A
B
C
Ç
D
E
F
G
Ğ
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
Q
W
X
+ Ekle
Beyoğlu Tarihi

Beyoğlu Tarihi

 

Beyoğlu tarihi. İstanbul’un merkezi sayılan Beyoğlu’nun adı nereden geliyor. Ne zaman kuruldu ve bugünkü haline nasıl geldi. Beyoğlu tarihi ile ilgili bilgi.

Eski Zamanlarda Beyoğlu
Beyoğlu Bizanslılar devrinde bağlar ve bahçelerle kaplıydı. Bu bakımdan «Karşı Yaka Bağları» anlamına gelen Peran (Pera) Bağları adı verilirdi. Gene o tarihlerde Beyoğlu, Galata’yı çeviren surların dışında kalıyordu. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u alınca Anadolu’nun muhtelif yerlerinden getirttiği şehir halkını, İstanbul’un değişik yerlerine yerleştirdi. 1461′de de Trabzon’daki Pontus Rum Devleti topraklarını zaptedince bu devrin son imparatoru olan Davit Kommenos ile sülalesini getirtti, bunlardan Kaloyani Kommenos’un oğlu Alekaios müslüman olunca onu Tünel civarında bir yere yerleştirdi. Bundan dolayı bu semt, bir yandan Pera olarak anılırken, bir yandan da Beyoğlu olarak anılmaya başlandı. Fatih’ten 60 yıl kadar sonra da Tophane’deki Kasımpaşa’ya kadar olan sahalar yavaş yavaş Türklerle dolmaya başladı. II. Sultan Bayezit bugünkü Tünel yakınında bulunan ve hala o adla anılan Asmalı Mescit’i yaptırttı. Daha sonra da Yavuz Sultan Selim zamanında gene o civarda Mevlevi tekkesi, Kanunî Sultan Süleyman zamanında da Saray içöğlanlarının okumaları için bugünkü Galatasaray’da Sadrazam İbrahim Paşa tarafından bir saray yaptırıldı, o zamandan beri de Beyoğlu’nun bu semtine Galatasaray adı verildi.

Önceleri yabancı elçilikler daha çok Galata semtinde bulunuyordu. Fakat Beni Ahmer devletinin yıkılması üzerine İspanya’ dan İstanbul’a göç eden Arapların Galata’ya yerleşmeleri, sık sık yangın çıkmaya başlaması, daha başka sebepler yüzünden elçilikler daha yukarıya taşındı. Pera Bağları’nda muhteşem elçilik binaları kuruldu. 1581 yılında Fransızların yaptırdıkları elçilik binası 1831 ‘de yandı, yerine bir yenisi yaptırıldı. İngilizler de bugünkü elçilik binalarını Lord Elgin’in zamanında yaptırdılar. Bu sıralarda da yavaş yavaş kiliseler yapılmaya başlandı.

XVIII. yüzyılın başlarında Beyoğlu, sadece bugünkü Tünel – Galatasaray caddesinden ibaretti. Dar ve kaldırımsız olan caddenin batısında Tepebaşı mezarlığı, doğusunda da İncir Bostanı semtleri bulunuyordu. Caddenin iki tarafında da arka arkaya elçilik binaları sıralanıyordu. Dörtyol (bugünkü İstiklâl Caddesi’nin Asmalı Mescit ve Kumbaracı sokaklarıyla birleştiği yer) ve Tomtom’da çoğunlukla Hırıstiyanlar, Asmalı Mescit ve Galatasaray’da da Müslümanlar oturuyordu. Bugünkü Taksim’de büyük bir topçu kışlası yapılmıştı. (Cumhuriyet devrinde bu kışla yıkılıp yerine Taksim Bahçesi açıldı). Ayrıca Taksim’de Fransızların Vebalılar Hastanesi yakınında da vebalılar mezarlığı bulunuyordu. 1719′da yapılan ve Giffard Hastanesi adını taşıyan bu bina bugün Fransız Başkonsolosluğu olarak kullanılmaktadır. Hastanenin yanında da suların civara taksim edildiği yer ve tesisler vardı. Meydanın Taksim adı buradan gelir.

Beyoğlu XVIII. yüzyılda çok genişledi. Evler Kasımpaşa ve Tophane sırtlarına doğru yayılmaya başladı. Bu arada mezarlıklar kaldırılıp (1860 – 1864) yerlerine yeni caddeler açıldı. Galata surları da yıkılmıştı.

Önceleri ahşap olarak yapılan inşaat 1831 ve 1871 yangınlarından sonra yasaklandı. 1873′te Beyoğlu ile Galata arasında tünel açıldı, buradan çıkan toprak bugünkü Parmakkapı civarına döküldü. Aynı yıl Beyoğlu caddesi ikinci defa genişletildi. Atlı tramvaylar kuruldu. Tramvaylar 1913′te elektrikle işletilmeye başlandı.

XX. yüzyılın başlarında Beyoğlu hızla genişledi. Taksim’deki askeri talim meydanı, Taksim Kışlası, Ayaspaşa ve civarı, Şişli, Maçka, Nişantaşı semtleri meydana geldi. Zamanla daha da gelişen bu semtlerin, bazıları sonradan ilçe olan Şişli’ye bağlandı. Önceleri «Caddeikebir» (Büyük Cadde) denilen Taksim-Tünel arasındaki caddeye de Cumhuriyet Devri’nde İstiklâl Caddesi adı verilmiştir..

  Ad Soyad
  Yorum