fakirleşiyordu. Çiftçiler mutsuz, üstelik 1920-21 bunalımından beri ürünlere biçilen fiyat düşürülürken, maliyetler oldukça yükseliyordu. İnsanlar sefalet içinde yaşıyor, pis kokulu gecekondularda hayat geçiyordu. Tüm bunlara rağmen 20’ler yine de iyi bir dönemdi. Herkes kendi yağında kavruluyor, az da olsa geçimlerini sağlıyorlardı.

1925’e doğru kolay yönden köşeyi dönme amacı giderek artıyordu ve insanları florida şehrine getirdi. Her hafta biraz daha araziler bölünüyordu. Eyaletteki insanların çokluğundan trafik berbat bir hal alıyordu. Satılan arsaların değeri düşüyordu. Fakat girişimcilerin konuşmalarından sonra  azalan satışla az da olsa dengeliyordu. 1924’ün son altı ayında tahvillerin fiyatı yükselmeye başlamış bu artış 1925 boyunca sürmüştü. Hisse senetlerinin ortalama fiyatı 106 iken yılın sonunda bu rakam 134’e yükselmişti. 31 aralık 1925’e kadar 50 puanlık kadar daha artış olmuştu.artış 1925 boyunca kendini koruyabildi. 1926’da ise gerileme görüldü. 1927 yılında ise istekli bir yükselişle başladı. 1927 boyunca sadece iki ay artış olmadı. Fakat 1927 yılını takip eden felaket tohumlarının atıldığı yıldı.felaketin tüm sorumlusu cömert ama kusurlu enternasyonalizmdi. Devamında  merkez bankaları bırakıldı. Merkez bankalarının senet kırdırma oranları 4’ten 3,5’a düşürüldü.

1928’de bu evreye gelindiğinde bazı belirtiler vardı. En açık belirti, piyasanın durumuydu. Ağır, istikrarlı adımlar değil, büyük sıçramalar vardı. Arada sırada ise düşüşler yaşanıyordu. Haziran 1928’de gerilemeler olmuştu. Özellikle ağır kayıpların yaşandığı 12 haziran günü dönüm noktasıydı. 12 haziran’da işlem hacmi 1.875.910 hisseye ulaşmıştı, ve görülmüş en yüksek işlem hacmiydi. 27 martta ise 5.790.270’ten hisse işlem gördü. 12 haziranda ise 5.052.790’dan hisse el değiştirdi. Fiyatların aktığı şerit piyasanın neredeyse iki saat gerisine düşmüştü. Başında “Wall Street menkul kıymetler borsası, tüm dünyadan duyulabilecek bir şekilde infilak ederek darmadağın oldu”. Menkul kıymetler borsası ölü hale gelmiştir.

İnsanlar iş bulup para kazanmak için krediler alıyor, sermaye bulmaya çalışıyorlardı. Ancak para kazanımının değişik yolları vardı ve zengin olmak için hiçbir zaman daha iyi bir ortam olmamıştı, ve insanlar bunun farkındaydı. Her şeye rağmen 1928 Amerikalıların en mutlu, hareketli ve en özgür oldukları son yıldı.

 

 

 

2.BİR ŞEYLER YAPILMALI MI?

1929 yılı unutulmayacak bir yıldı. Borsa piyasalarının hareketli yükselişi unutulmamıştı. Bazı insanlar arasında bu yükselişin yavaş yavaş söneceği konusunda umutlu olanlar vardı. Fakat pek de umutlu değillerdi. Başkan Colidge neler olduğunu bilmiyor ve umursamaz bir tavır sergiliyordu. Daima her şeyin yolunda olduğunu söylüyordu. Ortaya çıkan bu sorunlardan da amerikan merkez bankasının sorumlu olduğunu düşünerek rahatlıyordu. Merkez bankalarının her ne kadar yetkili olursa olsun, dikkatsizlik gönülsüz ve aciz değildi. Yükselişi durdurmak isterlerdi ama ellerinde yeterli araç yoktu. Aslında merkez bankası çaresizdi. Bir şeyler yapmak isteseydi eğer başkan Colidge kongreden marj gerekliliklerini ayarlama gücünü Amerikan merkez bankasına bırakarak marjlardaki iş hacmini duraklatma yetkisini isteyebilirdi. Bunun için yeni bir kanuna da gerek yoktu.

26 Mart 1929 her şeyin sonu olabilirdi. Para bulmak daha da zorlaşıyordu. Yetkililer bu durumu böyle sürdürmek konusunda niyetliydiler. Fiyatlardaki düşüş yatırımcıların ellerindekileri satması için yeni bir basamak oluşturacaktı. Mitchell itibar kazanacak kişi olarak görüyolardı. O tam da yükseliş içindi. Mitchell işe el atmaya karar verdi.

Mitchell “ Herhangi bir merkez bankası uyarısından ya da başka bir şeyden daha önemli bir zorunluluğumuz olduğunu hissediyouz, para piyasasında tehlikeli olabilecek herhangi bir krrizi engellemektir”. Demişti. Mitchell’in bu sözleri büyü etkisi yaratmıştır.

26 Martta borsa kapanışında faizler rahatlamış, piyasa toparlanmış gibi duruyordu. Mart ayında Mitchell tarafından yenilgiye uğratılan Merkez bankası meydandan çekildi. Ne yapabileceği konusunda hala hafif bir kaydı vardı. Nisan ayında Wiliam Crapo Durant, Başkan Hoover’i Amerikan Merkez Bankası derhal feshedilmezse korkun. Bir bunalımı hızlandıracağına dair uyarmak için Beyaz Saray’a gizli bir ziyaret yapmak zorunda kaldı.

Haziran ayında Princeton’den Bay Lawrence  Amerikan Merkez Bankasının hala “refah makinesinde o ünlü ingiliz anahtarını döndürmek için elinden geleni yaptığını” söyledi. Amerikan merkez bankası’nı “dürüst,zeki ve yardımsever topluluğa karşı bir çeşit düşmanlık uyandırdığı” konusunda uyardı. Bahsedilen kişi Wall Streetti. Ancak Merkez bankası, dürüst zeki ve yardımsever topluluğu tamamen kendi aygıtlarına bırakma kararı almıştı.  Yönetici Young’ın sonunda söylediği gibi “hisleri hala bir derece sakinken” her şeyin kendi seyrine bırakılmasını,Merkez bankalarının sadece kendilerini “kaçınılmaz çöküşe” hazırlamarı gerektiğinin farkına varmaları gerekiyordu.  Bunları engellemesi için bir şeyler yapılması gerekiyordu ama hiçbir şey yapılmadı.

 

3.GOLDMAN, SACHS’A İNANIYORUZ

Karmaşık merkez bankası politikaları , 1929’un ilk aylarında Wall Street entellektüellerini sarsan tek sorun değildi. Hisse senetleri giderek azalmaya devam ediyordu ve endişe yaratmasına neden oluyordu. Hisse senetleri “kıtlık değeri” kazanmıştı. 1928 ve 1929’da hisse senetlerinde görülen artışlar spekülatörle uzlaşmak amacıyla gerçekleşmemişti. Genel şirket planları için para kazanmanın tam zamanlarındandı.

Yirmilerde hareketlilik olmaya başlamıştı. Bu hareketlilik ilk değildi fakat kendi türünün ilk örneği sayılabilecek nitelikteydi. Bazı şirketler birleşmiş ve bu şekilde büyümek istemişlerdi. Birleşen şirketler aynı ulusal piyasa için aynı yada alakalı ürün üretmişlerdir. Böylece endüstri de üstünlük kurdular ve fiyatlar,üretim, yatırımlar ve teknolojik yenilikler üzerinde etkinlik sağlamışlardır.

Yerel elektrik,su,benzin,otobüs,süt vs. gibi firmaları bölgesel ya da ulusal sisteme geçiriyorlardı. Amaçları rekabeti ortadan kaldırmanın dışında yerel yöneticilerin acemiliğini maruz görülemez dürüstlüğe alıştırmaktı. Bazı şirketler holding olma yolunda idiler, ve oldular da. Holdingler işleyen mülkleri almak, zincirler ise yeni mağazalar ve salonlar açmak için ellerindeki tahvilleri piyasaya sürmüşlerdir. Montgomery word,  dönemin en gözde yatırımlarından biriydi ve parlak bir geleceğe sahipti. Woolworth, American Stores’te önde gelenlerdendi.

1928 boyunca 186 yatırım tröstü kurulmuştu. 1929’un ilk aylarında ise her gün yeni bir tane kurulacağı söyleniyordu. Aynı yıl toplam 265 yeni firma ortaya çıkmıştı. 1927’de tröstler halka 400.000.000 dolar değerinde hisse satılmıştı. 1929’da  bu 3 milyara ulaşmıştı. Halkın tröstlere ilgisi büyüktü ve bu hisseleri alması, halk için kazançların en iyisi sayılırdı. Tröstlerin kurulması, büyük oranda teşvik edilmesi şaşırtıcı değildi.

Diğer yandan finansal zekaya duyulan saygının ölçütü, tröstlerin mevcut hisseleriyle, ellerindeki hisselerin değerleri arasındaki ilişkiydi. Tröstün hisseleri sahip oldukları mallardan daha değerliydi. Yatırım tröstün sahip olduğu tek mal adi ve tercih edilen hisse senetleri ve borç senetleri, ipotekler, tahviller ve ellerindeki nakitlerdi. Diğer tröstler ise üstünlüğünü ve zekâsını başka alanlarda kullanıyordu.

Kuruluşundan iki ay sonra yeni şirket halka hisse sattı ve 21 Şubatta başka bir yatırım tröstü olan Financial and Industrial Securities Corporation’la birleşti. Ortaya çıkan mal varlığı 235 milyon dolar değerindeydi. Hisselerin değeri günden güne artıyordu ve yüzde yüzün üstünde kazanç sağlıyordu. Bahar ve yaz başı Goldman Sachs için durgun geçmesine rağmen bu hazırlık dönemi olarak görüldü. 26 Temmuz da ise şirket hazırdı. İlk piyasaya sürdüğü hisse 102.500.000 dolar değerindeydi ve birkaç ay sonrasında bunun yedi misli kadar ilgi görmüştür.

 

 

4.YANILSAMANIN ALACAKARANLIĞI

Wall Street’te o yıl durgunluk görülmedi.  En mükemmel artışların olduğu bir dönemdi. Fiyatlar sürekli artıyordu.  Haziran ayı boyunca Times endüstriyel ortalamaları 52 puanlık artış göstermiştir. Temmuz da gelen 25 puanlık artış endüstriyel ortalamayı 77 puana yükseltti. Ağustos ayında ise 33 puanlık artıştan sonra 110 puana ulaştı ve ağustos ayının son iş günü 449 puana ulaştı.  İşlem hacmi de süreklilik bakımından tutarlılık gösteriyordu. New York borsasında günlük işlem hacmi dört-beş milyar dolar arasındaydı. Fakat New York borsasının işlemleri iyi bir belirleyici olmaktan çıktı.

Bir yandan adi hisselerin fiyatları daha da artıyor. Korkunç bir artış meydana geliyordu. Simsarların kredileri 400.000.000 dolar artış gösteriyordu. Saygın ve sorumluluğu bilen temsilciler, simsar kredilerin artışı değil, bu eğilimine anlam yüklemekte ısrar edenleri eleştirdiler. Piyasadaki insanların çok azı simsar kredilerini marjlı alımlarla ve spekülasyon oranıyla ilişkilendiriyorlardı.  Böylece gücen ortamının altını oymak isteyen nedensiz bir hareket olarak saldırıyorlardı.

Simsar kredileri konusunda en iyi güvence piyasaların dıştan görünüşüydü. Eğer hisseler yüksek kalırsa veya yükselmeye devam ederse bu durum müşterileri yığılma konusunda endişelendiriyordu. Diğer yandan bankerler de yükselişin kalıcılığına inanmak isteyenler için cesaret kaynağıydı. Pek çok banker, tarihten gelen ulusun mali karamsarlığının koruyucusu olma rolünü terk edip iyimserliğine kapılmışlardı. Çıkarlarını gözetmek içindi bu iyimser davranışlar.

Piyasalar sürekli değişiyordu ve piyasalardan haberdar olmak zorlaşıyordu ve sinir bozucu bir hal alıyordu; fakat bu çokta önemli değildi. Borsa şeridi hizmeti artık ülke çapından sunuluyordu. 2 Eylül işçi bayramı ile 1929 yazının sıradan sonu gelmiştir. Sert bir sıcak dalgası vardı ve tatil akşamı New York’a giden yollar bloke edilmişti. En sonunda araçlar terk edildi ve insanlar evlerine metroyla ya da trenle gitmek zorunda kaldılar.

New York piyasasını durumu hala iyiydi ta ki 5 Eylüle kadar. Sonra düşüşler başladı. Times endüstriyel ortalaması birden 10 puan geriledi. Stell 255’ten 245’e düşmüş, Westinghouse 7 puan, Tel and Tol ise 6 puan kaybetmişti. Düşüşün nedeni açıkça ortadaydı ve ilginçti. Yıllık ulusal iş dünyası konferansında Roger Babson “er yada geç bir buhran gelecek ve korkunç olacak” demişti. Ardından “fabrikalar kapanacak, insanlar işten atılacak, kısır döngü tam kapasite işleyecek ve sonuç çok ciddi bir iktisadi bunalım olacak” sonucuna varmıştı.

Zaman geçiyor ve dengesizlikler sürüyordu. Piyasalar bazen güçleniyor, bazen zayıflıyordu. Gidişata ve geçmişe bakıldığında kesinlikle düşüşe gidiliyordu. Yavaş yavaş her şeyin sonu geliyor ama henüz görülmüyordu. Bunalımın yaklaştığı açıkça görülüyordu. Felaketin, çöküşün, korkutucu çanları çalıyordu.

 

 

5.BUNALIM

Bunalım 1929’un son baharında başlamıştı. Merkez bankasının endüstriyel endeksi 126’dan 117’ye düşmüştü. Çelik üretimi düşmüş ve inşaat sektörün de düşüşler yaşanıyordu. Ekonomi felakete doğru ilerliyordu. Sonunda o felaket Wall Street’te tüm şiddetiyle kendini gösterdi. Bunu engellemek gerekiyordu ve insanlar büyü ve sihre inanıyorlardı. O zaman bunalımı sihirler çözebilecekleri düşüncesindeydiler. Ama hiç kimse böyle olup olmayacağından emin değildi.

Bunalım can sıkmaya devam eden bir tecrübe olmuş Wall Street sevilen bir sembol olmamıştı. Wall Street bütün bunların sorumlusu olarak görülüyordu. Buda onun için tehlike demekti. Wall Street yaşayacaktı ama yara alacaktı.

 

Zaman geçtikçe çöküşler ve düşüşler  yaşanıyordu. Times endüstriyel ortalamaları 12 puanlık bir düşüş daha yaşamıştı. Güvenilir hisselerde ise ciddi bir zayıflama söz konusuydu. Favori yatırımcılardan biri olan  J.I.Case tam 40 puan kaybetmiş ve inişe doğru  geçmişlerdi. Takip eden haftalarda ise huzursuzluk, şüphe ve karamsarlık vardı ve zayıf günler yaşanıyordu. Kazançlar yaşanmıyor sürekli kayıplar oluyordu.

Wall Street 23 numaradan Y.P. Morgan and Company binasında toplantı düzenleyeceği muhabirler tarafından duyuruldu. Toplantılara kimlerin katılacağı hızla yayılmaya başladı. Toplantı da krizin durdurulabileceği konuşuldu ve kriz durduruluyordu. Çünkü toplantıya katılanlar Morgan ve oğlunu örnek alıyordu. Morgan ve oğlu çok zeki,ileri görüşlü ve en güçlü finansçılardı.

Bankerlerin toplandığı haberi borsaya ulaşmıştı, fiyatlar yavaş yavaş toparlandı ve yükselişe geçti. Hisse senetlerinin, Times endüstriyelinin puanı artıyordu. Neredeyse herkes bunalımın ve bu cezanın bittiğine inanıyorlardı ve artık kazançlı yatırımların yapılacağı ümit ediliyordu. Fakat gazete de yayınlanan bir reklam kampanyasında borsa firmaları, insanları bu ucuz fiyalı hisseleri toplamaya sevk ediyordu. Yine de artışlar istedikleri gibi olmamıştı ve gerçek felaket başlıyordu.

6.İŞLER CİDDİLEŞİR

Yaşanan zorlu günlerin ardından 18 eylül 1873’te Joy Cooke and Company firması batmış ve ardından elli yedi borsa firması daha iflas etmişti. Faiz oranları %125 ‘in üstüne çıkmıştı, buda felaketin gittikçe ciddileştiğini gösteriyordu. 1929 büyük bunalımın en ayırt edici özelliği en kötüsünü bile giderek kötüleşmeye devam ediyor olmasıydı. Kayıplar giderek daha da artıyordu. Times endüstriyel ortalamalı bir gün içinde 40 puan düşüş yaşamıştı. Q elektrik 48, westinghouse 34, Tel and tel 34 puan kaybetmişti. Bir gün içinde yaşanılan bu puan kaybı daha önceden yaşanılan bir senelik kayıptan daha fazlaydı ve büyüktü.   

 

New york borsası 8 ekim Salı gününde en yıkıcı gününü yaşadı. Hatta tüm piyasaların en yıkıcı günü sayılabilecek nitelikteydi. 19 ekim günü bir toplantı daha yapılmıştı. Toplantı sürerken üst katta kriz şiddetleniyordu. Toplantı sonucunda borsanın bir gün daha açık kalması kararı alınmıştı. Fakat borsa belirli saatlerde çalışacak ve tatilleri olacaktı. İşlem saatleri kısıtlanacaktı. Böylece kriz az daha olsa yavaşlayacaktı.

Times endüstriyel ortalamaları 22 puanlık bir düşüş daha yaşadı ve en berbat günlerden biriydi. Çeşitli açıklamalar yapılıyor, organize destekçilerin hisse sattığı yönünden dedikodular yeniden alevlendi. Bir zamanlar o yüksek düzlüğün destekçisi olduğu düşünülen ve çöküşe karşı savunma amacıyla kurulan yatırım tröstlerinin aslında zayıflığın temel kaynağıydı.

Korkunç düşüşler yaşanmaya devam ediyordu. Kasım ayında U.S. Steel 181’den açılmıştı. Fakat düşüşler sonucunda 165’e inmişti. Auburn Automobile 66,Otis Elevator 45,Times Endüstriyel 37 puan gerilemişti. Piyasaların ardından rahatsız edici haberler yayılıyor, temeller sarsılıyordu.

7.SEBEP VE SONUÇ

Yaşanılan bu buhrandan sonra insanlar artık yaşamak istemiyor ve yaşamın anlamsız olduğunu savunuyorlardı. İnsanlar tek tek intihar etmeye başlıyorlardı. İntihar ederek ölenlerin sayısı oldukça fazlaydı. Hatta aşırı derecedeydi. İflaslar çöküntüye uğrayanlar, kayıplar, işten çıkarmalar vs. intiharın nedenlerini oluşturuyordu. Nehire atlayanlar bile oluyordu. Bir zamanlar zengin ve üstünlüe sahip olanlar Rochester gaz ve elektrik şirketi başkanı bile intihar etmiştir,  hem de çok feci bir şekilde gaz soluyarak kendini öldürmüştür. Başka birisiyse bunalımdan o kadar etkilenmiş, nevri dönmüş ve gözü hiç bir şey görmüyordu. Kendisini benzin deposunun içine batırıp ateşe verecek kadar bunalmıştı ve yakarak kendini öldürdü. En önemli finansçılardan olan, önemli bir kişiliğe sahip J.J Riordan’da intihar edenlerin arasındaydı.

Ölenlerin sayısı (intihar ederek) gün geçtikçe artıyordu. Dudak uçuklatan rakamlara ulaşıyordu. Ekonomik çöküşün etkileri intiharlar üzerinde çok belirgin olarak görülüyordu. Yaşanılan kriz, büyük buhran en etkili nedendi.

Başka sonuçlar da yaşanıyordu. İnsanlar işlerini kaybediyor ve çok çaresiz kalıyorlardı. Üretim yapan firmalar ürünlerini satacak kimse bulamıyordu. Olumsuzluklar art arda geliyor. Sürekli artıyordu. Halkın alım gücü azalmıştı. Firmalar ürünlerinin düşük miktarlar da satarak ayakta kalmaya çalışıyorlardı ama yine de çözüm değildi.

1929 büyük kriz efsane yılı oldu. 1929 sonbaharında borsadaki çöküş ondan önce yayılan spekülasyonlardan daha belirsizdi. Bunalım sonucunda ABD ekonomisi böyle bir maddi baskı daha yaşamamıştı. Ekonominin geçici bir ara ve canlanma gerektirdiği fikri makul ve belirgin bir kapasiteye sahiptir. 1929 yılında emek gücü yorgun değildi. Ve üretmeye devam edilebilirdi. Fakat olmadı. Çünkü borsa,ekonomi yerle bir durumdaydı.

Borsa krizi şirket yapılarının zayıflığını da sömürmenin etkili bir yoluydu. Ayrıca kriz uluslar arası hesapların dengelendiği dış borç para almaya son verdi. Hesaplar azalan ihracat ile dengelenecekti. Son olarak talihsizlik işin içinde olduğundan olayı ve zamanın tutumu her şeyi yapılmasını engellemiştir.

SONUÇ

Tüm dünyayı etkileyen büyük buhran sonucunda insanların psikolojileri bozulmuştur. Yaşanılan iflaslar, yükselen borsa yüzünden işçiler işsiz kalmıştır. İşçiler işsiz kalınca fabrikalar,iş yerleri,imalathaneler durmuştur ve büyük iflaslar, çöküntüler yaşanmıştır. Bozulan dengeler sonucu intiharlar olmuştur. İnsanların intiharları çok feci olmuştur. Bu ekonomik krizin bir daha olmaması, yaşanmaması dilekleriyle…

 

KAYNAKÇA

     JOHN KENNETH GALBRAITH

     Pegasus Yayınları

     www.pegasusyayinlari.com

 

  • diline pelesenk olmak ne demek
  • dillere pelesenk olmuş ne demek
  • pelesenk
  • pelesenk ne demek
  • Pelesenk Ne Demek – Pelesenk Sözlük Anlamı
  • pelesenk olmak ne demek
  • pelesenk olmak ne demektir
  • pelesenk olmuş ne demek
  • Yüksek Yüksek Tepelere sözleri
  •   Ad Soyad
      Yorum